RÖPORTAJ — 5 Nisan 2016 at 18:24

BEREKET DÖNER’İN CEO’SU NEZİF EMEK: BEREKET DÖNER’İN GÖZÜ ABD PAZARINDA!

nezif-emek-01

 

Son dönemde ihracata özel önem verdiklerini söyleyen Bereket Döner CEO’su Nezif Emek, yakın zamanda Suudi Arabistan pazarında hem üretimle hem de restoran açarak varlık göstereceklerini, ancak en büyük hedeflerinin ABD pazarına girmek olduğunu dile getirdi.

 

Geleneksel yemeğimiz döner hızla markalaşıyor. Diğer taraftan hazır döner üretimi ve tüketimi de artış gösteriyor. Biz de hazır döner sektörünün öncüsü Bereket Döner’in CEO’su M. Nezif Emek ile sektörün gelişimini ve Bereket Döner’in hedeflerini konuştuk.

 

Bereket Döner’in bugüne uzanan hikayesi nedir? Şu an neler yapıyor? Bundan sonraki yol haritası ne olacak?

Bereket Döner, hazır döner olarak tanımladığımız sektörün ilk oyuncusu. 1988 yılından beri faaliyetlerine devam eden bir grup. Mevzuatta hazır dönerin tanımlanmasından tutun da hazır dönerin uygulama kurallarına kadar öncülüğünü yaptığımız bir faaliyet kolundayız. Şu an Türkiye’de döner üretiminde faaliyet gösteren birçok kuruluşta bizim kurguladığımız uygulamaları görmek mümkün. Döner sektörünü biz rekabet yapan değil, Türkiye’nin milli bir ürününü büyütmeye çalışan önemli bir iş alanı diye tanımlıyoruz. Tabii dönerde ikili bir ayrım var: hazır döner ve taze döner. Taze döner etin taze olarak takılıp pişirildiği geleneksel bir ürün, bir yemek. Ancak bunda hijyenik ve mikrobiyolojik sorunlar var. Ocağı yaktığınız anda dönerin iç kısmında ciddi bir bakteri üremesi oluyor. Onun için taze döner konusunu çözmemiz gerekiyor. Hazır döner donuk olduğu için; ocakta pişerken dahi merkezi soğuktur ve bakteri üremesine neden olmaz.

 

Taze döner ortadan kalkmalı mı sizce?

Kesinlikle kalkmalı. Çünkü o tam olarak hijyen şartlarına uygun olamaz. Onun için biz hazır döner tarafındayız. Hazır döner büyüyen ve ciddi anlamda da büyüme fırsatları olan bir sektör.

 

Pekiyi, siz neden hazır döneri tercih ettiniz?

Bu iş ilk çıktığı zaman kendi dönerimizi kendi restoranımızda takan bir firmaydık. Zaman içinde ciddi dış talepler gelince dünya uygulamalarına baktık. Hazır dönerin hijyen açısından daha doğru bir ürün olduğunu tespit ettik. Gelen talepleri karşılamak için üretime başladık. Şu an Türkiye’de günlük 1.000 ton döner tüketildiğini tahmin ediyoruz. Bunun yaklaşık 800-850 tonu taze dönerdir. Yüzde 15’i, belki 20’si hazır dönerdir. Bütün döner piyasasına baktığımız zaman pazar payımız yüzde 3 civarındadır. 30 ton günlük üretim ve satışımız var fiilen. Bunun 20 tonunu hazır döner piyasasına satıyoruz. Biz bu sektörde ilk ve en büyük oyuncuyuz. Dönerin favori bir ürün olması nedeniyle tavuk entegre tesisleri kendi dönerlerini üretiyor, bazı kırmızı etçiler de kendi dönerlerini üretiyor. Birçok irili ufaklı lokal ya da ulusal bazda faaliyet gösteren dönerci var. Sayılarının 100’ün çok üzerinde olduğunu söylemek mümkün.

 

Bereket Döner nasıl bir yapıda faaliyet gösteriyor?

