RÖPORTAJ — 2 Mart 2016 at 21:59

SOCAR TÜRKİYE CEO’SU DR. MUTLUAY DOĞAN: SOCAR, TÜRKİYE’Yİ MAVİ KORİDOR İLE BULUŞTURDU!

 

Mutluay Dogan

CNG’nin (Sıkıştırılmış doğalgaz) temiz ve tasarruflu bir yakıt olarak önemine dikkat çeken SOCAR Türkiye Petrol Enerji Dağıtım A.Ş. CEO’su Dr. Mutluay Doğan, bu amaçla kurdukları OTO-CNG istasyon ağı olan SOCAR CNG’nin Avrupa’da hayata geçirilen “Mavi Koridor”u (Blue Corridor) Türkiye’ye ulaştırdığını vurguladı.

 

Türkiye her anlamda bir geçiş ülkesi. Bir enerji koridoru olan ülkemizde akaryakıt dağıtımı ve yakıt teknolojileri de sürekli gündemde olan konular. Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR da AB’nin temiz yakıt stratejisi kapsamında; Avrupa çapında orta ve uzun yol taşımacılığı yapan ağır ticari nakliye araçlarının dizel yakıt kullanımına alternatif olarak doğalgaz kullanımını geliştirmek amaçlı başlattığı “Mavi Koridor” (Blue Corridor) benzeri bir projeyi, Türkiye’nin ana ticaret yolları üzerinde konumlandırmak amacıyla perakende OTO-CNG istasyon ağı olan SOCAR CNG’yi kurdu. Biz de SOCAR Türkiye Petrol Enerji Dağıtım A.Ş. CEO’su Dr. Mutluay Doğan ile bu ağı ve Türkiye’nin enerji politikalarını konuştuk.

 

Türkiye, enerji koridoru görevi üstleniyor fakat bununla ilgili dönem dönem sıkıntılar da yaşıyor. Türkiye’nin bu özelliğini gelecek için nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye konumu itibariyle tarihinde hep bir geçiş ülkesi olmuştur. Şimdi de bir enerji geçiş ülkesidir. Bizde olmayan iki enerji kaynağı var: Bir tanesi petrol, diğeri doğalgaz. Türkiye, Rusya’nın ihraç ettiği doğalgazın en büyük alıcılarından bir tanesidir. Ülkemiz, Rusya’nın, Irak’ın ya da Azerbaycan’ın sadece boru hatlarını geçiren bir ülke değil. Hem o kaynağı kullanıyoruz hem de bir yerlere sevk ediyoruz. Temelde enerjide iki önemli geçiş hattımız var. Muhtemelen üçüncüsü gelecektir önümüzdeki dönemde. Bir tanesi Boğazlar geçişidir ki hakikaten önemli bir koridor olmaya devam edecek. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı önemli diğer koridordur. Tıkır tıkır da işliyor. Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye kendileri için bunun öneminin farkındalar. Ufak tefek politika değişse de petrol oradan akıyor. Rusya ile olan doğalgaz boru hatları projeleri var. Azerbaycan’ın Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı var. Faaliyette şu anda. Türkiye’nin 6.6 milyar metre küp doğalgaz oradan geliyor, bir kısmı Yunanistan’a satılıyor. TANAP projesi(Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı) 2018’de tamamlanacak ve Azeri gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak. İran’dan ve Irak’tan doğalgaz boru hatları gelecek. İsrail ve civarında gaz var. Dolayısıyla Türkiye’nin transit rolü devam edecek.

 

Pekiyi, bunu ne kadar avantajlı kullanıyoruz?

Ben 25 senedir petrol işindeyim. Gönül isterdi ki Türkiye petrol arama tarafında daha aktif olabilsin. Çevremizdeki ülkelerde petrol var. Türkiye’de olmasa bile yapılabilecek başka projeler var. Mesela Fransa’da da petrol yok ama Total, dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri. Ama son zamanlarda Türkiye’nin arama, üretim, taşıma ve tüketim tarafında önemli etkinliği var. Geç kalmıştır ama neticede Türkiye tedarik zincirini forse ediyor. Bu iyi bir örnek.

 

Türkiye enerji tedarik sürecini doğru yönetebiliyor mu?

Bana sorarsanız, doğalgaz tarafında entegre bir iş meydana geliyor. Çünkü devlet iradesi olmadan bu kadar büyük projeler gerçekleşmez. Dolayısıyla ben iyi yönetildiğini düşünüyorum. Bundan sonra5 tane daha boru hattı gelecek. Şimdi önemli olan bundan sonrasını planlamak. Bunların birbirileriyle kapasite problemi yaratmaması gerekir. Çünkü doğalgaz sürekli akması gereken bir yakıt. Depolayabiliyorsunuz ama kısıtlı bir miktarda ve de masraflı bir şekilde… Dolayısıyla sağlıklı bir akışın sağlanması gerekiyor.

