RÖPORTAJ — 1 Aralık 2017 at 23:44

ILGIN İNŞAAT YÖNETİM KURULU ÜYESİ HAKAN BUCAK: ‘WE’ MARKASI ULUSLARARASI PAZARA AÇILACAK!

 

 

WE Haliç projesinden sonra da İstanbul’da yeni projeler üreteceklerini söyleyen Ilgın İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Bucak, bundan sonra tüm konut projelerini WE markası altında üreteceklerini, asıl hedeflerinin WE markası ile uluslararası pazara açılmak olduğunu dile getirdi.

 

Kentsel dönüşüm denince akla gelen ilk bölgelerden birisi olan Gaziosmanpaşa’da önemli bir proje yükseliyor. Ilgın İnşaat tarafından hayata geçirilen We Haliç, kentsel dönüşümde simge projelerden biri olabilecek özelliklere sahip. Projenin detaylarını ve Ilgın İnşaat’ın hedeflerini Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Bucak ile konuştuk.

 

We Haliç projesini konuşalım öncelikle. Projenizin kapsamı, hedef kitlesi, bölgesindeki yeri ve önemi hakkında neler söylemek istersiniz?

Projemizin içinde bulunduğu alan 2012’de Bakanlar Kurulu kararı ile kentsel dönüşüm alanı ilan edildi. Burada 250’den fazla bağımsız gecekondudan oluşan kalitesiz yapı stoku vardı. Biz buraya talip olduk. Burayı 3 senede geliştirdik. 58 bin 500 metrekarelik alanda yükselen We Haliç 11 blokta 1.057 daire, 27 ticari ünite ile toplamda 1.084 bağımsız birimden oluşuyor. Projede stüdyo daireden 5+1’e kadar uzanan daire seçenekleri mevcut. Daire büyüklükleri 50 metrekareden başlayıp, 290 metrekareye kadar uzanıyor. Toplam alanın 25 bin metrekaresini peyzaj alanı yapıyoruz. Burada suyundan elektriğine, doğalgazdan internete kadar ciddi bir altyapı yatırımı yaptık. Tabii, bunu devlet kurumlarının desteğiyle yaptık. Burada biz eski Osmanlı mimarisini dikkate aldık modern mimari ile birleştirdik. İstanbul’da kaybolup giden mahalle kültürünü bir daha nasıl yaşatırız diye hesapladık. Peyzaj alanında ve 3.000 metre karelik sosyal tesiste site içerisindeki insanları bir araya getirecek bir mahalle kültürü oluşturmak adına bir adım attık. Sosyal donatı olarak 2 bin 500 kişilik bir camimiz var. 65 derslikli bir okul ve 200 kişilik bir yurt var projede. Gaziosmanpaşa Belediyesi üzerinde olduğumuz İslambey Caddesi’ni prestij cadde ilan etti. Şu anda kapalı olan cadde de tüm altyapı çalışmaları bitmek üzere. Burada büyük bir dönüşüm var. Gaziosmanpaşa’da 4 milyon metrekarelik bir kentsel dönüşüm arazisi var. 4 milyon karelik riskli alan olarak ilan edildi. Bu dünyanın en büyük kentsel dönüşüm arazi stoku. Gaziosmanpaşa’nın yüzde 40’ına tekabül ediyor. Biz Eyüp’ün bittiği Gaziosmanpaşa’nın başladığı yerdeyiz. Haliç’i, Pierre Loti’yi görüyoruz, Eyüp Sultan’a yürüyüş mesafesindeyiz, E5’e ulaşım 5 dakikayı geçmiyor. Üçüncü kattan itibaren Haliç’i görmeye başlıyor ama 5’inci kattan itibaren de artık tarihi yarım ada ortaya çıkıyor. Proje bittiğinde burada 3 bin ila 5 bin kişi arasında bir yaşam başlayacak. Bu insanlara hizmet edecek 4.990 metre karelik bir ticari alanı var. Buradaki ticari alanın istihdama da büyük bir katkısı olacak.

 

Bildiğiniz gibi kentsel dönüşüm problemli bir iş. Siz de dönüşüm projesi gerçekleştiriyorsunuz. Siz projenizde ne tür sorunlarla karşılaştınız?

Bu aslında kentsel dönüşüm projesi olmaktan çok bir sosyal sorumluluk projesi. Burası afet riskli bir alan. Bu belediyenin bir projesi ama kentsel dönüşüm mevzuatında birçok sorun var. Her gün gelişmesi ve yeniliklere açık olması gereken bir sistem kurulması lazım. Kentsel dönüşümde 3 tane ana oyuncu var: bürokrasi, malikler ve müteahhit. Genelde malik yerini değerinden fazlaya vermek istiyor, müteahhit almak istemiyor, bürokrasi de burada engel teşkil ediyor. Bu sorunları kaldıracak bir koordinasyon lazım. Bu da devlet tarafından sağlanabilir. Kentsel dönüşümün ilk etapta kesinlikle afet riski olan yerlerde yapılması gerekiyor. Bağdat Caddesi’nin, Erenköy’ün dönüşüme ihtiyacı yok şu anda. İstanbul’da konut stokunun yüzde 40’ı kalitesiz. Bu kalitesiz yapı stokunu dönüştürmeye Bağdat Caddesi’ndeki 20 yıllık binadan başlamamak lazım. Çünkü orada bir rant alanı açılıyor. O zaman da bütün yatırımcılar oraya dönüyor. Oysa yatırımcıların ilk önce afet riski olan yerlere yönlendirilmesi gerekir. Sonuçta deprem çok yakın.

 

Kentsel dönüşümde doğru model nedir sizce?