Bereket Döner modelinin şu anda birebir aynısı olan başka bir model yoktur. Bizim 5 kanallı çalışmamız var. Kendi markamızla restoran zincirimiz var. Şu anda fiilen çalışan 88 restoranımız var. İnşaatı devam eden ve sözleşmesi imzalanmışlarla 100’ün üzerindeyiz. Hepsi franchise restorandır. Franchising sistemimiz dünyada kabul görmüş franchising sistemine uygundur. Bu restoranlarda satılan döneri kendimiz üretiyoruz. İkinci kanalımız kurumsal kanaldır. Şirketlerin yemekhaneleri, oteller, büyük zincirler bizim dönerimizi kullanıyor. Üçüncü kanalımız toptan kanalda İstanbul ve İstanbul dışındaki bütün şehirlerde bayilik yapılanmamız var. İşte bizim dönerimizi satıyor, başkasının tavuğunu satıyor gibi bir bayilik zincirimiz var. Dördüncü kanalımızda sadece İstanbul’da faaliyet gösteren, cadde ve sokaklara kadar ulaşan şu an 55 araçtan oluşan mono distribütörümüz var. Bereket Döner giydirmeli araçta; aracın şoförü aynı zamanda bizim işletmeci bayimiz ve sadece Bereket Döner ürünleri satıyor. Bu var olan bir modeldi ama biz bunu ciddi bir şekilde büyüttük. 25 araçtan şimdi 55 araca çıkardık. Bunda da ciddi bir hedefe sahibiz: İstanbul’da ulaşmadığımız cadde sokak kalmasın. Bunu İstanbul ve Türkiye’de hazır döner tüketilmesi amacına dönük geliştirdik. Biz sektörün her oyuncusuna ürün verme faaliyeti içerisindeyiz. Beşinci kanala gelince, bu da ihracat kanalımız. 2013 yılında faaliyetine başladı, 2014-2015’de siparişler almaya başladı. Bu yıl da daha iddialı olduğumuz, büyütmeye çalıştığımız ve en çok önem verdiğimiz kanal. Çünkü yüzde yüz yerli ürünümüzü ihraç ederek ülkemize nakit girdisi sağlıyoruz. Şu anda 7 ülkeye aktif ihracatımız var. Bu sene Suudi Arabistan’da Taif’te ilk yurtdışı restoranını açacağız. Mekke, Cidde ve Taif şehirlerinde franchisingle en az 20 restoran açılacak.

 

Orada üretim yapılacak mı?

Şu anda üretim için bir fabrika çalışmamız var. Riyad’da bir döner fabrikası kuruyoruz ortaklarımızla. Restoranımız açılmadan fabrikamız faaliyete geçecek. Orada et fiyatlarının daha ucuz olması nedeniyle belki hedef pazarımız olan Körfez, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde çok daha büyük satış hacmine ulaşacağız. Onun haricinde yine ihracatta Kuveyt’te ülke distribütörlük taslak görüşmesi şu an devam ediyor. Zannediyorum bu ay imzasını atıyor olacağız. Hedefimiz bu yıl birkaç ülkede distribütörlük anlaşmasını tamamlamış olmak. Bu imzaları atıktan sonra yurtdışında 9 ülkede distribütörlük anlaşması yapmış olacağız. Neden Ortadoğu diyoruz. Çünkü Rusya’ya ihracat yasak, Avrupa Birliği’ne ihracat yasak, diğer birçok ülkede et fiyatları çok ucuz. Yani aslında bizim zaten ihracat yapacağımız alan bu kadar.

 

İran pazarı nasıl?

Şu an İran’da çok ciddi iki tane talipli müşterimiz var ama işlenmiş et satamıyoruz. İran üretimi teşvik ediyor ama bir fabrika kurmak da kolay bir iş değil. Çünkü emek yoğun bir iş yapıyoruz. Başka bir işte makinelerinizi kurarsınız, mühendislerinizi götürürsünüz ama İran’da öyle değil. Şu an fabrikamızda 20-22 yıl tecrübeli ustalar çalıştırıyoruz. Emek yoğun ve tamamen ustanın tecrübesiyle harmanlanan bir iş. Bu, hızımızı kesiyor. Ama biz artık şu karardayız: nerede müşteri orada üretim. Ortadoğu’nun haricinde Bulgaristan’da da bir fabrika kurmak istiyoruz.

 

Peki ana hedef nedir?

Nihai hedefe gelecek olursak; özellikle benim en çok girmek istediğim pazar ABD. Et piyasasında belki bu bölgede Suudi Arabistan en büyük potansiyele sahipse,  Amerika da ülke olarak en büyük potansiyele sahiptir. Biz yerinde incelemeler yaptık: Dönercilerle olsun, diğer restorancılarla olsun orada ciddi görüşmeler yaptık. Pazar uygun; bizi bekleyen, bizle iş yapmak isteyen üreticiler, restorancılar var. Ama daha sağlam, daha organize, daha güçlü girmek istediğimiz için belki 2019’da, 2020’de belki 2023 döneminde orada çalışıyor olacağız. Şu anda ufak ülkeler hariç bize döner gönder diye teklif almadığımız bir memleket yok: Avrupa’nın bütün ülkeleri, Amerika’dan Kanada’ya, Körfez ülkelerinin tamamı, Türki Cumhuriyetlerin tamamı. Biz herkesin bildiği özel bir markayız, duruşu hiç değişmemiş bir markayız. Onun için inşallah gittiğimiz her yerde işimizi en iyi şekilde yaparak başarılı bir şekilde ilerlemeyi sürdürürüz.