RÖPORTAJ — 3 Nisan 2018 at 18:35

KIRKLARELİ BELEDİYE BAŞKANI MEHMET SİYAM KESİMOĞLU: 50 MİLYON TL’LİK TARİHİ YATIRIM HAMLESİ BAŞLATTIK!

 

Kırklareli’ni sağlıklı bir şekilde büyütmeyi hedeflediklerini vurgulayan Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, “50 milyon TL’Lik yatırımı ilimize kazandırmanın ve Kırklarelili vatandaşlarımıza verdiğimiz sözleri tutmanın gururunu yaşıyoruz. Kentte uzun süredir özlemi çekilen yatırımları tek tek hayata geçiriyoruz” dedi.

 

Kırklareli’ne yönelik tarihi yatırım hamlesi başlatan Kırklareli Belediyesi, kente toplam 50 milyon TL’lik yatırım yapıyor. Aralarında, Çöpten Elektrik Üretim Tesisi, Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi, Şehit Göktan Özüpek Parkı, Kırklareli Otogarı, Kapalı Pazar Yeri ile Kamyon ve TIR Parkı’nın da bulunduğu tesislerin toplu açılış ve temel atma törenini gerçekleştiren Kırklareli Belediyesi bu yılın sonuna kadar tüm yatırımlarını tamamlamayı hedefliyor. Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ile bu projeleri konuştuk.

 

Belediye Başkanlığı görevinde 4 yılı geride bıraktığını söyleyen Başkan Kesimoğlu, “Ben daha en başta, Kırklareli’ni Kırıkkale ile karıştırılıyor olmaktan çıkarmak için yola çıktığımı ifade ettim. Ortak aklı kullanarak bu kenti büyütmek istediğimi söyledim ve suya atılan bir taşın etrafında yarattığı halkalar gibi bu kenti büyütmek istediğimi ifade ettim. Halk toplantıları düzenledik. Hesap verdik demiyorum çünkü verecek bir hesabımız yok. Şeffaf bir belediyecilik anlayışı ortaya koyuyoruz. Bu toplantılarda bugüne kadar neler yaptığımızı dile getirdik; neleri yapamadık, niçin yapamadık onları paylaştık. Eleştirileri kabul ettik; onları bir zenginlik olarak gördük. Bu çileli yolda, iftiralarla, karalamalarla da karşı karşıya kaldık. Çok şükür onları da geride bıraktık. Ama bizleri yaralayan, o taşların yakından gelmesiydi. Dayanışma içerisinde, hoşgörü içerisinde bunu arkadaşlarımla birlikte başardık. Ve şimdi huzurlarınızda o arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. 4 yıldan bu yana Kırklareli Belediyesi’nde benimle birlikte yol alan mesai arkadaşlarım onlar… İtfaiye erinden, temizlik emekçisinden, başkan yardımcısına kadar, birikimleri ölçüsünde ve samimi bir biçimde çalıştılar, hizmet ürettiler. O mesai arkadaşlarıma huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Belediye politikasının oluşturulmasında, hayata geçirilmesinde en büyük destekçi arkadaşlarım, elbette Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımdır. Burada siyasi parti ayrımı yapmaksızın bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Söz konusu Kırklareli olduğunda siyasi ayrımı bir kenara bırakıp Kırklareli gerçeğinde buluştukları için Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ve yerel yönetimin ve demokrasinin ilk aşaması olan muhtarlarımız… 12 merkez muhtarı ile birlikte çok güzel, uyumlu, sağlıklı ilişkiler içerisinde olduk. Biz bu yola çıkarken katılımcı demokrasi anlayışımızın gereğini yerine getireceğimizi ifade ettik. STK temsilcileri ile de sağlıklı ilişkiler içinde olduk. Tabi ki halkın haber alma ihtiyacını tarafsız bir biçimde karşılayan basın emekçisi dostlarımıza da özel teşekkür etmek istiyorum. Ve elbette ki ben bu noktaya tek başıma gelmedim. Bu bensem, tek elle alkış tutulmaz; bu da benim örgütüm. Üyesi bulunmaktan dolayı, CHP’nin her kademesindeki üyesine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Ama her zaman, her yerde ve her fırsatta ifade ettiğim gibi, teşekkürlerin en güzeli, alkışların en büyüğü sizin için olmalı, Kırklareli halkı için olmalı… Çünkü ben sizin içinizde şekillendim. Eğer sizler katkı vermemiş olsaydınız biz bu noktaya gelemezdik. Bugüne kadar yapmaya çalıştığımız bütün hizmetler öksüz ve yetim kalırdı. O yüzden teşekkürlerin en büyüğü Kırklareli halkı için gelmeli” dedi.