Gayrimenkul dernekleri ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir ortak çalışma grubu kurup bu sorunun ele alınması lazım. Bununla ilgili yılda birkaç kere ya da ayda bir ciddi anlamda sempozyum düzenlemeli. Bakanlığın da sektör temsilcisi derneklere destek vermesi lazım. Dünyadaki en son uygulamalara, modellere bakmalıyız. Hatalarımızı bulup doğruları ortaya koymalıyız. Bugün İstanbul ciddi bir betonlaşma tehdidi altında. Yeşil alanları artırmamız gerekiyor. Diğer taraftan emsal oranını çok doğru belirlemek lazım.

 

Projenizde akıllı bina sistemi ve yeşil bina konsepti anlamında uygulamalarınız var mı?

Projede gayrimenkul sektörünün en önemli sertifikalarından, Uluslararası Çevre Dostu Mahalle sertifikası olan “LEED ND GOLD” sertifikasının gerekleri uygulanacak. Bunların birçoğunu yerine getirecek şekilde mimarisini tasarladık zaten. Ayrıca bütün binalarımız akıllı bina olarak modern teknolojide yapılacak.

 

Fiyat ve satış koşullarınızı da konuşalım biraz…

“7 Tepeli İstanbul’da 7 Farklı Seçenekli Ödeme Seçeneği” dedik. Peşin ödeme oranına göre kendi finans modelimiz var. Peşinatımız yüzde 20’den başlıyor, yüzde 100’e kadar gidiyor. 7 ödeme seçeneğinde de peşinat oranına göre indirimler yapılıyor. Yüzde 30 peşinatla 36 ay vade, yüzde 50 peşinatla 48 ay sıfır faizle vade uygulamamız var. Ayrıca yüzde 35 peşinat sonrasında 3 adet yüzde 10, 1 adet yüzde 5’lik ara ödeme imkanları sunuyoruz. Aynı zamanda bankalarla anlaşmamız var. Emlak Konut’un kampanyasına da dahiliz. Fiyatlarımız konut tipine göre 229 bin TL’den başlıyor.

 

Projenize hangi bölgelerden ilgi var daha çok?

Gaziosmanpaşa, Eyüp, Bayrampaşa ve Fatih bölgesinden ciddi talep var. Onun dışında Anadolu’da Konya ve Bursa’da muhafazakar kesimin bir talebi var. Bölgenin manevi özelliği nedeniyle ciddi talepte bulunuyorlar. Bir de fizibil bir yatırım arayanlar buranın karlı bir yer olduğunu görüyorlar.

 

Peki, projeniz yabancı yatırımcı için nasıl bir proje?

MENA dediğimiz Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde bir pazarlama çalışması yapıyoruz. İyi dönüşler alıyoruz. Bize gelen yüzde 25 ön talebin neredeyse yüzde 40’ı Ortadoğu’dan geliyor. Eyüp Sultan Hazretlerinin İslam coğrafyasında, Ortadoğu’da çok büyük değeri var. Onun manevi havası, bir de konum olarak şehrin tam kalbinde yer alması ilgiyi çok artırıyor.

 

Önceki projeleriniz nerelerdeydi?

Taahhüt sektöründe hastane ve üniversite binaları yaptık. Son yıllarda 10 binin üzerinde konut üretimi yaptık. İstanbul’da Kayaşehir’de, Sultanbeyli’de ve Bahçekent’te Emlak Konut ve TOKİ’nin yürüttüğü projelerde binlerce konut yaptık. İzmir Mavişehir’de Emlak Konut projesinde konut ürettik. Kısaca biz Türkiye’nin birçok bölgesinde inşaat yapıyoruz.

 

Orta ve uzun vadede markalı projeler serüveniniz nasıl devam edecek?

İstanbul’da muhtelif yerlerde projelerimiz devam edecek. Bunlardan biri Tuzla. Görüşmelerimiz devam ediyor. Bundan sonra WE markası altında projeler üreteceğiz. WE’den sonra projenin bulunduğu yerin ismi gelecek. Aslında WE ismini uluslararası piyasaya açılmak için koyduk. WE’nin sıcak da bir anlamı var: Biz burada kentsel dönüşüm işine girdiğimiz zaman kendimizi, belediyeyle, maliklerle, buradaki çalışanlarla bir aile gibi gördük; ismimiz de WE (Biz) oldu.

 

Sektörün gelişimini orta ve uzun vadede nasıl görüyorsunuz?

Balon durumu bence yok. Burada arz fazlası var deniyor ama arz eksiği var bence. Aslında birçok bölgede daha çok beyaz yakalılara hitaben proje üretiliyor. B-C dediğimiz gelir gruplarına hitap eden projeler yapılmıyor. Dönüşüm olan yerde bu gruptan insanlar yeni projeden konut satın alıp yerinde kalmıyor, başka bölgelere gidiyor. Artık onlara da hitap edecek projelerin yapılması lazım. Bence orta vadede projeler hızla ilerleyecek. Uzun vadede kentsel dönüşüme o kadar alışacağız ki ismi milli dönüşüm olacak.

 

Toparlayacak olursak son mesajınızı da almak isteriz…

Siyasi olarak sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Bölgemizde de sıkıntılar devam ediyor.  Ancak Türkiye yüzde 5 büyüme ile herkesi şaşırtıyor. Tabii, bu büyümede inşaat sektörünün büyük katkısı var. Çünkü inşaat sektöründen faydalanan birçok sektör var. Bence sektörümüz büyüyor. Hükümet politikaları da inşaat sektörünün büyümesini destekliyor. Ama bankaların faiz oranları inşaat sektörünü biraz sıkıntıya sokuyor. Bu konuda bankaların desteğini bekliyoruz.