RÖPORTAJ — 6 Ocak 2016 at 11:15

PTT A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE GENEL MÜDÜRÜ HARUN MADEN: PTT’Yİ DÜNYA MARKASI YAPMAK İSTİYORUZ!

IMG_5397

 

Avrupa ülkelerinin posta hizmetlerinde serbestleşmeyi, şirketleşmeyi bizden 10-15 yıl önce tamamladıklarına dikkat çeken PTT A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Harun Maden, 2013 yılında çıkan kanun ile PTT’nin aynı yola girdiğini, Türk Postasını dünya çapında iş yapan, adından söz ettiren bir marka, bir şirket haline getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

 

PTT, 175 yıllık geçmişiyle sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en köklü kuruluşlarından birisi. 2016 yılında Dünya Posta Birliği’nin İstanbul’da yapılacak genel kurulunda Başkanlığı’nı devralacak olan PTT’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Harun Maden ile PTT’nin yürüyen hizmet ve projeleri ile hedeflerini konuştuk.

 

PTT’nin piyasadaki yeri ve gelecekteki durumu hakkında neler söylemek istersiniz?

Şirketimiz; 175 yıllık tarihiyle ülkemizin en köklü kuruluşları arasında yer almaktadır. Ülke geneline yayılmış bir hizmet ağına sahip olan şirketimiz; 1.104 merkez, 2.350 şube ve 1.061 acentelik olmak üzere toplam 4.515 işyeriyle müşterilerine hizmet vermektedir. Özellikle ticari kaygılardan dolayı hiçbir bankanın bulunmadığı 1.563 yerleşim yerinde PTT işyerlerini görmek mümkündür. Büyükşehirlerde yaşayan müşteriler ile kırsal kesimde yaşayan müşteriler arasında adeta finansal bir köprü durumunda olan şirketimiz bu sayede tanınırlık ve güven anlamında sektördeki diğer firmaların çok önündedir. Uygulamış olduğu düşük ücret politikasının yanı sıra hizmet kanallarının çeşitliliği gibi avantajları da şirketimizin bugünkü konumuna gelmesinde ayrı bir öneme sahiptir.

 

Bugün itibariyle devlet teşvikinin yanı sıra anonim şirket yapılanması ile hem devlet güvencesine sahip olup hem de şirket dinamizmine entegre olması, şirketimizi müşteriler için daha çekici kılmaktadır. Şirketimizin posta, banka ve lojistik alanlarında ürün çeşitliliğini arttırması, ayrıca ülkemizin tek evrensel hizmet sağlayıcısı olması avantajıyla posta gönderileri için pazarda rakibinin bulunmaması şirketimizi öncü konumda tutmaktadır. Gelecekte bu vasfını teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek çok daha ilerilere taşıyacaktır.

 

Dünyada ve ülkemizde internet kullanımının artması ve sosyal medyanın gelişmesi ile hem hedef kitleye ulaşım daha hızlı olacak, hem de pazarlama masrafları azalacaktır. ayrıca teknolojinin artmasıyla da müşteri ihtiyaç ve beklentilerini zamanında karşılama gücü de artacaktır. Kargo taşımacılığının ve özellikle lojistiğin gelişimiyle e-ticaretin gelişimi de büyük bir ivme kazanacaktır. Ülkemiz coğrafik konumu gereği yaygın bir ulaşım ağına sahiptir. Genç bir nüfusa sahip olmanın avantajıyla da Türkiye hem personel istihdamı açısından hem de interneti çok kullanan ve sosyal medyayla aktif olarak ilgilenen potansiyel müşteri hacmi açısından e-ticaret potansiyeli olan ülke konumundadır.

 

PTT‘deki mevcut şirket yapılanması hakkında neler söylemek istersiniz?

Günümüzde enformasyon çağı olarak nitelendirilen büyük değişim karşısında sanayileşmiş ve sanayileşmekte olan ülkeler, kendilerinden kaynaklanan bu değişimi izlemek için devlete rekabete dayalı hukuki altyapının oluşturulması gibi yeni görevler yüklemektedir. Uluslararası anlaşma ve düzenlemelerde gözlenen değişim ulusal, kurumsal ve bireysel boyutlarda da yaşanmaktadır. Ekonomilerdeki serbestleşme ve rekabet üstünlüğü beklentisi ülke ve blokları; bu amaçla hizmet ve teknoloji üretme ile bunları verimli kullanabilme zemini arayışına ve bu amaçla da ekonomik planlar yapmaya zorlamaktadır.

