RÖPORTAJ — 5 Haziran 2017 at 16:15

AKACAN HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI BULUT AKACAN: TÜRKİYE’DEN GELECEK HER YATIRIMCIYA KAPIMIZ AÇIK!

IMG_8544

 

Başta eğitim ve turizm olmak üzere KKTC’inin büyük bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu söyleyen Akacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bulut Akacan, “Türkiye’den buraya gelecek her yatırımcıya bankalarımız, grubumuz açık; onlara rehber olmaya hazırız. Yeter ki gelip yatırım yapsınlar” dedi.

 

Geçmişinden aldığı gücü daima ileriye taşıyan Akacan Holding; Beyaz Eşya, Mobilya, Tekstil, Emlak Alım-Satım, Bankacılık, Eğitim, Turizm ve İnşaat sektörlerinde, öncü ve yenilikçi yaklaşımlarla ileri teknoloji ürün ve hizmetleri ile bugün KKTC ekonomisinde önemli bir değer..

 

“Pek çok insanın gözünde, benim gibi alt orta gelir grubu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelip de Kıbrıs gibi ‘küçük’ bir adada, genç yaşta yaptığım işleri başarmak, büyük bir mucizedir.” Akacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bulut Akacan, “Farkında olmak” adlı kitabının girişinde yukarıdaki cümleyi yazmış. Bu başarısında ailesinin ona kazandırdığı değerlere önemle vurgu yapan Bulut Akacan, girişimcilikte ilk derslerini aile ocağında sonrasında ise ABD’deki üniversite yıllarında almış. Bu birikimle 2000’li yılların başında konut sektöründe yaptığı atılımla başarı basamaklarını hızla tırmanmaya başlamış. Başta konut sektörü olmak üzere birçok sektörde başarılı işlere imza atan Bulut Akacan, son olarak Akacan Teknik Üniversitesi ile eğitim sektörüne de hızlı bir giriş yapmış durumda. Biz de Bulut Akacan ile yarattığı başarıları ve KKTC ekonomisini konuştuk.

 

Akacan Holding’i özetle anlatarak söyleşiye başlamak isteriz…

Akacan Şirketler Grubu, uzman ve yetkin 1000’i aşkın kişiden oluşan nitelikli insan gücüyle sektördeki en yüksek istihdamı yaratmaktadır ve aynı zamanda sektörlerinin en geniş pazarlama ve satış kadrosuna sahiptir. Grubumuz, Kuzey Kıbrıs’ın en büyüklerinden olup, global bir yönetim yaklaşımı ile çalışanlarına ve müşterilerine en iyi hizmeti, uluslararası standartlarda sunmak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürmektedir.

 

Akacan Holding, başta inşaat olmak üzere beyaz eşya, mobilya, eğitim, petrol, araç kiralama ve finans sektörlerinde faaliyet göstermektedir. Bizim ticaret hayatımız, babamın 1988 yılında açtığı beyaz eşya satış mağazası ile başladı. Sonra ben 2003 yılında inşaat sektörüne girdim. Şu anda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin açık ara en büyük inşaat firmasıyız. Yılda minimum 1.000 konut üretiyoruz ve teslim ediyoruz. Onun dışında İngiltere Southampton’da, İstanbul Göztepe’de ve Afrika ülkelerinde yatırımlarımız var. Eğitimde çok hızlı büyüyoruz. Akacan Teknik Üniversitesi için çok güzel kampüsler yapıyoruz şu an Girne’de. Girne; Beşparmak Dağları ve Akdeniz arasında coğrafyası limitli ama çok güzel bir şehirdir. İstanbul, Türkiye’nin gözdesi ise, Girne de Kıbrıs’ın gözdesidir. Biz Girne’ye çok inanıyoruz. Bu yüzden yatırımlarımızın birçoğu da Girne’de bulunuyor. Adada ciddi bir pazar payına sahip olan Akacan Topluluğu, her geçen gün gelişmekte ve büyümekte.
Peki, üniversiteye değinmişken, şu an ne aşamada üniversiteniz?

Üniversitemizin kampüsü bir yıl içinde bitiyor. İki yıldır devam ediyor çalışmalarımız. Biz eğitim ve öğretime Eylül’de başlıyoruz küçük kampüslerimizde. Merkez kampüsümüzde bir sonraki yıl, yani Eylül 2018’de başlayacağız. Turizm, hukuk, eğitim bilimleri, mühendislik-mimarlık fakültelerimiz var. Hastanemizi de yapıyoruz; o da sonraki dönem açılmış olacak. Bu yıl turizm ve hukukla başlıyoruz.  Dünyanın bir numaralı turizm ve otelcilik okulu olan Vatel ile anlaşma imzaladık; Kuzey Kıbrıs’ta Fransız Vatel diploması vereceğiz. Bu çok önemli bir şey.

 

Eğitim dili ne olacak?

