RÖPORTAJ — 6 Ocak 2016 at 11:50

ARMONİPARK OUTLET CENTER GENEL MÜDÜRÜ EMİR GENÇ: ÜNLÜ MARKALAR GERÇEK OUTLET FİYATLARIYLA ARMONİPARK’TA!

IMG_8941

 

Siyasi istikrarı ekonomik istikrarın izleyeceğine vurgu yapan ArmoniPark Outlet Center Genel Müdürü Emir Genç, bir kriz çıkmadığı takdirde 2016’da tüm sektörün büyüyeceğini, ArmoniPark Outlet Center olarak hem ziyaretçi hem de ciro artışı hedeflediklerini ifade etti.

 

‘İstanbul’un en kazançlı alışveriş merkezi’ sloganıyla Sefaköy’de kapılarını ziyaretçilerine açan ArmoniPark Outlet Center, 71 bin metrekarelik kapalı alanda 95 mağazasıyla hizmet veriyor. Yerli ve yabancı tanınmış markaları outlet konseptinde tüketicilerle buluşturan ArmoniPark’ın faaliyetlerini ve perakende sektöründeki gelişmeleri ArmoniPark Outlet Center Genel Müdürü Emir Genç ile konuştuk.

 

Öncelikle, ArmoniPark’ın kurumsal yapısından bahsedebilir misiniz?

Biz Artaş Holding’in iştiraki olan bir alışveriş merkeziyiz. Bu çatı altında bildiğiniz gibi; Avrupa Konutları, Tema İstanbul, halihazırda devam eden Vadi İstanbul projeleri ve otellerimiz var. Bunun yanında da 3 tane alışveriş merkezi yatırımımız var. Bir tane alışveriş merkezinde de hissedarlığımız var. ArmoniPark ve Arena Park tamamen Grubumuza aittir. Kayseri’de ana hissedarı olduğumuz bir alışveriş merkezi var. Bir de Carousel Alışveriş Merkezi’nde yüzde 51 hissemiz bulunuyor. Yine Vadi İstanbul projesinde de bir alışveriş merkezi bulunuyor. 2016 sonlarına doğru açılışı olabilir. Kısaca; biz grup olarak ana işimiz inşaat yanında perakende sektöründe de faaliyet gösteriyoruz. Bütün alışveriş merkezlerimizde yönetimi in-house olarak kendimiz yapıyoruz.

 

Lokasyon olarak ArmoniPark, nasıl konumlanmış durumda?

ArmoniPark, 8. Yılını doldurmuş bir alışveriş merkezi. Açıldığında Küçükçekmece, Basın Ekspres Yolu, hatta Florya ve Avcılar’ın bir bölümüne kadar olan bölgedeki ilk alışveriş merkeziydi. Belki de tek alışveriş merkezi… Küçükçekmece’nin şu an nüfusu yaklaşık 1 milyon 250 bin. Bunun 400 bini Sefaköy diye adlandırılan bölgede yaşıyor. Ciddi bir nüfus var. Hinterlandımızda yaklaşık 7 tane alışveriş merkezi var. Bunların bir tanesi de Halkalı’daki kendi yatırımımız olan ArenaPark. Ancak iki AVM’miz de ayrı bölgelere hitap ediyor.

 

ArmoniPark Outlet Center, sadece bulunduğu bölgedeki nüfusa mı hitap ediyor, yoksa bölge dışından gelenler de var mı?

Alışveriş merkezleri artık hafta içinde ve hafta sonunda, ailelerin, gençlerin, özellikle İstanbul’da havanın ve trafiğin elvermediği durumlarda gidip konforlu, emniyetli, birçok seçeneği bir arada bulacağı, alışverişini yapacağı, bir araya geleceği, kültürel etkinliğini yapacağı sosyalleşme merkezlerine dönüşmüş durumda. İnsanlar tüm bunları yaparken sürekli yaşadıkları bölgeden bir müddet uzaklaşmak istiyorlar. Müşterilerimizin yüzde 70-75’i Küçükçekmece’de yerleşiktir. Bunun dışındaki yaklaşık yüzde 25’lik kısım daya ziyade çevre ilçelerimiz olan Bakırköy, Bahçelievler, Avcılar, Başakşehir ve Bahçeşehir’den gelmektedir. Bunun sebebi de gerçek outlet alışveriş merkezi olmamızdır. Mağazalarımızın hepsi gerçek outlet mağazası. Ve ziyaretçilerimiz gerçekten kaliteli ürünleri burada uygun fiyata alabileceklerini biliyorlar.

 

“Gerçek Outlet” demişken Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın outlet alışveriş merkezleri için getirdiği yeni düzenlemeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Outlet alışveriş merkezleri açılmadan önce Türkiye’de fabrika satış mağazası diye bir olgu vardı. Fabrika satış mağazalarının mantığı şuydu; ağırlıkla seri sonu ve defolu ürünler orada satılırdı. Onun dışında ihracat fazlası ürünler satılırdı. Hakikaten uygun fiyata satılırdı. Bir de o mağaza için ekstra tanıtım çalışması olmadığı için bir maliyet avantajı oluyordu. Fakat bunlar çok dağınık durumdaydı. Sonra yurtdışındaki gibi outletler çoğaldı. Son dönemde artık müşteri de outletin ne olduğunu anladı. Outlet olmayan alışveriş merkezleri outlet ismi taşıyorsa artık yadırganıyor. Ya dönüşmek zorunda ya da oradan ayrılmak zorunda kalıyor. Halen bu değişim devam ediyor. Alışveriş merkezlerine dönük yasal düzenleme ise 2015 Ocak ayında Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Kanunu olarak yasalaştı. Yani sadece AVM’leri değil tüm perakende sektörünü kapsıyor. Yasa çıktı, ancak sonrasında yaşanan seçim süreçleri nedeniyle yönetmelikleri çıkamadığı için şu anda net bir uygulama yok, yaptırım da yok. Perakendeciler olarak bizler tam olarak ne yapmamız gerektiğini bilmiyoruz.

