RÖPORTAJ — 1 Şubat 2018 at 21:41

eFİNANS GENEL MÜDÜRÜ OKAN MURAT DÖNMEZ: E-DÖNÜŞÜMDE FARK YARATIYORUZ!

 

Sektöre giriş yaptıklarından bu yana ilk beşte yer aldıklarını dile getiren eFinans Genel Müdürü Okan Murat Dönmez, Türkiye’nin e-dönüşümünde fark yaratan kuruluşlardan biri olduklarını vurguladı.

 

Dünyada olduğu Türkiye’de de bir e-dönüşüm yaşanıyor. Bunun ilk adımları e-Fatura ile atılırken bugün e-İrsaliye, e-Müstahsil Makbuzu ve e-Serbest Meslek Makbuzu da uygulamaya geçti. Bu dönüşümde hizmet veren kuruluşların içinde yer alan eFinans, e-Fatura, e-Defter, e-Arşiv, e-İrsaliye ürünleri yanında KEP(Kayıtlı Elektronik Posta), İhracat faturası ve Tax-free ürünleriyle de fark yaratıyor. e-Fatura kullanımını teşvik etmek amacıyla kurduğu eFinans Portal Basic kanalıyla birçok katma değerli hizmeti müşterilerine ücretsiz sunan eFinans’ın faaliyetlerini ve hedeflerini Genel Müdürü Okan Murat Dönmez ile konuştuk.

 

eFinans’ın kuruluşundan özetle bahsedebilir misiniz?

eFinans bir QNB Finansbank ve Cybersoft iştiraki. eFinans’ı kuran ekip de bankacı kökenli. Çekirdek ekibimiz e-faturayı bankacılığın temeli olarak görüyordu. E-faturada ilk tebliğ ile beraber bankacı tarafı olarak hizmet verme kararı aldık. Gelir İdaresi Başkanlığı e-Fatura hizmeti verecek özel entegratörlerle ilgili düzenlemeyi getirince start verdik. Ama baktık ki özel entegratörlük bankacılığın dışında bir iş. Bunu banka içinde bir departman olarak yaptığımız zaman teknoloji temelli bu pazarda rekabet edemeyeceğimizi gördük. Bunun üzerine ayrı bir şirket oluşumuna karar verildi. Bu şirket esnek, yüksek kapasiteli ve hızlı tepki veren bir şirket olmalıydı. Bu işi en iyi bilen Cybersoft ile bir ortaklık kurduk. Çağrı merkezi hizmetini dışarıdan satın aldık. Yazılım hizmetini Cybersoft’tan, data center hizmetimizi bankamız QNB Finansbank’tan aldık. Maliyetlerimizi hep minimumda tuttuk. Mali yapımızı ölçeklenebilir yaptık. Bu şekilde başladık eFinans’ta.

 

Bugün sektörde nasıl bir konumdasınız?

Kurulduğumuz günden beri pazarın ilk 5’i içerisinde yer alıyoruz. En son katılan entegratörlerle beraber sanıyorum 76 tane şirket olduk. E-Fatura mükellefi olan 63 bin şirketin yüzde 73’üne ilk 9 şirket hizmet veriyor. Kalan yüzde 27’yi diğer şirketler paylaşıyor. Ancak bu şirketlere düşen ortalama mükellef sayısı yaklaşık 240. Bu sayılarla ayakta kalmaları zor.

 

eFinans’ı farklı kılan nedir?

Bizde bir kurumsallık var. Sektöre girdiğimizde kurumsallık ön planda değildi. Birkaç şirket kurumsallaşmış, onun dışındakiler kendi pazarını yaratmaya çalışmışlar. Yaptığımız anket biz pazara girdiğimizde 1.256 farklı muhasebe yazılımı olduğunu ortaya çıkardı. E-Faturaya geçen şirketler kullandıkları muhasebe yazılımı üzerinden e-faturalarını düzenlemek istiyorlardı. Böyle olunca yazılımda entegrasyon yapmanız gerekiyordu. Biz orada şöyle düşündük: “eFinans bir servis sağlayıcıdır. Bizim kuruluş amacımız e-Fatura üzerine finansal ürünler inşa etmek. Fakat şu an için piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak servis sağlayıcı olma zorunluluğu var. Ama bunu yapacaksak kaliteli yapmalıyız.” Bu düşünceyle biz bu 1.256 tane yazılımcıya çok iyi teknik destek verdik. Böyle olunca sektörde aranan iş ortağı olduk. Organizasyonumuzu buna göre geliştirdik. Burada eFinans olarak kendi alanının en iyilerini topladığımız bir kadromuz var. Bir ikincisi, bir finansal ürün olarak bankamız QNB Finansbank’ın çıkarttığı e-Kredinin servis sağlayıcılığını yapıyoruz. Bankamız e-Krediyi farklılaştırdı, buradaki ticarete uygun hale getirmeye çalıştı. Şunu söyleyebilirim: QNB Finansbank ve eFinans bünyesindeki tüm personel bundan 5 sene sonra Türkiye’de ’finansal olarak ne olacağını aşağı yukarı kestirebiliyor. Çünkü deneyimi var. Bizim öngörümüz; önümüzdeki 5 sene içerisinde finansal katma değeri olmayan şirketler bu pazarda olmayacaktır.

