RÖPORTAJ — 1 Mayıs 2016 at 13:17

RIVERSIDE GARDEN RESORT HOTEL DİREKTÖRÜ İNANÇ ÖZBİRİM: RIVERSIDE GARDEN RESORT HOTEL’DE TATİL FIRSATINI KAÇIRMAYIN!

DSC_1113

 

Kuzey Kıbrıs’ın güzelliklerinin muhakkak görülmesi gerektiğini söyleyen Riverside Garden Resort Hotel Direktörü İnanç Özbirim, bu güzellikler yanında Riverside Garden Resort Hotel’in kalitesi ve fiyat avantajlarıyla bu sene kaçırılmaması gereken bir tatil fırsatı sunduğunu dile getirdi.

 

Riverside Garden Resort Hotel, Girne’nin Alsancak bölgesinde limon bahçeleri ve bağlarla çevrili, Girne’nin en güzel sahillerine yakın konumda bir tesis. 150 otel odası ve 36 villasıyla 650 kişiye hizmet verebilen tesis 1990 yılından bu yana misafir ağırlıyor. Bir aile işletmesi olarak kurulan Riverside Garden Resort Hotel’in Direktörü İnanç Özbirim ile hedeflerini ve Kuzey Kıbrıs’ta turizmin sorunlarını konuştuk.

 

Otelinizi kuruluşundan ve bugünkü yapısından bahseder misiniz?

Otelimizi 1990 yılında aile şirketi olarak kurmuştuk. Tatil köyü konseptinde10 villa ile hizmete başlamıştık. Tesisimize gelen misafirlerimizin memnuniyetinden dolayı gelen misafirlerimiz tekrar tekrar gelmeye başladı. Ağızdan ağıza reklamla büyümeye başladık o dönemde. 2005’e kadar villa olarak devam ettik. Misafirlerimizin isteklerini görerek ilaveler yaptık. Şu anda 3 tane havuzumuz var. Bunlardan bir tanesi dinlenme havuzu, ayrıca yarı olimpik havuzumuz ve eğlenceyi seven misafirlerimiz için aqua parkımız var. Hepsi bütün yaş gruplarına hitap edebilecek şekilde yapıldı. Bunların yanı sıra saunamız ve masaj hizmetimiz var. Bunlara ilaveten çocuk parkımız, tenis kortumuz, basketbol, voleybol sahalarımız, çamaşırhane servisimiz ve araba kiralama servisimiz var. İki adet restoranımız var. Ranch Bar, saat 18:00 ile 02:00 arasında açık olan eğlencen mekanımız. Genelde yiyecek içecek servisini ana restoranımızda açık büfe olarak veriyoruz. Ayrıca alakart restoranımız var. Misafirlerimize oda kahvaltı, yarım pansiyon ve her şey dahil konseptinde hizmet sunuyoruz.

 

Bu zorluk yaratmıyor mu sizde?

Açıkçası bizim ilk çalışmalarımızda sadece oda kahvaltı ve yarım pansiyondu. Bizim tercihimiz bu yöndeydi ama son 4 yılda teşviklerin artmasıyla 16 farklı ülkeyle çalışıyoruz. Yeni kazandığımız ülkelerin talepleri o yönde olduğu için her şey dahil konseptine girmek durumunda kaldık. Tabii ki sistem ona göre ayarlandı. Bilgisayar sistemlerimiz o yönde tasarlanmış durumda. Misafirlerimiz bütçesine göre arzu ettiği şekilde konaklayabiliyorlar burada. Şimdi mesela Türkiye’den gruplar geliyor, onlar diyorlar ki: Biz kültür turizmine geliyoruz. Sabah kahvaltıdan sonra Kuzey Kıbrıs’ı tanımak istiyoruz, tarihi yerleri gezip Kuzey Kıbrıs’ı yaşamamız gerekiyor diyorlar. Yurtdışından gelenler bütçemizi bilmek istiyoruz diyorlar. Türkiye’den gelenlerin birçoğu da her şey dahil sisteminden yararlanmak istiyor. Özellikle aile grupları o şekilde hareket ediyorlar. Yani şu anda misafirlerimizin bütçelerine göre her imkan sunuluyor.

 

Mutfağı da konuşalım isterseniz…

Ana restoranımız dediğim gibi açık büfe olarak hizmet veriyor. Orada Uluslararası mutfaktan da, Kuzey Kıbrıs mutfağından da, Türkiye mutfağından da yemekler var. Karışık bir şekilde yapıyoruz. Çünkü 16 farklı ülke ile çalışıyoruz. Herkesin ağız tadı da farklı biliyorsunuz. Bir orta yol bulmaya çalışıyoruz.

 

Bu uzun yıllardır hep bu şekilde mi gidiyor?

Son 4 yıldır bu şekilde. Anavatanımız Türkiye’nin bize sağlamış olduğu bir teşvik sistemi var. Bu Kuzey Kıbrıs için güzel bir gelişme oldu. Ambargolara rağmen biz de Anavatanımızın desteğiyle ona daha fazla yük olmamaya çalışıyoruz. Bunu çok iyi yapıyoruz. Gelen misafirleri memnun ediyoruz, Kıbrıs’ı güzel bir şekilde tanıtıyoruz. Bir kere gelen turist tekrar geliyor. Buradaki acenteler her sene büyüyor. Bunlar güzel gelişmeler. Geçen sene çok memnunduk. Bu sene ne yazık ki Türkiye’mizde hepimizin çok üzüldüğü olayların olması turizmi çok kötü etkiledi. Türkiye kadar olmasa bile bizleri de etkiledi.

 

Kıbrıs’ta farklı bir olumsuzluk oldu mu, yoksa sadece Türkiye’nin yansıması mı?

