RÖPORTAJ — 1 Haziran 2016 at 13:47

FİBABANKA GENEL MÜDÜRÜ BEKİR DİLDAR: FİBABANKA SAĞLIKLI BÜYÜYECEK!

Bekir Dildar

 

Fibabanka’nın kuruluşundan bu yana orta ölçekli bir banka olma hedefi bulunduğunu söyleyen Fibabanka Genel Müdürü Bekir Dildar, bu hedefe sağlıklı büyüyerek ulaşmak istediklerini vurguladı.

 

Kurulduğu 2010 yılı sonundan bugüne kadar hızlı bir büyüme gösteren Fibabanka, Hüsnü Özyeğin’in vizyonu ile büyümesini sürdürüyor. Bugün 14 milyar TL’ye yakın bir aktif büyüklüğe ulaşan Fibabanka’nın hedeflerini Genel Müdür Bekir Dildar ile konuştuk.

 

Fibabanka’nın 2016’nın ilk çeyreğinde geldiği noktayı kısaca anlatabilir misiniz?

Fibabanka olarak 31 Mart 2016 itibariyle aktif büyüklüğümüz 12.1 milyar TL’yi buldu. Toplam kredi büyüklüğümüz de 9 milyar TL’yi geçti. Aktif büyüklüğümüzü 5,5 yılda 13 kat kadar arttırmış olduk. İlk çeyreği 68 şube ve 1.363 personelle kapattık. Sermaye yeterlilik rasyomuz yüzde 13.74 olarak gerçekleşti.

 

2016 yılındaki hedefleriniz nasıl şekillendi?

Mayıs ayı itibariyle yaklaşık 14 milyar TL aktif büyüklüğümüz var. Yeni ortaklarımızla birlikte olası sermaye artışları ve iyi karlarla 14 milyarı daha da büyütebiliriz. Dört sene önce söylediğim gibi orta ölçekli banka olma hedefimiz var. Bugünkü rakamlarla 20 milyar TL büyüklüğü geçmek istiyoruz. Bu hedefe 2015’te ulaşmayı düşünüyorduk ama konjonktür istediğimiz gibi şekillenmedi. Karlılıklar azalınca hedefimizi ötelemek durumunda kaldık. Ama bu sene bu hedefimize yaklaşabiliriz diye düşünüyoruz.

 

Hedef ilk 15’ti değil mi?

Evet. Ancak şu an 21. sıradayız aktif büyüklükte. Asıl hedefimiz orta ölçekli ve sağlıklı karlılıkla büyüyen bir banka olmak. Dolayısıyla o hedefi yakalamak çok zor değil.

 

Fibabanka, bugün tam bankacılık hizmeti veren bir banka değil mi?

Tabii, başta mevduat toplama, kredi verme, internet bankacılığı olmak üzere tüm hizmetleri sunuyoruz. Meslektaşlarımız, şube kapatıp dijital bankacılığa geçen banka sayısı artarken şube açmamıza şaşırıyor. Şube sayımız yeni açacağımız şubeyle 69’dan 70’e çıkıyor. Ancak 75’e ulaşmamız lazım. Türkiye çapında 18 ildeyiz, bu sayıyı da arttırmak istiyoruz. Öte yandan inovasyona ve dijital bankacılığa yatırımımız devam ediyor. Biz internet üzerinden, Instagram’dan kredi başvurusu alıyoruz. Başta gençler olmak üzere çoğu müşterimiz internet bankacılığını tercih ediyor. Dijital bankacılık önemli ancak bugün anketlere baktığımızda KOBİ’lerimiz halen banka şubesine gitmek, şube çalışanları ve yöneticileriyle görüşmek istiyor. Özellikle emekliler otomatik ödeme hizmeti varken bankaya gitmek istiyor. Bu profilde fiziki şubelerimiz çok rahat. İnternet şubemiz de hızlı ve rahat hizmet veriyor.

 

Fibabanka, geçmişi itibariyle bankacılık kökenli bir grup bünyesinde yer alıyor…

Kurucumuz Hüsnü Özyeğin bankacılığın duayenlerindendir. Finansbank’ı sıfırdan kurmuş. Fibabanka’yı da neredeyse sıfırdan kurduk. 18 şubesi olan, zarar eden, bilançosu çok küçük bir bankaydı. Hem sektöre hem ülkeye önemli bir değer katmış olduk 5 senede.

 

Fibabanka ile ilgili butik bir banka izlenimi vardı ilk kurulduğunda…

Evet, başlangıçta öyleydi. İlk başta kurumsal, büyük ticari müşterilerle çalıştık. Daha sonra bireysel bankacılıktan KOBİ bankacılığına, hatta tarım bankacılığına kadar yelpaze genişledi. Bu tabii bankamızın sermaye ve insan gücüyle başarıldı. Biz aldığımızda bankada 300 çalışan vardı, şimdi 1.400 çalışanımız var. İnsan gücümüz 3.5-4 katı arttı. Bilanço 12-13 misli arttı. Şube sayısı 3 misli arttı.

 

Yönetici pozisyonu olarak sektörde insan kaynağı sıkıntısı var mı?

Hayır, insan kaynağı sektörde çok kaliteli. Türkiye’de de insan kaynağı çok. Biz şimdi gazetelere insan kaynağı ilanı vermiyoruz. İnternette ilan veriyoruz, binlerce kişi başvuruyor. Onların içinden de 50-100 kişi alıyoruz her sene. Ağırlığı gençlere veriyoruz. Gençlere inanan bir grubuz, gençlerden çok memnunuz.

