RÖPORTAJ — 5 Nisan 2016 at 18:12

CEPKASK GENEL MÜDÜRÜ TAYFUN GÜLGEÇ: SEKTÖRÜ EN İYİ BİZ YÖNETİRİZ!

TAYFUN_GULGEC-4

 

Sigortalı elektronik ürünlerin yüzde 5 düzeyinde olduğunu, dolayısıyla elektronik cihaz sigorta sektörünün çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Cepkask Genel Müdürü Tayfun Gülgeç, bu pazarın en tecrübelisi olarak büyümek ve “Bu sektörü en iyi yönetebilecek Cepkask’tır.” dedirtmek istediklerini ifade etti.

 

Başta akıllı telefonlar olmak üzere elektronik cihazlar hayatımızın tüm alanına yayılmış durumda. Bu cihazlara yüksek bedeller ödüyoruz. Dolayısıyla bu cihazların başına gelebilecek zararlar da garanti dışında bir sigortayı gerekli kılmaya başladı. Elektronik cihaz sigortaları 10 yılı aşkın zamandır uygulanıyor. Yaklaşık 15 firmanın rekabet ettiği sektörde Cepkask hem öncü hem de lider konumda. 2004 yılında sunmaya başladığı hizmet paketiyle sektörün bir anlamda kurucusu olan Cepkask’ın Genel Müdürü Tayfun Gülgeç ile sektördeki rekabeti ve Cepkask’ın hedeflerini konuştuk.

 

Cepkask’ın başlangıcından bugüne gelen hikayesini kısaca anlatabilir misiniz?

Bizim 60 yıllık bir sigortacılık geçmişimiz var. 2004 yılında dedik ki: Sigortacılıkta pasta Türkiye’de büyütülemiyor. Bunun çok farklı nedenleri var. Pastanın büyümeme sebepleri bir durum tespiti yapmayı gerektiriyor. Çünkü pasta aynı dilimler değişiyor. Bu yıl A şirketi fiyatlarda indirim yapıyor, birinciliği alıyor; öbür yıl o yoruluyor, ucuz fiyat politikasından dolayı başka şirket birinciliği alıyor. Bu ortamda bir sigorta paketi geliştirdik: Bunun içine birçok hizmet koyduk ve elektronik cihaz teminatı da ekledik. Bunları bir araya getirerek bir perakende satış sistemi kurduk. Yani aslında sigortanın perakende satışı gibi bir şeydi. Biliyorsunuz sigorta bir akit olduğu için aslında KDV’li satılan bir taahhüt değildir. Ama biz onu bir paketin içine koyduk, dedik ki: Biz sigortayı hediye ediyoruz, diğer hizmetlerimiz için para alacağız. Ama paketin bütününe bakıldığında aslında mevzuata uygun bir sigorta paketidir. Bu paketi çıkardığımızda bizden önce de buna benzer birtakım paket teşebbüslerinin olduğunu ve bunların da sükut-u hayal yarattığını öğrendik. Ama biz bunları göze aldık ve girdik sektöre. Bütün teknomarketlerde, bütün GSM operatör bayilerinde, elektronik cihaz satan noktalarda Cepkask adı altında ilk cep telefonu paketimizi sunduk. Müthiş bir kabul gördü. Çok pahalı cep telefonu alanlar mutlaka Cepkask sahibi de oldular. Bu konuda çok hızlı ilerledik. Para kazanırken sektöre büyük katkıda bulunduk. Üç yılı böyle geçirdik. Üç yıldan sonra sektörden diğer elektronik cihazlar için çok talep aldık. İşte notebooklar olsun, televizyonlar olsun, fotoğraf makineleri olsun… İkinci markamız Teknokask’ı da böyle kurduk. Teknokask’la da sektöre tamamen hakim olduk. Tabii zaman içerisinde diğer rakiplerimiz ortaya çıktı. Bu piyasada 15’e yakın şirket var. Sektör lideriyiz ama bizim arkamızdan gelen önemli rakiplerimiz var.

 

Pazardaki payınız nedir?

Pazardaki payımız azalsa da sektörde lideriz. Çünkü bugün GSM operatörlerinin ve teknomarketlerin kendi sigorta hizmetleri var. Ama onların maliyetleriyle bizim maliyetlerimiz bir değil. Bizim hasara yaklaşımımızla onların yaklaşımı aynı değil.

 

Teknomarketler ve GSM operatörleri neden kendi alanları olmayan sigortacılığa girme ihtiyacı duydular sizce?

