RÖPORTAJ — 1 Aralık 2016 at 21:15

SAFRANBOLU BELEDİYE BAŞKANI DR. NECDET AKSOY: SAFRANBOLU’YU CAZİBE MERKEZİ YAPMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ!

dsc_5819

 

Sadece yol, su vb. hizmetlere odaklanmanın yeterli olmadığını vurgulayan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy,  belediye başkanlarının şehre yön veren, ekonomisini büyütmeye çalışan ve şehri cazibe merkezi haline getirmeye çalışan bir anlayışa sahip olmaları gerektiğini dile getiriyor ve ekliyor: “Ben de bunu yapıyorum tam olarak.”

 

Safranbolu gerek tarihi dokusu gerekse kültürü ve doğal özellikleriyle önemli bir turizm destinasyonu. UNESCO’nun Dünya Miras Listesi’nde de yer alan Safranbolu’nun gelişimini, Safranbolu Belediyesi’nin çalışmalarını ve vizyonunu Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy ile konuştuk.

 

Safranbolu Belediye Başkanlığında 2. döneminizdesiniz. 2009’dan bu yana neler değişti? Ve sorunların çözümünde bugün itibariyle Safranbolu’yu getirdiğiniz nokta nedir?

“Enkaz devraldık” anlayışına asla sahip değilim. Ama maalesef 2009’da göreve geldiğimde belediyenin maddi durumu, araç gereç durumu, personel durumu ve geleceğe ışık tutan gelecek perspektifi hakikaten sıkıntılıydı. Öncelikle makine parkını güncellemeye odaklandık. Bunun için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan ciddi destekler aldık. Şu anda 118 adet iş makinemiz var. Hangi işi yapacaksak, işin tamamını kendi makine parkımızla yapıyoruz. Bölgede bu çapta, bu kapasitede bir başka belediye yok. Pek çok zaman başka belediyelere yardımcı oluyoruz makine parkımız sayesinde. Yeni konut ve sanayi gelişim alanları, şehir içinde bulunup da yenilenmesi gereken alanların, yine aynı şekilde sit bölgesinin imar planlarını yeniledik. Daha iyi korumacılık sürecini içeren imar planları yaptık. Koruma sürecinin içerisine bir süreç daha ekledik; etkileşim alanı dedik buna. Yani normal sit alanının yakınına büyük binalar yapılmasın, sit alanını baskı altına almasın diye bir çeper ekledik. O çeperdeki imar faaliyetini de kısıtladık. Yüzde 10 ve iki kata düşürdük. Yani 1 dönüm araziye 100 metre kare bir yerde yapabiliyorsunuz ve 2 kat yapabiliyorsunuz. Normal yerleşim yerinde yüzde 25-30 yapılabiliyor, burada yüzde 10. 2011-2012’de imardan müthiş gelirler elde etmeye başladık. Şehrin tamamının asfaltlarını yeniledik. Turizm tanıtım faaliyetleri bizim işimiz olmamakla birlikte, Safranbolu’nun tanıtımı için birçok yurtdışı fuarına katılıyoruz. Tanıtım için kaynak ayırıyoruz. Çünkü buraya daha fazla turist gelirse şehrimiz daha da güzelleşecek. Turizm işletmecileri müşteri buldukça daha çok binayı, daha iyi koşullarda restore edecekler. Bu olduğunda da şehrin kalitesi artacak. Belediye başkanları sadece yol, su vb. hizmetleri sunma anlayışına değil, aynı zamanda şehre yön veren, ekonomisini büyütmeye çalışan, cazibe merkezi haline getirmeye çalışan bir anlayışa sahip olmalıdır. Ben de bunu yapıyorum tam olarak.

 

Hazır yatırımdan söz etmişken, Safranbolu nasıl bir profilde yatırımcı bekliyor şu an?

2009 yılında göreve başladığımda Safranbolu’da konaklayan turist sayısı 135 bin dolayındaydı. 2016 yılı sonuna geldiğimizde 280 bin konaklama oldu. Ve yatak sayısı da 3.600’e yükselmiş oldu. 1.000 yatak ilave oldu. Şu an Hilton açılmak üzere. Beş yıldızlı oteller buraya ilgi göstermeye başladı. Sayılar da kalite de artıyor. Özellikle butik otel yapacak yatırımcılara kapılarımız açık. Yine geçmişimizde ciddi bir dericilik sektörü var. Meyvecilik sektörü de önemli bir sektör. Bu alanlara dönük çalışma yapan firmalara kapımız açık. Yakın bir zamanda et entegre tesisi kuruldu. Bacasız sanayi dediğimiz bu tür işletmelere, orta ölçekli firmalara kapımız açık. Bir ağır sanayi, bacalı sanayi veya talaşlı sanayi burada beklemiyoruz. Safranbolu’nun geleneksel yapısını da bozmak istemeyiz. Sağlık yatırımlarında teşvik kapsamındayız. Bizim coğrafyamız hakikaten temiz bir coğrafya. Safranbolu’nun iç kısmından başlayan ormanlar Bartın’a kadar devam ediyor. Kışın çok ağır geçmiyor, yazın çok sıcak geçmiyor burada. Bu özellikleriyle mesela yaşlılara hizmet eden, sağlık turizmine yönelik tesisler için burası ideal bir yer. Bunun için imkanlarımız da var. Bu tür yatırımlara da kapımız açık.

