RÖPORTAJ — 1 Mayıs 2016 at 13:22

KIBRIS KARGO GENEL MÜDÜRÜ İBRAHİM BAŞTUĞ: ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ ZAMANINDA TESLİM VE KALİTELİ HİZMET!

IMG_2027

 

KKTC’de tekerlek üstü yük taşımacılığında gerek kalite gerekse servis anlamındaki eksiklikleri görerek 2010 yılında Kıbrıs Kargo’nun kurulduğunu söyleyen Kıbrıs Kargo Genel Müdürü İbrahim Baştuğ, öncelikli hedeflerinin zamanında teslim ve kaliteli hizmet olduğunu vurguladı.

 

Bir ada ülkesi olarak Kuzey Kıbrıs için ulaşım ve taşımacılık çok önemli. Taşımacılık sektörü de gelişim içinde olan bir sektör. Kara taşımacılığında önemli bir ağırlığı olan Türkiye ile kıyaslanmasa da Kuzey Kıbrıs’ta da taşımacılık sektöründe olumlu gelişmeler var. Buna en güzel örnek de altı yıl önce kurulan Kıbrıs Kargo’nun başarısı. Genel Müdür İbrahim Baştuğ ile Kıbrıs Kargo’nun bu başarıyı ve hedeflerini konuştuk.

 

Kıbrıs Kargo’nun kuruluş hikayesini ve bugünkü yapısını kısaca anlatabilir misiniz?

Ana şirketimiz 1976 yılında kurulan ve turizm alanında faaliyet gösteren Akgünler Turizm’dir. Acapulco Hotel ile otelcilik kısmı doğdu. Zaman içerisinde Akgünler Turizm deniz yolu ile turist taşımaya odaklandı. 2000 yılında da startı verdik. Güzel işler yaptık. Daha sonra ithalata bağımlı KKTC’de tekerlek üstü yük taşımacılığında gerek kalite gerekse servis anlamında bir eksiklik olduğunu fark ettik. 2009 yılında yine denizcilik bünyesinde araştırma başlattık. 2010 yılında da Kıbrıs Kargo’yu kurarak hizmete başladık. Altı yılda çok yol kat ettik. Öncelikli hedefimiz zamanında teslim ve kaliteli hizmet. Kıbrıs Kargo kurulduğundan beridir bu amaca hizmet ediyor ve bundan şaşmamak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Yeni kurulan bir şirket olarak büyük avantajlarımız var. Öncelikle filomuz diğer rakiplere göre genç bir filodur. Zaman içerisinde tekerlek üstü taşımacılık konusunda tecrübemiz arttı ve piyasa ihtiyaçlarını gördük. Araç alımlarımızı ona göre düzenlemeye çalıştık. İlk olarak 11 tırla başlamıştık, tabii partnerlerimiz vardı. Ancak bu işi çok kısıtlı araç sayısıyla ve fazla partner araç kullanarak yapamayacağımız kanaatine vardık ve hemen filomuzu büyütme kararı aldık. Beş yıl içerisinde 79 tıra çıktık. Partnerlerden araç kiralama yöntemini halen kullanıyoruz. Kıbrıs Kargo partnerleriyle birlikte şu anda aşağı yukarı 110-120 tırın üzerinde bir kapasiteyle çalışıyor. Hiçbir şekilde boşluğumuz yok. Müşterilerimize en iyi şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz.

 

O zaman size sektörün lideri diyebilir miyiz?

Araç sayısı olarak değil; şu anda ikinci sıradayız ama doluluk anlamında yüzde 100 ile sektörün lideriyiz diyebilirim.

 

Peki, Türkiye’de hangi noktalarda faaliyetleriniz var?

İthalat anlamında yüzde 60’ı İstanbul, yüzde 40’ı diğer şehirlerden olmak üzere Türkiye’nin her yerinden ürün toplama kabiliyetimiz var. Partner veya acentelik anlamında bir işbirliğimiz yok. KKTC’ye ihracat yapan belli başlı kuruluşlarla gelir paylaşımı anlamında bir işbirliğimiz var.  Ama direkt olarak tüm operasyon bize bağlı. Mersin’de bir depomuz, garajımız mevcut. İstanbul’da depomuz, ofisimiz mevcut.