 

Türkiye’nin Rusya’dan aldığı gazla ilgili tahkim sürecini başlatması bu akışı nasıl etkiler sizce?

Rusya, Avrupa’nın en eski gaz sağlayıcısı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gaz vermeye başlamış. Soğuk savaş yılları dahil hiçbir sıkıntı yaşanmadan gaz akışı devam etmiş. Bana sorarsanız hiçbir politik itiş, kakış savaştan daha ciddi değildir. O yüzden gaz akışının aksayacağını düşünmüyorum. Sadece biz değil koca bir pazarın aksamasından bahsediyoruz. Yani ciddi bir üretici ve satıcısıysanız yaşanacak olan problemi kendiniz de yaşayacağınızı bilmeniz lazım.

 

TANAP Projesinden de bahsedelim isterseniz…

TANAP, Azerbaycan’ın kaynaklarının Türkiye ve Avrupa’ya ulaştırılması projesi temelde baktığınız zaman. Büyük bir tüketim potansiyeli var. TANAP önemli bir gaz otoyolu projesidir.

 

Türkiye’nin enerji arz güvenliğini konuşacak olursak neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye’nin avantajları var. Türkiye’nin denize çıkışı var. Etrafı enerji zengini ülkelerle dolu. Ham petrol olarak, rafineri ürünü olarak, doğalgaz olarak bakın, hatta LNG açısından zengin ülkeler bunlar. Bütün dünya bize ürün verebilir. O açılardan şanslıyız. Evet, üretim kaynağı açısından fakir olabiliriz ama erişim tarafında ben bir sıkıntı görmüyorum. Öte yandan güneşimiz bol, rüzgarımız bol, suyumuz var, kömürümüz var. Doğru politikalarla, uygun maliyetlerde arz güvenliğini sağlayabiliriz.

 

Geçtiğimiz günlerde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan (EPDK), SOCAR Türkiye olarak 30 yıl süreli sıkıştırılmış doğalgaz (CNG) satış lisansı aldınız. Bu alandaki faaliyetlerinizi konuşalım biraz da…
Azerbaycan önemli bir gaz ülkesi ve SOCAR da önemli bir gaz firması. Gaz kullanımı dünyada gelişiyor. Çünkü gaz daha çevreci, daha temiz bir yakıt. Biz de akaryakıt istasyonu açmak yerine CNG dağıtımı gerçekleştireceğimiz Türkiye’nin en geniş perakende OTO-CNG ağı olan SOCAR CNG’yi hayata geçirdik. Bu kapsamda ağır vasıta trafiğinin yoğun olduğu İstanbul-İzmir ve İstanbul-Ankara-Mersin hatlarını seçtik. Bu iki hat üzerinde 8 adet istasyon şu anda faaliyette. Önce istasyon yatırımıyla işe başlamış olduk. Öbür taraftan araçlarda kullanılacak CNG yakıt sistemine de odaklandık. İkisi de birbirini tamamlayan süreçler. CNG’li araçların Türkiye’de kullanımı başladı. Zamanla araç sayıları daha da artacak. Ama önce istasyonları hizmete sunmalıyız ki CNG’li araç sayısı artsın. Şu anda CNG’li arabanızla, kamyonunuzla bugün iki hatta da sorun yaşamadan gidebilirsiniz ki, nakliye sektörünün yaklaşık yüzde 70-75’ine böylece cevap vermiş oluyoruz.

 

Böyle bir yatırımı neden gerekli gördünüz?

Biz CNG’nin önemine inanıyoruz. CNG yakıtının Türkiye’de kullanılmasını başlatmak ve arkasında durmak gerekiyordu. Mevcut şirketlerin bir riski var, yatırımı var; onların başlatması doğru olmayabilir ama gaz kaynakları olan bir şirket olarak bizim için doğru bir yatırım oldu. Diğer taraftan AB’nin temiz yakıt stratejisi kapsamında Avrupa çapında orta ve uzun yol taşımacılığı yapan ağır ticari nakliye araçlarının dizel yakıt kullanımına alternatif olarak doğalgaz kullanımını geliştirmek amaçlı başlattığı “Mavi Koridor” (Blue Corridor) benzeri bir projeyi, Türkiye’nin ana ticaret yolları üzerinde konumlandırmak istedik.

 

Pekiyi, bununla ilgili yasal mevzuat ne diyor? Yaptırımlar ve teşvikler var mı?

