RÖPORTAJ — 13 Ekim 2017 at 21:10

PETLİM GENEL MÜDÜRÜ DOĞAN ÇIRAKOĞLU: PETLİM, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE BIRAKILAN MİRASTIR!

 

Petlim Konteyner Terminali’nin SOCAR Türkiye’nin Petkim Yarımadası için belirlediği ‘Value-Site 2023’ vizyonunun en önemli adımlarından birisi olduğuna dikkat çeken Petlim Genel Müdürü Doğan Çırakoğlu, Petlim’in Türkiye’nin geleceğine bırakılan bir miras olduğunu vurguladı.

 

SOCAR Türkiye’nin iştiraki Petlim Konteyner Terminali’nin ikinci fazının inşaatı tamamlandı. Artık işletmeye dahil edilmesi için gün sayan terminal, APM Terminals İzmir tarafından işletiliyor. 7 Aralık 2016’da ilk geminin yanaştığı terminal, toplamda 450 milyon dolarlık yatırım ile gerçekleştirildi. İkinci fazın devreye girmesiyle birlikte kapasitesi iki kat artarak 1,5 milyon TEU’ya çıkacak. Petlim Konteyner Terminali, dünyanın lider liman işletmecilerinden birisi olan Hollanda merkezli APM Terminals tarafından 28 yıl boyunca işletilecek. Petlim’in, Türkiye’nin en büyük doğrudan yabancı yatırımcısı olan SOCAR Türkiye’nin entegrasyon vizyonunun lojistik ayağını oluşturduğuna dikkat çeken Petlim Genel Müdürü Doğan Çırakoğlu ile Petlim Konteyner Terminali projesini ve terminalin geleceğini konuştuk.

 

Petlim’in yatırım sürecinden bugüne gelişini anlatabilir misiniz?

Petlim Konteyner Terminali, Petkim’in liman hakları kapsamında hazırlanmış bir proje. Petlim Limancılık A.Ş. Petkim’in yüzde 100 iştiraki olarak 2010’da kuruldu. 2014 yılında ise yüzde 30 hissesi ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’a satıldı. Göreve gelmeden 1-1,5 sene önce dünyanın en büyük liman işletmecilerinden biri olan Hollanda merkezli APM Terminals ile görüşmeler başlamıştı. APMT’nin şartnamesine göre bir liman tasarımı oluşturulması için 2012 yılında bir ön anlaşma imzalandı. Bu anlaşmadan birkaç hafta sonra da ben göreve geldim. Başlangıçta acilen yapacağımız iki iş vardı; bir tanesi organizasyon kurmak, diğeri de o güne kadar yapılan işleri özümseyip, oradan nereye gitmeniz gerektiğini tespit etmek. Dizayn tamamlanmamıştı, dolayısıyla dizaynı biz yapacaktık ve izinleri alacaktık. Bu süreç yaklaşık 1 sene sürdü. Şubat 2013’te imzalanan Operasyon Anlaşması’ndan önce dizayn ve yatırım planı üzerinde çalıştık. Bizim APMT ile ilişkimizi belirleyen Operasyon anlaşması 28 yıl süreli ve ilave 4 yıl opsiyonlu olacak şekilde imzalandı. Anlaşma imzalanınca da bir anda artık icraat için koşmaya başladık. Artık her gün hedefe yaklaşacak şekilde işlerimizi tamamlamak zorundaydık.

 

Dışarıdan danışmanlık hizmeti aldınız mı bu süreçte?

