RÖPORTAJ — 4 Ağustos 2017 at 22:59

SAKARYA TİCARET VE SANAYİ ODASI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MAHMUT KÖSEMUSUL: SAKARYA VİTES YÜKSELTİYOR!

 

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası

Milli tankımız Altay’ın hali hazırda üretiminin yapıldığı, Milli Tren için de çalışmaların sürdüğü Sakarya’nın yerli otomobil üretimi için gereken tüm parametreleri karşıladığına dikkat çeken Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, 2023 hedefine ulaşmada lokomotif şehrin Sakarya olacağını, bu değişimi tüm Türkiye gibi dünyanın da göreceğini söyledi.

 

Sakarya sanayisi ile ön planda olan, önemli bir ilimiz. Arka arkaya faaliyete geçen organize sanayi bölgeleriyle üretim kapasitesi artan Sakarya, ihracat sıralamasında da hızla ilerliyor. 2016 yılında 2,5 milyar dolar çıtasını aşan ilin bu yılki hedefi 5 milyar doları aşmak. Kısa vadede sıralamada ilk 5’i hedefleyen Sakarya’nın geleceğini Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul ile konuştuk.

 

Yerli otomobil hem ülkemiz hem de Sakarya için çok önemli bir proje. Ancak başka şehirlerimiz de bu projeye talipler. Bu noktadan giriş yapalım söyleşimize…

Otomotivi üretecek babayiğidin, yatırımcının bu işin doğru yerde olmasını kendisinin araştırıp bulması gerekiyor. Tabii, en başında Sayın Cumhurbaşkanı’na çok teşekkür ediyorum. Geçekten böyle önemli bir görevi serbest bırakmadı. İşadamlarına teslim etti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Başkanıma teşekkür ediyorum; bu işe sahip çıktı. İnşallah bundan sonraki süreçte de Türk müteşebbisinin yatırımları ve devletimizin teşvikiyle ihtiyacımız olan, her ailenin kullandığı bir milli ve yerli otomobile sahip oluruz. 2010 yılından beri bu konuya Sakarya olarak sahip çıkmak istiyoruz. Tabii ki bu projenin kendi şehrinde hayat bulmasını herkes ister. Ama biraz da gerçekçi olmak lazım; bizim ilimiz bu proje için uygun parametrelere sahip. Böyle bir milli değerin üretilmesine, ev sahipliği yapmaya hazır bir il. Otomotiv sektöründe önemli 3 parametre var. Bunlardan bir tanesi lojistik ki çok önemli, ikincisi; ana sanayi için yan sanayi çok önemli, üçüncüsü de işçiliktir. Bu sektörde çalışanların beyaz yakalı veya mavi yakalı olsun kalifiye olması lazım. Sakarya hem limanı hem diğer limanlara yakınlığı ve demiryolu bağlantılarıyla beraber lojistik anlamda avantajlı bir konumdadır. Yan sanayi firmalarının ilimizdeki sayısı bugün yeterli olmasa da ana sanayiye hizmet eden yan sanayi firmalarının bulunduğu Kocaeli ve Bursa gibi illere yakınız. Ayrıca yan sanayi firmalarına ev sahipliği yapabilecek Otomotiv İhtisas OSB hazırlıklarımız sürüyor. Kalifiye işgücü parametresine gelince; bugün Toyota, Sakarya’daki tesisinden dünyanın 55 ülkesine araç ihraç ediyor. Hem de Toyota’nın tek sıfır hatayla üretim yapan fabrikası olarak… Bu da bizim bu bölgemiz insanının özelliğidir. 1915 yılında savaşta kullanılmak üzere ilk ahşap otomobilin Sakarya’da üretilmesiyle başlayan 100 yılın üzerinde bir öykümüz var. Otomotivle ilgili insanlarımızda böyle bir el yatkınlığı var. Tüm bunlar bir müteşebbis için dikkat çekecek parametreler. Bunu bildiğimiz için diyoruz ki: Bu üretim Sakarya’da olmalı. Ben bir objektif müteşebbis gözüyle baktığım zaman ya Sakarya ya da Bursa diyorum. Başka yerde de kurarsın ama bu işin doğru adresinin burası olduğuna inanıyorum.

 

Evet, doğru adres olması önemli…

Biz çok güçlü bir devletiz, güçlü bir milletiz. Bu çalışmanın altından kalkacağımıza inanıyorum. Bu Türk insanının korkusuz, mücadeleci olduğunu gösteriyor. Lastik tamircimizden yan sanayideki esnafımıza kadar bunu yapabileceğimize dair güçlü bir inanç var. O yüzden bu işin başarılı bir şekilde sonuçlanacağını düşünüyorum. Yerli otomobil üreteceğiz ve gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı kapatacağız. Böyle vizyoner bir projeyle yürümemiz lazım. Üreteceğimiz araç hem kendi insanımızın hem de dünyanın her tarafındaki insanların ihtiyaçlarını giderecek bir otomobil olmalı.

