RÖPORTAJ — 1 Eylül 2015 at 19:10

HES KABLO GENEL MÜDÜRÜ BEKİR IRAK: TÜRKİYE’DE AÇIK ARA LİDERİZ!

 

birak

Bugün yüzde 25 olan ihracatın satışlardaki payını 2023’te yüzde 50’ye çıkarma hedeflerinin değişmediğini ifade eden HES Kablo Genel Müdürü Bekir Irak, hem yakın coğrafyamızda hem de Türkiye’de açık ara lider oldukları vurguladı.

 

Kablo sektörünün lideri ve Kayseri’nin önde gelen ulusal markalarından birisi de HES Kablo. Ekonomideki sıkıntıların, hedeflerinde küçük de olsa bir düşüşe yol açabileceğini söyleyen HES Kablo Genel Müdürü Bekir Irak ile konjonktürel değerlendirmelerle başlayıp HES Kablo’nun üretim ve ihracat hedefleriyle devam eden bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

İçinde bulunduğumuz konjonktürü nasıl değerlendiriyorsunuz?

İstikrar önemli. İstikrar veya belirsizlik insanların uzun vadeli düşünmesini etkiliyor. Dolayısıyla ileride başına ne geleceğini tahmin edemediği için yatırımlarını öteliyor, büyümesini öteliyor. Daha dinamik kalmaya çalışıyor insanlar. Elindeki 3 kuruş parayla belirsizliğe yatırım yapmak istemiyor. Dolayısıyla bir an önce istikrarın sağlanması lazım. Artık bu seçimle mi olur, koalisyonla mı olur? Onu bilemiyorum. Ama ben seçimlerin neticesinin çok değişeceği kanaatinde değilim. Belki siyasiler ondan ders alıp da bir koalisyon üretirler.

 

Pekiyi, koalisyonlardan çekinmek ne kadar doğru sizce?

Aslında uyumlu çalışmayı becerirlerse korkmamak lazım.. Siyasilerin bu kadar sert konuştuğu bir ülkede uyumla çalışamaz korkusuyla insanlar çekiniyor. Çok ağır konuşuyorlar birbirilerine. Ama bence seçimden sonra daha bir ders almış olurlar sonuç değişmediği zaman ve muhtemelen bir koalisyon kurarlar.

 

Sizce neydi tek başına iktidarı değiştiren ekonomik boyutu itibariyle?

Usanmışlık vardı. Biraz da insanoğlunun unutmaya meyilli bir yapısı var. Geçmişte son 13 yılda yakaladığı istikrarı o gün çocuk olanlar oy kullanmaya başladı. Toplumun bir kısmı hayat hep öyle devam ediyor zannediyor. Bir de tabi mega projelere ağırlık verdi hükümet. Daha mikro manada insanların zenginleşmesini veya dar gelirlilerin hayatını kolaylaştırması lazım.. O konuda yetersiz kaldı. Hiçbir şey yapmadı değil tabii. Yeteri kadar hizmet üretemedi yani. Aslında CHP’nin vaatlerini Ak Parti’nin yapması lazımdı. Sanki bu son zamanlarda memurlara verilen zam, emeklilere yapılan iyileştirme sanki o yolda gibi ne kadar neticeye etki eder onu bilemiyorum.

 

Sanayici, işadamı nezdinde ne tür soru işaretleri çıktı?

Aslında sanayici hükümetten çok bağımsız değil. Türkiye’de istikrar olduğu zaman insanlar yatırım yapar ve yatırım yaptığı zaman da mala ihtiyaç duyar. Yatırım kesildiği zaman talep de kesilir. Dolayısıyla ekonomik bir daralma söz konusu olur. Belirsizlik insanların ileriye dönük yatırım yapmasını engelliyor. Muhtemelen seçimden sonra daha görünebilir, daha tahmin edilebilir ekonomik veriler olacaktır insanlarda.

 

Ülkemizde bir ayrıştırma politikası var mı peki?

Milletin içinde bir ayrıştırma yok aslında. Sadece siyasiler öyle zannediyor. İçinde ne ırk, ne inanç ayrılığı söz konusu değil. Ama siyasetçilerin o işine geldiği için öyle düşünüyorlar. Siyasetçiler toplumun içinde çok değiller. Hatta Kürtlerin içinde de bir ayırım yok. Benim izlenimim böyle. Ama siyasiler öyleymiş gibi bir de sesi çok çıkan bir kesim var. Yani sosyal demokrat kesim. Ondan nemalandığı için sanki ayrıştırma var gibi pompalıyor.

