RÖPORTAJ — 5 Haziran 2017 at 15:48

TP VISION TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ ÜNAL MASALCI: 2017’DE YÜZDE 25 CİROSAL BÜYÜME HEDEFLİYORUZ!

 

_BTH5603

Türkiye’de üretim yapma hedeflerinin giderek somutlaşmaya başladığını dile getiren TP Vision Türkiye Genel Müdürü Ünal Masalcı,   2017 yılında yüzde 25 cirosal büyümeyi hedeflediklerini söyledi.

 

Televizyon pazarı teknolojik yenilikleri ve ekran büyüklükleriyle rekabetin hız kesmediği bir pazar. Hem yerli hem de yabancı markaların boy gösterdiği sektörde Philips TV farklı bir yerde konumlanmış durumda. TP Vision Türkiye Genel Müdürü Ünal Masalcı, 1930 yılından bu yana Türkiye’de olan Philips’in tüketici gözünde yerli gibi algılandığını vurguluyor. Ünal Masalcı ile TP Vision Türkiye’nin hedeflerini ve televizyon pazarındaki trendleri konuştuk.

 

Televizyon pazarındaki rekabeti konuşarak başlayalım…

Temelde pazarı ikiye ayırabiliriz. Bir bölümü ithalatçı markalar oluşturuyor. Bir de yerli üreticilerimiz var. Satış kanalı olarak baktığınızda iki temel kanal var. Birisi geleneksel kanal dediğimiz bayilik sistemi, diğeri de zincir mağazalar. Biz ithalatçılar olarak daha ağırlıklı zincir mağazalar kısmında satışlarımızı gerçekleştiriyoruz; diğer rakiplerimiz olan yerli üreticiler daha ziyade kendi franchising kanallarında satışlarını gerçekleştiriyorlar. Aslında kanalların yarısı bize kapalı. Biz Arçelik-Beko işbirliği ile bunu aşmaya çalıştık, başardık da.

 

Siz bu duruma göre nasıl bir gard aldınız?

Bugün televizyonların yüzde 50’den fazlası geleneksel kanalda satılıyor. Bu oran son yıllarda yaklaşık yüzde 55 zincir mağazalar, yüzde 45 geleneksel mağazalar şeklindeyken, geçen yıl geleneksel lehine bir artış gösterdi. Biz zincir mağazaların hepsiyle çalışıyoruz, hepsi bizim müşterimiz. Arçelik-Beko kanalımız var geleneksel kanal çatısı altında. Onun dışında züccaciye mağazası olarak adlandırdığımız kanal yapısı da son yıllarda giderek artmaya başlayan bir kanal olarak dikkat çekiyor. Tüketici kitlesi ve satış koşulları diğerlerinden farklı, buna paralel ödeme koşullarında vade süresi diğer kanallara göre daha fazla olduğundan dolayı tercih ediliyor.

 

Peki, fiyat olarak nasıl bir rekabet yaşıyorsunuz?

Yerli ve yabancı markaların bu derece yoğun olarak rekabet ettiği farklı bir ülke bulunmuyor diyebiliriz. Bu da beraberinde fiyat rekabetini ve haliyle kısıtlı bir kar marjı yapısını getiriyor.  Bizim rakip analizlerini yaparken, özellikle dikkate aldığımız iki ithalatçı firma var. Elbette yerli üreticilere de bakıyoruz ancak kendi kapalı kanallarında çalıştıkları için onlarla tam fiyat rekabeti içinde değiliz diyebiliriz. Bayilerimizin ve tüketicinin talebini karşılayabilecek, pazarın ihtiyaçlarını ve trendleri takip ederek en efektif ürün gamını Türkiye pazarına sunmak için çaba sarfediyoruz. Rekabette söz sahibi olabilmek adına pazarı yakından takip ediyoruz.

 

Satış kanalı olarak e-ticaret düşünceniz var mı?

Türkiye’de elektronik ürünlerde offline ile online kanalları aşağı yukarı birbirine yakın durumda. Ancak televizyon pazarında e-ticaret çok fazla büyüyemiyor. Avrupa ortalaması yaklaşık yüzde 22 civarında, Türkiye’de ise bu oran yüzde 3. Bunun temel nedeni de kanallar arasında bulunan yüksek rekabet. Philips TV olarak e-ticaret için direkt bir yatırımımız ve çalışmamız yok ama distribütörlerimiz vasıtasıyla çalışıyoruz.

 

Peki, Arçelik-Beko satış kanalı bu anlamda isteneni verdi mi?

Türkiye’nin en geniş penetrasyonuna sahip kanal yapısı Arçelik-Beko’da ve kendileriyle yürütmekte olduğumuz başarılı iş ortaklığı her sene giderek artıyor. 2017’de yine geçen seneye kıyasla yapılacak ortak çalışmalar sayesinde büyümeyi hedefliyoruz.