İstasyon tarafında çok belirgin bir standart yoktu daha önce. Ama TSE güzel bir standardizasyon oluşturdu. İstasyon tarafında çok net bir standart çıktı. Tesis tarafında da çıktı. Araç üzerinde kullanılan her şeyin zaten Avrupa standardı var. Avrupa’da 50-60 senedir kullanılan sistemler zaten. Bir de Türkiye, bildiğiniz gibi dünyanın en büyük oto LPG pazarlarından bir tanesi. Dolayısıyla biz patronlara, filo sahiplerine, işletme müdürlerine vs. sistemimizi anlattığımızda kimse yadırgamıyor.

 

Ülkemizde faaliyet gösteren ulusal ve global lojistik firmaları temel hedefiniz olsa gerek. Bunlarla ilgili şu an gelinen nokta nedir?

İstasyon ağını tamamlamadan böyle bir çalışma yaptığımızı kamuoyuna açıklamadık. Çünkü istasyonunuz yoksa araçları dönüştürmenin bir anlamı yok. Şimdi bu koridoru açtığımız gibi, iki test aracımızı, tüketim, performans, emisyon ve sürücü memnuniyeti açısından değerlendirmek üzere müşterilerimizin hizmetine veriyoruz. Bu iki aracımız altı aydır bu koridorda kilometre yapıyor. Dolayısıyla istasyonların açılmasıyla beraber artık tekerlek daha hızlı dönmeye başladı.

 

2016 yılında istasyon sayınız kaça ulaşacak?

2016’da 2-3 istasyon daha açacağız gibi görünüyor. Şu an daha fazla ihtiyaç yok. Çünkü istasyonlarımız geniş alanlı ve yüksek kapasiteli. Tabii bu sayı müşterinin talebine göre artacaktır.

 

CNG kullanımı için geliştirdiğiniz Dual System sadece ağır vasıtalar için mi, yoksa ileride tüm otomobilleri de kapsayacak bir çözüm müdür?

Türkiye’de oto LPG pazarı çok güzel oluşmuş ve iyi organize bir pazar. Maliyet olarak iyi bir yerde ve binek arabada da dönüşüm çok kolay. Maliyet olarak müşteri memnun. CNG çok kolay bir ürün değil. Standardı çok yüksek bir iş. Dolayısıyla her yere oto CNG istasyonu yapmak ticari açıdan anlamsız. Dolayısıyla hedefimizde LPG’li araçlara CNG dönüşümü yapalım diye bir şey yok. Ama ağır vasıta tarafında da bir ihtiyaç var. Akaryakıt maliyeti konusunda ağır vasıtalarda bir hassasiyet var. CNG karbon emisyonu açısından daha iyi bir ürün. Bunların hepsini bir araya koyduğunuz zaman da doğru hedef bizim için ağır vasıta segmenti.

 

Dual System’in avantajları nelerdir kullanıcı için?

Dual System teknolojisi taşıyan araçlarda, aracın dizel özelliğini kaybetmeden CNG tüketilmesi sağlanıyor. Motorin ile birlikte ve aynı anda tüketilen CNG yakıt giderlerinde önemli derecede tasarruf sağlıyor. Dizel araçlarda %70’e varan oranda gaz tüketen sistem, kalan %30 için yine motorin tüketiyor CNG birim maliyet açısından diğer yakıtlara göre daha ucuz olduğu için toplamda önemli bir maliyet avantajı getiriyor.

 

Diğer taraftan motora kolay ve kısa sürede uygulanması, maliyetinin düşük olması, aracın deposunda gaz kalmaması halinde sadece motorinle hiç bir sıkıntı yaşamadan seyahatine devam edebilmesi ve istendiği takdirde aracın satışında sökülüp geri alınabilmesi gibi öne çıkan avantajları var.

 

2015 sizin için nasıl bir yıl oldu? 2016’da hedef ve öngörüleriniz neler?

2015’te biz havacılık yakıtlarında pazarda üçüncüyüz. Yani güzel bir konumlandırma. Çünkü pazarda çok daha yeni bir şirketiz. Denizcilik yakıtları alanında üçüncüyüz. Bu da güzel bir konum. Akaryakıt tarafında çok büyüme endişemiz olmadı. Biz istasyonlara ve çözümlere odaklandık 2015’te. 2016’ya bunları tamamlamış olarak giriyoruz. 2016’da özellikle CNG ile ilgili yaptığımız istasyonları ve oluşturduğumuz iyi çözümleri anlatıp ticari bir hikaye yazabilmemiz lazım. Bizim amacımız bu açıkçası.