RÖPORTAJ — 2 Kasım 2015 at 16:54

UEDAŞ GENEL MÜDÜRÜ MESUT EFE: UEDAŞ YATIRIMDA HIZ KESMEYECEK!

IMG_1804

 

Gelişim potansiyeli yüksek dört ile (Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova) sürdürülebilir ve kaliteli bir enerji dağıtım hizmeti vermeye çalıştıklarını söyleyen UEDAŞ Genel Müdürü Mesut Efe, kendilerine verilen yatırım yükümlülüğünü hızlı bir şekilde yerine getirdiklerini, bundan sonra da yatırımların hız kesmeden süreceğini vurguladı.

 

Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş. (UEDAŞ) 35.501 km2 alanda; Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova illerinde yaklaşık 2,5 milyon aboneye elektrik dağıtım hizmeti veriyor. 2010 Eylül’ünde özelleşen şirket Limak Holding, Cengiz Holding ve Kolin İnşaat Ortaklığı bünyesinde bulunuyor. Genel Müdür Mesut Efe ile UEDAŞ’ın yatırımlarını, hizmetlerini ve hedeflerini konuştuk.

 

UEDAŞ’ın hizmet anlayışını anlatabilir misiniz?

Biz 2010 yılının 9. ayında özelleştirilen bir kurumuz. Limak, Kolin, Cengiz ortaklığı bünyesinde özelleştirilmiş bir şirketiz. Aslında işletme hakkı devir sözleşmesiyle 30 yıllığına kiralanmış bir şirketiz. Mal varlığımız Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi(TEDAŞ) adına devam ediyor. Bütün yatırımlarımızı da yine aynı şekilde sahipliği koruyacak şekilde TEDAŞ adına yapıyoruz. Bir fabrikanın özelleşmesi gibi bir özelleşme mantığımız yok. Sonuçta kamuya hizmet eden bir anlayışta özel sektör mantığı ile gidiyoruz. Burada bizim büyümemiz bizim alacağımız kararlarla olabilecek bir şey değil. Biz sadece kendi içimizde genel faaliyetlerimizi iyileştirmek için bir şeyler yapabiliriz. Teknoloji yatırımlarımızı, sistem içinde yürüyen ağır aksak noktaları, optimal olmayan pozisyonları tespit edip iyileştirmeleri yapmış olmamız gerekiyor. Esasında ana hizmetimiz adımızdan da belli olduğu üzere dağıtım olduğu için elektrik arzının kesintisiz ve sağlıklı yapılabilmesini sağlamaya odaklandık. Dolayısıyla burada hedef, birinci planda elektrik arızalarını minimize etmektir. Bu çerçevede düşündüğümüzde de 2010 yılında özeleştirme aşamasında bütün arıza kayıtları manuel olarak bir defter kitap mantığı ile tutulurken, hemen o yıllarda başladığımız teknoloji, altyapı, yazılım, donanım yatırımlarımızla arızaları sistematik olarak tutmaya başladık. Ve 2011 yılında hayata geçirdiğimiz arıza yönetim sistemi yazılımımızla bunları kayıt altına almaya başladıktan sonra 2015 yılına geldiğimizde arızalarda yüzde 80 azalma olduğunu şu anda istatistik olarak ortaya koyabildik. Bu yazılımlar bize noktasal bazda çalışmalarımızı nereye yönlendirmemiz gerektiğini bize çok net şekilde gösteriyor. Bu arıza yönetim sistemi yazılımıyla ekranımı açtığımda; Uludağ Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin hizmet bölgesi olan Bursa, Yalova, Çanakkale, Balıkesir’de anlık bazdanerede, ne kadar arıza var görebiliyorum. Bu arızaların hızlı bir şekilde giderilmesiyle ilgili de SCADA (Supervisory Control and Data Acquisition: Merkezi Kontrol ve Veri Toplama), OMS (Outage Management System: Kayıp Yönetim Sistemi) ve DMS (Distribution Management System: Dağıtım Yönetim Sistemi)çalışması başlatılmış durumda. Çok büyük ölçüde ilk merkezlerle ilgili çalışmalarımız tamamlandı. Projenin üç faz halinde bitmesi söz konusu.. 3. fazına geldiğimizde yaklaşık 300 ana dağıtım noktasını yaklaşık 2017’nin başında artık uzaktan kontrol edebiliyor ve işletebiliyor duruma geleceğiz.

 

Bugün itibariyle 4 kente dağıtım hizmeti veriyorsunuz. Bu 4 kentte sürdürülebilir hizmet kalitesini oturttuk diyebiliyor musunuz?

