RÖPORTAJ — 1 Şubat 2018 at 21:48

LİMAK ULUDAĞ ELEKTRİK GENEL MÜDÜRÜ ALİ ERMAN AYTAC: TOPLAM SATIŞLARIMIZ YÜZDE 28 BÜYÜDÜ!

 

Verdikleri tüm hizmetlerde müşteri memnuniyetine odaklandıklarına vurgu yapan Limak Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, 2017 yılında elektrik satışında Bursa-Balıkesir-Çanakkale-Yalova illerinde yüzde 5 büyürken toplam satışlarda yüzde 28 artış sağladıklarını ifade etti.

 

Üç milyon abonesiyle başta görevli olduğu Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova dahil olmak üzere Serbest Tüketici kapsamında toplam 66 şehirde hizmet veren Limak Uludağ Elektrik’in 2017 yılı değerlendirmesini ve 2018 hedeflerini Limak Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac ile konuştuk.

 

2017 Limak Elektrik açısından nasıl bir yıl oldu? Ve 2018 için projeleriniz nelerdir?

2017’de bizim açımızdan bu önemli projelerden bir tanesi müşteri işlem merkezlerinin sayısını artırmaktı. Onun dışında şebekeyle ilgili yatırımlar söz konusu oldu. Teknoloji yatırımları bir tarafa, müşterilerimizin konforlu hizmet alabilecekleri fiziksel mekanlarda ciddi sayıda artış sağladık. 2016’nın sonunda 60 küsur civarındayken 2017 sonunda 100 civarında toplam müşteri işlem merkezine ulaştık. Bunun dışında fatura ödeme merkezleriyle bir anlaşma yaptık. Böylece hizmet alanımızı genişletmeyi sürdürdük. 2018’de ödeme noktalarımızı 120-130’lara ulaştırmayı hedefledik. BDDK lisansına sahip kuruluşlar üzerinden bir ihale yaptık ve üç kuruluşla anlaştık. Artık müşterilerimiz bu noktalara gittiğinde kendi hizmet noktalarımızda elektrikle ilgili yapabildikleri tüm işlemleri yapabiliyor olacaklar. Aboneliğin başlatılması, sonlandırılması, güvence bedelinin iadesi, fatura ödemesi vb… Bu hizmetleri bizim yerlerimizde olduğu gibi ücretsiz alabilecekler.

 

Diğer tarafta iki sene önce başlattığımız online işlem merkezimiz var. Onu bu sene daha fazla tanıtmaya çalışacağız. 2017’de 10 binin üzerinde kişinin aboneliğini bu kanal üzerinden başlattığını görüyoruz. Belki kat edeceğimiz mesafe var ama 10 bin kişiye bu kanal üzerinden ulaşıp onları işlem merkezlerine getirmeden işlemlerini halletmiş olmamız çok güzel. 2018 yılında çok daha fazla abonemizi faydalandırmayı ve aldıkları hizmeti kolaylaştırmayı hedefliyoruz.

 

2017 yılını müşteri memnuniyet yılı ilan etmiştik; bu kapsamda da bazı projeler geliştirdik. Şubat ayında uygulamaya koyduğumuz bir esnek fatura projemiz var. Bu kapsamda aynı kredi kartlarında olduğu gibi insanların son ödeme tarihlerini kendilerinin belirlemesine imkan sağladık. Normalde mevzuata göre; sayaç okunur, fatura düzenlenir, 10 günlük bir ödeme süresi verilir, ödenmezse gecikme faizinin başlatıldığı ihbar ve kesmeye kadar giden süreç başlatılır. Biz bunu biraz esnettik ve ödeme tarihini müşterinin inisiyatifine bırakarak bir çözüm üretmiş olduk. Esnek Fatura uygulaması sayesinde kesme sayısı 2016 yılına göre %21 oranında düştü.

 

Peki, büyük tutarlı faturalar olduğunda taksitlendirme gibi bir imkan sunuyor musunuz?

Bir kere ödemede nakit esastır. EPDK’nın belirlediği kurallar çerçevesinde hareket ediyoruz. Dolayısıyla ödemeyi vadeye yaymamız mümkün değil. Ama tüm bankalarla anlaşmamız var; müşterilerimiz kredi kartları üzerinden taksitlendirme yapabiliyorlar. Esnek fatura yanında müşterilerimiz fatura alt limitini de belirleyebiliyor. İnsanlar bir süreliğine ikametini değiştiriyor veya 2-3 ay tatile gidebiliyorlar ama evlerinde çalışan sabit cihazlar var, buzdolabı, derin dondurucu vesaire. Onlar evde olmadığı zaman küçük faturalar oluşmaya devam ediyor. Bu ödenmeyince yine faiz oluşması, elektriğin kesilmesi söz konusu oluyor. Bunun önüne geçilmesi için alt limit uygulaması geliştirdik ve müşteri örneğin; 50 liranın altında fatura oluşmamasını isteyebiliyor. Üç ayın sonunda evine döndüğünde faturasını rahatlıkla ödeyebiliyor. Bu iki hizmet de şu an için sektörde ilk ve tektir. Onun dışında müşterilerimizi geçmişteki borç ödeme geçmişlerine göre bir gruplamaya tabi tuttuk, puanladık. Şimdi A ve B Grubunda ödemelerini düzenli yapan ya da çok nadiren aksatan müşteriler için kesme iş emri oluşturmuyoruz. Tabii, düzenli ödeme alışkanlığı olmayan küçük bir grup da var. Kesme yapmadığımız kategoriyi daha da genişleterek müşteri memnuniyet düzeyini geçen senenin üzerine çıkartmak istiyoruz.

