RÖPORTAJ — 4 Kasım 2016 at 17:45

EKONOMİ BAKANI NİHAT ZEYBEKCİ: YATIRIM TEŞVİKLERİNDE YENİ DÖNEM!

res2

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yatırım teşvik sisteminde yapılan düzenlemeyle yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilecek kazançlara uygulanacak oranının tüm bölgelerde yüzde 80’e çıkartıldığını söyledi.

 

Nihat Zeybekci, mevcut yatırım teşvik sisteminin etkinliğinin artırılması yönünde önemli düzenlemeler gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yapılan yeni düzenlemeyle yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilecek kazançlara uygulanacak oranını tüm bölgelerde yüzde 80’e çıkardıklarını vurgulayan Bakan Zeybekci, bu kapsamda yatırımcıların vergi indirimi desteğinden daha kısa sürede yararlanabilmesini sağlanacağını ve desteğin etkinliğinin artırılacağını kaydetti.

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, söz konusu düzenlemeyle 31 Aralık’a kadar başlanılacak yatırımlar için halihazırda geçerli olan avantajlı vergi indirimi oranları ile sigorta primi işveren hissesi desteği sürelerinin kalıcı olarak uygulanmasını sağlayacaklarını belirterek, “Orta-yüksek teknolojili sanayi sınıfında yer alan motorlu kara taşıtları, makine ve kimyasal madde imalatı gibi daha çok gelişmiş bölgelerde yoğunlaşan, teknolojisi görece daha yüksek olan seçilmiş ürünlerin üretimine yönelik yatırımları 1, 2 ve 3’üncü bölgelerde yer alsalar dahi 4’üncü bölge destek oran ve sürelerinden yararlandıracağız” ifadelerini kullandı.

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin verdiği bilgilere göre, yapılan düzenlemeyle yatırım teşviklerine getirilen yenilikler şöyle:

– Vergi indirimi desteğinin etkinliğinin artırılmasına ilişkin önemli bir düzenleme uygulamaya konulacak. Mevcut uygulamada, yeni yatırımlardan kazanç elde edilmesinin zaman alması nedeniyle, işletme döneminde kullanılan vergi indirimi hakkı uzun yıllar içerisinde tüketilebiliyor ve bu nedenle desteğin reel tutarı azalabiliyor. Yeni düzenlemeyle yatırıma katkı tutarının yatırım döneminde diğer faaliyetlerden elde edilecek kazançlara uygulanacak oranı tüm bölgelerde yüzde 80’e çıkartılacak. Böylece yatırımcıların vergi indirimi desteğinden daha kısa sürede yararlanabilmesi ve desteğin etkinliği artırılacak. Ayrıca, yatırımcılar, yatırım döneminde elde ettikleri bu finansman imkanını, belgeye konu yatırımlarına kanalize ederek yatırımlarını beklenenden daha önce faaliyete geçirebilecek.

– Yatırımcıların vergi indirimi ve sigorta primi işveren hissesi desteği açısından yararlandıkları yüksek destek oran ve süreler 31 Aralık 2016 tarihinden sonra başlanılacak yatırımlar için düşecekti. Örneğin, vergi indiriminde yatırıma katkı oranları bölgeler itibarıyla 5 ila 15 puan arasında düşecek, Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği süreleri ise 1. ve 2. bölgede kalkacak, diğer bölgelerde de 1 ila 3 yıl arasında azalacaktı. Yapılan düzenlemeyle 31 Aralık 2016 tarihine kadar başlanılacak yatırımlar için halihazırda geçerli olan avantajlı vergi indirimi oranları ile sigorta primi işveren hissesi desteği sürelerinin kalıcı olarak uygulanması sağlanacak.

– Daha önce OECD teknoloji yoğunluk tanıma göre “yüksek teknolojili” sanayi sınıfında yer alan ürünlerinin üretimine yönelik yatırımları öncelikli yatırımlar kapsamına alarak 5. Bölge desteklerinden yararlandırılmaları sağlanmıştı. Bu kez sanayide yapısal dönüşümü sağlayacak ve rekabet gücünü artıracak OECD teknoloji yoğunluk tanımına göre “orta-yüksek teknolojili” sanayi sınıfında yer alan motorlu kara taşıtları imalatı, makine imalatı, kimyasal madde imalatı gibi daha çok gelişmiş bölgelerde yoğunlaşan, teknolojisi görece daha yüksek olan seçilmiş ürünlerin üretimine yönelik yatırımlar 1, 2 ve 3’üncü bölgelerde yer alsalar dahi 4’üncü bölge destek oran ve sürelerinden yararlandırılacak.

 

Bu düzenlemeyle sanayi sektöründeki düşük katma değerli üretim, ithalat ve ihracat yapısının dönüştürülmesi yoluyla dünya ticaretine uyum sağlayabilen sürdürülebilir bir imalat sanayi yapısı, sürdürülebilir cari açık ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşılması yönünde katkı sağlayacağı öngörülüyor!

 

“DESTAN YAZDIĞIMIZ DÖNEMLERDE DE KREDİ NOTUMUZ DÜŞÜKTÜ”

 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye kararına da değinen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu ‘yatırım yapılamaz’ seviyeye indirmesinin Türkiye ekonomisinin güçlenmesine engel olamayacağını, kredi derecelendirme kuruluşlarının geçmişte de benzer kararlara imza attıklarını belirtti.

 

Nihat Zeybekci, “Vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum, büyümeyle ve doğrudan yabancı sermaye girişiyle ilgili, ihracatta artış destanları yazdığı dönemlerde Türkiye’nin kredi derecelendirme kuruluşları tarafından verilen puanı ‘yatırım yapılabilir’ seviyede değildi. 2003’ten 2013 Mayıs’a kadar Moody’s, Fitch ve diğerleri, şu andaki vermiş oldukları puanın çok daha altında puan vermişlerdi. Ona rağmen Türkiye bu büyümeyi, kalkınmayı, ihracatta gelişmeyi sağladı” dedi.