 

Bu konuyla ilgili Sakarya’da bir arayışınız oldu mu?

Toyota’nın bir önceki CEO’su, 25 yıl Toyota’da emeği olan Orhan Özer beyefendi ile bu konu üzerinde çalışıyoruz. Önce Sakarya’daki milletvekillerimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Valimiz ile bir çalışma raporu paylaştık. Sonrasında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Faruk Özlü ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na çalışmalarımızı anlattık ve dosyamızı teslim ettik. En sonunda da Sayın Cumhurbaşkanımıza Sakarya İli adına teslim edeceğiz.

 

Peki, babayiğitler ne durumda bölgede?

Gerekli yatırım tutarı 1 milyar dolar. Böyle bir milli değerin ortaya konması için herkes elini taşın altına koyacak. Zaten bu tarın yarısını devletimiz teşvik olarak veriyor. Geriye kalan 500 milyon dolar da 10 Türk müteşebbisinin 50’şer milyon dolar koymasıyla toplanabilir. Öte yandan bence en önemli parametre doğru karoser ve doğru motor teknolojisidir. Ehil ellerde başlarsak ki kesinlikle öyle olacak, kısa ve orta vadede tüm dünyaya gösterebileceğimiz güzel bir milli değerimiz olacak. Bir de tabii ki böyle bir milli değere ev sahibi olmak istiyoruz. Çünkü milli tankımız Sakarya’da üretilecek, milli tren de Sakarya’da üretilmek üzere. BMC’nin, Otokar’ın bu alanda çalışmaları var. Bu projeleri hayata geçirecek müteşebbislerimiz Karasu Otomotiv İhtisas Endüstri Bölgesinde sunulan imkanları değerlendireceklerdir diye düşünüyorum.

 

Organize sanayi bölgesi sayısı her geçen gün artan Sakarya’da tarım alanlarının zarar görmemesi de önemli. Sakarya bu konuda ne kadar dikkatli hareket ediyor?

Sakarya, Anadolu’nun sıradan bir şehri değil. 16 ilçemiz var. 16 ilçe birbirinden farklı özelliklere sahip bir yapıda. Şu anda Birinci OSB, Hendek 2. OSB, Söğütlü 3.OSB, Karasu OSB ve Ferizli OSB faaliyette. Kaynarca Mobilya İhtisas OSB, Kaynarca Makine İhtisas OSB, Adapazarı Karma OSB ve Söğütlü 2.OSB ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Tabii sanayi bölgeleri çoğalırken bereketli tarım topraklarını da muhafaza edeceğiz. Biz tüm bu kümelenmeyi tarım topraklarının dışında üçüncü-dördüncü sınıf arazilerde gerçekleştiriyoruz. Çevremize karşı olan sorumluluğumuzla beraber bu bitki örtüsüne zarar vermeyecek sektörlere ev sahipliği yapacağız.

 

Sakarya’nın tarım ve süs bitkiciliğinde önemli bir geleceği var. Bu amaçla Sakarya Tarımsal Ürünler Üretim Mükemmeliyet Merkezi kuruyoruz. Bu merkezle birlikte yıllık 30 milyon adet üretim kapasitesine ulaşmayı, ihracat kapasitemizi de artırarak Sakarya’yı bu alanda dünya markası yapmayı hedefliyoruz.

 

Bir de şehir büyüyecekse nitelikli insan profili ve buna uygun ücret politikası olan sektörlere ev sahipliği yaparak büyüsün istiyoruz. Çünkü bizim, sadece ticaretimiz, sanayimiz, tarımımız değil,  turizm değerlerimiz de var. Örneğin; bugün Sapanca, gölü ve diğer doğal güzellikleriyle, hemen yanındaki Cengiz Topel Hava Limanı ve İstanbul’a yakınlığıyla dünya siyasetinin buluştuğu Davos’tan daha fazla özellikleri olan bir yer. Sapanca İlçemiz, yeni yapılan tesisleriyle bu potansiyelini daha da iyi kullanacak. Sadece Sapanca değil… Mesela Akyazı’da termal tesislerimiz var. Taraklı’da yeni bir termal tesis yapıldı. Sakarya 9.500 yatak kapasitesi ile termal turizmde Avrupa’nın en büyüğü konumunda. Türkiye’de dört longozdan birisi olan Acarlar Longozu-Su Basar Ormanı Sakarya Karasu’da bulunuyor. Böyle önemli değerlerimiz var.