Eğitim dili Fransızca, İngilizce, Türkçe olacak. Ama başta İngilizce gelecek. Vatel’in 40 ülkede okulları var. Öğrencilerimiz diğer ülkelerde de eğitim alabilecek. Bir yıl gidip orada da kalabilecekler. Bu çok önemli bizim için. Çünkü Kıbrıs bir turizm adası oldu. Bu yıl sadece Girne’de 19 yeni otel yapılacak. Biz yatırımlarımızı buna göre yapıyoruz.

 

Peki, Kıbrıs’ın geleceğini hangi sektörlerde görüyorsunuz?

Turizm ve eğitim. Turizm ve eğitimde inanılmaz bir gelecek var.

 

Eğitimin KKTC ekonomisindeki yeri nedir sizce?

Bir ülke ne yapabileceğine bir bakacak. Türkiye bizim Anavatanımız ve sanayisi, ekonomisi çok güçlü dev bir ülke. Bizim Türkiye ile rekabet edecek gücümüz yok. Biz sanayiye de girmek istemeyiz. Biz neyi ihraç edebiliriz? Servis ihraç edebiliriz. Bu servisi de turizm üzerinden ihraç edebiliriz. Bu çok önemli bir şey. Eğitim üzerinden servis ihraç edebiliriz. Bir öğrencinin marketinden kuaförüne, ulaşımdan konuta her yönde ekonomik faydası vardır. Son zamanda Kuzey Kıbrıs’ta konut sektörünün büyümesinde en önemli sebep; otellerde çalışacak insanların ve üniversitede okuyacak öğrencilerin sayısındaki artıştır. Şu an KKTC’de 100 bin öğrenci var. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 250 bin hedefini koymuştu. Bu çok önemli bir hedeftir. Bugün dünyanın her yerinde bir güvenlik sıkıntısı var. Kuzey Kıbrıs küçük bir adada olduğu için güvenlik çok rahat sağlanıyor. Kuzey Kıbrıs’ta dünyanın en büyük hastanelerinden birisi olan Yakın Doğu Hastanesi var. Eğitim sadece yükseköğretimde değil,  ilk ve orta öğretimde de inanılmaz yükseldi.

 

Son dönemde Kuzey Kıbrıs’a Türkiye’den ilginin arttığını gözlemliyoruz…

Türkiye, Türk insanı Kuzey Kıbrıs’ı yeni yeni keşfediyor. Artık deniyor ki: Benim ne işim var Antalya’da, Bodrum’da? Kuzey Kıbrıs’ta bir ev alırım, 3-4 ay tatilimi yaparım, döndüğüm zaman da boş kalacağına öğrenciye kiralarım. Burası yazın turizmle, kışın öğrenciyle kalabalık. Kışın Antalya’da, Bodrum’da incin top oynar. Ama Girne, hem kışın hem yazın cıvıl cıvıldır. Bunu keşfetmeye başladı insanlar. Burada 12 aylık bir turizm var. Tabii, bir de kumar turizmi var. O da yatırımın geri dönüş hızını artırıyor.

 

Peki, KKTC turizmini ne kadar pazarlayabiliyor?

Biz turizmi pazarlayamıyoruz. En büyük sıkıntımız o. Muhteşem bir ülkemiz var. Binlerce yıllık bir tarihimiz var; Venedik’e, Bizans’a, Osmanlı’ya dayanıyor. Sadece kumarhaneler değil, bugün Yeşilırmak’ın çileği, Karpaz’ın altın kumu gibi çok büyük değerlerimiz var. Benim önerim; bunların hepsinin birlikte pazarlanmasıdır. Bugün Santorini’yi, Mikonos’u gidip bir günde gezebilirsiniz. Kuzey Kıbrıs’ı gece-gündüz bir ayda gezemezsiniz. Bir de Yunan kültürü var, gelip onu da görün. O da bir avantaj. Git Rum tarafına sirtaki oyna, gel burada halay çek. Bir ülkede iki farklı kültürün yaşanması ne kadar güzel bir şey. Hem cami hem kilise var yan yana. Dini özgürlüğümüz var. Aslında mücevher gibi bir adamız var.

 

Yani kesinlikle pazarlama konusunda büyük bir sıkıntımız var. Ben Kuzey Kıbrıs’ı ekonomik anlamda bütün dünyada tanıtmayı istiyorum ve bunu da yapıyorum. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 1.700 çalışanımız var. Şu an kayınpederimin kurduğu Altınbaş Holding de Kuzey Kıbrıs’ta yatırımlarını hızlandırmaya başladılar. Diğer yandan Türkiye’den suyun gelmesi çok önemli. Onun için Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na, Başbakanına hakikaten vefa borcumuz var. Yüzyılın projesidir bu. Şu an suyumuz geliyor, elektrik geliyor. İnterneti kullanıyoruz Türkiye’nin sayesinde. Burası dünyanın en güvenli yerlerinden biri. Bu Türkiye’nin ve Türk Askeri’nin sayesinde. Bunları anlatmak lazım. Ben liderlerimize söylüyorum; prosedürü azaltıp Türk işadamlarını buraya çağırmak lazım. Yarın Adada bir anlaşma olursa öbür taraftan avantajlı olmamız lazım. Şimdi onlar güçlü ama yarın buraya Koç, Sabancı geldiğinde dezavantajlı olacaklar.