 

İhracat verilerini değerlendiren Bakan Zeybekci, ihracatta olumlu bir seyir görüldüğüne dikkati çekti. Nihat Zeybekci, ihracat ile ilgili yukarı yönlü trendin bundan sonra da devam edeceğini bildirdi.

 

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) olan ihracatının düzenli bir şekilde arttığına işaret eden Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “İhracat dünya genelinde azalıyor. AB’nin toplam ithalatı da düşüyor. Buna rağmen bizim AB’ye olan ihracatımız artmaya devam ediyor. Nereden nereye geldik? Son 2-3 yıl içerisinde ihracatımızın yüzde 44’ünü AB’ye yaparken, bugün yüzde 50’sini AB’ye yapar hale geldik. Bu çok önemli ve değerli bir gelişme” değerlendirmesinde bulundu.

 

Bakan Zeybekci, AB’nin ticaret alışkanlıklarının gelişen ekonomik trendlerle birlikte değiştirdiğine işaret ederek, şunları kaydetti: “AB, önceden milyon adetlik satın alımlar yaparken, 6 ay vadeli siparişler verebilirken ve stok yapabilirken şimdi bu alışkanlıklarını değiştirmek zorunda kalıyor. Şimdi milyon adet değil de 10 bin adet alıyor. 6 aylık periyotlarla sipariş değil de 2 hafta içinde kendine teslimat yapabilecek olan üreticilere sipariş geçiyor. Dolayısıyla stok riskini ve maliyetini üzerine almıyor. Bunu üreticinin üzerine yıkmak istiyor. Bu anlamda en büyük avantaja sahip olan ülke de Türkiye. AB ile olan ticaretteki bu yönlü trendimiz artarak devam edecek. Buradaki beklentilerimiz çok daha olumlu.”

 

“2017 fırsat yılı olacak”

 

Türkiye’nin dış ticaret açığının önemli ölçüde azaldığını belirten Nihat Zeybekci, bu kapsamda cari açığa neden olan lüks tüketim mallarıyla ilgili tedbirlerin etkili olduğunu söyledi.

 

Bakan Zeybekci, bu yılın son çeyreğinde ihracatta pozitif gelişmeler beklediklerini dile getirerek, “2017’nin ihracatın yeniden canlanması konusunda fırsat yılı olacağını düşünüyorum. Gelecek yıl, 2023 hedeflerine doğru çok önemli adımların atıldığı bir yıl olacaktır. Gelecek yılı, çevremizdeki, kültür coğrafyamızdaki olumsuzluklarla ilgili artık olumlu adımların atılmaya başlayacağı bir dönem olarak görüyorum” dedi.

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından ekonomik anlamda algı operasyonları yapıldığını vurgulayarak, “18 Temmuz günü ne değişti de Standard And Poor’s Türkiye’nin ‘yatırım yapılabilir’ puanını ‘yatırım yapılamaz’ seviyeye düşürdü? İki gün önce 15 Temmuz’un tüm etkilerinin ortadan kalktığı yönündeki açıklama yapan Moody’s’in iki gün sonra Türkiye’nin kredi notunu düşürmesi, Türkiye’nin makro veya mikro ekonomik dengeleriyle bağdaşmayan bir karardır” dedi.

 

15 Temmuz’dan sonra faiz, cari açık ve bütçe açığının kötüye gitmediğini aktaran Bakan Zeybekci, gerek Hazinenin gerekse diğer kurumların, özel sektörün çıktığı tahvil ihraçlarında 15 katına kadar fazla talep geldiğine dikkati çekti.

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Moody’s’in gerekçeleri tamamen tabansız, yersiz ve tamamen zorlamadır. Vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum, büyümeyle ve doğrudan yabancı sermaye girişiyle ilgili, ihracatta artış destanları yazdığı dönemlerde Türkiye’nin kredi derecelendirme kuruluşları tarafından verilen puanı ‘yatırım yapılabilir’ seviyede değildi. 2003’ten 2013 Mayıs’a kadar Moody’s, Fitch ve diğerleri, şu andaki vermiş oldukları puanın çok daha altında puan vermişlerdi. Ona rağmen Türkiye bu büyümeyi, kalkınmayı, ihracatta gelişmeyi sağladı. 2013 Mayıs’ında Türkiye’ye ‘yatırım yapılabilir’ kredi derecelendirme notu verdiler, 2013’ten bugüne kadarki Türkiye’nin sağladığı ekonomik başarıyla ilgili bunun katkısı olup olmadığını uzun uzun tartışırız” değerlendirmesinde bulundu.

 

Nihat Zeybekci, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu ‘yatırım yapılabilir’ seviyenin altına çekmesinin, Türkiye’nin engellenemez büyüme gücüne, bölgesinde ekonomik güç haline gelmesine hiçbir etkisinin olmayacağını söyledi.

 

OHAL’in uzatılması..

 

Olağanüstü halin (OHAL) uzatılmasının Türkiye ekonomisine negatif yönde bir etkisi olacağını düşünmediklerini ifade eden Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “OHAL, ekonomi ile ilgili alınmış olan bir karar değildi. Dikkat edersiniz ekonomi ile ilgili hiçbir kanun hükmünde kararname ortaya konmadı. Aksine ekonomiyle ilgili birçok kanun bu dönemde parlamentodan partiler arası uzlaşıyla çıktı. Ekonomik anlamda negatif bir etkisi asla olmayacaktır. İstikrar ve algı anlamında pozitif etkisinin olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

 

 

Kaydet