 

Banka kültürü açısından bir değişim oldu mu?

Fiba kültürü ile Millenium Bank kültürünü birleştirmeye çalıştık. Bu tabii ki kolay olmuyor. Yönetici olarak buna çok dikkat ederim. Burada birçok bankanın kültürünün etkisi var ama ağırlıklı olarak Fiba kültürü etkilidir. Ben ve yardımcılarımın çoğunluğu da Fiba kültüründen geliyoruz. Fiba kültürü de hep esnek ve ulaşılabilir olmayı gerektiriyor.

 

Büyümede hep yüksek hedefler koydunuz bugüne kadar…

Geçen sene yüzde 40 büyüdük. Bu sene için 25 hedefledik, 35-40’lara da çıkabilir. Bu da karlılığa ve sermayeye bağlı. Organik büyümeye devam ediyoruz. 23 Ekim 2015 tarihinde imzalamış olduğumuz sermaye iştirak sözleşmesiyle IFC (Uluslararası Finans Kurumu) ve EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) yüzde 9.95’er payla ortağımız oldular.

 

Yeri gelmişken bu ortaklığın katkılarını biraz daha geniş konuşalım…

Sadece sermaye katkıları değil başka katkıları da oldu. IFC’nin Ortadoğu’daki en büyük ofisi İstanbul’da. Bunun yarattığı sinerjinin nakit akışımıza katkısı oluyor. Yine EBRD’nin Avrupa’dan fon bulma katkısı çok büyük oluyor bize. Daha çok yeni olmakla birlikte bu stratejik ortaklıktan memnunuz.

 

Küresel bir banka olma hedefiniz var mı?

O konjonktüre göre değişiyor. Bugün de Türkiye konjonktürüne bakıyorsunuz; bazı bankalar şube kapatıyor. Dünya bankası olmak çok iddialı bir hedef. Dünyanın devleri var; Türk bankalarını satın alıyorlar. Sermaye global, bunun önüne geçemezsiniz. İnsan kaynağı önemli ama sermaye olmazsa güçlü bir banka olamazsınız.

 

KOBİ’lerin yeri nedir Fibabanka’da?

Bizim 180 bin civarında müşterimiz var. Bunların 85 bini aktif. Bunlar ağırlıklı olarak bireysel müşteriler. Ticari olarak 25 bin civarında müşterimiz var, 20 bini KOBİ’dir. Daha önce görev yaptığım bankada KOBİ bankacılığından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olduğum için KOBİ’lere daha çok önem veriyorum. Çünkü istihdam sağlamada KOBİ’ler yüzde 90 ağırlıkta; lokomotif onlar. KOBİ’ler iyi yönetilirse marka da olabilir, iyi ihracat da yapabilir, 10’larca 100’lerce çalışanı da istihdam edebilir. Bunun için tabii ki iyi bir finans yönetimi şart.

 

Bir bankacı gözüyle Türkiye ekonomisinin bugününü ve orta vadedeki görünümünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Devlet altyapıya inanılmaz yatırım yapıyor. İstanbul bunun en büyük örneği. Bu da inşaat sektörünü sürüklüyor. İnşaat sektörü durmaz, duramaz. Tabii ki büyümede daha önemlisi ihracattır. Bunu yapan ülkeleri gördük. Örneğin Güney Kore, elektronik ve otomotiv ihracatında müthiş işler başarmıştır. Bizde de o potansiyel var. Devlet bunu teşviklerle hızlandırmaya çalışıyor. Ama kolay bir iş değil.

 

Bankacılık bunun neresinde?

Bence Türkiye’nin en sağlam ve en iyi sektörü bankacılıktır. Bu kalitede insan topluluğunu başka hangi sektörde görebilirsiniz? Üniversite mezunu, yabancı lisan konuşan çok kaliteli bir insan gücü var bankacılık sektöründe.

 

Fibabanka, bugün sanayicinin, üretenin ne kadar yanında? Hedefi nedir bu konuda?

Toplam kredi büyüklüğümüz 9 milyar TL’yi geçti. Bunun yüzde 94’ünü KOBİ kredileri ve ticari krediler portföyü oluşturuyor. Hem sanayiye hem de tarıma verdiğimiz kredileri arttırmaya çalışıyoruz. Bu da şube ve müşteri adedini artırmakla oluyor. Sadece dijital bankacılığa bel bağlamak doğru değil. Genç müşteri kitlemiz bireyselde iyi ama KOBİ’ler, çiftçiler bankayı yanında görmek istiyor, özellikle kötü zamanında o şube müdürünü yanında görmek istiyor. Biz mesela bunu turizmde yaptık. Hangi müşteri bize müracaat ettiyse hepsine yardımcı olmaya çalıştık.

 

Kredi kartında bir iddianız var mı?

Ticari kartta var. Ticari kart sayımız şu an yaklaşık 15 bin oldu. Şirketlerim maaş hesapları var, bir de okullarda veli hesaplarını almaya başladık. Şu an kredi kartı sayımız toplamda 30 bine ulaştı, bu sene sonunda 50 bine ulaşabiliriz.

 

Son söz olarak neler söyleyebilirsiniz?

Bizim Fibabanka olarak tek planımız var: Organik ve sağlıklı büyümek. Bunu yaparken de hızlı ve esnek olup müşteriye bir değer yaratmak istiyoruz.