 

Kuzey Kıbrıs’ta ulaşım başta olmak üzere ciddi altyapı sorunları var. Bunun için ortaya konulan somut bir çözüm var mı?

Sağ olsun, yine Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği aracılığıyla KKTC’ye her yıl neredeyse 1 milyar TL bütçe ayırıyor. KKTC yönetimi 100-200 milyon TL’sini kullanıyor, geri kalanını Türkiye’ye geri gönderiyorlar. Yol projesi üretemiyoruz, altyapı projesi üretemiyoruz. Bundan daha büyük ayıp olamaz yani. Kuzey Kıbrıs’ta çok büyük bir potansiyel var. İnanın burayı bir teknoloji şehri yapabilirsiniz, bir teknopark kurabilirsiniz. Örneğin; bizim üniversite olarak teknopark kurma düşüncemiz var ama mevzuatın geçmesi lazım öncelikle.

 

KKTC’nin en büyük eksiklerinden biri de milli havayolu şirketi olmayışı. Bu konudaki düşüncelerinizi de alabilir miyiz?

Milli hava yolu şirketi kurmayı düşünüyoruz. Diğer işadamlarına teklif ettik; gelin birlikte bir konsorsiyum kuralım diye. Kuzey Kıbrıs’ın 10 büyük iş adamı bir araya gelip bu şirketi kursa ve yüzde 50’sini halka açsa, insanlar aldıkları çok küçük hisselerle bile milli havayoluna sahip çıkacaktır. Bunun ön görüşmelerini şu anki Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanımız Kemal Dürüst ile yaptım. “Siz önayak olun, biz finansmanını çözeriz.” dedim. Çünkü bizim dünyada çok iyi bağlantılarımız var. Biz dünyanın her yerinden kredi alabiliyoruz. Çünkü bizi tanıyorlar.

 

Peki, Kıbrıs meselesine bakışınız nedir?

Kıbrıs meselesi hiç de çözülecek bir mesele değil. Amerika’nın, Rusya’nın, İsrail’in, Mısır’ın ortak çıkarları doğrultusunda çözüleceğine inanıyorum. Burada çok büyük bir kaynak var. Akdeniz havzasındaki sıkıntıların nedeni petrol ve gaz değil mi? Lübnan’da başlayan Irak’ta, Mısır’da, Libya’da ve Suriye’de devam eden bir süreç bu. Bizi de 1974 yılından evvel 1963’te karıştırdılar. Burada ortak çıkarlar söz konusu. Türkiye, güçlü bir ülke ve bu kaynaklar Türkiye üzerinden geçirilmek zorunda. Yoksa Suriye’den mi, Irak’tan mı geçirecek? Bunun başka çaresi yok. Zaten Türkiye olarak hak sahibiyiz. Türkiye en doğru geçiş ülkesi. Çözüm sürecinde bundan sonra Maraş bölgesinin açılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması gündeme gelebilir. Ondan sonra kapsamlı bir çözüm olacak bence. Buna inanıyorum. Öte yandan Türkiye’nin şu anki politikalarını da Tayyip Erdoğan’ın dik duruşunu da beğeniyorum kesinlikle.

 

Son olarak KKTC halkına ve Türkiye’ye yönelik mesajınızı da almak isteriz…

Şunu söylemek isterim; her iki ülkenin de önü çok açık. “Kıbrıs satılıyor, gidiyor.” diye bir söylem var; ona inanmasınlar. Hem Kuzey Kıbrıs halkı hem Türkiye yönetimi çok kararlı ve istikrarlı. Tabii ki siyasi manevralar olacaktır. Bu hem Türkiye’nin bekası için hem bizim için çok önemli. Ama her geçen gün biz biraz daha iyi duruma geliyoruz. Ekonomik anlamda şunu söylemek isterim: Kıbrıs, yatırım için çok önemli bir yer. Yatırımın geri dönüş hızı çok hızlı. Bir apartman satın alıyorsun 9 yılda parasını geriye alıyorsun. Dünyanın hiçbir yerinde bu yok. Bu süre Türkiye’de 35 yıl, İngiltere’de 40 yıl. İkincisi, eğitim ve turizm yatırımları çok büyük fırsatlar yaratıyor. Bunların artması gerekir. Diğer sektörlerde büyük fırsatlar var ve rekabet çok az. Türkiye’den insanlar gelip burada iş kurmalı. Rekabeti artırmalıyız burada. Bir de grubumuz adına şunu söylemek istiyorum: Türkiye’den buraya gelecek her yatırımcıya bankalarımız açık, grubumuz açık, rehber olmaya hazırız.

Kaydet

Kaydet