Aslına bakarsanız Kuzey Kıbrıs dünyanın en huzurlu, en güvenli ülkesidir. Ben her yıl birçok ülkeyi geziyorum, Avrupa’daki suç oranıyla kıyas kabul etmez. Kadın olarak gece dışarı çıktığınızda bir tedirginliğiniz var. Kuzey Kıbrıs’ta bunların hiçbirisi yok. Suç oranı yok denecek kadar az. Zaten geçen aylarda İngiltere’de istatistik yayınlandı;  Kıbrıs, dünyanın en güvenli ülkesi olarak 5. sırada yer alıyor.

 

Gerek Kuzey Kıbrıs’taki gerekse Türkiye’de medya yeterli desteği veriyor mu sizlere?

Aslında yeterli değil bu destek. Onların vereceği destekle çok güzel şeyler olabilir. En önemli avantajımız güzel iklimimiz. Özellikle Kuzey Avrupa’dan çok turist çekebiliriz. Ancak Türkiye’deki güvenlik sorunları nedeniyle yeterince çekemiyoruz. Kuzey Kıbrıs’ın ne kadar güvenli bir yer olduğunu medya desteği ile anlatabilirsek bunu çok rahat başarabiliriz. Şu anda Türkiye’deki olaylardan dolayı birçok misafirimiz Mısır’a ve Yunanistan’a gidiyor.

 

Oradaki tesislerle Kuzey Kıbrıs’taki tesisleri, hizmetleri kıyasladığınızda nasıl bir tablo var?

Benim fikrim değil de İngiltere’den gelen tur operatörlerine göre, fiyatlara bakarsak bizden 4 kat pahalılar. Hizmet kalitesine baktığınız zaman buradaki hizmet kalitesinin altındalar. Ama onlara gelen turist sayısı ile bize gelen turist sayısı aynı değil. O tur operatörlerinin buraya getirilmesi ve direkt uçuşların sağlanması en önemli iki unsur. Direkt uçuşları sağlarsak gerisi gelecek aslında. Eskiden sezonumuz haziranda başlardı ekimde biterdi. Şimdi bu teşviklerin artmasıyla sezon Nisan-Ekim olarak değişti ilk etapta. Daha sonra bu Ocak sonundan Ekim’in ortasına kadar uzadı. Yani neredeyse 11 ay olarak doluluklara ulaştık.

 

Hitap ettiğiniz kitle 12 ay boyunca nasıl bir seyir izliyor?

Dönemsel olarak değişiyor. Şimdi kış ve bahar dönemlerinde genelde orta yaşlı kesim geliyor buraya. Ama Mayıs sonundan başlayarak mesela Çek Cumhuriyeti’nden, Slovakya’dan, Polonya’dan daha çok gençler geliyor. Mayıs sonu itibariyle yaş grubu 20 ile 45 arasına düşebiliyor. Nisan, Mayıs, Eylül, Ekim ve kış dönemlerinde 50 yaş ve üzeri ziyaretçileri görebiliyorsunuz.

 

Hizmetlerinizde 2016’da ne gibi değişimler göreceğiz?

Riverside Garden Resort her sene kalitesini arttıran bir otel. Normalde 4 yıldızlı tatil köyü diye geçiyoruz ama otel odalarımız Kuzey Kıbrıs geneline baktığımızda 5 yıldızdan daha kaliteli. Bir de otel odalarımızı misafirler için geniş tuttuk. Yine duşları daha konforlu, daha kaliteli ve daha zevk alabilecekleri kalitede yaptık. Aslında sunduğumuz kaliteye göre vermiş olduğumuz fiyatlar herkes için ciddi bir fırsat. Bu fiyatla böyle kalitede Avrupa’da hiç kalamazsınız. Kuzey Kıbrıs genelinde diğer otellerin fiyatlarına göre çok daha iyi. Misafirlerimiz sunduğumuz kültür turlarına katılıyorlar. Bunun yanı sıra buraya yakın birçok casino oteli var. Birçok misafirimiz casino otelleriyle yaptığımız anlaşma kapsamında servisle alınıp casinoya götürülüyor ve sonrasında otele geri getiriliyor. Böyle bir imkan da bizi tercih etmelerinde bir etken oluyor.

 

Peki, çalışanlarınız olarak yerli-yabancı diye ayırdığımızda nasıl bir oran var burada?

Ne yazık ki yerli halkımız turizmde çalışmayı çok tercih etmiyor. İlk sebeplerinden bir tanesi yılın 12 ayı tesisleri çalıştıramamak. Bunu yapamayan birçok otelimiz var. Önceki yıllarda insan kaynakları açısından Türkiye’den yararlanabiliyorduk. Ama asgari ücretin artması bu durumu değiştirdi. Çalışma izni çıkartılması ve sigortalamanın bir külfeti var. Bir de çalışanlarımızı burada konaklatıyorsunuz. Bunların hepsi bir maliyet. Ancak bu yıl Türk turizminde yaşanan sıkıntılar nedeniyle belli turizm bölgelerinden gelen çalışanlarımız var.

 

Son sözü size bırakayım, hem Kıbrıs’a hem Türkiye’ye mesajınız ne olur?

Kuzey Kıbrıs’ın güzelliklerini muhakkak görmeleri lazım. Kuzey Kıbrıs’ın en belirgin özelliği havası.. Muhteşem bir havamız var. Güneşi, plajları ve hizmetleriyle, özellikle Riverside Garden Resort’un, kalitesiyle, fiyat avantajlarıyla bu sene Kuzey Kıbrıs’ta tatil fırsatını kaçırmasınlar diyorum.