 

Safranbolu özelinde organize sanayi bölgesi oluşturma hedefi var mı?

Malum biz Karabük’e çok yakın bir şehiriz. Hava kalitesinde Karabük’te bir sıkıntı var. O bize de yansıyor. Orada ikinci organize sanayi bölgesi kurma çalışmaları var; metal ve metal eşyalar sanayi üzerine… Yine mevcut sanayi bölgesi iki katına çıkartıldı kapasite olarak. İstihdam olmayınca burada ne kadar kaliteli şehir kurarsanız kurun yerleşik nüfusu tutamıyorsunuz. Gençlerin burada iş bulması lazım. Hizmet sektörü maalesef çok kırılgan. İstihdamda ani düşüşler meydana gelebiliyor. Bunu dengeleyecek sanayi mutlaka lazım. En ideali; istihdamın üçte birinin sanayide, üçte birinin kamu sektöründe, üçte birinin de hizmet sektöründe olmasıdır. Biz buna sahip bir şehiriz.

 

Sosyal belediyecilikte ne tür değişiklikler yaşattınız Safranbolu’da?

Övünmekten hoşlanmam ama gerçek sosyal belediyecilik Safranbolu’da var. Mesela; SAKEM (Safranbolu Kültür ve Eğitim Merkezi) geçen yıl 5000’e yakın kursiyere, ki büyük çoğunluğunu ev kadınları oluşturuyor, 200 farklı branşta 260 adet kurs verdi. Yedi şubemiz var bununla ilgili. Ekonomiye henüz yansımasa da kadınlarımız televizyon başındaki kısır döngüden çıktılar, kurs merkezlerimize gelip kurslarımıza kaydoldular. Biçki dikişten, ebru sanatına,  hat sanatından bağlamaya, step ve aerobiğe kadar birçok alanda kurslar var. Diğer taraftan dershaneler ortadan kalksa da devam eden bir sınavlara hazırlık süreci var. Bunun için bilgi evi kurduk. Bilgi evinde şu anda 430 çocuk kayıtlı ve hafta sonları kursa gidiyorlar. Ücretsiz dershane hizmeti veriyoruz böylece. Çocuklarımızı dersin haricinde tiyatro, şiir, piknik, spor gibi birtakım sosyal faaliyetlere de yönlendiriyoruz. Yine SAKEM bünyesinde kız çocuklarına hijyen eğitimi veriyoruz. Karabük Halk Sağlığı Müdürlüğü ile çok ciddi işbirliği içindeyiz. Belediyemizin sağladığı araçlarla mahallelere gidip birlikte kanser taramaları yapıyoruz. Her gün 150 aileye bizden sıcak yemek gidiyor. Yine uzak illere, ilçelere nakiller sağlıyoruz. Sosyal belediyecilikte çok önemli bir aşamadayız.

 

2017 bütçeniz yatırım anlamında neleri kapsıyor?

Bütçemiz; personel giderleri 8 milyon TL ücretler ve 2 milyon TL sosyal güvenlik giderleri olmak üzere toplam 10 milyon TL., mal ve hizmet alım giderleri ki esas giderlerimiz 36 milyon TL, faiz giderleri 2 milyon TL, cari giderler de 3,5 milyon TL. olmak üzere 55 milyon TL büyüklüğe ulaştı. Hizmet ve mal alımıyla ilgili 40 milyon TL. kaynak ayırmış durumdayız. Bütçemiz Belediye Meclisimizde oybirliğiyle onaylanan ciddi bir yatırım bütçesidir. Bu yatırımlarla Safranbolu’nun ulaşımla ilgili sıkıntılarını çözeceğiz. Peyzajla ilgili hizmetler yapacağız, altyapımızı tamamlayacağız, sosyal faaliyetlere ciddi kaynak ayıracağız. Her mahalleye ulaşmaya çalışacağız. Safranbolu’nun 60’a yakın köyü var; bunların tamamına hizmet üretmemiz lazım. Öte yandan belediyeler yakın gelecekte sadece şimdiki hizmetlerini üstlenmeyecek, yavaş yavaş yerel nitelikteki tüm hizmetleri kendileri üstlenecekler. Biz de hizmetlerimizi bu yönde geliştireceğiz.

 

Safranbolu adına vermek istediğiniz son mesajı da almak isteriz…

Bütün iş sahiplerinin sosyal sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. İş insanlarının, büyük sermaye sahiplerinin Safranbolu’da birer konağı satın alarak, kendi misafirleri için birer sosyal merkez haline getirebileceğini düşünüyorum. Bu şekilde katkıda bulunabilirler. Yine Safranbolu’da bir noktayı güzelleştirerek Safranbolu’yu gündemlerine alabilirler. Biz, kültürümüzü ne kadar ön plana getirebilirsek, güzelliklerimizi ifade edersek, başkalarının bize olan bakış açıları değişecektir. Bu anlamda iş insanlarımızı Safranbolu’ya yatırım yapmaya, sosyal sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyorum.

 

Kaydet