RÖPORTAJ — 1 Aralık 2016 at 21:06

HALK EMEKLİLİK GENEL MÜDÜRÜ NURULLAH OKUR: HALK EMEKLİLİK BÜYÜMEDE HIZ KESMEYECEK!

img_2188

 

Halk Emeklilik’in gerek fon büyüklüğünde gerekse katılımcı sayısında hızlı bir büyüme sergilediğini vurgulayan Halk Emeklilik Genel Müdürü Nurullah Okur, 2017 yılında da büyümede hız kesmeyeceklerini dile getirdi.

 

Bireysel Emeklilik Sistemi 2017 yılında yürürlüğe girecek otomatik katılım uygulamasıyla yeni bir ivme kazandı. Sektör oyuncuları yeni sisteme hazırlanmak için yoğun bir çaba içerisindeler. Bu oyunculardan birisi de Halk Emeklilik. Sektöre son giren oyunculardan biri olmasına rağmen hızlı bir büyüme gösteren Halk Emeklilik’ in yeni sistemde hedeflerini ve otomatik katılımın etkilerini Halk Emeklilik Genel Müdürü Nurullah Okur ile konuştuk.

 

Bireysel Emeklilik Sisteminde otomatik katılım uygulaması sektöre nasıl bir etki yapacak sizce?

Bugün BES içerisindeki şirketler penetrasyon artmış olmasına rağmen karlılık sorunu yaşıyor. Çünkü Hazine, kesintileri sigortacı aleyhinde ve katılımcı lehinde kısmış durumda. Şu andaki sistem tamamen katılımcı lehinedir. Bizim üç gelir kalemimiz var; giriş aidatı, yönetim gider kesintisi ve fon gider kesintisi. Başlangıçta bunlar nispeten yüksekti. Şimdi de fon gider kesintisi minimuma indi. Otomatik katılımda ise sadece fon gider kesintisi daha da düşebilecek. Aradan 13 yıl geçmesine rağmen başabaş noktasını geçip kar eden birkaç şirket var sistemde.  Otomatik katılımla birlikte, rekabet edilecek alan olarak hizmetler kalıyor. Bunun için de insan kaynağına ve teknolojik altyapıya yatırım yapmamız lazım. Hepsi ciddi bir maliyettir. Bu bizim kar etmemizi daha da zorlaştıracaktır. Sektör için diğer önemli sorun da sistemden çıkışlardır. Bu da aslında birçok faktörün yanında bizim sektör olarak bilgilendirme konusunda yeteri kadar çalışmadığımızı gösteriyor.

 

Yüzde 20 çıkış oranı telaffuz edildi. Bu sizce abartılı bir rakam mı?

Hiç abartılı değil. Çıkış oranları hakkında sabit bir tahmin yok. Ve sabit bir görüş de yok. Yüzde 20 çıkış beklentisi olan da var, yüzde 60-70 çıkış beklentisi olan da var. Hazinenin beklentisi de minimum düzeyde. Hazine ile aynı görüşte olan şirketler de var. Çıkış beklentisinin yüksek olmasının nedeni sistemden çıkışın tamamen serbest bırakılması. Yani zorunlu giriş var ama çıkış serbest. İsteyen 2 aylık süre içerisinde cayabilecek. Katılımcılar hiçbir kayba uğramadan yatırdığı parayı alıp sistemden çıkabilecek. Bu da bize ayrı bir operasyon maliyeti getirecek. Şu anda sistemde toplam 6.5 milyon katılımcımız var. Yeni yılın ilk ayından itibaren bir o kadar daha gelecek. Yani, 13 yılda topladığımız katılımcıyı 1 ayda sistemin içine almış olacağız.

 

Peki, sistem bunu nasıl yönetecek?

Çok kolay değil doğrusunu isterseniz. Ama 13 yıllık bir birikim var. Arkadaşlarımız için zorlu bir süreç olsa dahi bunu başaracağımızı düşünüyoruz. Alt yapımız son derece güçlü. Hazırlıklarımız iyi gidiyor, yol haritamızı çıkardık.

 

Bu sistem orta ve uzun vadede vatandaşa nasıl bir getiri sağlayacak?

Birincisi biz şu algıyı oturtmamız lazım: İnsanlar BES dışında bu küçük paralarla tasarruf etmiyorlar. Bu tasarrufa ayrılan miktarı asıl kazanç olarak göstermeyi başarmamız lazım. Şu anki bakış açısı şu: Getiriler mevduat faizlerinin çok altında öyleyse BES iyi değil. Basında da benzer köşe yazıları çıkabiliyor. Tasarrufa ayrılan miktarı büyüme amaçlı fonların getirileriyle kıyasladığımız sürece emeklilik fonlarının büyümesi yönündeki algıya zarar vermiş oluruz. Biz tasarrufa ayırdığımız miktarı kumbaraya attığımız para gibi düşünmeliyiz. Buna bir de devlet yüzde 25 katkı veriyor. Bu zaten diğer enstrümanların getirisinin çok çok üzerinde. Dünyada bu kadar katkı sağlanan başka bir BES sistemi yok. Bizim bu algıyı yerleştirmemiz lazım. Bu paraların Bireysel Emeklilik Sistemi olmaması halinde başka birikim yapamıyor. Mevduatta da biriktirmiyor. Yastık altılar da olabilir belki ama çok az insan ortalama aylık 200 lirayla birikim yapacağına inanır.

 

Otomatik katılımla ilgili bilgilendirme çalışmaları ne yönde ilerliyor?