 

Kırklareli Belediye Başkanı olarak, kentinizin geleceğine ilişkin vizyonunuz nedir?

Trakya’da 3 tane il var: Edirne, Tekirdağ, Kırklareli. Edirne 92 yıl Osmanlı’ya başkentlik yapmış tarihi değeri yüksek, oturmuş bir şehir, Avrupa’ya açılan kapı. Sanayisi var, sosyal yaşantısı, ekonomisi bilinen bir şehir. Bizden ileride olan bir şehir. Tekirdağ bunlara ilave denizi ve limanı olan bir şehir; o da bizden ileride. Ben mülkiye mezunuyum. 8 yıl parlamentoda Kırklareli milletvekili olarak görev yaptım. İli tanıyorum, sorunlarını biliyorum, çözümlerini biliyorum. Yerel yönetici olarak aldığım formasyonu, gerek bugüne kadar görev aldığım yerlerde, gerek dünyada gezdiğim yerlerde edindiğim bilgi birikimlerimi buraya aktarmaya çalışıyorum. Benden önce görev yapmış arkadaşlarımız hakkında asla olumsuz bir düşüncede olamam. Aksine hizmetlerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Ama her yiğidin yoğurt yiyişi vardır. Ben de kendi bakış açımdan bugüne kadarki ihmal edilmişliği nasıl kapatabiliriz, nasıl 81 onurlu ilden biri olan Kırklareli’de yaşadığımızı kentimizin ve ülkemizin dikkatine sunabiliriz diyerek üstün bir gayret gösteriyoruz. Ben ortak aklı kullanarak, bu kenti sağlıklı büyütmek istiyorum. Bir yerel yöneticinin görevi sadece suları akıtmak, çöpleri toplamak değildir. Bunun dışında yazılı olmayan görevleri de vardır. Biz bu kenti büyütmek için her türlü demokratik platformdan yararlandık. Bugüne kadar eksik kalan ne varsa onları tamamlamaya çalışıyoruz.

 

Çalışmalarınızı biraz daha somut anlatabilir misiniz?

Kırklareli Belediye Başkanlığı’nın yatırımları arasında yer alan, şu an sokak arasında bulunan ve kente yakışmayan bir görüntü sergileyen pazar yeri Süpürgeciler Sitesi’ne taşınıyor. Pazarcı esnafı başta olmak üzere vatandaşların sağlıklı koşullarda alışveriş yapma imkânı bulacağı “Kapalı Pazar Yeri” hafriyat çalışmaları bir süre önce başlamıştı. Hem pazarcıların hem de vatandaşların olumsuz hava koşullarından etkilenmeyeceği Kapalı Pazar Yeri’nin içinde 752 adet pazar tezgâhı kurulabilecek. Ayrıca 75 ile 250 m2 arasında asma katlı olacak şekilde toplam 35 iş yeri ve dükkân bulunacak. Tüm bunların yanı sıra içine 75 araçlık kapalı, 135 araçlık açık olmak üzere 210 araçlık otopark yapılacak.