 

Ekonomiyi tabana yaymak noktasında, 13 yıllık bir süreç içerisinde bir başarısızlık var mı sizce?

Şöyle başarısızlık var demem pek mümkün değil. Hükümet ekonomide başarılı bir performans sergiledi. Bu zaten ülkenin kaynakları ve imkanlarıyla orantılı bir şey. Dünyadaki krizleri de göz önüne alacak olursak, Türkiye’yi iyi noktalara getirdiler. Yani ben çok zaaf içinde olduklarını düşünmüyorum bu konuda. Ekonomideki yavaşlamaya baktığımızda sadece Türkiye’de değil, dünyanın genelinde var. Türkiye gelişmiş ülkelerden hep daha çok büyüdü. Avrupa krizle kıvranırken Türkiye’de kriz yoktu. Ancak finansman açısından dış kaynağa ihtiyacı var ülkenin. Tasarruflar yeterli değil. Tabii her yıl 50-60 milyar dolar da petrole para ödüyorsunuz. Düşünün o ödenmemiş olsa ülke ne hale gelecek. Ama bir açıdan baktığımızda iyi ki Türkiye’de petrol yokmuş dediğimiz de oluyor. Petrolü olan ülkelerin halini görünce böyle bir korkumuz da oluyor.

 

Dövizdeki hareketliliği nasıl değerlendirirsiniz?

Bugünkü durum sadece sanayiciyi değil, ülkenin tamamını fakirleştiriyor. Yani döviz sürekli arttığı sürece ülke olarak fakirleşiyoruz. Ülke küçülüyor dolayısıyla. Bu durumdan kimse memnun değil. İşletmeler kar edemiyor. Bu düşük vergi toplanması olarak devlete yansıyacak. Dolayısıyla devletin altyapı yatırımları aksayacak. Haliyle negatif bir etki edecek. Yani ülke 3 ay hükümetsiz olacaksa belki bunun yansıması 3 yıl olacak.

 

Buradan Kayseri ekonomisine gelecek olursak, Kayseri nasıl bir 2015 yaşıyor?

Biraz durgun bir 2015 yaşıyor diye söylenebilir. Dövizdeki artıştan dolayı öyle görünüyor. Çünkü işletmelerin pozisyon açıkları var. Dolayısıyla döviz ciddi manada yük getiriyor. Hele dövizli kredi almış firmalar tamamen açık pozisyonda yani.

 

Bunu HES Kablo’ya uyarlayacak olursak…

Bizde biraz yatırım ürünü olduğu için hem işlerin açılması geç olur hem durgunlaşması geç olur. Yani istikrarsızlık başlarsa bize 6 ay sonra yansır. Tabii şimdi dövizin verdiği bir sıkıntımız var ama işsizlik sorunumuz yok şükürler olsun Allaha.

 

Yatırım, istihdam ve ihracat hedefleri anlamında son durum nedir HES Kablo’da?

Bölgede yaşanan terör nedeniyle pazar kaybımız oldu Irak’ta.. İnsanlar korktuğu için yatırım yapamadı. Bir de merkezi hükümetle Kuzey Irak’ın bir problemi var. Yeteri kadar ödenek ayrılmadığı için para yok Kuzey Irak’ta. Öyle bir sıkıntıları var. Onun dışında yüzde 25’e yakın ihracatımız var bizim. Yurtiçi hedeflerimiz hemen hemen istediğimiz şekilde gidiyor. Bir sıkıntımız yok. Zaten sektörde belirleyici bir firmayız.

 

Ürün çeşitliliği anlamında yatırımlar, yeni ürünler var mı şu anda?

Ürün çeşitliliği var. Zayıf akım kablolarıyla ilgili bir yatırım planımız var. Bu hem ihracat ürünü hem de iç piyasa ürünüdür. İnşallah 2016’da üretime başlayacağız.

 

Siz yenilikçi bir firmasınız. Bu anlamda Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Ar-GE programımız devam ediyor. Zaten bizi sürekli diri, dinamik tutan Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımlarına verdiğimiz önemdir. Rekabetçi olmamızın kaynağı oradan geliyor aslında. Üretim maliyetlerini bu sayede düşürüyoruz.

