RÖPORTAJ — 4 Kasım 2016 at 17:48

TOBB BAŞKANI M. RİFAT HİSARCIKLIOĞLU: EĞİTİM SİSTEMİNİ DÜZELTMELİ, LİYAKATI DA ÖNE ÇIKARMALIYIZ!

12


OECD’nin yayınlanan Türkiye Ekonomisi Araştırması raporunun, makroekonominin yanı sıra şirketler kesimini ilgilendiren önemli analizleri de içerdiğini söyleyen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Buna göre ülkemizdeki firmalar üç kategoriye ayrılmış durumda. Birinci kategoride öncü firmalar bulunuyor. Bunlar bir nevi Türkiye ekonomisini sırtlarında taşıyorlar. Verimliliği yukarı çekiyorlar. Büyümeyi devam ettiriyorlar. Yenilikleri getiriyorlar” dedi.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “İkinci kategoride bunları takip eden vasat firmalar bulunuyor. Bunlar öncüler kadar başarılı değil ama rekabette geri düşmüyorlar. Öte yandan verimlilikleri de düşük. Üçüncü kategorideyse geride kalan firmalar var. Bunların verimlilikleri çok daha düşük. İki ve üçüncü kategorideki firmalar birinci kategorideki öncü firmaların performansını aşağıya çekiyor. Onların daha fazla gelişmesine pranga olabiliyorlar. Yan yana iki dükkândan biri kayıtdışı çalışıp daha ucuza mal satarken öteki kurallara uyarsa, sonunda kötü olan iyiyi batırır” diye konuştu.
“Burada esas ilginç olan üçüncü kategorideki firmaların nasıl olup hayatta kaldıkları” diyen Rifat Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Neden batmadıkları. Özellikle gelişmiş batı ekonomilerinde geçerli olan ve ekonomiye dinamizm katan yaratıcı yıkım olgusu niye bizde yok. Çünkü bizde bu firmaların pek çoğu mevzuata tam uymadan faaliyet gösterebiliyorlar. Kanun ve kuralların dışında kalarak durumu idare etmeye çalışıyorlar. Peki bu nasıl mümkün oluyor. Çünkü kurallar herkese eşit bir biçimde uygulanmıyor. Batması gereken ve böylece daha verimli olabilecek girişimlere alan açması gereken verimsiz firmaların yaşamasına izin veriliyor. Hatta zaman zaman kamu idaresi buna imkân tanıdığı için bazı firmalar kayıt dışında kalabiliyor. Şirket verimlilikleri ile ilgili çalışmalar da buna işaret ediyor. Burada şirketler ikiye ayrılmış durumda. Çalışan başına üretim değeri ile ölçülen şirket verimliliği Türkiye’de kurulu bütün firmalar için son 10 senedir 100 bin liranın altında yatay seyrediyor. Yani 10 sene önce neysek şimdi de aynı noktadayız. Türkiye’de şirketler kesiminin ortalama verimliliği aynı seviyeye takılıp kalmış durumda.”
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Öte yandan sadece kurumsallaşmış şirketlere baktığımızda farklı bir tablo ortaya çıkıyor.  Bunlar için ortalama verimlilik 150 bin liradan yaklaşık 250 bin liraya yükseliyor. Demek ki Türkiye’de de iyi çalışan, faaliyetleri verimli firmalar da bulunuyor. Ama vasat altı firmalar tablonun genelini bozuyor ve ekonominin genelinde verimsiz, rekabet gücü düşük bir yapı ortaya çıkıyor. O zaman sorulması gereken soru, yetkililerin bu kuralsızlığa, hukuksuzluğa neden göz yumduklarıdır. Vasat altı firmalar nasıl olup da kural dışı kalarak hayatiyetlerini devam ettiriyor ve batmıyorlar. Bunun birinci nedeni, bu tür firmaların genellikle niteliksiz işgücüne istihdam sağlıyor olmasıdır. Çalışan niteliksiz olunca, çalışan başına üretim de düşüyor. Kamu da bu duruma göz yumuyor? Çünkü Türkiye’de vasıfsız işgücü, toplam yetişkinlerin yüzde 65’ini oluşturuyor. Yetişkin nüfusun ancak yüzde 35’i lise ve daha üstü eğitimli bir ülkeyiz. Bu oran beğenmediğimiz Amerika’da bile yüzde 90’dadır. Nüfusun önemli bir kısmı donanımsız olunca kamu da bunlara istihdam sağlayan verimsiz işletmeleri önemli buluyor. Bunların faaliyetlerine devam etmesine göz yumuyor. Bunun bedelini verimli ve kayıtlı çalışan firmalar ödüyor. Raporda geçen ikinci neden de bize yabancı olan bilmediğimiz bir konu değil. 148 ülkedeki şirketlerin yöneticilerinden bilgiler toplanmış. Ülkenizde üst yönetim kadroları kimler tarafından doldurulmaktadır diye sorulmuş. Cevaplar sıralanmış. Bir uçta genellikle liyakate bakılmaksızın dost ve akrabalar, diğer uçtaysa büyük ölçüde liyakat ve niteliğe dayalı olarak seçilen profesyonel yöneticiler şeklinde cevaplar bulunuyor” dedi ve ekledi; “Tahmin edileceği gibi Avrupa ülkelerindeki cevapların pek çoğu ikinci kısımda toplanmış. Türkiye ise birinciye daha yakın. Yani üst yönetim kadrolarımızda profesyonellik ve nitelik ikinci planda, kayırmacılıksa pek revaçta. Kuralın yerini, kimi tanıdığınız alıyor. Demek ki Türkiye’de bir de profesyonel yönetim problemi bulunuyor. Neden? Çünkü ortalama eğitim düzeyimiz kalitesiz ve yetersiz olunca çocuğuna iş bulmak için kayırmacılık geçer akçe oluyor. Popülizm prim yapıyor. Bir defa daha olan nitelikli ve verimli vatandaşa oluyor. Demek ki ortada yapısal bir sorunumuz var. Kötü eğitim sistemi, işgücümüzü vasıfsızlaştırıyor. Vasıfsız işgücü, verimsiz işletmeler yığınına yol açıyor. O verimsiz işletmeler yaşasın diye kamu idaresi kuralların uygulanması konusunda kararlı davranamıyor. Verimsiz işletmelerin getirdiği haksız rekabet yüzünden verimli ve iyi çalışan şirketlerimiz daha ileri gidemiyor. Türkiye olduğu yerde kalıyor, sürekli patinaj yapıyor. İşte bu nedenle önce bu kötü eğitim sistemini adam etmemiz gerekiyor. İkinci olarak özellikle üst yönetim kadrolarına atama yaparken bundan böyle liyakat öne çıkarılmalı. Özellikle de devlet içinde çeteleşen ve kamu gücünü hiç çekinmeden kötüye kullanan FETÖ örgütünün darbe girişimi sonrasında bunları sistemden temizlemek için buna kesin ihtiyaç var. Üçüncüsü, darbe teşebbüsü ülkemizin idari altyapısının ve kontrol sisteminin zayıf olduğunu gösterdi. Bu durumu değiştirmek için kamuda ciddi bir yeniden yapılanmaya da ihtiyacımız var. Sonuç olarak Türkiye, bütün kurumlarıyla büyük bir imtihandadır. Doğal kaynaklara sahip olmayan Türkiye’nin demokrasi ve hukukun üstünlüğünden başka çıkışı yoktur.”