 

2015 Kıbrıs Kargo açısından nasıl bir yıl oldu?

Çok ilginçtir ki şöyle yorumluyorum ben bunu; tabii ki öğrenci nüfusu ciddi bir nüfustur Kıbrıs’ta. Haziran sonundan Ekim ayına kadar tekerlek üstü taşımacılığında bir düşüş olurdu. Ancak şaşırtıcı olarak 2015’te beklentilerimizin üzerinde yüzde 20-25 civarında bir artış gösterdi. 2015 yılını tam kapasiteyle tamamladık. 2016 yılına da iyi başladık. Tabii bu yıl bizim için özel bir yıl. Şöyle karar aldık; geçen yıl bünyemizde frigo araç sayısı azdı. Geçen sene piyasadaki gözlemlerimize dayanarak frigo araç sayısını arttırıp, özellikle ihracata yönelik birtakım girişimlerde bulunduk. 10 olan frigo araç sayımızı 23’e çıkardık. Bu anlamda piyasada büyük bir güç elde ettik ve 2016 ihracatında da şu anda söz sahibiyiz. Neden frigo diyorum? Ve neden 2016’yı baz aldık? Özellikle Aralık ayından Mayıs ortalarına kadar buradan enginar ve patates ihracatı oluyor ve frigo araçlar kullanılıyor bu anlamda. Bu pastadan da pay almak istedik. Şu anda da gayet ciddi bir rakam taşıyoruz.

 

Hangi sektörlere yönelik hizmet veriyorsunuz?

Oransal olarak bir rakam veremem ama özellikle gıda ve inşaat sektörüne ağırlıklı hizmet veriyoruz.

 

2016 yılı itibariyle öngörünüz ve hedefleriniz nedir?

Tekerlek üstü taşımacılığında yine yüzde 100 kapasiteyle devam edeceğiz gibi görünüyor. Şu anda araç sayısını artırma ve yeni pazar bulma anlamında bir kısıt getirdik. Şu an duraksadık bir anlamda. Neden derseniz, faaliyetlerimize bir yenisini ekliyoruz Kıbrıs Kargo olarak. Geçen hafta Onur Havayolu ile bir anlaşma imzaladık kargo taşımacılığı anlamında ve deniz, kara derken artık hava yolunu da eklemiş olduk. Planlamamız Ercan Havaalanı-İstanbul, İstanbul-Ercan Havaalanı şeklinde olacak. Yine Bora Jet ile Adana çıkışlı kargo taşımacılığı yapacağız. Tabii bizde ilk kez olacak Adana merkezli taşımacılık. Önümüzdeki haftalarda onlarla bir anlaşma yapmaya çalışacağız. Müspet olması halinde ona da başlayacağız.

 

Türkiye dışında diğer pazarlara da yönelik bir çalışmanız olacak mı?

Orada bir sıkıntımız var. Biliyorsunuz KKTC plakalı araçlar maalesef Türkiye haricinde hiçbir ülkeye giriş yapamıyor. Bu anlamda yaklaşık bir ay önce İstanbul’da iki acente ile görüşme yapıldı. Bu acentelerin vasfı ne? Birisinin Almanya’da, diğerinin Hollanda’da depo ve antrepoları var. Onlar üzerinden Avrupa’dan transit taşımacılık girişiminde bulunmayı düşünüyoruz. Türkiye’deki acentelerin biriyle anlaşma imzalayıp, bu sektörde bir adım atacağız diye düşünüyorum. Bununla ilgili de piyasa araştırması yapıyoruz.

 

Deniz taşımacılığında sadece Mersin odaklı mısınız?

Hayır. Kuruluşumuzdan 2015 yılı Ocak ayına kadar hep Taşucu merkezli çalıştık. 2008-2009 yıllarında Suriye’ye direkt seferler yaptık Magosa Limanı’ndan ve KKTC pasaportu ile girebildik. Yolcuları o şekilde taşıdık. Daha sonra gelişen politik sorunlar nedeniyle çekilmek zorunda kaldık. Yine 2012 yılından itibaren Taşucu Limanı çıkışlı olarak düzenli olarak Suriye’ye ve Lübnan’a hem yolcu hem araç taşımacılığı yapıyoruz. 2015 yılında Mersin-Girne seferini başlattık. O hatta da ciddi talep var. Yine 3 senedir ara verdiğimiz Alanya seferlerini bu sene tekrar başlatacağız.

