RÖPORTAJ — 2 Mart 2017 at 12:28

ALDORA MOBİLYA PAZARLAMA VE MARKA MÜDÜRÜ SONER ASAR: 2017 ALDORA MOBİLYA’DA BÜYÜME YILI OLACAK.

IMG_0006

 

2016’yı 10 milyon TL ciroyla kapatan Aldora Mobilya, İç ve Doğu Anadolu ile Karadeniz’de büyüdükten sonra şimdi sektörde ilk 5’e oynuyor.

 

Türkiye’de mobilya pazarı yıllık 7 milyar dolar büyüklüğünde. Pazarın yüzde 50’sini markalı ürünler, kalanını markasız, sektörün yoğunlaştığı birkaç bölge var. İnegöl, Kayseri ve Ankara başta geliyor. Sektörün iddialı oyuncularından biri de Aldora Mobilya..

 

Aldora Mobilya Pazarlama ve Marka Müdürü Soner Asar, 2020 yılında marka değeri olarak mobilyada ilk beşe girmeyi hedeflediklerini belirtiyor. Bu hedefe yönelik olarak tasarıma ağırlık verdiklerini söyleyen Asar, önümüzdeki dönemde üniversitelerle tasarım alanında ortak projeler gerçekleştireceklerinin önemine vurgu etti.

 

KDV indirimiyle satışları yeniden hareketlenen mobilya sektörünün önemli oyuncularından Aldora Mobilya’nın Pazarlama ve Marka Müdürü Soner Asar ile firmanın hedeflerini ve sektördeki rekabeti konuştuk.

 

Soner Bey, röportajımıza Aldora Mobilya’nın kuruluş tarihçesinden başlayalım…

2014’te gerçekleşen reorganizasyon sonrasında tüm Türkiye’de atağa kalkan Aldora Mobilya, 2001’de Mehmet Özbağdatlı ve Hüseyin Bayrak tarafından Kayseri’de kurulmuş. 2007 yılında Kadifeteks hissedarları Ahmet Topbaş ve Haşan Topbaş’ın da şirkete katılımıyla sermayesini güçlendirerek büyümeye devam etti. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 60 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikasında panel grubu, döşeme grubu ve yatak olmak üzere 3 ana alanda üretim yapan şirket, bu yılı perakende satışlarda 150 milyon TL ciro ile kapatmayı hedefliyor.

 

Aldora’nın yurtiçi yapılanması ve ihracatı hakkında bilgi verir misiniz?

Aldora Mobilya’nın Türkiye çapında 97 satış noktası bulunuyor. Bunların 53’ünde sadece Aldora markalı ürünler satılıyor. 2017 yılında 30 yeni Aldora ‘ya özel mağaza açmayı hedefliyorlar. Perakendenin yanı sıra şirket yaklaşık 20 milyon liralık ihracat da yapıyor.

Aldora Mobilya’nın Avrupa’da özellikle Türklerin yoğunlaştığı şehirlerde 14 mağazası bulunuyor. Bu ülkeler; İngiltere: Londra, Hollanda: Rotterdam, Fransa: Marsilya, Almanya: Offenbach, Reutlingen, Mannehim ve Köln, Azerbaycan: Bakü, Gürcistan: Batum, Türkmenistan: Türkmenabat ve Ashgabat, Libya: Trippoli, Benghazi, Mısurata, Tobruq ve El Khomos…

 

Nihai tüketici nezdinde Aldora, kendisini nasıl konumlandırmış durumda?

Mobilya sektöründeki üretimin yüzde 50’si markasız, yüzde 50’si markalıdır. Bölgesel olarak İnegöl ve Kayseri’nin yoğunluğu söz konusu mobilya sektöründe.. Bana göre; üst segmentte markalaşmış firmalar var, bir de alt segmentte ürün yapan markalar var. Biz Aldora olarak bütün pazarlama aksiyonumuzu bu ikisinin arasına konumlandırıyoruz. Modern tasarım anlayışında, müşteri ihtiyacını karşılayacak ürünleri uygun fiyat politikasıyla sunuyoruz. Fayda-fiyat dengesini korumaya çalışıyoruz.

 

Belli bir stilimiz, standardımız ve tasarım mantığımız var ama farklı zevklere hitap edebilecek ürünler yapıyoruz. Şu anda 12 ayrı konseptte hem modern hem klasik ürünlerimiz var. Bunların içerisinde örneğin; Anadolu’da muhafazakar bir ailenin beğenerek alacağı ürün de var, İstanbul Ataköy’de yaşayan bir ailenin beğeneceği ürün de var. Onun için kendimizi çok sınırlamak istemiyoruz.

 

Tasarım konusunda nasıl bir ekibe sahipsiniz?

Şu anda aktif olarak çalıştığımız 4 yerli tasarımcı var. Tasarım anlamında onlardan besleniyoruz ve bu beslendiğimiz kaynağı çok sınırlandırmak da istemiyoruz. Farklı bakış açıları, farklı gözlemler yararlı oluyor. İstediğimiz özelliklere göre tasarımcılarımız çalışıyor, sonra biz tasarımları değerlendirip revize edilmesini isteyebiliyoruz. Sonra bu tasarım üzerinde Ar-Ge ekibi çalışıyor. Ar-Ge ekibi üretime en uygun yapıyı oluşturuyor.

 

Yaşam alanlarının son dönemlerde daralmasıyla mobilya sektörü kendi içinde farklılaşmaya başladı. Aldora, bu konuda neler yapıyor?

Mesela panel grubu için ebatları ne kadar büyük tutarsanız ürün daha şık ve daha havalı görünüyor. Ama bizde gardıroplar, yatak başlıkları küçülmeye başladı. Çünkü özellikle metropollerde konutlar küçülmeye başladı. Anadolu’da hala çok büyük. Biz bu geçişi iki tarafa da hitap ettiğimiz için çok hızlı yapamıyoruz ama çok büyük ürünler yapmamaya çalışıyoruz. Ya da bunun alternatifini oluşturmaya çalışıyoruz. Mesela döşemeli grupta; nerdeyse her ürünümüz yatak ve sandık olabilme özelliğine sahip.

 

Aldora, orta vadede sektör içinde kendini nasıl konumlandırmış durumda?

Bizim kurumsal bir hedefimiz var aslında. Belki süreç içinde jeopolitik sorunlar, belirsizlikler olacaktır ama biz 5 yıl içerisinde Türkiye’deki ilk 5 markadan biri olmayı hedefliyoruz.

 

Peki, markalaşmada Aldora nasıl bir yol izliyor?

Markalaşmada iki ana konu var; marka değerini ve marka bilinirliğini artırmak. Marka değerini artırmak bilinirliğini artırmaktan daha zor. Daha fazla çaba isteyen bir şey. Biz bununla uğraşıyoruz aslında. Konseptimizi ve kurumsal kimliğimizi bunun için değiştirdik. Değer oluşturacak şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bunun için de bir bütçeye ihtiyaç var. Reklamla, tanıtımla yansıttığınız değeri insanlar göremezlerse bu ters tepebilir. Bu yüzden iletişim tarafında çok acele etmiyoruz.

 

Son olarak, KDV indirimi konusunda neler söylemek istersiniz?

Şimdiden bir hareketlenme var aslında. Biz şu an mobilyanın aktif sezonunda değiliz. Tam sezon başladığında bu indirim bitiyor ama Şubat-Mart’ta biraz daha etkisini görmüş olabiliriz. Bu indirim en azından yılsonuna kadar uzatılmalı bence..