RÖPORTAJ — 4 Ağustos 2017 at 22:57

KAYSERİ TİCARET ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MAHMUT HİÇYILMAZ: İKİNCİ DÖRT YIL USTALIK DÖNEMİM OLACAK!

 

2013 yılından bu yana görevde olduğunu ve bu yıl başkanlığa ikinci kez aday olacağını açıklayan Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz, bu 4 yıllık dönemi çıraklık ve kalfalık dönemi olarak değerlendirdiğini, üyelerin teveccühü ile bir dönem daha görev yaparak, ustalık dönemini de yaşamak istediğini ifade etti.

 

Kayseri İç Anadolu’nun lokomotif şehirlerinden birisi. Çevre illere sağlanan teşvik avantajlarından olumsuz etkilense de sanayide ve ticarette hız kesmeyen Kayseri tüm değerleriyle marka şehir olmayı hedefliyor. Kayseri Ticaret Odası bu hedefin ticaret ayağında büyük bir ağırlığa sahip. Temmuz ayının başında beş yıldızlı yeni binasına kavuşan Kayseri Ticaret Odası’nın çalışmalarını, Kayseri’nin marka şehir olma hedefini ve Endüstri 4.0’ı Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz ile konuştuk.

 

Kayseri ile ilgili konuşulacak birçok konu var ama öncelikle endüstri 4.0 ile ilgili giriş yapmanızı isteriz…

Teknoloji olmadan daha fazla ihracat yapma şansımız yok. Bugün ihraç ettiğimiz ürünlerin ortalama kilogram fiyatına bakıldığında 1,5 dolarlardan bahsediliyor. Yüksek teknolojili ve katma değerli üretimi artırmamız gerek. Son yıllarda hükümetin uyguladığı teşvikler teknolojik ürünlerin ve ithal ettiğimiz ürünlerin Türkiye’de üretilmesine yöneliktir. Ama uzun yıllar ihmal ettiğimiz teknoloji ve Ar-Ge hususundaki çalışmalar bugünden yarına da sonuç alamıyor maalesef. Çünkü bu bir süreç. Dolayısıyla teknolojik ürünlerin üretilmesine yönelik gayretin sürdürülmesi gerekiyor. Şimdi bir de günümüzde Endüstri 4.0, yani dördüncü sanayi devrimi konuşuluyor ki bu makinelerin birbirileriyle konuştuğu bir teknolojik uygulama. Artık öyle bir teknoloji uygulanmaya başlandı ki bizim takip etmemiz ve işyerlerinde uygulamamız gerekiyor. Ben 2013’ün Mayıs ayından bu tarafa yönetimde görev yapıyorum. Zaman zaman üyelerle yapmış olduğum görüşmelerde üyelerimizin en çok rekabetten endişe ettiklerini görüyorum. Halbuki rekabet kaliteyi getirir; daha iyi bir çalışma ortamını sağlar. Biz rekabet konusunda kendimizi yenilemeliyiz. Her işletme ne iş yaparsa yapsın, mutlaka daha iyisini yapmak için gayret göstermeli. Endüstri 4.0 konusunda da hem firmalar hem de ülke olarak dünyadaki rekabeti yakalamak amacıyla çok ciddi bir şekilde çalışmamız gerekiyor.

 

Siz Kayseri’de sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler olarak konuyu tartışmak üzere hangi platformlarda buluşuyorsunuz? Ve bu konuda neler yapıyorsunuz?

Kayseri, ticaret denilince ilk akla gelen ve ön planda olan bir şehir. Özellikle bu toprakların çok verimli olmaması nedeniyle insanlar ticarete yönelmiş. Arkeolojik kazılarda bulunan 5-6 bin sene öncesine ait tabletler de bunu kanıtlıyor. Bu bölgede ticaret fazlasıyla yapılmış. 1980’li yıllardan itibaren sanayiye önem veriliyor. Sanayide önemli mesafeler kat edildikten sonra 2000’li yıllarda da Erciyes mastır planıyla beraber şehrimizde turizm sektörü gündeme geliyor. Kapadokya’ya yakınlığımız, Erciyes, şelalelerimiz ve kültür varlıklarımızla birlikte büyük bir turizm potansiyelimiz var. Bunların ön plana çıkarılması konusunda da gayretler oluyor.