Projemiz tamamen Türk müteahhitleri, mühendisleri ve işçileriyle tamamlandı. Dışarıdan aldığımız tek şey şartnamemizde özel olarak markası belirtilen malzemeler oldu. Ancak projeyi Petlim’in bilinçli de olsa bilfiil idare etmesi kararımız yükümüzü oldukça artırdı. 4 ana müteahhidimiz, 5 ana sözleşmemiz vardı. Ayrıca en büyük satın alma kalemlerini yine biz gerçekleştirdik. Yaşayan tesislerin arasında zor bir yerde inşaat yaptık. Liman inşaatlarının bu kadar zor olacağını sanmıyordum. Burada bizi en çok yoran özelliklerden bir tanesi zeminin jeolojik olarak oldukça değişken, yani heterojen olmasıydı. Ancak bütün bunları üniversitelerle ve doğru danışmanlarla ve en sonunda doğru ekipmanlar ve çözümlerle aştık.  Yetkin personel, doğru seçilmiş danışmanlar ve müteahhitler başarının en önemli faktörleri arasında yer alıyor.  İnşaat sahamızın bir yerinde zemin iyileştirmesi yaparken diğer bir yerinde zeminde kırım yapmak zorunda kaldık.  Bazen bu kırımları yaparken ekipmanlarımız dahi kırıldı ama yılmadık. İlk müteahhidimiz liman basenini tarayarak derinleştirmek üzere 2013 yılının Mayıs ayında geldi. Projenin ilk kısmı olan Faz 1’i Aralık 2015’te, Faz 2’yi de geçtiğimiz Eylül ayının ortasında işletmecimize teslim ettik. Şimdi APMT de kendi izinlerini alıp birinci fazla ikinci fazı birleştirecek. Böylece yaklaşık 1,5 milyon TEU’luk bir kapasite yaratılmış olacak. Faz 2’nin inşaatını tamamlayarak Türkiye’nin 3. büyük konteyner terminalini de yaratmış olduk. Terminalimizde konteynerin yanı sıra bir de genel kargo ve dökme yük rıhtımımız var. Ana operasyon olan konteynerin yanı sıra ona da önem vermeye çalışıyoruz. Oldukça rekabetçi olan bu sektörde riskleri iyi anlamak ve esnek olabilmek gerekiyor. Petlim olarak terminal varlığımızı nasıl maksimum kullanabiliriz sorusunu sürekli sormaktayız. Değişken bir ortamda zamana ve ticari duruma ayak uydurabilmenin, hayatta kalmanın ve paydaşları mutlu edebilmenin en önemli şartı olduğunu düşünüyorum.

 

Petlim’i rakamlarla özetleyebilir misiniz?

450 milyon dolar yatırım ile hayata geçen Petlim, ikinci fazın devreye girmesiyle birlikte 750 bin TEU olan kapasitesini, gerekli işletme izinlerinin alınmasının ardından 1,5 milyon TEU’ya yükseltecek. 700 metrelik konteyner rıhtımı, 42 hektarlık geri sahası ve 150 metrelik genel kargo ve dökme yük rıhtımı bulunuyor. Rıhtım dizaynı ve 16 metrelik su derinliği ile 16 bin TEU kapasiteli son nesil gemilere hizmet verebilme özelliğine sahip. Kamyonlar terminale gelmeden önce özel bir ön sahada tüm işlemlerini tamamlayarak terminale yönlendirilmekte ve giriş çıkışları otomatik kapılar sayesinde olmaktadır.  Terminalin yapım aşamasında yaklaşık 9 milyon adam/saat çalışıldı. APM Terminals İzmir tarafından istihdam edilecek çalışan sayısı da zaman içinde 600’e ulaşacak.

 

Peki,  Petlim Konteyner Terminali coğrafi olarak hangi bölgelere hitap ediyor?

Bütün Ege Bölgesi bu limanı kullanabilir. Burası yüksek verimli son teknolojiyle yapılmış bir konteyner terminalidir. Bu terminali besleyecek olan bölgedeki ve yakınındaki sanayi ve ticaret hacmidir. Bölgemizde başka limanlar da var elbette. Burada terminal olarak bir taraftan yük sahibinin maliyeti açısından bakıyorsunuz, öteki taraftan da gemi işletmecisine sunacağınız hizmetleri düşünüyorsunuz. Fark yaratacak en önemli unsurlardan birisi de verimliliktir.