 

Sektörünüzde teknolojik altyapı ve yetişmiş insan gücü önemli. Bu anlamda Türkiye ile kıyasladığınızda neler söyleyebilirsiniz?

Tabii ki Türkiye’deki kara taşımacılığı ile karşılaştırılamayacak kadar küçük bir sektör var Kuzey Kıbrıs’ta. Teknolojiden uzak konumdayız. Dev firmalar var Türkiye’de. Onlarla sürekli görüşmelerimiz var. Hem arkadaşlarımız var hem partner olarak çalıştığımız, araçlarını kiraladığımız büyük firmalar var. Ama onları yakalamak için daha çok yol kat etmemiz gerekiyor. Burada KKTC’nin özel konumundan kaynaklanan bir sıkıntı var. Bura da en büyük engel gümrük. Gümrükle ilgili çok büyük sorunlarımız var bizim. Türkiye kaynaklı değil kesinlikle. Tamamıyla bizim iç meselemiz. En basiti çok güzel bir gümrük otomasyon sistemi projesi var. Araçlarınızı hareket ettirebilme, çeşitli gümrüklerden mal toplayabilme, giriş-çıkış yapabilme anlamında çok hızlı işleyecek bir sistem bu. Bildiğim kadarıyla 2012 yılında Türkiye’den buraya teknik ekip, temsilciler vs. gönderildi. Burada incelemede bulunuldu. Belki altyapı da oluşturulmuştur Türkiye tarafından ama bir türlü işlerliği sağlanamadı. Türkiye’ye bağlı bir gümrük otomasyon sistemi getirilse inanın ki birçok sorunumuz ortadan kalkacak ve servisimiz bir o kadar daha hızlı olacak.

 

Bugün nasıl bir kadroya sahipsiniz?

Hiçbirimiz akademik anlamda lojistik altyapısına sahip değiliz. Akademik altyapıya sahip arkadaşlarla çalıştık burada. Gerek özel sebeplerle gerekse verimsizlik yüzünden maalesef yürütemedik. Ancak kadromuz mükemmel denecek kadar iyi. Herkes işine sahip çıkıyor. Hem zaman açısından büyük fedakarlıklar yapıyor. Çünkü işimiz sürekli takip işi. Herkesin telefonu var ve o telefon evde bile rahat durmuyor. Çok memnunum çalışan personelden. Gerek operasyon gerek teknik gerek muhasebe anlamında gayet iyi bir seviyedeler.

 

Lojistik sektörü devlet nezdinde sahipleniliyor mu?

Kurulmuş bir birliğimiz var: Kıbrıs Türk Beynelmilel Nakliyeciler Birliği. Ama gerek yasaların yetki vermemesinden gerekse kendi içimizdeki rekabetten dolayı bir türlü o birliği etkili bir şekilde işletemez durumdayız. Özellikle yük taşımacılığında kendi gemilerimizi kullandığımız halde maalesef denizcilik hep ikici planda. Gelen, giden tüm hükümetler tarafından hep ikinci planda bırakıldı. Öncelikli destekler havayoluna oldu. Halbuki burası bir ada ve ithalata dayalı bir ülke. Sadece konteynırla da olmuyor bu. Geriye tekerlek üstü yük taşımacılığı kalıyor. Bu anlamda denizciliğe sahip çıkılması havada verilen desteklerin ve toleransların denizciliğe de yansıtılması gerektiğini düşünüyorum. Çok girişimlerimiz oldu çeşitli hükümetler nezdinde. Ancak denizcilik hala ikinci plandadır.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz nedir?

Müşterililerimizin beklentisi doğru, kaliteli bir şekilde servis almak ve zamanında teslimattır. Bizim sloganımız ve kuruluş amacımız da bu. İnşallah bunu aksatmadan bütün müşterilerimizi memnun ederek hizmetlerimize devam eder, o şekilde büyürüz.