 

“Bu millet bu ülkeyi böldürmez”

 

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “İster içeride ister dışarıda herkes şunu çok iyi bilsin ki ‘Bu Millet bu ülkeyi böldürmez.’ Biz teröre inat yatırama üretime devam edeceğiz. Bizi kimse durduramaz” dedi.

 

Milletin, 15 Temmuz sonrası ülkesinin yanında olduğunu gösterdiğini belirten Rifat Hisarcıklıoğlu, “Teröre bulaşanlara şunu söylüyorum biz bu günleri atlatacağız. Yalnız şunu herkes ister içeride ister dışarıda çok iyi bilsin ki ‘Bu Millet bu ülkeyi böldürmez’ haberiniz olsun. Biz teröre inat yatırama üretime devam edeceğiz. Bizi kimse durduramaz. Türkiye’nin gündeminde etrafında bir sürü konu var iken hükümetimiz ve Başbakanımız ekonomiyi hiçbir zaman unutmuyorlar. Bundan sonra ülkemizi için hayırlı bir yol haritası çıkacak. Biz Kahramanmaraş’a hayırlı işler için geldik” diye konuştu.

 

“Bu makamlar hepimize emanet. Allah bir makam vermiş. Allah bize diyor ki, yönetici adil olacak” diyen Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu, “TOBB’a bağlı 365 oda var. 81 ile verdiğimiz okul sözünü bitirdik. Sırada 162 ilçe var. Bizim görevimiz adil olmak. 81 ildeki okul yapımını bitirdikten sonra TOBB olarak, 162 ilçeye başlayacağız.”

 

“15 Temmuz’da herkes yanyana durdu”

 

15 Temmuz gecesi, TRT’de darbe bildirisi okunur okunmaz ilk tepki veren sivil toplum kuruluşunun TOBB olduğuna dikkat çeken Rifat Hisarcıklıoğlu şunları söyledi, “Yılda 360 bin kilometre yol kat ediyorum. Her ili bir sefer ziyaret ediyorum. Odalar birliği başkanlığım sürecince 11’inci Kahramanmaraş ziyaretim. Kahramanmaraş’taki dinamizm altında bir şey var. Birliktelik var. Kurumlar arası koordinasyon var. Türk özel sektörü ve Türk milleti, 15 Temmuz’da kendisinin ne olup olmadığını tüm dünyaya gösterdi. Allah hepinizden razı olsun. Özellikle 15 Temmuz gecesi, sivil toplum ve meslek kuruluşları içerisinde ilk olarak gece 00:22’de TRT’de darbe bildirisi okunur okunmaz, 140 bin kişiye ulaşan Twitter mesajını atarak, özellikle demokrasiden, halkın iradesinden yana olduğumu açıkça ifade ettim. Camiamızın içerisinde 85 bin kişiye SMS mesajı ile ulaştık. Bir baktım ki, sokaklarda oda başkanlarımız, üyeler ve halkı gördükçe gözümden yaşlar akmaya başladı. Siz ne iseniz ben oyum. Siz nasıl davrandıysanız bizde öyle davrandık. Sağında solunda kim vardı denildiği zaman ben varım diyen bir millet olduğumuzu gösterdik. 80 milyon olarak.”

 

“53 milyon TL yardım topladık”

 

Türk özel sektörü olarak yine bir ilke imza attıklarını söyleyen Rifat Hisarcıklıoğlu, “Herkesten önce darbeye karşı çıktık. 28 Şubat’taki bu kurumun ayıbını temizledik ve bir ilke daha imza attık. 15 Temmuz şehitleri için toplanan yaklaşık 203 milyon liralık kaynağın, 53 milyonluk kısmını 365 oda ve borsa olarak topladık” dedi.

 

 

Kaydet