 

Demiryolu ulaşımı ne durumda?

Buraya yakın Biçerova Tren İstasyonu bulunuyor. Planlarımızda bir demiryolu terminali kurmak da var. Bu zaman içinde değerlendirilecek bir konu olarak hedeflerimiz arasında duruyor.  Şu anda kara trafiği bölgeden kamyon taşımacılığı ağırlıklı yürüyor ve ulaşım altyapıları tamamlanıncaya kadar sıkıntılı bir süreç olacak.

 

SOCAR Türkiye için bu yatırımın önemi nedir?

Biz birtakım öngörülerle yola çıktık. Kısa vadeli çözümler yerine bir miras bırakma anlamını taşıyan bir proje gerçekleştirdik. Bu proje SOCAR Türkiye’nin Petkim Yarımadası için belirlediği ‘Value-Site 2023’ vizyonunun en önemli adımlarından birisini oluşturuyor. Petlim’in terminal varlığı 32 sene sürecek bir anlaşmayla işletilebilecek. Bizler görevlerimizi gençlere bıraktığımızda bu varlığın uzun süre iyi ve sorunsuz işletildiğini duymak ve bilmek isterim. Bu amaçla terminalimizi sürekli denetlerken bazı noktalarından sensörlerle veri toplayıp potansiyel sorunları önceden görüp önlem alabilmek istiyoruz. Petlim için vizyonumuz yalnızca bölge ve Türkiye için hizmet sunan bir terminali yapmak ve varlığı idare etmekle sınırlı değil. Tamamladığımız bu proje SOCAR Türkiye bünyesindeki diğer deniz işlerini yapmak için bize bir referans oluşturuyor. Bizim sürdürülebilirlik hedeflerimizde başka projeler ve deniz operasyonları da bulunuyor.  Küçük ancak hem yetkin hem de dinamik bir firmayız.

 

Bu işlere örnek verebilir misiniz?

Öncelikle ana firmamız SOCAR Türkiye ve grup firmalarına bu kapsamda hizmet vermek istiyoruz.  Enerji işinde olan her firmanın deniz ile bir ilişkisi bulunmak zorunda. Bu kapsamda birtakım kıyı yapılarının projeleri var; yeni inşa, güçlendirme, genişleme gibi. Bu projeleri biz yapalım istiyoruz. Hatta lojistik gibi bazı operasyonlara da genişleyerek kapsamımızı biraz genişletmek istiyoruz. Tabii, bütün bu büyüme hedeflerini adım adım, kendimizi ispat ederek yapmak istiyoruz. Bunları yaparken yalnızca proje yapmak değil, yapılan yatırımın geri dönüşü, yarattığı fayda ve ticaret hacmi bizim için çok daha önemli.

 

Petlim’in geleceğine dair öngörünüz nedir?

İzmir, ihracat ağırlıklı bir bölge. Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 30’unu da Ege Bölgesi yapıyor. Limanımızın hinterlandında ağırlıkla Manisa ve Kemalpaşa yer alıyor. Bugün Aliağa’dan İzmir’e gidercesine Manisa’ya gidebiliyorsunuz. Devletin desteğiyle Kemalpaşa Lojistik Köyü’nde altyapı çalışmaları tamamlandı. Kemalpaşa Lojistik Köyü’nün otoyol ve demiryolu bağlantısı var. Devlet Demiryolları ve Karayolları Bölge Müdürlüğü, Aliağa-Çandarlı-Bergama Yeni Demiryolu ve Çandarlı Limanı Otoyol Bağlantı Altyapı Projesi’ni ihale etmiş durumda. Ulaştırma Bakanlığı tüm bu projeleri hayata geçirdiğinde trafik oldukça yoğunlaşacak. İstanbul-İzmir otoyolu bitirildikten sonra ulaşım daha hızlı ivme kazanacak. Bütün bu altyapılar bittiği zaman rekabetçi yapımızla daha ön plana çıkacağız.

Kaydet