 

Şu anda işin odağında e-Fatura var anladığım kadarıyla…

Biz e-Fatura ile faaliyete başladık. Türkiye’de e-Fatura uygulaması 2010 yılında 397 no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre isteğe bağlı olarak başladı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2013 yılında yayımladığı tebliğ ile yaygınlaşmaya başladı. Daha sonra 2014 yılında belli kriterlere uyan şirketlere e-Fatura ve e-Defter uygulamasına geçme zorunluluğu getirildi. Daha sonra 2015 yılında yeni yayımlanan tebliğ ile ciro kriteri 10 milyona TL’ye indirildi. Böylece e-Fatura mükelleflerinin sayısı 49 bine çıktı. 2017 yılı içinde yaklaşık 5 ila 6 bin yeni mükellef olduğu projekte ediliyor. Bugün itibariyle Türkiye’de bulunan 1,2 milyon şirketten 63 bininin e-dönüşüme girdiğini söyleyebiliyoruz. Bunun 56 binini zorunlu mükellef diye öngörüyoruz. Geriye kalan 6-7 bin şirket ise gönüllü. Bizim amiral gemimiz de hala e-Fatura.

 

Son olarak tebliği de yayımlanan e-İrsaliye hakkında bilgi verebilir misiniz?

E-İrsaliye, 17 Aralık tarihli 487 no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 1 Ocak 2018 tarihinde uygulamaya başlandı. Aynı tebliğe göre müstahsil makbuzları ve serbest meslek makbuzları da elektronik hale gelecek. Tebliğe göre e-İrsaliye, e-Müstahsil Makbuzu ve e-Serbest Meslek Makbuzu uygulaması zorunlu bir uygulama değil. E-Fatura Uygulamasından yararlanma iznine sahip olan ve e-İrsaliye düzenleyebilme ve iletebilme konusunda gerekli hazırlıklarını tamamlamış olan mükellefler, istemeleri halinde gerekli başvuruları yaparak 1/1/2018 tarihinden itibaren e-İrsaliye uygulamasına dahil olabilecekler.

 

Mükellefler e-İrsaliye Uygulamasından; başkanlıktan izin almış bizim gibi özel entegratörlerin bilgi işlem sistemleri aracılığıyla, e-Fatura Uygulamasından yararlandıkları yöntemle de yararlanabilecekler. 397 no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığından özel entegrasyon izni alan mükellefler, bu tebliğ kapsamında e-İrsaliye düzenleme, bunları elektronik sertifika ile imzalama ve muhataplarına elektronik ortamda iletme ve alma hizmeti verebilecek.

 

Şimdi e-Serbest Meslek Makbuzu, e-Müstahsil Makbuzu, e-Fatura, e-Arşiv Faturayla beraber dijital dönüşümün kapsamadığı dekont hariç hiçbir vergisel doküman kalmıyor. Dekont ve gider makbuzu da sisteme girdikten sonra geriye finansal ürünler, talimatlar, temlikler gibi ikinci seviye belgeler kalıyor. Onları da sanıyorum 2020’ye kadar tamamlayacağız.

 

Artıları olan bir e-dönüşüm yaşıyoruz. Dünyada gelişim nasıl? Türkiye olarak ayak uydurabildik mi bu sürece?

Türkiye’de her zaman olduğu gibi teknolojik işlere dünyadan daha hızlı adapte oluyoruz. Geç başlıyoruz ama hızlı gidiyoruz. Daha önce ufak denemeler başlamış ama tebliğin çıkışı 2010 yılında olmuş. Güney Amerika, Peru, Şili, Brezilya, Arjantin bizden önce başlamışlar. Şu an özellikle Brezilya’da e-fatura işlemlerinde kapsam yüzde 100’e ulaşmış. Bunun dışında İskandinav ülkelerinde yüzde 100’e yakın, Amerika’da düşük bir oran var. Amerika’da vergi takip yöntemleri nedeniyle ihtiyaç görülmemiş. Güney Amerika’daki uygulanma sebebi kayıt dışını kayıt içine almak. Kıta Avrupa’sında da yüzde 40’ın üzerinde. Kıta Avrupası’nın tek bir standardı yok. Burada açıkçası Gelir İdaresi’ni kutlamak istiyorum; Türkiye’nin modeli dünyada tek. Türkiye’de elektronik fatura gönderdiğiniz zaman o faturanın artık doğru fatura olduğunu sorgulamanıza gerek yok, çünkü o artık kayıtlı. Dünyada sistem böyle değil.

 

2017’yi nasıl kapattınız hedefler bazında? 2018 öngörüleriniz nelerdir?

Kurulduğumuz günden beri her senemiz farklı bir bilgi ve farklı bir tecrübeyle geçti. Her sene hedefleme yapıyoruz. Belki sektörde hedefleme yapan, bütçeleme yapan tek şirket biziz. 2017’de istediğimiz hedeflere ulaştık. 2018’de yeni ürünlerimiz arasına e-Serbest Meslek Makbuzu, e-Müstahsil Makbuzu ve e-İrsaliye girecek. Entegre olduğumuz yazılımları arttırdık: 140’la başlamıştık 2017 yılına, 200 küsur ile kapattık. 2018’de biraz daha farklı bir oyun planımız var. 2018’de e-Fatura’dan başka finansal ürünleri biraz daha fazla aktive edeceğiz. Yine pazarda bir ilki daha gerçekleştirmiş olacağız. Tüm müşterilerimizi e-İrsaliyeye geçirmeyi planlıyoruz. Serbest meslek makbuzları ve müstahsil makbuzları ile ilgili entegrasyon çalışmalarımız da neredeyse tamamlandı. Orada da iş ortaklarımızla beraber yola çıkacağız.