RÖPORTAJ — 1 Mayıs 2016 at 13:12

NOYANLAR GROUP DİREKTÖRÜ GÖKHAN NOYAN: BAŞARIYI DÜRÜSTLÜKLE KAZANDIK!

IMG_2021

 

Dürüstlüğün gerek özel hayatta gerekse devlette önemine vurgu yapan Noyanlar Group Direktörü Gökhan Noyan, Noyanlar Group’un başarılı olup bugünlere gelmesinde dürüstlüğün çok önemli olduğunu dile getirdi.

 

Noyanlar Group arkasında 45 yıllık bir tecrübeye sahip bir inşaat şirketi. 1973 yılından bugüne kadar 100’ün üzerinde apartman projesine, 1.500’ün üzerinde mimari ve mühendislik projesine, 17 büyük site projesine imza atan Noyanlar Group Direktörü Gökhan Noyan ile firmanın gelişimini ve hedeflerini konuştuk

 

Noyanlar Group’un genel faaliyetleri ve gelişim sürecinden söze başlayacak olursak neler söyleyebilirsiniz?

Şimdiki adı Mimar Sinan Üniversitesi olan İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nden 1971 yılında mimar olarak mezun oldum. Kardeşim Mustafa Noyan İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 1986 yılında inşaat mühendisi olarak mezun oldu. Türkiye’de bir yıl çalıştıktan sonra Ada’ya döndüm ve 1974’e kadar bir İngiliz şirketinde çalıştım. 1974’teki savaştan sonra nüfus mübadelesi yapılması nedeniyle birçok konut boş kalmış, dolayısıyla fazla yeni konut ihtiyacı olmamıştı. Bundan dolayı kamuda çalışmaya başladım. Yaklaşık 8 yıllık memuriyetten sonra inşaat sektörü biraz hareketlenmeye başlayınca serbest mimar olarak çalışmaya başladım. 1980’lerin sonunda kardeşim İngiltere’den döndü ve mimar-mühendis olarak müşterek şirket kurduk. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin kurulup dışarıdan öğrenci kabul etmeye başlamasıyla konut talebi arttı. Biz de bu hareketlilikten payımızı aldık. 1990’lı yıllarda az sermaye ile ve düşük taleple durgun yıllar yaşadık. Annan Planı’nın 2004’te referanduma götürülmesi ve sonrasında Avrupalılardan gelene talep artışı ile inşaat sektörü çok hızlandı. Ancak o süreçte yaşanan olumsuzluklar ve sektörde yapılan yanlışlar talebin azalmasına yol açtı. Yabancılar yavaş yavaş konutlarını satıp geri dönmeye başladılar. Arkasından Rumların mülkiyetle ilgili davaları olumsuzlukları arttırdı. Ardından ABD’de mortgage kriziyle başlayan küresel krizle bugüne kadar geldik. Yerli halkın konut ihtiyacının büyük ölçüde giderilmesiyle iç talep de daraldı. Böyle olunca biz de yurtdışına açılmaya başladık. İngiltere’den müşterimiz oldu o sıralar. Almanya’ya pek giremedik. Birkaç Alman ve İtalyan müşterim oldu. Türkiye’den maalesef çok az oldu. Yine İran ve Arap ülkelerinde çok az oranda işlerimiz oldu. Bunun üzerine başka ülkeleri sondajlamaya başladık. Son 5-6 senedir Rusya ile ilişkilerimiz çok iyi durumda. Rusya, Ukrayna, Belarus ve İskandinav ülkeleri ile ilişkiler iyi oldu.

 

Bugün konut sektörü Kuzey Kıbrıs’ta ne durumda?

Ortadoğu’daki sıkıntılar ve son olarak Suriye ile ilgili Türkiye-Rusya gerginleşmesi Türkiye’yi hangi oranda etkilediyse bizi de o oranda etkiledi. Tabii gerek turistik amaçla gerek konut yatırımı için hala Rusya’dan gelenler var. Ama eskiye nazaran çok büyük oranda düşmüş durumda. Rus pazarı 4-5 yıl öncesine kadar bizim lansmanlarımızın yüzde 70’ini doldururdu. Son dönemde İran pazarı fena değil. Ama o ülkelerde emlak bürolarına komisyon veriyoruz. Başka çaremiz yok, yoksa çalışamıyoruz.

 

Kuzey Kıbrıs’ta yabancıya konut satışı hakkında da bilgi verir misiniz?