 

Bu değerleri ekonomik değere dönüştürmek için kenti yönetenler, sizler ve diğer sivil toplum örgütleri olarak nasıl bir ahenk içindesiniz?

Bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız, Valimiz, Üniversitemiz ve muhalefet partisi milletvekilleri dahil herkesle ve her kurumla Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak bir çağrıyla hemen bir araya gelebiliyoruz. Son derece samimi konuşuyorum; hepsine müteşekkirim. Mesela Sakarya Üniversitesi otomotiv şehri olma hedefi doğrultusunda Otomotiv Bölümü kurdu. Şu an aktif olarak eğitim ve öğretime devam ediyor. Üniversite-sanayi işbirliğinde ezber bozacak, Türkiye’ye rol model olacak çok güzel çalışmalarımız oldu. Uyum anlamında çok şanslı ve çok güçlü bir şehiriz. Hem iş var hem uyumlu bir ortam var. Sayın Cumhurbaşkanımızın koymuş olduğu 2023 hedefinde lokomotif şehir Sakarya olacak. Bu değişimi Türkiye, hatta dünya görecek.

 

Bu arada odanız olarak 100’cü yılınızı kutluyorsunuz, nice yüz yıllar dileyelim size…

Geçmişten bugüne kadar emek veren tüm sanayici, tüccara müteşekkiriz.  Sakarya Ticaret ve Sanayi Odamıza hizmet etmiş olup vefat etmiş kişilere Allah rahmetsin diyorum; hayatta olanlara da Allah razı olsun diyor, şükranlarımı sunuyorum. Odamız, şehrin eşrafını aynı şemsiye altında toplayan, enerjiyi sinerjiye çeviren, ilimizin sosyal ve ekonomik anlamda gelişmelerine katkı sağlayan bir kurum. Biz de bu özelliğine uygun olarak çalışmalar yaptık.

 

Peki, açıklanan İSO (İstanbul Sanayi Odası) ilk 500, ikinci 500 sıralamaları açısından Sakarya’yı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sakarya, her geçen gün kendisini geliştiriyor. Beş yıl önceye göre bu sıralamalara giren firma sayısını üçe katladık. İnşallah bu sayı bundan sonra da artacak. Sanayi bölgelerinde güzel firmalara ev sahipliği yapacağız. Mesela şu an bitmek üzere olan Kaynarca Makine İhtisas Organize Bölgesi kendi alanında en büyüğü ve en güzeli olacak. İçinde Ar-Ge merkezi de bulunan bu OSB’de sanayide üretelim denilen ürünleri üreten makinelerin üretimini burada yapacağız. Yüzlerce firmamız burada makine üretecek. Bu sanayi bölgesi tüm dünyaya da örnek olacak.

 

Tamamlanan Karasu Limanı hakkında neler söylemek istersiniz?

Daha fazla ihracat yapmak istiyoruz. İhracat iddiamızı Cumhurbaşkanımız, 500 milyar dolar hedefiyle ortaya koydu. Biz de varız dedik. Cumhurbaşkanımızın koyduğu hedefin altını doldurmak için çalışıyoruz. Karasu Limanı, bizim Karadeniz’den dünyaya açılan bir limanımız. Biz 2015’te ihracatta 13. sıradaydık, 2016’da 9. sıraya yükseldik. Ocak ayı ihracat performansımızla şu an 6. Sıraya yükselmiş durumdayız. İnşallah çok kısa zamanda ilk 5 içerisine gireceğiz. Geçen yıl ihracatımız 2,5 milyar dolardı, bu yıl 5 milyar doları geçmeyi hedefliyoruz. Hiç ihracat yapmamış olan firmalarımıza ihracat yaptırmaya gayret ediyoruz. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası olarak üyelerimizi tüm yurtdışı fuar organizasyonlarına dahil etmeye gayret ediyoruz. İhracat yapan firmalarımıza şehir olarak sahip çıkmaya çalışıyoruz, yatırım yapmaları için önlerini açıyoruz. Bunlara baktığımız zaman son 5-6 yılda güzel bir yol kat ettiğimizi düşünüyorum.

 

Genel olarak son mesajınızı da almak isteriz…

Kardeş coğrafyası dediğimiz bu önemli vatan topraklarında Allah bize birlikte, huzurlu ve sağlıklı bir şekilde yaşamayı nasip etsin. Devlet büyüklerimiz, tüm milletvekillerimiz ve hükümetimizle birlikte herkese kucak açacak, birbirini anlayabilecek şekilde huzurlu, birleştirici ve uyumlu bir ortam temenni ediyorum.

Kaydet