Kesinlikle diyebiliriz. Bursa merkezli bir şirketiz. Balıkesir, Çanakkale ve Yalova olmak üzere 35.501 kilometrekarelik bir alanda 2.5 milyona yakın müşteriye hizmet vermeye çalışıyoruz. Düşündüğünüzde hiçbiri diğerinden geri kalacak düzeyde değil. Bursa zaten bugün Türkiye’nin 4. Büyük şehri. Hatta 3. Büyük şehir olma yönünde hızlı bir şekilde büyüyor. Yüzde 9 oranında her yıl büyümesi söz konusu. Balıkesir, Büyükşehir oldu. O statüde devletin bakış açısı ve yatırımcının döngüsü de çok hızlı bir şekilde değişti. Çanakkale’de boğaz köprüsü projesinden dolayı birçok yatırımcının arazi topladığı, gelecek vaat eden bir şehir. Yalova zaten İstanbul’un gözbebeği, İstanbul’la deniz ulaşımı olan bir bölge.. Alanı küçük ama büyümesi hızlı. Dolayısıyla biz bu 4 ilimize elimizden geldiği kadar eşit ve sürdürülebilir bir şekilde enerji dağıtım hizmeti vermeye çalışıyoruz ve bunu iyi yaptığımızı düşünüyoruz.

 

UEDAŞ size geçtikten sonra nasıl bir istihdam yapısı oluşturdunuz?

Normalde hükümet tarafından istidamın azaltılmaması bütün özelleştirilen firmaların önüne hedef olarak konur. Diğer taraftan burayı alan yatırımcı sonuçta ticari kaygı ve beklenti içerisindedir. Bu manada sistemi en optimal koşullarda çalıştırıp mümkün olduğu kadar maliyetleri kısmak bizim için bir hedeftir. Bu çerçevede personel sayısında düşüşler olması lazım ama inanın ki potansiyel büyümemize bağlı olarak biz şu ana kadar personelde çok fazla azaltma yapmadık.

 

İş güvenliği ve iş sağlığı yasası özel sektörde kimilerine göre işverenin aleyhine, kimilerine göre olumlu bir yasa. Siz nasıl görüyorsunuz?

Tabii işverene biraz yük getiriyor ama karşılığında bir personelimizin başına gelebilecek bir iş kazası bizi hem manevi olarak yıkıyor hem de maddi olarak. Devlet bu önlemleri alırken ister istemez maddi ve manevi yıkımı kestirimci bakış açısıyla değerlendirip önüne geçmeye çalışıyor. Genel çerçeve düşünüldüğü zaman yapılan zorlayıcı değişikliklere çok yadsıyarak bakmıyorum ve olması gereken değişikler diye düşünüyorum.

 

Şimdi serbest tüketici dönemindeyiz ve bu anlamda yaşanan belli rekabet var. Bu bağlamda neler söyleyebilirsiniz?

Bence bu gidişat iyi. İnsanların nasıl bir ayakkabı alırken seçebilme özgürlüğü varsa, elektrik satışında da en iyi hizmet veren kurumla çalışma şansı olmalıdır. Burada Uludağ Elektrik Dağıtım Şirketi Genel Müdürü olmamı bir tarafa bırakıp bir müşteri olarak görüşümü belirtmek istiyorum. Ben de sonuçta bir tüketiciyim. Ben bu hizmeti en iyi şekilde almak isterim. Mümkün olduğu kadar da ucuz almak isterim. Şu anda serbest tüketici limiti 4.500 KW saat yıllık olarak. 1 Ocak itibariyle ya da 1 Şubat’ta yeni serbest tüketici limiti açıklanacak. Sektörün beklentisi sıfırlanması yönünde ama düzenleyici kurum da bu konuda altyapının hazır olup olmadığını, insanların hazır olup olmadığını değerlendirerek karar verecek. Görünen o ki bu yıl da sıfırlamaya gitmeyecek büyük ihtimalle. Ama 4.500 KW saatin altına düşeceği kesin. 4.500 KW saatin altına düştükten sonra da bayağı bir müşteri ortaya çıkacaktır.

 

Biraz da kayıp-kaçak oranlarını konuşacak olursak bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye’deki 21 elektrik dağıtım şirketi içerisinde kayıp-kaçak oranında en iyilerden bir tanesiyiz. Ortalama kayıp-kaçak oranımız yıl içerisinde değişkenlik göstermekle beraber 6-7 civarında seyrediyor. Dünya literatüründe zaten 3.5-4’ten daha aşağıya düşmüş bir teknik kayıp yok. Ticari kaybı değerlendirecek olursak; biz elimizden geldiği kadar oluşturduğumuz ekiplerle bunu engellemeye çalışıyoruz. Bunu önemli bir oranda düşürdük, düşürmeye devam edeceğiz. Öte yandan şebeke kayıplarımız vardır. Tabii bu kayıplar yeni yatırımlarla daha da gerileyecektir.