 

Posta hizmetlerinin; sürdürülebilir, uygulanabilir, milli güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilen, kalkınmayı destekleyen, finanse edilebilir ekonomik ve sosyal politikalarla desteklenen, uluslararası yükümlülükleri yerine getiren hizmetler olarak sürdürülmesi ve gerekli modernizasyonun sağlanarak hizmet kalitesinin yükseltilmesi ile posta sektörünün ve evrensel posta hizmetinin sınır ve faaliyetlerinin belirlenmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu gereklilikler karşısında, bir kamu iktisadi kuruluşu olan T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü’nün, sektörde Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca faaliyet gösteren işletmeciler ile eşit koşullarda ve özel hukuk kaynaklı zeminde rekabet edebilmesini teminen anonim şirket olarak yeniden yapılandırılması öngörülmüştür. Başka bir ifade ile PTT’nin anonim şirket şeklinde teşkilatlanması, kurumsal faydadan daha çok kamunun menfaatleri açısından önemlidir. Kurumsal bazda ise, sayılan tüm bu kamusal amaçların ifası için rekabete daha uygun, sınırları belli ve fakat genişletilmiş faaliyet alanlarına kavuşulmuştur.

 

Dünyada Deutsche Post’un bir gelişimi var: dünya devi bir şirket haline geldi. PTT için de böyle bir gelişim öngörebilir miyiz acaba?

Tabii, neden olmasın? PTT çok büyük ve çok köklü bir organizasyon. 175. yılımızı kutluyoruz. PTT 1840 yılında kurulmuş. 1874’te Dünya Posta Birliği kurulurken, kurucuları arasında yer almış 22 posta idaresinden bir tanesiyiz. Hali hazırda da Dünya Posta Teşkilatı içinde Türkiye postası olarak çok ciddi yerimiz ve ağırlığımız var. Eylül 2016’da Dünya Posta Birliği’nin seçimli genel kurulu İstanbul’da yapılacak. Bu genel kurulla birlikte 4 yıllığına Dünya Posta Birliği’nin Başkanlığı Türkiye’ye ve PTT’ye geçecek. Avrupa ülkeleri serbestleşmeyi, şirketleşmeyi bizden 10-15 yıl önce tamamlamışlar. Yani halka verilen hizmeti ticarileştirmişler, ürüne dönüştürmüşler ve bunu sadece kendi ülkelerinde değil, dünya çapında satabilmek için yapılanmışlar. Bu süreçte 2013 yılında kanunumuz çıkmış, önümüzde alacağımız daha yol var. Bizim de hedefimizde Türk postasını dünya çapında iş yapan, adından söz ettiren bir marka, bir şirket haline getirmektir. Mesela Deutsche Post’u insanlar bilmiyorlar ama DHL’i biliyorlar. Belki bizi, PTT’yi bilmeyecekler ama bazı ürün ve markalarımızı bilecekler. Bizim önümüzdeki dönemde canlandıracağımız markalarımız var hali hazırda. Ancak bundan önce PTT’nin yurtiçinde ve yurtdışında şirket kurmasının önünü açacak mevzuat tamamlanacak kısa zamanda. Bununla beraber de gerek direkt olarak gerek iş ortaklıkları şeklinde hizmet ve ürün sunmayı hedefliyoruz. Özellikle Avrupa ve Uzak Doğuda… Bunu da en kısa zamanda gerçekleştirmek istiyoruz.

 

PTT’nin 2016 yılı ve sonrası için yatırım ve büyüme stratejileri hakkında neler söylemek istersiniz?

Şirketimizin, “hizmet alanlarında yetkin personel ile etkin hizmet sunan seçkin şirket” vizyonu doğrultusunda; 2023 hedeflerimiz; adrese dayalı kayıt sistemi veritabanının sektör tarafından etkin kullanımının sağlanması, gönderi tesliminde evrensel standartların üstüne çıkılması, tüm gönderilerin kayıt altına alınarak takibinin sağlanması, posta hizmetlerinin sunumunda çevreye duyarlı politikaların izlenmesi, posta sektöründe istihdamın artırılması, sektörde kullanılan teknolojilerin yurtiçinde üretimi ve ihracının sağlanması, uluslararası platformlarda etkin temsil ve tanıtımın sağlanması, ülkemizin uluslararası gönderi alıp vermede bir aktarma merkezi haline gelmesinin sağlanmasıdır.

