RÖPORTAJ — 5 Haziran 2017 at 16:09

GAMATEKS YÖNETİM KURULU BAŞKANI OSMAN AYDINLI: GAMATEKS YÜKSEK TEKNOLOJİYE ODAKLANDI!

IMG_2583

 

Ar-Ge olmadan ne katma değerli üretimden ne de Dördüncü Sanayi Devriminden bahsedilebileceğine dikkat çeken Gamateks Yönetim Kurulu Başkanı Osman Aydınlı, kendilerinin de son dönemde Ar-Ge projelerine, yüksek teknolojili ürünlere daha fazla odaklandıklarını vurguladı.

 

Gamateks tekstil sektöründe deneyimli ve üretim gücü yüksek bir sanayi kuruluşu. Geleneksel tekstildeki deneyiminden aldığı güçle son yıllarda katma değerli, yüksek teknolojili ürünlere yönelen Gamateks’in hedeflerini Yönetim Kurulu Başkanı Osman Aydınlı ile konuştuk.

 

Hükümetin son olarak çıkardığı, 23 vilayeti kapsayan teşvik paketi var. Anahtar teslim fabrika teşviki var ve diyor ki: Yeter ki siz oraya gidin, yatırım yapın. Bu ne kadar hayata geçmiş durumda sizce?

Bunun ne kadar hayata geçtiğini bilmiyorum. Biz mevcut teşvik kapsamında yatırıma devam ediyoruz. Biz yeni teşvik kapsamında değiliz ama bildiğim kadarıyla daha fazla artıları olan bir teşvik paketi. Çok cazip gerçekten…

 

Sizin Güneydoğu’da, Batman’da bir yatırımınız var. Sanayileşmede Güneydoğu’yu nasıl görüyorsunuz?

Şu an orada 280 çalışanımız var. Yakın zamanda 600 kişi olacak, tesis yatırımları tamamlandığında bu sayı 1.000 olacak. Orada yaptığımız yatırım bölgede örnek oldu. Çünkü orada sanayi işletmeleri atölye ölçeğinde çoğunlukla. Oradaki bürokrasi bizimki gibi tesislerin çoğalmasını ve Batman’ın bir ihracat üssü olmasını çok istiyorlar. O nedenle bizi herkes sahipleniyor. İşçi kalitesi olarak aslında Batman’ın Denizli’den bir fark yok. Yetişmiş insan gücü var. Daha önce terör nedeniyle büyük şehirlere göç etmiş ve tekstil sektöründe çalışmış insanlar memleketlerine dönmüşler. Bize iş verir misiniz diye arıyorlar. Oradaki insanlara sahip çıkmamız gerekiyor ki oradaki insanlar ülkesine sahip çıksın.

 

Başka sektörler de girebilir mi o bölgeye?

Başka sektörler de girmeye başladı zaten. Her türlü sektör girer. Önümüzdeki yıllarda Güneydoğu’nun önü çok açık. Suriye’de savaş bittiği zaman tedarikçilik başlayacaktır orada. İnşaat sektörü girebilir mesela. İnşaat girdikten sonra peşinden çok çeşitli sektörler de girer diye düşünüyorum. Bana kalırsa serbest bölge de olabilir. Serbest bölge olursa katma değerli üretim artar.

 

Batman halkıyla nasıl bir iletişiminiz var?

Orada çalışanlarımızın yüzde 50-60’ı kadın. Tekstil sektörü evdeki kadınları çalışma hayatına katmak için en uygun sektör. Önceleri kadınların çalışmasına ters bakıyorlarmış orada. Başlangıçta bir kadın fabrika müdürü atamıştık. Köy köy dolaşarak kadın işçi sayımızı artırdı ve o düşünceyi yendik. Başlangıçta hiç kadın çalışanımız yokken şimdi çalışanlarımızın yaklaşık yarısı kadın. Erkekler de işe sahip çıkıyorlar ama kadınlar daha çok sahip çıkıyorlar. Kadının sahip çıktığı bir yer yıkılmaz diyorum. Tabii, kadınlar erkekler gibi evden çıkmıyorlar, sosyal yaşantıları yok. Bir bakıma kadınlar çalışırken sosyal yaşamları, görgüleri ve bilgileri de gelişiyor.

