RÖPORTAJ — 3 Nisan 2017 at 12:10

KAYSERİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI TAHİR NURSAÇAN: KAYSERİ OSB DAHA AKTİF OLACAK!

DSC00630

 

Kendi yönetimlerinden önce Kayseri OSB’nin uzun yıllar ihmal edildiğini, bu nedenle hak ettiği yerden uzak olduğunu söyleyen Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan, önümüzdeki dönemde Kayseri OSB’nin daha aktif olacağını vurguladı.

 

Kayseri sanayisi ve ticaretiyle ülkemizin önemli şehirlerinden birisi. Buna karşın Kayseri son yıllarda marka şehir olma yarışında geride kaldı. Bu durum mobilyanın kalbinin attığı Kayseri’nin bütününe olduğu kadar Kayseri OSB’ye de olumsuz yansıdı. İki yıl önce göreve gelen Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan, Kayseri’nin ve Kayseri OSB’nin rekabette tekrar aktif olması için projeler üretiyor. Görüşmemizde üretme heyecanını fazlasıyla ortaya koyan Tahir Nursaçan, hedeflerini ve projelerini Business News okurlarıyla paylaştı.

 

Kayseri OSB bugün Türk ekonomisi açısından nerede duruyor?

Biz Kayseri OSB olarak bilgiyi paylaşmaya çok önem veriyoruz. Kayseri OSB bizim yönetimimizden önce uzun yıllar ihmal edilmiş bir OSB. Kayseri OSB alan olarak Türkiye’nin 5.-6. en büyük OSB’si ama sadece alan büyüklüğüyle övünmeniz yanlış olur. Alan büyüklüğü önemli ama ondan önce olması gereken sanayicinin birliği, beraberliği, kardeşliğidir. Şimdi burası yönetilmiş ama biraz kapalı devre yönetilmiş. Şimdi açık, şeffaf bir yönetim var.

 

Mobilya üretiminde yoğunlaşan Kayseri ekonomisi için neler söyleyebilirsiniz?

Kayseri, mobilyanın başkenti olmayı hak etmiş bir şehir. Şimdi “Kayseri’de mobilya kapatılsın başka iş yapılsın” deniyor. Bilgili insanların bunu söylemesi bizi üzüyor. Mobilya sektöründe eksiklik tasarımda. Biz de bu nedenle tasarım merkezini aktif hale getirdik. Artık firmaların hepsi tasarım yapıyor, tasarımı geliştiriyoruz. Bunu daha ileriye götürmeye çalışacağız.

 

Son yıllarda ekonomide üretimden çok inşaat sektörü ön plana çıkmış durumda. Bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Üretim olmadan bir yere gidemeyiz. Sadece inşaatla büyüme nereye kadar sürdürülebilir, bilemiyoruz. Tayvan, Konya’dan yüzde 15 daha küçük bir ülke. Ama 520 milyar dolarlık ticaret hacmi, 290 milyar dolar ihracatı, 230 milyar dolar ithalatı olan bir ülke. Şimdi onlar 7 ağızlı aslan değiller, bu işi analarının karnında da öğrenmiş değiller. Demek ki sistem kurmuşlar. Bizde ise yeri geliyor sanayicinin, üreticinin farkına varamıyoruz. Ülkemizdeki yatırım haritasının ve sanayi envanterinin en güzel bir şekilde çıkarılması lazım. Dünyada kim kimden neyi alıyor bilmemiz lazım. Son yıllarda bunların farkına varılmaya başlandı ama yetersiz.

 

Sanayicimizin yakındığı alanlardan biri de eğitim. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

Eğitimdeki kapatmamız gereken büyük bir açık var. Türkiye’de sanayicinin ara eleman sorunu var. Bu sorunun çözülmesi lazım. Meslek yüksekokullarını hor görüyoruz; bu anlayıştan kurtulmamız lazım. Bu memleketin, sanayinin geleceği meslek liselerinde ve meslek yüksekokullarındadır. Bir de teknik üniversiteler var tabii.

 

Peki, Kayseri OSB olarak üniversite-sanayi işbirliğine nasıl bakıyorsunuz?