 

Marka karmasını da konuşacak olursak, nasıl bir yapı var ArmoniPark’ta?

ArmoniPark, 95 mağazası ve 26 bin metrekare kiralanabilir alanı olan bir alışveriş merkezi. CarrefourSA, TeknoSA, çocuk alanı olarak Starpark, Nike, Pierre Cardin, Koton, Collezione büyük metrekareli kiracılarımızdır. Ayakkabı sektöründen Flo ve Deichman da burada yer alıyor. Açıkçası her mağazamız kendi sektörünün önemli bir temsilcisi konumundadır. Bizim 3 alışveriş merkezimizde de hiç boş dükkanımız yok. O yönden keyifli bir alışveriş merkezi müdürüyüm.

 

Biraz da etkinliklerinizden bahsedelim…

Biz bu sene büyük çekiliş etkinliğini bir farklılık yaratarak yaz döneminde yaptık. Ramazan Bayramını, Kurban Bayramını kapsayacak şekilde bir araba çekilişi yaptık. Çok ciddi katılım oldu. Yılbaşı döneminde de müşterilerimizin alışveriş karşılığı katılabilecekleri bir kampanyamız olacak. Her hafta sonu çocuklara yönelik tiyatro oyunu ve kukla gösterimiz var. Onun dışında imza günleri, mini konserler, Ramazan döneminde sohbetler, hemen yakınımızda bulunan sağlık kuruluşuyla beraber düzenlediğimi sağlık panelleri var. Özellikle hafta sonları burada ciddi bir yoğunluk oluyor. O yoğunluğa mutlaka bir şey sunmaya çalışıyoruz.

 

Alışveriş merkezimizin bir özelliği de Türkiye’de engelli yasasına uygun ilk alışveriş merkezi olmasıdır. Türkiye’de USTAD Sertifikasını en yüksek düzeyde alabilmiş alışveriş merkeziyiz. Gün içinde de bizim çok engelli ziyaretçimiz var. Artık burayı benimsiyorlar. Biz onlara güzel hizmetler ve imkanlar sunuyoruz.

 

Sayıları her geçen gün artan alışveriş merkezlerinin geleceğini nasıl öngörmektesiniz?

Türkiye, hala nüfusundan dolayı, artan ekonomik iyileşmelerden dolayı daha fazla alışveriş merkezini kaldırabilecek durumda. Fakat bunların lokasyonunda, yerleşiminde bir sıkıntı var. Bunların artık AVM olmayan yerlere kurulması lazım. Hala Türkiye’de alışveriş merkezi olmayan şehirler var. Önceliği oralara vererek bu süreci sürdürmek lazım. İstanbul’da bazı lokasyonlarda sıkışma var. Birbirine yakın alışveriş merkezlerinin açılmasını ben şahsen tasvip etmiyorum. Hem yeni açılan alışveriş merkezi için hem yanına açıldığı eski alışveriş merkezi için kaybet-kaybet durumu var.

 

Pekiyi, burada şehir planlamacılara, yerel yönetimlere görev düşmüyor mu?

Evet düşüyor. Yurtdışında bu böyle. Özellikle önceki şirketim dolayısıyla Almanya’daki yapılanmayı iyi biliyorum. Almanya’da alışveriş merkezi yapılacak şehrin veya eyaletin lokal otoriteleri tarafından konulan belli kısıtlamalar var. “Benim burada arsam var, buraya alışveriş merkezi yapayım.” diyemezsiniz. Lokal otorite size izin verirse yapabilirsiniz. Ama burada gelişi güzel bir durum var. Bir bölgede doygunluğa ulaşılmışsa yeni alışveriş merkezine müsaade edilmemesi lazım veya daha küçük ölçekte müsaade edilmesi lazım.

 

Türkiye’de AVM’lerin yönetimi ağırlıklı olarak yabancı şirketlerde. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Ben 7 yıl böyle bir grupta çalıştım. AVM’lerin bu şirketlerce yönetilmesinin avantajları da var, dezavantajları da… AVM’lerin kendi bünyesinde yönetilmesinin daha esnek tarafları var, karar süreçleri çok daha hızlı oluyor. Özellikle yatırım kararları çok daha hızlı alınabiliyor. Bence bu bizim için avantaj. Yönetim şirketinde olduğunuzda sonuçta siz o alışveriş merkezinin sahibi değilsiniz. Belli kararları size verilen yetkiler çerçevesinde alabilirsiniz. Özellikle yatırım, yenileme vs. kararları alışveriş merkezinin sahibi alır. Profesyonel şirketler tarafından yönetilen bazı alışveriş merkezleri bazı trendleri, bazı fırsatları kaçırmış olabiliyor.

 

Son olarak, 2016 yılına ilişkin öngörünüzü ve hedeflerinizi de konuşalım…

Artık ekonomik şartlar düzeldi; siyasi açıdan tekrar istikrar ortamına çıkıldığına inanıyoruz. 2016’da dış siyasette veya iç siyasette büyük bir kriz yaşanmadığı sürece bütün sektörün büyüyeceğine inanıyoruz. Hatta 2015’in 3-4 aylık kaybı da 2016 yılında telafi edilecek. Ayrıca Ortadoğu müşterisi 2016 yılında yoğun olarak geri gelecek. Ziyaretçi sayımızda önümüzdeki yıl mutlaka artış olacak. Bulunduğumuz bölgenin sürekli büyümesi de bize olumlu yansıyacak. Bizim de bütün alışveriş merkezleri gibi hedefimiz artış yönünde.