 

Bütün dünya artık 4. Sanayi Devrimini konuşmaya başladı. Biz de Türkiye olarak bunu kaçırmamak için eğitimde seferberlik ilan etmeliyiz aslında. Sizin bu konudaki fikriniz nedir?

Türkiye’nin gündemi o zaten. Eğitim sistemimizde teorik eğitim var ama pratikte çok zayıfız. Teorik ile pratiğin bir arada olması gerekiyor. O zaman eğitim kalıcı oluyor. Buna biraz daha önem verilmesi gerekiyor. Anadolu’nun her ilinde üniversite açıldı. Ama sadece teorik eğitim değil de o bölgelerin kalkınmasını sağlayacak ne yapıyoruz? Üniversiteler bir kere bölge insanıyla ne yapılabileceğini, insanların neye yatkın olduğunu belirlemeli. Bu bağlamda tarımsal üretim büyük önem taşıyor. Tarımda kendi kendimize yetecek hale gelmemiz lazım. Daha ekolojik ve organik ürünlere yönelmemiz lazım. Bu da eğitimle olur, üniversitelerle olur.

 

Dördüncü Sanayi Devrimi deyince Ar-Ge’ye de odaklanılması lazım değil mi?

Tabii, devletin biraz daha fazla Ar-Ge yapması lazım. Ar-Ge yapılarak her bölgenin öne çıkarılacak değerleri mutlaka vardır. Ar-Ge olmadan katma değer yaratamazsınız, Uzakdoğu ile mücadele edemezsiniz. Bugün yüksek maliyetlerle üretim yapıyoruz. Bunu yapabilmek için katma değerli ürün üretmek zorundayız. Sadece bir malı üretmiş olmak yetmiyor.

 

Bunun için üniversite-sanayi işbirliğinin gerçeğe dönüşmesi lazım herhalde…

Gençlerimiz pırıl pırıl ama üniversitedeyken hayatın, özellikle çalışma hayatının ne demek olduğunu öğrenmeleri lazım. Şimdi düz işçiden çok üniversite mezunları başvuru yapıyor. Onlara nasıl bir iş verebiliriz diye düşünüyoruz. Çünkü hazırlıklı gelmiyorlar. Bunu aşmak için bilimin mutlaka ticarileşmesi lazım. Ticarileşirse 4. Sanayi Devrimini de takip edebiliriz. Bilim ne için gerekli? Daha iyi şartlarda yaşamak ve rakiplerinden daha ön plana çıkmak için.

 

Siz üniversitelere karşı nasıl bir yaklaşıma sahipsiniz?

Biz üniversitelerle çalışmak istiyoruz. Zaman zaman onlara müracaat ediyoruz. Onlar bizim her zaman kapımızın açık olduğunu biliyorlar. Şimdi biraz daha ilgi var galiba, eskiden bu yoktu.

 

Yüksek teknolojili ürünlerde ne kadar yol aldınız?

Bu konuyu AR-GE Merkezi Müdürümüz Ozan Bey anlatsın isterseniz.