 

Bir defa Kayseri’nin ürettiği ürünleri ve sunduğu hizmetleri çeşitlendirmesi gerektiği kanaatindeyim. Mobilya ve elektrikli ev aletleri üretimiyle yetinemeyiz. Onlar elbette sürecek. Ancak geleceğe bakmak suretiyle yeni doğacak ihtiyaçlara göre sanayimizi ve ticaretimizi tanzim etmeli ve ona göre hareket etmeliyiz. Tabii, çeşitli toplantılarla üyelerimizin bu konulara dikkatini çekmeye çalışıyoruz, Neler yapılması gerektiği konusunda kendilerini uyarmaya çalışıyoruz. Özellikle rekabet ve teknolojiye ayak uydurma konusunda hazır olmaları gerektiğini belirtiyoruz. Günümüzde e-ticaretin çok önemli olduğunu neredeyse kabul etmeyen yok Türkiye’de. Mesela; İngiltere’de toplam ticaretin yüzde 10 kadarı e-ticaretle yapılırken Türkiye daha yüzde 1’e varmamış durumda. Bunun farkına varıp artık e-ticaretin yaygınlaşması için gayret göstermemiz gerekiyor. Bununla alakalı geçmişte toplantılar düzenledik; uzmanların üyelerimize bilgi vermelerini sağladık. Bu yönde sürekli gayret gösteriyoruz.

 

E-ticaret denince akla Alibaba.com örneği geliyor dünyada. Bunu Kayseri özelinde düşünebilir miyiz?

Zaten Çin ile Kayseri arasında yapılan çalışmalar bu yönde. Uluslararası e-ticaret şirketi DHGate ile Kayseri Serbest Bölgesi’nin kurucu şirketi Kay-ser AŞ arasında iş birliği protokolü imzalandı. Onların öncülüğünde Kayseri Serbest Bölgesinde depolama tesisleri yapılıp ilk aşamada Çin’den gelen ürünler buradan Afrika’ya veya batı ülkelerine gönderilecek. Daha sonra Çin ve Türk KOBİ’lerin iş birliği ile  montaj ve üretim alanları oluşturulacak. Böylece Kayseri’deki KOBİ’lerin  uluslararası e-ticaret sistemine girmesi sağlanacak.

 

Kayseri’nin öne çıkan değerleriyle marka şehir olma potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Marka şehir” ifadesi kulağa hoş gelen bir ifade. Fiziki şartları hiçbir odada olmayan bir binaya sahibiz. Yeni binamızı, sadece Kayseri’deki üyelerimizle değil etrafımızdaki odalarla da bir araya gelip, bölgesel sorunların görüşüldüğü-konuşulduğu bir merkez haline getirmemiz gerekir. Hatta biraz daha ötesinde yurt dışından gelen heyetlerle yapılacak bazı etkinlikleri buraya taşıyabiliriz. Böylece Kayseri’yi ve Kayseri Ticaret Odası’nı uluslararası alanda daha iyi tanıtmış oluruz.

 

Marka şehir denildiği zaman bir şehri sanayisiyle, ticaretiyle, turizmiyle, kültürel etkinlikleriyle, eğitimiyle, sağlık turizmiyle beraber düşünmek ve bu alanların hepsinde bir marka haline gelmek gerekiyor. Böyle bakıldığında sanayi ve ticarette yol almış durumdayız. Sağlık turizmi bakımından çok önemli bir durumdayız. Özel hastanelerimiz üst düzey kalitede hizmet veriyor. Diğer taraftan şehir hastanemizin de inşaatı hızla sürüyor. İnşallah kısa sürede hizmete girecek. İşte bu potansiyelin sadece bizim insanlarımız için değil bölgeye, hatta yurtdışından geleceklere de açılması gerekiyor.

