RÖPORTAJ — 1 Eylül 2015 at 19:08

MAGNET HASTANESİ TIBBİ DİREKTÖRÜ OP. DR. ÖZHAN İNCE: MAGNET HASTANESİ 2016’DA TÜM BRANŞLARDA ZİRVEYİ HEDEFLİYOR!

magnet doktor 1

 

İki yıldır süren yeniden yapılanma sürecinde Magnet Hastanesi’nin hem fiziki koşullarını hem de hekim kadrosunu güçlendirdiğini vurgulayan Magnet Hastanesi Tıbbi Direktörü Op. Dr. Özhan İnce, bu süreci tamamlayıp 2016 yılında tüm branşlarda zirvede olmayı hedeflediklerini ifade etti.

 

Kayseri ticaret ve sanayide olduğu kadar sağlık turizminde de önemli bir potansiyele sahip. Özel hastaneler içinde Magnet Hastanesi de güçlü bir konumda. Yaklaşık iki yıldır yeniden yapılanma içinde olan Magnet Hastanesi’nin Tıbbi Direktörü Op. Dr. Özhan İnce ile Magnet Hastanesi’nin mevcut hizmetlerini ve gelecek hedeflerini konuştuk.

 

Özhan Bey önce sizi biraz tanıyarak başlayalım söyleşimize…

1971 Elazığ doğumluyum. 1994 senesinde İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra bir yıl Fırat Üniversitesi’nde acil serviste çalıştım. Sonrasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde genel cerrahi anabilim dalında ihtisasımı tamamladım. O yıldan bu yana hep buradayım. İhtisasımdan sonra özel sağlık sektöründe çalıştım. Melikgazi Hastanesi ve bulunduğumuz hastanede eski adıyla Avrupa Hastanesinde ve sonrasında Dünya Hastanesinde çalıştıktan sonra Magnet Hastanesine geri dönüş yaptım. Halen hem genel cerrahi uzmanı hem de Tıbbi Direktör olarak görev yapmaktayım. Devlet hastanesinde hiç görev yapmadım. Son bir yıldır yönetici vasfımız oluştu.

 

Pekiyi, yöneticilik ve hekimlik görevini birlikte yönetmenin zorlukları var mı?

Gerçekten zor bir iş. Ben genel cerrahide de yoğun çalışan bir hekimim. Ciddi bir hasta potansiyeli var. Kayserispor’daki yöneticiliğimi bırakmak zorunda kaldım bu yüzden. Aynı şekilde Elazığlılar Derneği’ndeki yöneticilik görevimi de bıraktım. Zamanımın büyük bölümü hastanede geçiyor ama bir sıkıntı yaşamıyorum. Ama doğrusu ikisini ayırmak gerekir. Bir süre böyle götürdükten sonra zamanımın daha fazlasını yöneticiliğe, daha azını genel cerrahiye ayırmayı düşünüyorum.

 

Magnet Hastanesi’nin günümüzde hizmet verdiği branşlardan bahsedelim biraz da…

Hastanemizde onkoloji ve kalp-damar cerrahisi hariç olmak üzere tüm branşlarda hizmet vermekteyiz. 2014 yılının Ocak ayında hastaneyi devraldık. Yeni bir anlayışla işimize koyulduk. Hastanemizde ciddi tadilat ve onarımlar yaptık. Elle tutulur değişiklikler oldu. Halkımız da bu değişikliklere cevap verecek şekilde hastanemizin hizmetlerine talebini artırdı. Branşlarının en iyisi olan hekim kadromuz da canla başla gayret ediyor. Güzel bir noktaya geldiğimize inanıyorum. Asıl hedefimiz hekim kadromuzu yılsonuna kadar güçlendirerek 2016 yılı başından itibaren çok farklı bir seviyede hizmet vermeye başlayacağız. Fiziki tüm değişiklikler de bu yılsonuna kadar bitmiş olacak.

 

Hekim kadrosunu güçlendirmekte zorlanıyor musunuz?

Biz kendi dalımızda başarılı olunca istediğimiz hekimlere ulaşmamız da daha kolay oluyor. Çok ciddi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir’deki kadar da kolay hekim bulamıyoruz. Hemen hemen her branşta en iyi hekimleri bulduğumuzu söyleyebilirim.

 

Fiziki değişiklikleri istediğiniz gibi tamamlayabildiniz mi?

Çoğunu çözdük. Asansör sorunlarını hallettik. Odalarımızı ve ameliyathanemizi yeniledik. Cihazlarımızı yeniledik. Büyük bölümünü tamamladık. Yılsonuna kadar kalan ufak tefek değişiklikleri yaparak tam teşekküllü olarak hizmet vermeye başlayacağız.

 

Pekiyi, daha sonraki dönem için büyüme hedefi de gündeme gelecek mi?

Şu anda bir diğer hastanemiz Ankara’da hizmet veriyor. Üçüncü ve dördüncü hastanelerimizi İstanbul ve İzmir’de kuracağız. Onların kuruluş hazırlıkları sürüyor. Yakın zamanda onların da açılış haberlerini vereceğiz. Tabii ki üç büyük şehirde hizmet vermek o hastane grubuna daha büyük bir güç katıyor. Bizim de hedefimizde bu var.