Ozan Parer: Spor teknik tekstili konusunda şu anda hem Avrupa’da hem Türkiye’deki üreticiler arasında ciddi bir yerdeyiz. Özellikle katma değerli performans ürünleri konusunda marka çalışmalarımız da başladı. Bugün dünyada Athleisure denen bir moda kavramı var. Bu kavram günlük, sportif ama şık giyimi anlatıyor. Biz de bu trende uygun iki marka geliştirdik. Bunlardan birisi high-tech diğeri basic ürünler içeren ürün gamına sahip. Bu trend, şu an dünyada müthiş bir akım haline geldi. Biz de aslında akımın belki de lider üreticisiyiz. Performans ürünleri bazında da şu an Avrupa’daki fuarlara katılıyoruz. Teknik ürünlerimizin, teknik kumaşlarımızın sayısı gün geçtikçe artıyor. Bizim de sunum yeteneğimiz, gücümüz, pazarlamamıza verdiğimiz done artıyor. Onu da kullanmaya başladılar. Spor teknik tekstilin üretimdeki payı 2014-2015 dönemi için yüzde 5, toplam ciro içindeki payı yüzde 10, toplam karlılık içindeki payı yüzde 15’ti. Burada karlılık anlamında toplam üretime göre katlanarak hızlanan bir eğilim var. Spor teknik tekstilleri sonrasında girmek istediğimiz alanlardan biri akıllı giysiler,  bir diğeri de koruyucu teknik tekstiller. Ona dönük de projeler yapmaya başladık.

 

Ar-Ge projelerinde, bizim de başvurular yaptığımız TÜBİTAK’ın desteği çok önemlidir. TÜBİTAK’ın, misyonu hükümetimi­zin öncelik verdiği teknik tekstil alanlarında gerek yerli ikameyi sağlamak, gerekse de Avrupa ve dün­yada öncü tekstil teknolojileri geliştirebilmek olan Gamateks Ar-Ge Merkezi projelerinin de desteklemesine ihtiyacımız vardır.

 

Bunları üniversite ayağında uluslararası işbirlikleriyle mi, yoksa yurtiçinde mi yapmak istiyorsunuz?

Bu projelerin yurtdışı işbirlikleriyle yürümesini istiyoruz. Şu an bu bağlantıları kurmaya da başladık. Belçika ve Almanya’ya ziyaretlerimiz olacak. Ayrıca İstanbul Tekstil Araştırma ve Geliştirme Merkezi ile de bu bağlamda bağlantılarımız var.

 

Mısır’da da yatırımınız var. Neler yapıyorsunuz orada?

Tekstil üretimimiz var ve şu anda 400 kişiyi istihdam ediyoruz orada. Fiyat rekabetinden dolayı bazı siparişlerimiz Mısır’a pas ediyoruz. Uzun zamandır oradayız; şu ana kadar bir sorunla karşılaşmadık. Oradaki yasal teşviklerden istifade ediyoruz.

 

Gamateks özelinde 2016 nasıl bir yıl oldu?

2016 kötü geçmedi. Biz, 2016 yılında ağırlıklı olarak kumaş ihracatı yaptık. Nitelikli kumaş üretiminde bir marka haline geldik. Şimdi Avrupa’da başta İngiltere, Almanya, İtalya ve İspanya olmak üzere birçok müşterimiz var. Avrupa artık kumaş üretimini bıraktı. Bu bizim gibi ülkelerin yapacağı bir şey oldu. Özellikle Doğu Avrupa’da kumaş üretimi başladı. Biz o alanda ilerlemeye çalışıyoruz. Bunun için Londra’da, Düsseldorf’da ofisler açtık. Sadece üretime değil, işin ticari tarafına da ağırlık vereceğiz.

 

Peki, 2017 ile ilgili hedef ve öngörünüz nedir?

Birincisi, Ar-Ge çalışmaları ile ürün yelpazesini genişletmek istiyoruz. Bir de spor markamız Gamax’a önem vererek ilerlemek istiyoruz. Bunun için yatırımlarımız da devam ediyor. Bunun yanında Güneydoğu’daki yatırımımızı büyüterek orada bir örnek olmak istiyoruz. Batman’ın konfeksiyonda ihracat üssü olmasını hedefliyoruz. Bunu yapabilirsek diğer şeyler arkasından gelir zaten. Özellikle Suriye ve Irak’taki çatışmaların durmasıyla birlikte bölgenin önünün daha da açılacağını düşünüyorum.

Kaydet