Kurallarına uydukları sürece onlar da yapabilir ama yaptıkları işi sigortacılığa uydurmadıkları anda yine müşteri memnuniyetsizliği ve sigorta sektörüne güven kaybı oluşuyor. İşte biz orada ayrılıyoruz. Çünkü biz baştan sona sigortacılık yapıyoruz ve yüzde yüz daha iyi hizmet veriyoruz. Mesela operatörler de sigorta paketi satıyorlar ama onların bu tür gelir kaygısı yok. Neden yok? Operatörün asli işi değil ki operatörler artık ses transferinden para kazanamıyorlar. Artık data öne çıktı ve parayı datadan kazanıyorlar. Operatörlerin bu işten para kazanma refleksi gösterdiklerine inanmıyorum ama teknomarketler bu işten ciddi para kazanmayı hedefliyorlar. Çünkü elektronikte kar düştü, korkunç bir rekabet var.

 

Yakın zamanda satış ağınızı genişletmeye dönük distribütörlük vermeye başladınız. Burada hedef nedir?

Biz İstanbul merkezli ulusal bir markayız. Bütün illerde bayilerimiz var, satış yapıyoruz. Ama rekabet ortamındayız. Biz Anadolu’da hatta Kuzey Kıbrıs’ta daha etkin olmak kararı aldık. Ve Kuzey Kıbrıs’ta bir distribütörlük verdik. Bunun yanında bölge müdürlüğü açtık. Ve Anadolu’da da etkin noktalarda distribütörlükler vermek istiyoruz ki Cepkask’ı daha yaygın hale getirelim ve rekabette de öne çıkalım istiyoruz. Çünkü evet bir kriz var deniyor; biz işin doğası gereği kriz ortamlarında büyüyoruz. Kriz ortamlarında kabuğa çekilmenin doğru olmadığına inanıyorum. Pazar çok büyük: Yaklaşık 10 milyon cep telefonu satılıyor. Sektörün tümünde sigortalı ürün yüzde 5 dersek, yüzde 95’lik bir pazar daha var demektir. Bu pazarın en eskisi, en tecrübelisi olarak da büyüyelim ve “Bu sektörü de en iyi yönetebilecek Cepkask’tır.” dedirtelim istiyoruz. Bu sebeple de gerek fiyat gerek hizmet kapsamıyla tüm Türkiye’deki bayilerin de daha çabuk ulaşabileceği, daha gerçek zamanlı hizmet alabileceği bölgesel satış organizasyonları oluşturalım istiyoruz.

 

Ürün ve hizmetlerinizde değişiklikler olacak mı?

Bizim 2014’den beri hizmet kapsamımız hiç değişmedi. Sigorta dışında verdiğimiz hizmetler de aynı. Elektronik cihaz sigorta teminatları zaten aynı. Piyasadaki rakiplerimizde hırsızlık,gasp, kapkaçın kapsam dışında olduğu örnekler var. Biz hizmetlerimizi değiştirmedik çünkü tüketicinin ihtiyaçlarını bu paketin karşıladığını düşünüyoruz.

 

Müşterinin sigorta ile garanti kavramları arasında sanırım bir kafa karışıklığı da var…

Evet, tüketici bunu çok iyi bilmiyor. Garanti, üretim hatalarını kapsayan bir güvence ama satış temsilcisi “Cepkask da ister misiniz?” dediği zaman müşteri de: “Bunun iki yıllık garantisi yok mu? Var. O zaman ne gerek var?” diyebiliyor. Ama sigortanın kullanım hataları ve hırsızlıkları kapsadığı konusunda hala net bir algı yok.

 

Pekiyi, 2015 değerlendirmesini ve 2016 hedeflerinizi konuşursak neler söyleyebilirsiniz?

2015 seçim yılıydı. Ancak hedeflerimizi yakaladık. Aslında seçim, savaş vb. olumsuzluklar cep telefonu, laptop ve televizyon tüketimini fazla engelleyemez, bir kere bu tespiti yapalım. Fakat morallerin düşmesi tüketicilerin satın alma kararlarını ertelemelerine yol açıyor. Erteleme yıllık veya aylık hedeflere etki ediyor. Tabii ki başka zaman telafi ediyoruz ama 2015’i bu negatif etkilerle kapattık. Ama 2016’dan umutluyuz. Cep telefonu sektörü yine 10 milyon adedin üzerinde satışla kapatır. Bunu ne etkiler? Eğer Suriye’ye asker sokarsak Türkiye’nin bütün ekonomisi bozulur. Her şey para demek değil tabii ki. İşte şehit haberleri, terör olayları, çevremizdeki coğrafyanın çok önemli sorunları var. Hepimizin çocukları var; onların geleceği için bu sorunları aşmamız gerekiyor.