Üniversite-sanayi işbirliği olmazsa olmaz. Ancak sadece bizim gayretimizle olmuyor. YÖK’ten de, hükümetimizden de, ana muhalefetten de destek gelmesi lazım. Üniversitelerimizin sanayiciyi iyi anlaması gerekiyor. Bu işbirliği teorik olmamalı; uygulamaya geçilmeli ve teknik olmalı. Türkiye ileri gidecekse teknik olmak zorundayız.

 

Kalkınma ajanslarını sanayinin gelişmesi açısından nasıl görüyorsunuz?

Biz Orta Anadolu Kalkınma Ajansı’ndan (ORAN) çok istifade ettik. Kayseri OSB, kalkınma ajanslarından en fazla destek alan OSB’lerden biri. Örneğin; yeni kuracağımız fuar alanı için destek aldık. Kayseri’deki mevcut fuar alanı 6.500 metrekare; bir şovrum alanı kadar.

 

Yeri gelmişken, Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi projenizi de konuşalım…

Maalesef 21. Yüzyıl Türkiye’sinde Kayseri’nin uluslararası hizmet verebilecek bir Fuar ve Kongre Merkezi yok. Bu, Kayseri’nin geleceği açısından çok önemli bir konu. Fuar alanı ile ilgili ORAN’dan hibe aldık. OSB’nin doğu kısmında 200 bin metrekarelik alan üzerine 150 bin metrekaresi fuar merkezi ve yaklaşık 50 bin metrekaresini de otel ve sosyal tesislere ayıracağımız tam donanımlı bir proje hazırladık. Büyükşehir Belediyesi, Kocasinan Belediyesi, Melikgazi Belediyesi ve Kayseri Şeker Fabrikası, fuar ve kongre merkezimizin ortakları arasında yer alıyor.

 

Önemli projelerinizden birisi de GES. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bizden önceki yönetim 6 MW’lık bir güç kurmuştu. Biz 32,4 MW’lık yeni GES yatırımını kendimiz yaptık. Yap-işlet-devret modeliyle de yaklaşık 12 MW’lık kısmı yapıldı. Böylece kurulu gücü 51 MW’a ulaştırmış olduk. Türkiye’de şu anda güneş enerjisinde 800 MW civarında kurulu güç var; bunun 51 MW’ı Kayseri OSB’nin mülkiyetinde. Bu santral 60 bin konutu aydınlatıyor.

 

Bu, OSB’nin ne kadar ihtiyacını karşılıyor?

Gündüz kullanılan enerjinin yüzde 20’sini karşılıyoruz. O yönden başarılı bir iş yaptık. Ama biz yorulduk bunu yaparken. Şimdi Kayseri ekonomisi açısından iyi mi, kötü mü diye düşünmek lazım. 2016 yılı Türkiye için iyi bir yıl değildi. 2015 ve 2016’nın mukayesesinde bizim doğalgaz tüketimimizde yüzde 6.23 artış olmuş. Diğer tarafta elektrik tüketiminde de yüzde 2.55 artış oldu.

 

İtfaiyenizle de iddialısınız duyduğumuz kadarıyla…

Türkiye’de 120 ton kapasitesiyle ikinci sırada yer alan Kayseri OSB İtfaiye teşkilatını biz kurduk. OSB’ler arasında bir numarayız kesinlikle. Ekibimiz canla başla, teknik donanımıyla çalışıyor. Bir de bunların ötesinde tüm tatbikatları yapabileceğimiz bir eğitim altyapımız var.

 

Peki, Kayseri OSB’nin yol haritası bundan sonra nasıl çizilecek?

Yönetimde kaldığım sürece kümelenmeyi çok aktif hale getireceğiz. Tasarımı ön plana taşıyacağız. Yeni fuar alanımızda 5-6 fuar yapmaya çalışacağız.

 

Son olarak vermek istediğiniz mesajınızı da almak isteriz…

Allah devletimizi payidar, milletimizi de bahtiyar eylesin. Çanakkale’ye çok gitmemiz gerekiyor. Çanakkale’de ne solcu var ne sağcı var; bir millet var. Bulunduğumuz coğrafya çok hassas. Herkes bu coğrafyada birbiriyle iyi geçinecek. Çünkü biz ülke olarak dünyanın hem kalbiyiz hem sigortasıyız. 80 milyonluk Türk milleti bir ve beraber olup, daha saygılı, daha demokratik olmalı ama dış müdahalelere de fırsat vermemeliyiz.