 

Kablo güvenliğinin altını çizecek olursak, neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de bilinç seviyesi istenilen seviyede değil doğrusu. Aslında bu anlamda Avrupa’da da bazı sıkıntılar var. Aslında insanlardan kaynaklı bir problem bu.. İnsanlar 300 bin Euro’ya ürettikleri bir evde hangi kablonun kullanıldığına ilişkin bir fikirleri yok. Sorgulamaları da yok. Tabii belediyelerin alacağı tedbirler var. Özellikle mesken ruhsatı verme durumunda. Özellikle toplu yaşam alanlarında ve insanların yaşadığı alanlarda bu yanmaz kabloların standartlarının oluşturulması veya onların kullanılmaya zorlanması, özellikle kalite kontrol sertifikalarının istenilmesi gerekiyor. Ama piyasada çok kalitesiz kablolar alınıp satılıyor. Yeteri kadar piyasa denetimi yapılamıyor. Bizim Kablo ve İletken Sanayicileri Derneği olarak çalışmalarımız var. Zaman zaman standart dışı olan kalitesiz kabloların denetlenmesi hususunda hem Sanayi Bakanlığı ile hem TSE ile ortak çalışmalarımız var. Büyük firmaların yaptığı işlerde çok sıkıntı yok yani. Onlar yeteri kadar kadro oluşturdukları için kaliteli ürünü nereden alacağını biliyorlar. Özellikle küçük müteahhit gruplarında, yap-sat diye tabir edilen müteahhitlerde ciddi manada denetim yok.

 

Mevzuatta bir sıkıntı mı var?

Mevzuatta bir sıkıntı yok da bir denetimsizlik var. Bu konuda TSE yetkili ama onun da yeteri kadar denetim elemanı yok. Bu sorumluluk yapı denetim firmalarına verilmeli kesinlikle. Tabii yapı denetim firmalarının denetlenmesi ve hatta bu faturanın onlara çıkarılması lazım ki daha sıkı denetleyebilsinler. Çünkü son yıllarda yapı denetimlerde işini aksatan firmaların projelerini ciddi anlamda iptal ettiler. Dolayısıyla işi sıkı tutuyorlar. Projedeki herhangi bir değişikliğe göz yummuyorlar. Betonda yaptıkları denetimi kabloda da yapmaları lazım.. Aslında kanun koyucunun ihlali yakaladığı zaman ifşa etmesi gerekiyor. Tabii sadece bizde değil, bu konuda Avrupa’da da bir miktar kaçak kullanımı var, denetimlere rağmen.

 

HES olarak, 2015 ve 2023 hedefleriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?

2015 yılında belki hedeflerimizin altında kalacağız ama çok cüzi bir miktar bu. Belki hedefimizin yüzde 10 gerisinde kalacağız cirosal manada. Ama 2023 hedefimiz için bir revizyonumuz yok. Bizim hedefimiz ürünümüzün yüzde 50’sini ihraç etmektir. Bunu yapmaya çalışacağız.

 

İhraç pazarlarında nasıl bir pozisyonunuz var?

Yakın coğrafyada açık ara lideriz. 128 ülkeye ihracatımız var. Irak’ta Türkiye’den daha meşhur markayız. Türkiye’de de açık ara lideriz. Avrupa’da varız ama çok istenilen seviyede değiliz. Tabii Avrupa’da çok büyük uluslararası firmalar var. Bu firmalar Türkiye’de de var ama bize yakın bile değiller üretim ve satış açısından. Ama bunların 36 ülkede fabrikası var. Onların hacimleri daha yüksek ve hammadde tedarikleri daha caziptir muhtemelen. Ar-Ge’ye bütçe ayırma gibi bir dertleri de yok. Bizim gibi tek fabrika için Ar-Ge yapmıyorlar.

 

HES, dünya ölçeğinde gücünü arttırmak adına sermaye ortaklığına nasıl bakıyor?

Olumlu bakıyoruz ama müsait bir konjonktür olduğu zaman yapacağız. Aslında bize çok teklifler geldi bu konuda ama şartlar oluşmadığı için evet demedik. Bu arada yurtiçinde satın alma düşüncemiz de var. Şartlar oluşursa satın almalar olabilir.