 

Ürünlerinizde OLED ön planda herhalde ve bununla ilgili ödül de aldınız…

9002 OLED ürünümüzle Red Dot Tasarım ödülünü aldık. Avrupa’da 2016’da satışa sunduğumuz Dünya’nın ilk ve tek Ambilight özellikli OLED TV’si 901F modeli Kasım ayında piyasaya çıktı ve pek çok önemli mecradan tam not aldı. OLED panel teknolojisinin LED Panel’den farklılaştığı ana nokta LED teknolojisi lambaların pikselleri aydınlatması ile çalışırken OLED’de arkada bir aydınlatma yok ve bu yüzden TV çok daha ince bir tasarıma sahip oluyorken mükemmel siyahlar, en yüksek kontrast ve LED teknolojisine göre 1.000 kat daha hızlı bir tepkime süresi sunuyor. Bizim 9002 OLED televizyonumuzda Android yanında 3 Taraflı Ambilight teknolojisi devreye giriyor. Onun haricinde P5 Processing Engine diye adlandırdığımız görüntüleme motoru bu sene 7500 modelinden itibaren olacak. P5, tek bir görüntü iyileştirme motoru üzerinde çok daha güçlü bir işlemciyle yüzde 50 daha iyi görüntü kalitesi ve yüzde 25 daha iyi bir performans sağlıyor.

 

Tüketici teknolojik gelişmelere ne kadar duyarlı son yıllarda? Duyarlılık artışı var mı bu teknolojik özelliklere?

Tüketicinin bekletisi her zaman daha iyi görüntü kalitesine sahip olmak. Sırasıyla tasarım ve fiyat müşteri’nin ürün alma kararında en önde gelen unsurlar… Ancak gelişen görüntü kalitesine karşın içerik; aynı paralelde gelişmiyor. 4K televizyonların penetrasyonu son 3 yılda Avrupa pazarının yüzde 50’sine ulaşmış durumda ama içerik anlamında hala çok kısıtlı. Daha önce bunu 3D’de yaşamıştık. Bütün markalar 3D teknolojisine yoğunlaşmıştı; şimdi hiçbir marka 3D’yi konuşmuyor. Smart TV için de aynı şekilde… Müşteri talep ediyor; Smart TV ürünü için bedel ödüyor ama Smart TV özelliğini yeterince kullanmıyor. Sebebi Smart TV’nin Smart Telefonlar ile hem içerik hem de kullanım kolaylığı açısından karşılaştırılması… Philips TV olarak 2014 Yılı içinde Avrupa’nın ilk ve tek Android işletim sistemine sahip Smart TV’sini piyasa sunduk. Müşteri’nin beklentisi olan zengin içerik ve performansı orta ve üst segment Andorid Smart TV modelimiz sayesinde karşılamayı başardık. Ayrıca diğer markalardan teknolojik olarak farklılaştıran ve rekabette bizi bir adım öne taşıyan Philips TV’ye özgü bir özellik olan Ambilight tüketiciye başka hiç bir markanın sunamadığı izleme deneyimini sağlıyor. Yapılan araştırmalar da Ambilight kullanan müşterilerin birçoğunun yeni ürün alma kararı sırasında yine Ambilight teknolojisine sahip Philips marka televizyonları tercih ettiğini görüyoruz.

 

Ekran büyüklüğünde trend nereye doğru gidecek? Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmeler ne yönde?

Son iki senelik trende baktığınız zaman; büyük ekran olarak adlandırdığımız 49” ve üzeri ekran boyutlarına olan talebin ciddi biçimde arttığını gözlemliyoruz. Buna paralel olarak küçük ekran pazarında daralma devam ediyor. Rekabetten dolayı büyük ekran boyutlarında fiyatların daha cazip hale gelmesi talebin artmasını sağlıyor. 2017’de yine bu trendin devam etmesini bekliyoruz.

 

2017 yılı beklentilerinizi konuşalım biraz da…

2016 yılını ülke olarak çok ciddi badireler atlatarak geçirdik. Döviz kurlarındaki yükseliş bizim gibi ithalatçı firmaları olumsuz etkiledi. Bunun dışında yılın ikinci yarısında panel fiyatlarında artış oldu. Ancak ülkeye olan inancımız tamdı, bu sorunların geçici olduğunu biliyorduk. Dolayısıyla hedeflerimizde küçültmeye gitmedik. 2016’da adetsel olarak küçülen TV pazarında pay almaya başardık. Yerli üreticiler üretim avantajını kullanarak ithalatçı firmalardan bir miktar pay aldılar. Ama biz ithalatçı rakiplerimiz arasında durumumuzu koruduk. Aslında bu bizim için bir başarı sayılabilir. 2016 yılı sonuçlarından memnunuz. 2017’nin başında TP Vision üst yönetimi ile yapılan görüşmeler sırasında Türkiye’nin, tarihi güçlü ve geleceği de parlak bir ülke olduğunu kendileri de gördüler. Bu bağlamda bizi daha çok desteklemeye karar verdiler. Sonuçta Türkiye’de yerli üretime başlama kararı aldık. 2017 yılı içinde bu hedefimize ulaşmak için çalışmalarımıza başladık.

 

Bu büyüme için stratejiniz nedir?

Bizi rakiplerimizden ayrıştıran ürün yelpazemizdir. Bugün 24 inçten 75 inçe kadar tüm segmentlerde bulunuyoruz. Bu sene de politikamız değişmedi. İkincisi; satış kanallarımızı çeşitlendirmek, güçlendirmek istiyoruz. Henüz erken olmakla birlikte değişik satış kanallarına girme projelerimiz var. Philips her zaman yenilikçi firmaların başında gelir. Ürünlerimize her zaman olduğu gibi çok güveniyoruz. Tüketicilerimiz bizi zaten biliyor. Onlara daha fazla ulaşmaya çalışacağız. Ürün kalitemiz her sene olduğu gibi bu sene de bir basamak daha yükseldi. Yeni ürünlerimizi Mayıs ayından itibaren pazara sunmaya başladık.