RÖPORTAJ — 2 Mart 2017 at 12:42

ESBAŞ YÜRÜTME KURULU BAŞKANI DR. FARUK GÜLER: EGE SERBEST BÖLGESİ BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK

IMG_2431

 

Son 5 yılda Türkiye’deki 18 serbest bölgede toplam 66 milyar 500 milyon dolar ticaret hacmine ulaşıldığını, bunun da 5’te 1’inin sadece Ege Serbest Bölgesi’nde yapıldığını söyleyen ESBAŞ (Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.) Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler, 2016 yılında Türkiye’nin ihracatı yüzde 0.84 küçülürken, Ege Serbest Bölgesi’ndeki şirketlerin ihracatta yüzde 3,7 ve toplam iş hacminde yüzde 5,1 büyümeyi yakaladıklarını ve Ege Serbest Bölgesi’nin büyümeye devam edeceğini belirtti. Faruk Güler ayrıca, Ege Serbest Bölgesi’nin bu yıl Ocak ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre ticaret hacmini yüzde 14 oranında, ihracatını da yüzde 29 oranında artırdığını sözlerine ekledi.

 

Serbest bölgeler Türkiye’nin ihracata dayalı büyümesinde önemli bir yere sahip. İlk olarak 1985’te çıkarılan kanunla faaliyetleri şekillenen serbest bölgeler, başarılı bir ihracat performansı gösteriyor. Bu başarıda öne çıkan serbest bölgelerden biri hiç kuşkusuz Ege Serbest Bölgesi. 2016 yılında ticaret hacmini yüzde 5,1 artışla 4,1 milyar dolara, yapılan ihracatı da 3,7’lik artışla 1,8 milyar dolara çıkaran Ege Serbest Bölgesi ile ilgili olarak ESBAŞ’ın hedeflerini ve serbest bölgelerin gelişimini ESBAŞ (Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.) Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler ile konuştuk.

 

Türkiye’de serbest bölgelerin önemi ve ekonomiye katkıları konusunda neler söylemek istersiniz?

Serbest bölgeler aslında bir teşvik sistemidir. 1980’li yıllarda rahmetli Özal’ın döneminde serbest bölgeler gündeme gelmiş ve 1985 yılında ilgili kanunu çıkmıştır. Ülkemizde yalnız serbest bölgelerde değil, birçok alanda teşvikler bulunmaktadır. Bu teşvikler Türkiye’nin hızla büyümesi ve istihdamın arttırılması için verilmektedir.  Peki, Türkiye nasıl büyür? Bu sorunun cevabı net olarak ihracattır. Türkiye ihracatla büyür. İnsanımıza nasıl iş buluruz? Yeni işyerleri açarak buluruz. İşte bu çerçevede belirtmek isterim ki serbest bölge uygulaması ihracata yönelik üretim yapılması kaydıyla sunulmuş olan bir teşvik paketidir. Bu teşvik paketine Türkiye için ihtiyaç duyulduğu açık seçik görülmektedir. Biz de serbest bölgelerin ülke için faydalı bir sistem olduğunu çeşitli platformlarda dile getiriyoruz. Türkiye’deki serbest bölgelerde son 5 yılda 66 milyar 500 milyon dolarlık ticaret hacmine ulaşılmıştır. Bunun 5’te 1’i sadece Ege Serbest Bölgesi’nden yapılmıştır. Serbest Bölgecilikte bence bugün iyi bir noktaya gelindi. Ekonomi Bakanlığımız serbest bölgelerin faydasını görüyor ve bu yönde adımlar atıyor. Bunun en büyük göstergesi de yıllardır üzerinde çalışılmakta olan Serbest Bölgeler kanununda ihtiyaç duyulan değişikliklerin yapılarak Şubat 2017’de yürürlüğe girmesidir.

 

Kanun tek başına yeterli olacak mı? Başka neler yapılmalı?

Ekonomiyle ilgilenenler Türkiye’deki işsizlik sorununun bugünkü seviyelerde korunabilmesi için dahi yüzde 4,5 büyümenin gerçekleşmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak Türkiye’nin tasarruf miktarı bunu gerçekleştirmek için maalesef yeterli değildir. Ülkemizin daha fazla yabancı sermaye çekmesi gerekmektedir. Her ülke kendisine yatırımcı çekebilmek için rekabet etmekte ve yatırımcılarına cazip paketler sunmaktadır. Yabancı sermayeyi getirmenin en akıllıca yollarından birisi de serbest bölgelerdir. Çünkü serbest bölgeler daha organize yapılardır. Yabancı yatırımcı serbest bölgede elektriğinden suyuna, arazisinden güvenliğine kadar tüm hizmetleri sorumlu tek bir yönetimden almaktadır. Örneğin; ESBAŞ olarak biz bir günde yatırımcıya fabrika kurulacak araziyi tahsis ediyoruz. Böyle bir olanağı da gelen yatırımcıların ihracat yapması için sağlıyoruz. Serbest Bölgelerde faaliyet göstererek üretiminin yüzde 85’ini ihraç eden firmalara Ekonomi Bakanlığımız tarafından teşvikler verilmektedir. Serbest bölgeler sadece yatırım ihtiyacını karşılamakla kalmıyor,  aynı zamanda Türkiye’yi daha iyi bir yere taşımak için gerekli olan katma değeri yüksek üretim sorununa da çare oluyor. 2016 yılında Türkiye ihracatının kilogram başına değeri 1,4 dolar olarak gerçekleşti. Bu değeri ancak üretimle ve konularında uzman çalışanlar ile arttırabiliriz.

 

Peki, bunu ne şekilde yapacağız?

Mutlaka ve mutlaka, hiç zaman kaybetmeden en azından teknik kadroları yetiştirecek eğitim sistemimizi yapılandırmamız ve revize etmemiz gerekmektedir. Bunun yanı sıra günümüz ihtiyaçlarına göre yüksek teknoloji üretimi için yeterli sayıda ve nitelikte teknik çalışanlar yetiştirilmelidir.  Bunun yanı sıra teknolojilere sahip olan insanların buraya gelmesini sağlamaktır. Biz 26 yıldır bu konuda çalışıyoruz,  sayısız organizasyon yapıp, sayısız katılımcıyı buraya getirmek suretiyle yaptıklarımızı ve konudaki yeteneklerimizi çeşitli platformlarda anlattık.

 

Geldiğiniz yer neresi 26 yılın sonunda?

Son 3 yılda Ege Serbest Bölgesi ihracatının ortalama değeri kilogram başına 8.50 dolar olarak gerçekleşti.  Bu rakam Türkiye ortalamasının yaklaşık altı katı, Almanya’nın ise iki katından fazladır. Türkiye’nin 2023’te hedefi Almanya’ya yetişmektir.  Türkiye olarak bu hedefe ulaşabilmemiz için çok çalışmamız gerekiyor. Biz ESBAŞ olarak bu hedefi yakalamış, hatta aşmış bulunmaktayız.

 

ESBAŞ diğer serbest bölgelerden pozitif ayrışıyor ama pozitif ayrımcılık görüyor mu?

Hayır, kanunlar karşısında herkes eşittir. Biz 26 yıllık tecrübemizle büyümemizi sürdürüyoruz. Ekonomi Bakanlığımız serbest bölgelere her konuda destek vermektedir. Ege Serbest Bölgesi’nin bugün içinde bulunduğu başarılı durum dikkate alınarak gerek Başbakanımız ve gerekse Ekonomi Bakanımız ESBAŞ’ı yeni bir serbest bölge kurması için teşvik etmektedirler. ESBAŞ olarak bu konuda çalışma ve yer arayışlarımız sürmektedir. Bizler özellikle ihracata yönelik sanayi yatırımlarını çekmenin bu işin başarısı olduğunun farkındayız. Dolayısıyla yeni serbest bölge alanının İzmir merkezli bir yer olmasında fayda görüyor, çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz. Çünkü tüm Türkiye’nin olduğu gibi bizim de ilk pazarımız Avrupa ülkeleridir. Bu nedenle yeni bölge arayışımızı da pazara ulaşımda büyük kolaylıklara sahip olan yakın çevrede sürdürüyoruz ki sanayici nakliye problemleriyle ilgilenmesin, işini rahatlıkla yapabilsin. Buna ilave olarak bildiğiniz gibi çok güzel gelişmeler olmaya devam ediyor. Çanakkale Boğazı üzerine yapılacak olan köprü projesi,  İzmir-İstanbul otoyolu, İzmir-Ankara hızlı tren hattı da sanayici ve ihracatçı için çok sayıda olanak sunmaktadır. ESBAŞ olarak ihracatımızı Türkiye’deki illerle kıyasladığımızda 10. sırada yer almaktayız. Ege Serbest Bölgesi’nde yaptığımız ihracat 37 ilimizin toplam ihracatına eşit bir değere sahiptir.

 

Peki, yeni bölge bu rakamı nereye taşır?

Bugünkü tecrübemizle yeni bölgede en az 6-7 milyar dolarlık ihracat yapmayı öngörüyoruz. Biz Ege Serbest Bölgesi’nin 300 dönümlük gelişme alanında her yıl 2.5 milyar dolarlık ilave iş hacmi ve 3.500 kişiye daha iş sağlayacağız.

 

15 senelik istikrarın sonunda bugün ne durumdayız?

Türkiye’de son 15 yılda gelen yabancı sermaye yatırımı, tarihimiz boyunca gelmemiştir. Son birkaç yıldır aynı oranda yatırımcı gelmiyor. Peki, neden gelmiyor? Çünkü yabancı sermaye geleceğini net olarak görmeden yatırım yapmaz. Dolayısıyla yeni gelecek yatırımcılar da güven ortamlarını sürdürülebilecekleri alanlarda yatırım yapmak istiyorlar. Hali hazırda yatırım yapmış olan firmalar tecrübeli oldukları için faaliyetlerini, büyüme yatırımlarını sürdürmeye devam ediyorlar. 2016 yılında Ege Serbest Bölgesi’ndeki firmalar ihracatta yüzde 3,7 ve toplam iş hacminde yüzde 5,1 oranında büyüdü. Dolayısıyla biz büyümeye devam ediyoruz. Türkiye’ye yatırımcı her zaman gelir. Türkiye çok zengin ve stratejik olarak mükemmel bir lokasyonda yer almaktadır. Ancak güven ve istikrar yatırımın devamlılığı için vaz geçilmezdir.  Yıllardır söylediğimiz gibi; yabancı sermayenin ülkemize gelmesi için ilk aradığı şey istikrardır.

Kaydet