 

Turizmde ise Erciyes, gerçekten Kayseri için önemli bir ekonomik potansiyele sahip. Yurtdışında birçok kayak tesisine uçaktan indikten sonra 2-3 saat süren çok zahmetli bir yolculukla ulaşabiliyorsunuz. Kayseri’ye kayak sporu için gelenler uçaktan indikten sonra 20 dakikada Erciyes kayak merkezine varabiliyor. Dolayısıyla bu potansiyelin daha iyi kullanılması gerekir.

 

Limana olan 3 saatlik uzaklığımız liman şehirleriyle rekabette sıkıntılar yaratıyor. Bu sıkıntının giderilmesi lazım. En azından taşıma giderlerinin sübvanse edilmesini bekliyoruz. Bir diğer konu ise havalimanı terminal binasının yenilenmesidir. Marka şehir olmayı hedefleyen Kayseri’ye uluslararası standartlarda bir terminal binası yapılması şart.

 

Peki, Başkanlık için ikinci kez aday olmayı düşünüyor musunuz?  

Oda seçimlerinde yeniden aday olacağım. 2013 Mayısından beri görev yapıyorum. Görev süremiz içerisinde üyelerimize fayda sağlamak ve Kayseri Ticaret Odası’nı en iyi şekilde temsil etmek üzere büyük gayret gösterdik. Birçok engellemelerle karşı karşıya kaldık. Özellikle 17-25 Aralık sürecinden önce, art niyetli ve Odayı ele geçirmek üzere gelmiş olan Yönetim Kurulu üyelerine karşı mücadele ettik. Oda’nın, onların eline geçmesini önlendik ve bu aşamayı geçirdikten sonra yapmış olduğumuz icraatla Kayseri Ticaret Odasını belli noktalara taşıdık.

 

Çıraklık dönemimiz olmasına rağmen yaptığımız birçok icraatla örnek olduk. Bugün, Türkiye’de hiçbir odanın sahip olmadığı kadar güzel ve modern bir binaya sahip olduk. Burada icraatımızı tek tek anlatacak değilim. Ancak yapmış olduğumuz bu icraata herhangi bir eleştiri getiremeyen zavallılar, belden aşağı vurma yolunu tercih etmiş ve bizi sıkıntıya sokmak için ellerinden gelen her türlü çirkefliği yapmışlardır.

 

Geçirmiş olduğumuz bu 4 yıllık dönemi çıraklık ve kalfalık dönemi olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin teveccühü ile bir dönem daha görev yaparak, ustalık dönemini de yaşamak istiyoruz. Odamızı getirmiş olduğumuz bu kalite seviyesinden daha da yukarılara çıkarma gayreti içerisindeyiz. Şimdiye kadar yapmış olduğumuz faaliyetlerle verdiğimiz sözleri yerine getirerek, üyelerimizin ve bize destek olanların yüzünü kara çıkarmadık. Bundan sonra da aynı özenle, aynı anlayışla yolumuza bir dönem daha devam etmek istiyoruz.

 

O zaman yeni projelerinizi de konuşalım son olarak…

Görevde kim olursa olsun yapılması gereken bazı şeylerin olduğu kanaatindeyim. Kayseri’nin potansiyelini kullanmak suretiyle civar vilayetlerle beraber hareket edip bölgesel sorunların çözülmesi gerektiği kanaatindeyim. Konuştuğumuz sorunlar sadece Kayseri’nin değil tüm bölgedeki odalarımızın, üyelerimizin ve insanlarımızın problemleridir. Bundan sonra bunların yüksek sesle dillendirilmesi lazım. Öte yandan üyelerimizin verimliliklerini ve iş kalitelerini artırmak üzere Kayseri Ticaret Odası bünyesinde bir ticaret akademisi kurulması gerektiğini düşünüyorum. Üniversitelerle işbirliği içinde oluşturacağımız eğitim programı kapsamında üyelerimize eğitimler vereceğiz. Bunun yanında daha büyük bir hedef olarak Kayseri’de bir Ekonomi Üniversitesi kurulması gerektiği kanaatindeyim. Bunun için sadece Ticaret Odasının değil, Sanayi Odasının, Ticaret Borsasının katılımı ve üniversitelerin de desteği gerekiyor. Kayseri gibi bir ticaret ve sanayi şehrine böyle bir üniversiteyi kazandırmalıyız.

 

Kaydet