Şimdi katılımcılar için kafa karışıklığını gidermek için uygulamayı sadeleştiriyoruz ve bilgilendirme amaçlı spotlar ve reklamlar hazırlıyoruz. Bunu iki kategoride yapıyoruz, birincisi birlik olarak sigorta birliği üzerinden bütün sektör adına reklam ve kamu spotu, ikicisi de şirketler münferit kendi reklam hazırlığını yapıyor. Bilgilendirmeyi çok yoğun bir şekilde yapacağız. Otomatik katılım sisteminin vatandaşlarımıza olan katkısını, faydasını anlatacağız.

 

BES’in Türkiye’de geldiği noktayı diğer ülkelerle kıyaslayabilir misiniz?

Biz şu anda yaklaşık 60 milyar lira fon büyüklüğüne yaklaştık. Bu 20 milyar dolar birikim demek. Ama bizim en az 10 yıl sonrasını hedeflememiz lazım. On yıl sonrası için 250-300 milyar lira, yani 80 ile 100 milyar dolarlık bir birikim için yola çıkmış durumdayız. Diğer yatırım fonlarındaki birikimlere göre emeklilik fonları iyi bir yol kat etti. Fon büyüklüğü gayri safi milli hasılanın yüzde 2’si civarında. Dünya ile kıyaslayacak olursak bu çok düşük bir oran. Bireysel emekliliğin önemli aşamalara geldiği ülkelerden örnek verirsek; Hollanda’da yüzde 170 civarında. İngiltere’de yüzde 80’i civarında. Amerika’da yine yüzde 80’ler civarında ki kendi gayri safi milli hasılası olan 17 trilyon doların yüzde 80’nini düşünürseniz yaklaşık 30 tane gelişmekte olan ülkenin toplam gayri safi hasılasından daha büyük bir tutar eder. Biz de o oranlara yaklaştığımız sürece ekonominizdeki düzelme, finansal piyasalardaki genişleme ve derinlik artacak, volatilite biraz daha azalacak. Hızlı yol alıyoruz ama olmamız gereken yerin çok aşağısındayız. BES, ekonomi için de ülkemizin geleceğimiz için de çok önemli bir kanal. Bunu hızlandırmak ve güçlendirmek için farklı kurumlar hep aynı yönde çalışmalı. Bu ciddi bir kaynak. Medyanın da burada çok etkisi var. Algıyı doğru yönetmek ve bilinirliği artırmak için ciddi bir çalışmaya ihtiyacımız var.

 

Peki, bu ekosistemde Halk Emeklilik popüler tabirle baktığımızda hızlı bir balık mıdır?

Sektörde başarıyı, katılımcı sayısı, fon büyüklüğü ve bir de sözleşme adedi ile ölçümlüyoruz. Aynı kişiyle birden fazla sözleşme yapılma olasılığından dolayı katılımcı sayısı ve fon büyüklüğünü esas alıyoruz. Bunu da kümülatif olarak ve yıl bazlı olmak üzere iki şekilde ölçeriz. Biz sektöre 18. firma olarak katıldık. Kümülatifte 18 firma arasında 4. yılımızda 8’inciliğe, katılımcı sayısında 7’inciliğe çıktık. Bağımsız üretimde ise 4’üncüyüz. Bu yıl sisteme tüm giren katılımcılardan aldığımız katılımcı payında 4’üncüyüz. Bu çok büyük bir başarıdır. Sektörde 2 milyar lira fon büyüklüğüne ve 450 bin katılımcı sayısına bizim kadar hızlı ulaşan başka bir şirket olmadı. Dolayısıyla Halk Emeklilik, oldukça hızlı bir oyuncu diyebiliriz.

 

Katlım sürecinin hızlanmasıyla sektörde nasıl bir rekabet yaşanacak?

Şu anda Hazine Müsteşarlığı da şirketler de aslına bakarsanız katılımcı için çalışıyor. Şu anda kesintiler minimuma yaklaşmış durumda. Bizim otomatik katılımda yakın gelecekte kar etmek için çalıştığımızı kimse söyleyemez. Çünkü rakamlar ortada. Otomatik katılımda da bir 5 sene daha kimse kar edemez. Otomatik katılımdan yüksek kar beklentimiz yok. Hazine’nin beklentisi olan ekonomiye katkı sağlayacak tasarrufun artması bizim için büyük bir kazançtır. Özel sektör de hızla fonların daha büyük seviyelere gelmesini bekleyecek. O şekilde kara geçerek faaliyetlerine devam edecekler. Fakat bu sektöre yeni giren yatırımcıların da en az 15-20 senelik planlama yapması lazım.

 

Bu rekabet ortamında Halk Emeklilik için 2016 yılı nasıl bir yıl oldu, 2017 için beklentileriniz nedir?

Sektör açısından zor bir yıl oldu. Beklemediğimiz olaylar bizi de sektörü de etkiledi. Biz son 2-3 yıl içerisinde ülkede yaşanan olaylardan doğan olumsuz etkilenmeyi minimuma indirmek için bazı çalışmalar yaptık. Her olayın ardından hemen Anadolu’da moral gezisi başlattık. Bazen olayın hemen ertesi günü arkadaşlarımla beraber seyahate çıktığım olmuştur. Halkbank’ın 25 bölgesinde temaslarımızı sıklaştırdık. Bankanın Bölge Koordinatörlükleri çok ciddi yakınlık gösterdi. Moralleri yüksek tutmalarına katkı sağlamaya çalıştık. Genel olarak büyümeye baktığımızda; Halk Emeklilik kuruluşundan bu yana geçen altı yılda hep büyüyen bir trend gösterdi; hem hayat branşında hem emeklilik branşında… Yaşanan olumsuzluklara rağmen büyüme hızından bir şey kaybetmedi. 2017 yılında da kaybetmeyecek.

 

 

 

Kaydet