 

Şirketimizin 2015-2019 dönemi stratejik planı kapsamında da öncelikli olarak; yurt içi ve yurt dışı posta hizmetlerinin rekabete cevap verecek şekilde kalite düzeyinin ve müşteri memnuniyetinin artırılması, kargo ve lojistik hizmetlerinin rekabet ortamında pazar payının artırılması, finansal hizmetler alanında Türkiye’nin en büyük ödeme ve tahsilat merkezi olmaya devam edilmesi, Türkiye’nin en geniş elektronik hizmetler ürün portföyüne sahip işletme olunması ve faaliyette bulunduğu elektronik hizmetler pazarında pazar payının sürekli artırılması, şirketimizin uluslararası etkinliğinin artırılması hedeflenmiştir. Bununla birlikte, 2016 yılı yatırım program hazırlık çalışmalarımız devam etmekte olup 2016 yılında 140 milyon TL’lik yatırım yapılması planlanmaktadır.

 

Geçtiğimiz yıllarda PTT’nin e-ticarette varlık göstermeye başladı. Burada ciddi bir mesafe alındı ama önümüzdeki dönemde e-ticaretteki iddianız sürecek mi?

E-ticaret yoluyla insanlara ürün satmak bu trenin sadece bir kompartımanı. Satılan ürünü tüketiciye ulaştırma işi de diğer kompartımanı. Bu iş Türkiye’de de dünyada olduğu gibi ciddi şekilde büyüyor. Buna cevap verecek altyapı, organizasyon ve teknolojik yatırımlarla PTT burada önemli bir aktör olmayı hedefliyor. E-ticarete bizden önce başlamış çok büyük şirketler var. Biz bunların da hizmet sağlayıcısı olmak istiyoruz. Bu alanda yeni ürün ve hizmetler sunmak istiyoruz. Bu PTT’nin en önemli önceliklerinden bir tanesi.

 

Dünya çapında hızla gelişen e-ticaret sektörünün içinde yer alınması gerekliliğinden hareketle, şirketimiz e-PTTAVM projesini 17 mayıs 2012 tarihinde hayata geçirmiştir. Bir alışveriş merkezinde bulunan bütün ürün yelpazesini kapsayacak şekilde tasarımı yapılan e-PTTAVM; internet üzerinden çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlere ait ürünlerin satıldığı, müşterilerin internet üzerinden kolayca erişim sağlayarak çok sayıda ve farklı sektörlerdeki markaları tercih edebildiği bir e-ticaret projesidir. Bugün itibariyle anlaşma imzalanan 740 tedarikçi firma tarafından site üzerinden 1.500.000’den fazla ürün satış amaçlı sergilenmektedir. Satış rakamları her geçen yıl artmakta olup, 2015 yılı 3. çeyrek sonu itibariyle ürün satış ciromuz geçen yılın aynı dönemine oranla yaklaşık 3 kat artış göstermiştir. 2013 yılında site üzerinden online HGS bakiye yükleme işlemleri başlatılmış ve böylece ciroda çok büyük artış sağlanmıştır. 2016 e-PTTAVM üzerinden yurtdışına satışların başlatılması ve bu sayede ülkemiz hedeflerinden biri olan ihracat artışına katkıda bulunulması aynı zamanda küçük paket gönderim sayısının ve pazar payının arttırılması hedeflenmektedir. yurtdışına açılım kapsamında birçok ülkeyle görüşülmekte olup, Kosova, Arnavutluk ve Mali ile e-ticaret alanında anlaşma imzalanmıştır. Kosova posta idaresi ile şirketimiz arasında imzalanan işbirliği anlaşması çerçevesinde www.postamall.com sitesi oluşturulmuş ve süreç devam etmektedir.

 

Tüm bu hedeflere ulaşmak adına bir insan kaynağına ihtiyaç olacaktır. Şu anda PTT’de insan kaynağı açığı var mıdır? Gelecek için nasıl bir yatırım öngörüyorsunuz insan kaynağına?

Şimdi PTT’de çok ciddi insan kaynağı birikimi var. Yapmış olduğu işlerle ilgili ciddi birikimli, tecrübeli bir insan kaynağı var. Fakat bu geçiş döneminde bu insan kaynağını kamu çalışanı kimliğinden özel sektör çalışanı kimliğine doğru evirmemiz gerekiyor. Bu algıda değişikliğe ihtiyaç var. Bununla ilgili; çalışanlarımızın hem bu süreci kabullenmesi ve hem de motive edilmesi yanında müşteriyle ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çok ciddi eğitimlerimiz var. Bunu daha da yaygınlaştıracağız.