KAPAK, RÖPORTAJ — 2 Kasım 2015 at 17:26

İSTANBUL TİCARET ODASI BAŞKANI İBRAHİM ÇAĞLAR: ASIL MESELE PASTAYI BÜYÜTMEK!

res6

 

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, dünya genelinde sert bir rekabet ortamına girildiğini belirterek, Türkiye için asıl önemli olanın büyümek için pastayı büyütmek olduğunu söyledi.

 

İbrahim Çağlar, bu nedenle gündeme getirdikleri işletmelere, mikro işletmelere destek ve reel sektöre kur desteği önerilerinin arkasında olduklarını dile getirdi. Çağlar, siyasi belirsizliğin ekonomi için habis bir ur olduğunu vurgulayarak, “Bu nedenle, siyasi istikrarı sağlayacak bir hükümeti bekliyoruz. Geçici çözümler değil, kalıcı ve sağlam bir dayanak talep ediyoruz. Türkiye’nin geleceğini düşünen herkesin, altına imzasını atacağı üç talebimiz var; siyasette istikrar, ekonomide büyüme, ülkede huzur” diye konuştu.

 

Dünya yeniden inşa edilirken ticaretin dengelerinin de yeniden tesis edildiğini anlatan Başkan Çağlar, gelişen ülkelerin giderek yükselen ekonomileri, siyasi çalkantılar ve askeri operasyonlar ile dünyanın yeni bir kırılma dönemi yaşadığını söyledi.

 

Bu süreçten; gidişatı doğru anlayan, doğru analiz eden, sürdürülebilir çözümler üreten, krizleri fırsata çevirebilen insanlar, işletmeler ve ülkelerin güçleneceğini belirten İbrahim Çağlar, Türkiye’nin tüm bu gelişmelerin merkezinde olduğunu hatırlattı.

 

Başkan Çağlar, şöyle devam etti: “Türkiye bu değişimin merkezinde olmakla birlikte, bu değişimi yönlendirmeye de aday. Aslında son bir haftadır gördüklerimiz, yaşadıklarımız da bu durumun yansıması. Suriye’deki denklemlerin içinde Rusya’nın da askeri bir unsur olarak yer alması bunun ispatıdır. Yaşananlar sadece askeri bir hareketlilik değil. Yeni bir dünya düzenine geçişin inşaat çalışmaları. Bizler bu küresel inşaat işinin neresinde olacağız? Türkiye’nin politikası da bu soruya güçlü bir cevap vermek üzere çaba sarf etmektedir. Biz küresel yeniden yapılanmanın mimarları olmak durumundayız. Ülkemizin etrafında dönen onca dolap küresel yapılanmanın temel belirleyicisinin bu bölge olmasındandır. Yeni dünyanın ağırlık merkezi de burasıdır.”

 

Trans-Pasifik Anlaşması üzerinde mutabakat sağlandığını hatırlatan Çağlar, ABD’nin bir yandan Pasifik ülkeleri ile ortak pazar kurarken, bir yandan da AB ile serbest ticaret anlaşması hazırlığında olduğuna dikkat çekti. Bu yüzden hiçbir ekonominin sektörel rekabet gücünü kaybetmek istemediğini vurgulayan Çağlar, “Anlaşılan o ki Ortadoğu’daki gelişmeler, değişken petrol fiyatları, Transatlantik ve Trans-Pasifik gibi ortak pazar anlaşmaları ile küresel arenada sert bir rekabet dönemine girdik” dedi.

 

Açıklanan son ekonomik verilere de değinen İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, seçim ortamı, bölgedeki karışıklıklar ve dünya ekonomisindeki dalgalanmalar nedeniyle bu rakamların normal ve geçici olduğu vurguladı.

 

Uzun vadeli bakıldığında yeniden siyasi istikrarın sağlanması ve bölgedeki karışıklığın dinmesinin Türkiye’ye müthiş bir manivela etkisi yapacağını belirten İbrahim Çağlar, şöyle konuştu: “Bu durum dışarıdan da böyle gözlemleniyor olmalı ki; temmuz ayında Türkiye’ye gelen yabancı yatırım miktarı 3.4 milyar dolara ulaştı. Bu rakam son 101 ayın en yükseği. Yine bugün açıklanan Sanayi Üretim Endeksi’nde de son bir yılın en yüksek rakamına ulaşıldığını gördük. Türkiye ekonomisine ve geleceğine duyulan güveni bu göstergelerden rahatlıkla teyit ediyoruz.”

 

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, seçim sürecinde gündeme gelen ekonomik vaatleri hatırlatarak, bunların iş dünyasını zorda bırakmaması gerektiğini dile getirdi.

 

Üretimin, yeni iş alanlarına girmenin küresel ölçekte zorlaştığını vurgulayan İbrahim Çağlar, şöyle devam etti: “Zaten işgücü üzerinde ağır yükler var. Söz konusu maliyetleri artıracak her adımın istihdamı azaltacağı unutulmasın. Biz pastayı büyütelim. Türkiye’yi büyütelim. Asıl mesele bu. Bir kez daha açık ve net biçimde ifade etmek istiyorum. Kurda belirsizlik devam ederken, dünya ekonomisinde bir yavaşlama mevcutken, yeni dengelere ve oluşan yeni kur düzeyine adapte olabilmemiz için reel sektöre yönelik bir destek mekanizması geliştirilsin. Hesabını 2.70 TL’lerdeki kur düzeyinden yapan, kısa vadeli döviz borcu olan iş dünyasına bir can suyu sağlansın. Bu destek için farklı kaynaklar da bulunabilir. Mesela bankacılık sistemi üzerinden alınan KKDF ve BSMV gibi vergi ve fonlar da bir yıllığına kullanılabilir. Başka bir yol enerjide, istihdam maliyetlerinde, vergide indirim sağlanabilir. Ya da kısa vadeli döviz borcu olan firmanın borçlarını devlet yeniden yapılandırabilir.”

 

Başkan Çağlar, mikro ölçekteki işletme sayısının 500 bin olduğunu belirterek, bu işletmeler için bekledikleri desteği de şöyle özetledi: “Madem esnafa Hazine kaynağıyla Halk Bankası üzerinden yüzde 50 faiz desteği sağlanıyor. Gelin bunu tüm şahıs firmalarına sağlayalım. Şahıs firmalarımıza da şu anda esnafa verildiği gibi 120 bin TL’ye kadar yüzde 4-5 oranlarından kredi verelim.”

 

Dünya ekonomisinde yaşanan sert rekabet koşullarına değinen İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar, “Bu süreçte sık sık ekonomik tetikçilerin ifşaatlarına şahit oluyoruz ve olacağız” dedi.

 

İbrahim Çağlar, yaşanan rekabetin dünya ticaretindeki yansımalarını da şöyle anlattı: “Küresel bir otomobil markasının emisyon ölçümü skandalını dikkatle izlemek gerekiyor. Olayın görünen yüzünde araçların olması gerekenin 40 kat üzerinde gaz salınımı gerçekleştirdiği iddiası var. Görünmeyen yüzünde ilginç şeyler var. Kyoto Protokolü’nden, dizel araç piyasasına ve ortak pazar anlaşmalarına kadar pek çok ilişki iç içe geçmiş durumda. Anlaşılan yıllarca oynanan bu oyunda birileri düğmeye bastı ve çevre protokolleri bahaneleriyle ülkemizin önüne engeller sıralayan AB’nin maskesi düşüverdi. Bu durum AB için büyük bir gözdağı ve yeni bir değişimin habercisi.”