 

Kayseri’nin sağlık sektörü açısından bir bölgesel merkez olma durumu var. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Kayseri sağlık turizminde de öncü olabilecek bir şehir aslında. Tabii yatırımlar buna göre henüz yeterince yapılmadı. Ama çevre illerimizden hastalarımız var. Benim her gün şehir dışından 3-5 hastam mutlaka olur. Bu güzel bir şey.. Magnet Hastanesi olarak yerimizi aldık. Öte yandan Kayseri’de sağlık hizmetinin İstanbul ve Ankara’ya göre ucuz olması da rağbeti artırıyor.

 

Bundan sonra hangi branşlarda öne çıkmayı düşünüyorsunuz?

Dört beş branşta zirvede hizmet veriyoruz. Talep çok fazla, ancak bizim tüm branşlarda bunu elde etmemiz lazım. Yeni kadromuzla 2016’da tüm branşlarda zirvede olma mücadelesi vereceğiz.

 

Kayseri’de sağlık sektörünü kamu kesimini ve özellikle şehir hastanelerinin kurulmasını da dikkate alarak değerlendirir misiniz?

Şu anda özel hastanelere talebin nedeni kaliteli ve iyi hizmettir. Bir kere kaliteli hekim kadrosuna sahip hiçbir hastane kaybetmez. Fiziksel şartları sıkıntılı olsa bile… Fiziksel koşullar da sağlandıktan sonra şehir hastanelerinin kurulmasından kimsenin çekinmemesi gerek. Halkımız en iyi hizmeti hak ediyor sonuçta. İster şehir hastaneleri olsun ister özel hastaneler olsun, hekim kalitesinin ön planda tutulması lazım. Kayseri’de güzel hastaneler var. Bugünkü kalite sürdürüldüğü müddetçe sıkıntı yaşayacaklarını düşünmüyorum.

 

Hekim kalitesinden bahsetmişken biraz da yabancı hekim konusuna değinelim…

Türk hekimlerinin çok kaliteli olduğunu düşünüyorum. Ancak Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde hekim sıkıntısı olduğunu da kabul edelim. İki-üç kat maaş verseniz bile kimse gitmek istemiyor. Ancak bugünkü koşullarda yabancı hekim de gitmez oraya. Koşullar düzeldiğinde Türk hekimleri yeterli olacaktır hizmet vermek için.

 

Basına da yansıyan ve sosyal güvenlik kurumlarından haksız ödeme almak üzere tahlil, malzeme, ameliyat vb. konulardaki suiistimaller sektörde ne yoğunlukta sizce?

Maalesef bunlar var sektörde. Burada ilk faktör insan. Öncelikle insanın devletine saygılı olması lazım. İnsanlarda vicdan olması lazım. Yastığa başımıza koyduğumuzda rahat uyuyabilmemiz için bunlar olmamalıdır. Sonuçta devlet bizim devletimiz, insan bizim insanımız. Vicdanla hareket etmeliyiz. Bu noktada hastane yöneticilerine çok iş düşüyor. Sonra da sorumluluk hekim arkadaşlarımızdadır. Bu suiistimallere göz yummamalıyız, meydan vermemeliyiz.

 

Pekiyi sektörde birliktelik var mı?

Ciddi bir birliktelik ve birlikte hareket yok sektörde. Sonuçta rekabet var. Bundan dolayı özel hastaneler sadece ticari yönüyle değerlendiriliyor. Zaman zaman hekim arkadaşlarımızla bilimsel toplantılar da yapabiliyoruz. Ancak özel hastanelerin devlet ve üniversite hastaneleriyle bir araya gelip belli branşlarda yenilikleri takip etmesi, bunlardan faydalanması, işbirliği yapması gerekir. Bugün Kayseri’de maalesef bu birliktelik yok. İnşallah önümüzdeki dönemde bir elbirliği, işbirliği ve dayanışma olur.

 

Günümüzde Çapa ve Cerrahpaşa Tıp Fakülteleriyle gündeme gelen üniversite hastaneleri tartışması var. Siz ne dersiniz bu konuda?

Ben Çapa Tıp Fakültesi mezunuyum. Çapa’yı da Cerrahpaşa’yı da çok iyi biliyorum. Mutlaka bu üniversitelerin devletle birlikte hareket etmesi lazım.. Bu iki hastane de yeniden yapılandırılmalı. Bu olmazsa kaliteli hizmet verme şansları yok. Üniversitelerde çalışan hekimlerin de akılları dışarıda kalmamalı. Devlet tatmin edici maaş vermelidir. Üniversite hastanelerinde öğrenci, asistan ve uzman eğitimi kalmadı. Eski dönem hekimlerle bugünküler arasında dağlar kadar fark var. Bilimsellik de zayıfladı oralarda. Sorunun aşılması için öncelikle zihniyetimizi değiştirmemiz gerekiyor.

 

Son söz olarak neler söylemek istersiniz?

Halkımızı seviyoruz. Onlara en iyi hizmeti vermek için tüm gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz.