RÖPORTAJ — 2 Mart 2017 at 12:37

İNEGÖL BELEDİYE BAŞKANI ALİNUR AKTAŞ: İNEGÖL, TURİZMDE DE ÖNE ÇIKACAK!

 

başkan (1)

Sanayileşme ve göçle birlikte İnegöl’ün hızlı bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini ifade eden İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, mobilya sanayisiyle anılan İnegöl’ün bundan böyle turizmiyle öne çıkmasını istediklerini ve bu yönde projeler üreteceklerini vurguladı.

 

Mobilyanın başkenti İnegöl, hızlı sanayileşmenin getirdiği ivmeyle son yıllarda önemli bir değişim geçiriyor. Bu değişimin yönetilmesinde İnegöl Belediyesi çok önemli bir konumda.. Biz de bu değişimin etkilerini ve İnegöl Belediyesi’nin projelerini 13 yıldır görevde olan İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş ile konuştuk.

 

Göreve geldiğinizden bu yana İnegöl’de ne tür değişimler oldu?

Nüfus 183 binden 255 bine geldi. Mahalle sayımız 12’den 116’ya çıktı. Konut sayısı 19 binlerden 38 binlere çıktı. Mobilya ihracatı 20 milyondan önemli bir sıçrama yaparak 350 milyon dolara yükseldi. Sigortalı işçi sayısı 28 binlerden 69 binlere yükseldi. Otel yatak sayısı 690’dan 1.940’a, spor tesisleri 6’dan 35’e, lisanslı sporcu sayısı 1.850’den 16.304’e, derslik sayısı 825’ten 1.897’ye, lise sayısı 6’dan 27’ye, hastane sayısı 1’den 4’e, sağlık ocağı sayısı 7’den 17’ye yükseldi.  1994’te 645 olan belediye personelimiz 743’e çıktı. Belediyemizin bütçesi 16 milyon TL düzeyinden 129 milyon TL’ye yükseldi. Daha birçok alanda artışlar oldu. İnegöl’de sanayinin hızlı yükselişiyle beraber nüfus da arttı. Bu da sosyal ihtiyaçlarda artışı ortaya çıkardı. Biz de bu ihtiyaçları yerinde karşılayacak mekanları ve organizasyonları oluşturmaya çalışıyoruz.

 

Tarihi dokuyu korumak adına neler yapıyorsunuz?

Sanayileşen ve göç alan toplumlarda hızlı bir değişim ve dönüşüm var. Bu değişim ve dönüşümün getirdiği birtakım sıkıntılar var. Hem tarımdan hem tarihten hem de temel değerlerden uzaklaşma söz konusu. İnegöl, Osmanlı Devleti’nin önemli şehirleri Söğüt, Domaniç, Yenişehir ve Bursa’nın oluşturduğu coğrafyanın tam ortasında yer alıyor. Aslında İnegöl’ün Osmanlı’ya dair taşıdığı izler var. Fakat hızlı değişim İnegöl’e bu özelliğini kaybettirmiş. Geçmişle geleceği sağlıklı buluşturamayan toplumlar sağlıklı ve doğru adımlar atamazlar. Biz bu amaçla tarihi eserlere yeniden hayat vermeye çalışıyoruz. Restore ettiğimiz tarihi binaları sadece belirli günlerde açmak yerine mahalle konakları, gençlik merkezleri vb. aktivite alanları olarak kullanıma açıyoruz. Bu binalar yılın birçok gününde dolu dolu kullanılıyor. Bu binaların ana özelliği ahşap ağırlıklı, ferah ve yüksek yapılar olması. Beton binaların kasvetinden ziyade daha rahat ve insanlara huzur veren mekanlar. O yüzden de bu mekanların artması açıkçası bizim önceliğimiz.

 

Öte yandan müzecilik çalışmalarımız var. İlk olarak İnegöl Belediyesi Kent Müzesi’ni 2009 yılında açtık. Ardından 2013 Kasım ayında temelini attığımız ve alanında Türkiye’nin ilk, dünyanın sayılı müzelerinden birisi olan İnegöl Mobilya ve Ağaç Sanayi Müzesi’ni 2014 yılında açtık. Müzede, ağaç işçiliği ve mobilyacılığın İnegöl’deki yüzlerce yıllık gelişimini kronolojik olarak anlatmak, tarihine ilişkin bilgi vermek, araştırma ve arşivleme yapmak ve bu sanatın kültürünü geniş kitlelere yaymak amacını güttük. Böylece şehirde yaşayanlara tarihi gelişim sürecini gösteriyoruz. Dışarıdan gelenler de bizim geldiğimiz noktanın ne olduğunu çok net bir şekilde görme imkanına sahip oluyorlar. Biz İnegöl’ün tarihi değerlerine bu şekilde sahip çıkıyoruz.

 

İnegöl’ün tarihi üzerine akademik çalışmalar var mı?

Geçen sene Ekim ayında Uluslararası İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu’nu yaptık.  Bu sempozyumda yurtiçi ve yurtdışından 56 bilim insanı ve araştırmacı İnegöl’ün tarihiyle, ekonomisiyle, sosyo-kültürel hayatıyla, spor hayatıyla, ilgili bildiriler sundular. Gerek Cumhuriyetin ilk dönemlerinde gerek Osmanlı’nın değişik dönemlerinde İnegöl’e ait özellikler belgelerle ortaya kondu. Biz de tüm bu çalışmaları bir kitapçık haline getirdik. İnegöl, tarihiyle beraber daha fazla özgüvene sahip olmalıdır. Çünkü İnegöl, sıradan bir şehir değil.

 

İnegöl’ün tarım potansiyeli hakkında neler söylemek istersiniz?

Gerek 2005 senesinde revize edilen 5393 Sayılı Belediye Kanunu, gerekse de yeni oluşturulan 2014’deki büyükşehir yasası ve 6360 Sayılı yasayla beraber belediyeler alışılmış altyapı, üst yapı, yeşil alan, spor tesislerinin ötesinde artık sanayide, ticarette ve tarımda daha aktif hale gelmiş oldu. Biz de bu yönde Kırsal Hizmetler Müdürlüğünü oluşturduk. Özellikle yeni yasayla beraber artık kırsalda da altyapı-üstyapı yapılmaya başlandı. Kimse bu hizmetler yapılsın diye beklemiyordu. Eskiden köylere il özel idaresi eliyle kısıtlı imkanlarla hizmet giderken şimdi merkezdeki Süleymaniye Mahallesi-Mahmudiye Mahallesi neyse aynı şekilde köylere İnegöl Belediyesi olarak hizmet veriyoruz. Sulama yatırımlarından meyve fidanına, arı kovanından salça makinesine varana kadar kırsala her türlü destek veriliyor. Tarım ürünlerimizi endüstriyel ürün haline dönüştürmeyle alakalı çalışmalarımız var. Önemli ürünlerimizden çilekle ilgili çalıştay yaptık. Şimdi soğuk hava depoları olan ürün toplama merkezleri yapıyoruz. Dolayısıyla, kırsalda hayat canlanmaya başladı.

 

Biraz da yeşil projelerinizden bahsedelim…

Artık klasik belediyecilik ölçülerinin biraz dışına çıkmaya çalışıyoruz. Göreve geldiğimde geri dönüşüm sıfır noktasındaydı. Günümüzde 40-42 ton geri dönüşüm yapıyoruz. Günde 250 ton çöp çıkıyor şehrimizde. Geldiğimiz noktada Çevre Bakanlığı’ndan ödüller aldık. Bu noktaya ulaşmak için anaokullarımızdan başlayarak tüm okullarımızda bununla ilgili kampanyalar başlattık, yarışmalar yaptık. Bir diğer önemli konu sıcak suyu kaynaklarımızı verimli kullanmaktı. Şimdi bu kaynaktan iki ana fayda sağlıyoruz. Bir; düşüşünden istifade edip elektrik enerjisi üretiyoruz, iki; Oylat Kaplıcalarını ısıtıyoruz. Daha önce doğalgaz olmadığı için katı yakıt tüketip doğaya zarar veriyorduk. Şimdi hem maddi anlamda istifade ediyoruz hem de çevreye zarar vermemiş oluyoruz. Bir önemli hedefimiz de güneş enerji santrali kurup elektrik üretimi yapmaktır.

 

Hava kirliliği konusunda bir çalışmanız var mı?

Doğalgaz kullanımı ben göreve gelmeden 6 ay önce başlamıştı. O zaman 2.500 civarında olan abone sayısı 55 bini geçti. Konutlarda kullanım yüzde 80’lere vardı. Fakat biz bir sanayi şehriyiz, coğrafi olarak çukur bir bölgedeyiz ve hava sirkülasyonuna kapalıyız. Büyüklerime müteşekkirim ama ilk organize sanayi bölgemizin şehrin bitişiğinde, düz arazide yapılması tarihi bir hataydı. Bu nedenle 2. Organize Sanayi Bölgesini şehrin 7 km uzağına yaptık. Yapımı, bizatihi başından sonuna kadar var olduğum bir süreçti.

 

Gerek Osmangazi Köprüsü gerekse bağlantılı otoyollar İnegöl’ü nereye taşıyacak sizce?

Ekip arkadaşlarıma hep söylüyorum; Allah vergisi müthiş bir coğrafyadayız. Merkezinden sonra Bursa’nın en büyük ilçesiyiz. Mobilya, kaplıca, köfte gibi önemli değerlerimiz var. İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol şehirlerin hepsine 200-250 kilometre mesafede, farklı ulaşım ağlarıyla bağlıyız. Henüz tamamlanmamış olsa da yakın gelecekte gerçekleşecek hızlı tren projesi var: Eskişehir’e kadar gidiyor, şimdi Bursa ayağı tamamlanıyor. Hızlı tren ve otoyol projelerinin Bursa’nın diğer ilçelerine olduğu gibi İnegöl’e de çok ciddi yansımaları olacak.

 

Yapılaşma ile ilgili hedefleriniz nelerdir?

Yeni İnegöl projemiz ile İnegöl’ün kuzey batısında yeni bir kent kurmayı hedefledik. İnegöl’ün nüfusu kadar bir nüfusu barındıracak 700 hektarlık bir alan planlandı. TOKİ’nin ilk etapta yaptığı 676 konut var. İkinci etapla devamı gelecek. Hedefimizin biraz gerisinde kaldık. Bu projemize biraz daha ağırlık vereceğiz. Mevcut kent merkezindeki amacımız ise mümkün olduğu kadar yeni alanlar açmak ve kentsel dönüşüm yapmaktır.

 

Son olarak turizm alanındaki projelerinizi de konuşalım…

Hedefimiz, İnegöl’ün bundan sonra turizm yönünün öne çıkmasıdır. Bu amaçla Yeniceköy Mahallemizde Doğa Sporları Turizm Merkezi (DOSTUM) projemizi hayata geçirdik. BEBKA’dan (Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı) da destek alarak gerçekleştirdiğimiz DOSTUM’da sivil havacılık, yamaç paraşütü, kampçılık, trekking, foto safari, ATV, motokros, balıkçılık, okçuluk, bisiklet, deniz bisikleti ve off road olmak üzere 12 branşta etkinlikler yapılacak.  Şimdiden sivil havacılık, yamaç paraşütü branşlarında yurtdışından müşterileri ağırlamaya başladık. Nisan ayından sonra yeni hazırladığımız proje kapsamında yapacağımız ulusal ve uluslararası organizasyonlarla İnegöl’ü turizmde daha da öne çıkarmaya çalışacağız. Bunun için, başta Boğazova Yaylası olmak üzere yaylalar, şelaleler, Oylat Mağarası, Fevziye Kanyonu, Evliya Çelebi Yolu, Türkiye’nin yüksek yamaç paraşütü tepesi gibi önemli zenginliklerimiz var.

 

 

Kaydet