Kuzey Kıbrıs’ın tanınmamışlık olayı dolayısıyla mütekabiliyet bizde söz konusu değil. Bu olamayınca çok büyük tartışma oluyor, Türkiye’de de oluyor. Çok değişik fikirler var bu konuda. Buraya gelip iş yapmak için, yatırım yapmak için firmalar belli oranda arazi satın alabiliyor. Tabii bunun belli sınırları var. Benim bildiğim kadarıyla kişisel olarak bir konut veya bir arsa almışsa onun üzerine bir konut yapabilir. Veya bir arazi alabilir yine onun üzerine bir konut yapma hakkı var yabancının. Ama şirket kurarlarsa şirket buraya kayıtlı olduğu için bu ülkenin malıdır. Bunu yapabiliyorsunuz. Bugün İngiltere’de yabancılarla ilgili bir sınır olmadığını düşünüyorum. Egemenlik sonuçta İngiltere’nindir. Bu Türkiye’de de olmalı, bizde de olmalı.

 

Noyanlar olarak, şu an nasıl bir finansman modeliniz var?

İnşaat bitip teslim ettiğimizde en az yarısının ödenmiş olmasını bekliyoruz. Müşteri geriye kalanını 2 yıl içerisinde ödesin diye tercih ediyoruz. Artık 10 yıllık vadeler şu anda yok. Son dönemde İş Bankası ve TEB ile çok iyi ilişkiler içerisindeyiz. Tabii bu imkanları diğer bankalardan sağlayanlar da var. Banka tapuya ipotek şerhi koyduktan sonra krediyi veriyor. Bu bizim için çok önemli bir şey.

 

Peki, metrekare birim fiyatı şu anda Noyanlar’da nedir?

Bu çok değişkendir. Lokasyona göre değişebiliyor. Metrekare satış fiyatlarımız aşağı yukarı 500 sterlin ve daha yukarı çıkabiliyor. Bir de arsaların maliyetlerine göre de değişebiliyor. Bazı arsalar çok daha pahalı. Haliyle arsa maliyeti satış maliyetine yansıyor. Bina maliyeti ise değişmez.

 

Tasarımları siz mi çiziyorsunuz?

Yanımızda çalışan 5-6 mimar var. Oğlum da mimar olarak firmamızda çalışıyor. 5-6 da inşaat memuru var. Tasarımları ben yapmaya çalışıyorum. Ama hep benim dediğim olacak diye bir anlayışım yok. Bu yanlış bir şey çünkü mimarlık sanattır esasen ama aynı zamanda ekonomiyle birleşiyor. Bugün resim sanatının, heykel sanatının ekonomiyle bir ilişkisi yoktur. Ama mimarlıkta bir sanat yapacaksınız, bir estetik görünüşü olacak ama hayatla da bütünleşmiş bir eser olacak. Bunun bir de ekonomi boyutu var. Kaça yapacaksınız? Bu da çok önemli. Yani biz sanatla ticaret arasındaki dengeyi sağlamaya çalışıyoruz. Sanatı çok ağır tutarsanız maliyet çok artabilir. Orada dengeyi tutabilmek çok zordur.

 

Yetişmiş insan gücü açısından sektörün durumu nedir?

O konuda biraz zayıfız. Şimdi ofis personeli olarak bir sıkıntımız yok. Üniversitelerimizde her branşta insan yetişebiliyor. Başka bölümleri bilemem ama mimarlık, mühendislik sahasında ben memnun değilim üniversitelerdeki eğitimlerden. Bizim zamanımızdaki Güzel Sanatlar Akademisi Türkiye’nin en üst düzeyde eğitim veren kurumlardan birisiydi. Halen de öyle. Tabii o eğitimi aldıktan sonra çalıştım da. Okul 5 yıldı, ben 7 yılda bitirdim ama 7 yıl da çalıştım. Ben her zaman söylüyorum uygulayamayacağımız bir teknolojiyi veya projeyi çizmek istemiyorum. Tamam, ben de çok fantastik şeyler çizebilirim ama uygulamaya geçiremem. Onun için mimar dediğiniz zaman uygulanabilecek şeyleri yapması lazım.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz…

Tabii Türkiye anavatanımız. Hem de destekçimiz. Türkiye’nin kendi kendine yeterli bir hale gelebilmesi her konuda çok önemli bir olay. Benim kişisel olarak tek arzum budur. Tabii ki biz de Kıbrıslıyız, Kıbrıslı Türk’üz. Bizim de bir ülkemiz var. Bu ülkenin de kendi ayakları üzerinde durabilmesi Türkiye’nin destekleriyle oluyor. Bugüne kadar böyle oldu. Türkiye’yi yıpratmadığı sürece bu desteğin süreceğini tahmin ediyorum. Dolayısıyla benim temennim hem Türkiye’nin hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kendi ayakları üzerinde durabilmesidir. Hem devlet olarak hem de bireysel olarak ne kadar dürüst olabilirsek ülkemizin ivme alarak yukarı çıkması kolaylaşacaktır. Bizim de bugünlere gelmemizde çok dürüst hareket etmemiz en önemli etkendir. Böyle olmak zorundayız. Çünkü bu güveni sağlarsak başarı sağlayabiliriz.