 

Enerjide yetmezlik gibi bir sıkıntı var mı şu anda?

Öyle bir durum yok. Bizim şu anda kurulu gücümüz Türkiye puantına göre oldukça iyi. Türkiye puantı 38-39MW’lara yükseldi yaz aylarında, şu anki açıklanan verilere göre 72 MW civarında kurulu gücümüz var. Bakıldığında talebin üzerinde bir üretim söz konusudur. O manada Türkiye’de enerji üretimiyle ilgili bana göre bir sıkıntı yok.

 

Hedefleriniz itibariyle 2015 nasıl bir yıl olarak tamamlanıyor? 2016 yatırım ve genel hedefleriniz nelerdir?

2015 yılı dağıtım şirketleri için özel bir yıl aslında. Çünkü mevzuat uygulanma döneminden bahsediyor. Uygulama dönemi 5 yıllık dönemleri kapsıyor. 2006-2010 ilk uygulama dönemiydi. 2011-2015 ikinci uygulama dönemi; 2016-2020 de üçüncü uygulama dönemi… Biz şimdi 2015’le ikinci uygulama döneminin sonuna geldik. Bu çerçevede 2011-2015 dönemi için UEDAŞ’a her yıl için verilen yatırım yükümlülüğü 112 milyon TL’dir. Bunu yerine getirip getirmediğimizle ilgili denetimleri EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) ve TEDAŞ (Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) yapacak. Biz bazı yıllar bize verilenin üzerinde bir yatırım gerçekleştirdik. Bazı yıllar örneğin 2014’te altında kaldık. Hesaplamalarımıza göre 2015 yılında 225 milyon TL yatırım yapmamız gerekiyordu. Yılın son çeyreğine girerken 150 milyonluk TL yatırım harcamamızı zaten gerçekleştirdik. Geriye kalan kısmı da rahat rahat harcayacak durumdayız ve 2. Uygulama dönemini bize verilen hedeflerin altında kalmayacak şekilde kapatacağız. Bu EPDK’nın koyduğu hedef. Bir de bu yatırımların müşteriler arasındaki karşılığını değerlendirmek önemli. 2006-2010 döneminde toplam 151 milyon TL yatırım harcaması yapılmıştı. Biz sadece 2012 yılında 160 milyon TL yatırım harcaması yaptık. Ne için? Geçmişteki 5 yılda yapılan 151 milyon yatırım, sahanın gereksinimlerinin çok gerisinde kalmıştı. Sahadaki beklentiyi karşılamak adına da hızlı bir yatırım içerisine girdik. 2011-2012’de günü yakaladık, 2013’ten sonra anlık bazda gelen taleplere cevap vermeye başladık. 2014 ile 2015’te teknoloji yatırımlarımızla artık ihtiyaçların ilerisine geçmeye başladık. 2016’dan sonra da teknoloji yatırımlarımıza devam etmek suretiyle her zaman sahanın önünde hareket edeceğiz. Bu çerçevede düşündüğümüz zaman hedeflediğimiz noktayı kesinlikle yakaladık. Dağıtım şebekesinde arızalarımızı yüzde 80 azaltmış olmamıza rağmen şebekenin büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda mevzuatta yer alan 30 yıllık süreyi doldurmuş olan çok sayıda hattımız var. Özellikle köy şebekeleri enerji nakil hatlarında çok büyük sıkıntı var. 2.500 köy olduğunu düşündüğümüzde halen daha çok ciddi yatırım yapmamız gerekiyor.

 

2020 sonunda bu şebekelerin yenilenmesi açısından hedef ne olacak?

Bir hesap yaptık; 2 milyar dolara ihtiyaç var bu şebekelerin tamamının yenilenmesi için. Ona göre de 122 milyon dolar yıllık yatırım harcaması üzerinden 40 yıl civarında zamana ihtiyaç ortaya çıkıyor. 350 milyonluk bir yatırımın üzerden bir hesaplama yaptığımızda 10-15 senede bu şebekelerin tamamını yenilemiş oluruz. Ama 15 yıl sonra yenilediğimizde geçen 15 yıl için yine 30 milyonluk bir yatırıma ihtiyaç olacak. Dolayısıyla bu döngüsel süreç yinelenecektir.