 

Biraz da satış rakamlarınızı konuşalım…

Limak Uludağ Elektrik tarafından yapılan elektrik satış miktarı 134 ülkenin elektrik tüketiminden fazla bulunuyor. Sanayi, ticarethane, mesken, tarımsal sulama ve aydınlatma olmak üzere beş ana grupta gerçekleşen faturalama işlemlerinde sanayi tüketimi yine başı çekti.

 

2017 yılında 100 binin üzerinde yeni abone Limak ailesine katıldı ve taşınan aboneliklerle beraber yılın genelinde yapılan abonelik işlem sayısı 386 bine ulaştı.

 

Bursa-Balıkesir-Çanakkale-Yalova illerindeki artış yüzde 5 iken Limak Uludağ’ın toplam satışlarındaki artış yüzde 28 oldu. Abone grupları bazında büyüme oranlarına bakıldığında; en yüksek artış yüzde 11 ile ticarethane olurken, yüzde 9 ile mesken ikinci sırada yer aldı. En düşük büyüme oranı yüzde 2 ile sanayide oldu.

 

 

Bölge dışındaki diğer illerde bir genişleme oldu mu?

Evet, şu anda toplam satış yaptığımız il 66’ya ulaştı. Bizim hedefimiz tüm Türkiye’ye satış yapmak ama sınırlı acentelik ağımızın olmadığı iller dışında hedeflerimize ulaşmış olarak gözüküyoruz. Bu 66 ilde kamu ihaleleri yoluyla hizmet verdiğimiz kurumlar, sanayi dahil özel sektör kuruluşları, konutlar ve de ticarethaneler olmak üzere çok geniş bir müşteri portföyüne ulaştık.

 

Elektrikte serbestleşme ile sektörde oyuncu sayısı arttı. Ancak sizin gibi güçlü kurumsal firmalar bu rekabetten dolayı çok fazla kayıp yaşamadı. Sizce buna marka algısı mı neden oluyor?

Sonuçta elektrik tedariki önemli bir iş. İnsanların hayatında elektrik vazgeçilmez bir ürün. Dolayısıyla insanlar tercihini yaparken tanıdığı, arkasındaki finansal gücüyle kendisini tatmin edecek kuruluşları ön planda tutuyor. Limak Uludağ Elektrik, Limak Holding gibi, inşaat, çimento, turizm, enerji, gıda ve havacılık sektörlerindeki yatırımlarıyla dünyada dikkatleri çeken bir grup bünyesinde faaliyet gösteriyor. Bizim dış bölgede bu kadar hızlı büyümemizde bu markanın sağladığı çok büyük bir avantaj var.

 

Serbestleşmenin akabinde nasıl bir rekabet yaşanıyor şu anda?

Serbestleşme artı özelleştirme diyelim. Son 15 sene Türkiye bu ikisini de yaşadı. Devletin elindeki büyük enerji varlıkları özel sektör eliyle işletilmeye çalışıldı. Serbestleşme olunca da rekabet hem kaliteyi hem ucuzluğu getirdi. Bu da müşteri memnuniyetini artırdı. Şubelerimiz banka şubelerinden farksız. İnsanlar bilgi işlem alt yapısıyla beraber çok kısa sürelerde işlemlerini yapabiliyorlar.

 

Tatsız bir rekabet oluştu mu?

Piyasada taşlar yerine oturuncaya kadar maalesef o tip vakalarla da karşılaştık. İki sene öncesinde 200’e yakın tedarik şirketi varken, geçtiğimiz sene sonunda 100 civarında aktif şirket kaldığını görüyoruz. Çekilen şirketler sektöre hazırlıksız girdiler ve bunun kötü sonuçlarını hem kendileri hem de müşterileri yaşadı. Elenmeden sonra sermayesi, insan kaynağı ve üretim yapısı güçlü şirketler ayakta kaldı. Bugün sektör daha stabil yapıya doğru gidiyor. O stabil yapıda uygun fiyatla elektrik kullanmak ve daha kaliteli hizmet almak beklentisindeki müşterileri memnun edebilecek az sayıda şirket ayakta kalacak. Sonrasında daha güvenilir bir piyasayla karşılaşacağız.

 

Endüstri 4.0’ın sektörünüze olası etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim esas işimiz elektrik satmak. 4.0’da sanayi tarafında bir verimlilik sağlanacak. Otomasyonla birlikte elektrik tüketiminde muhtemelen verim artışları gündeme gelecek ama personel sayısı düşecek. Tabii ki biz de teknolojiyi olabildiğince çok kullanmaya çalışıyoruz ama bu tip kamu hizmetleri daha geleneksel ve emek yoğun özelliklere sahip. Dolayısıyla teknoloji kullanım hızı da biraz düşük kalıyor. Buna rağmen biz teknoloji kullanımını maksimuma çıkarmaya çalışıyoruz. Hem saha operasyonları anlamında hem de karar verme mekanizmalarının optimizasyonu açısından teknolojiyi sisteme entegre etmeye çalışacağız.