 

Şehir içinde kaldığı için trafik yükü doğuran, yolcuların ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalan Kırklareli Otogarı da Dereköy Yolu üzerindeki yeni yerine taşınıyor. Hafriyat çalışmaları devam eden ve adı ATAGAR olarak değiştirilecek yeni otogarın içerisinde 3 geliş 12 gidiş olmak üzere toplamda 15 peron olacak. Ayrıca 16 ofis, 16 bilet satış gişesi ve standı, 28 dükkân, 1 market, 1 kafeterya, bebek odası engelli tuvaleti, bay-bayan mescit, 70 araçlık açık otopark ve 19 araçlık ticari taksi durağı, misafirler için 6 araçlık bekleme alanı yer alacak. Yeni otoparkta kamyon ve TIR Parkı da bulunacak.

 

Kırklareli Belediyesi’nin hayata geçirdiği ve resmi açılışı yapılan projelerden bir diğeri olan Çöpten Elektrik Üretim Tesisi, 1 Ocak 2018’den tarihinden bu yana faaliyette. Trakya’da ilk ve tek, Türkiye’de ise lisanslı tek tesis olan söz konusu yatırım için Kırklareli Belediyesi olarak yurtdışında birçok ülkede incelemelerde bulunduk. Sonuçta kente kazandırılan üretim tesisi şu anda Kırklareli Organize Sanayi Bölgesi’nin elektriğini karşılıyor. Hedefimiz Kırklareli’nin diğer ilçelerinde çıkan tüm çöpleri bu tesiste toplayarak kapasitesini artırmak.

 

Bunların dışında; Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi, Şehit Göktan Özüpek Parkı projelerini hayata geçiriyoruz. Kültür sanat alanında ise Atatürk Evi, Ali Rıza Efendi Kültür Evi ve Zübeyde Hanım Kadın Spor Merkezi gibi yapılarla baba, anne ve oğul da Kırklareli ilinde buluşmuş oldu.

 

Bunların toplam yatırım bütçesi yaklaşık 50 milyon TL civarında. Yıl sonuna kadar hepsini bitirmeyi hedefliyoruz.

 

Peki, Kırklareli’nin altyapısı ne durumda?

Altyapımızda şu anda ciddi bir sıkıntımız yok. Ama yağmur suyu giderlerimizle ilgili ihtiyaçlarımız var. Onu da 2019 projeleri olarak değerlendirmek istiyorum. Ben katılımcı demokrasi anlayışındaki yönetici olarak halkın karar alma sürecinde etkili olmasını isterim. Bu konuyla ilgili çalışmaları yapacağız, halkımıza sınacağız. Nasıl yapacağımızı, ne kadar süreceğini onlarla paylaşacağız. Yola öyle çıkacağız. Bugüne kadar halkımızla hep iç içe olduk. Bundan sonra da böyle olacak.

 

Var olan en önemli sorunlarımızdan bir tanesi içme suyudur. Suyumuzu aldığımız Kırklareli Barajı’ndan üreticilerimize su gerektiğinde barajın seviyesinin düşüyor. Eskiden barajın dip yaptığı dönemde içme suyuna dönüştürmek için teknolojimiz yetmiyordu. Eylül ve Aralık ayı içerisinde suyumuzda mangan problemi çıkıyordu. Mangan çamurlu su görüntüsü veriyor ve herkesi rahatsız ediyordu. Biz teknolojik yatırımlar yaptık. Şu an bunu çözdük. Ama bu bir anlamda geçici bir çözüm oldu. Artık ömrünü tamamlamak üzere olan Kırklareli Barajı’ndan değil, Armağan Barajı’ndan su almak istiyoruz. Fakat mevzuatımıza göre barajdan bizim arıtma tesisimize çekilmesi gereken boru hattının DSİ tarafından yapılması lazım. Dört yıldır uğraşıyoruz, mevzuatı aşamıyoruz. Suyun iki yakasını köprüyle birleştiren anlayış 21 kilometrelik isale hattını çekmedi. Bunu yakamızdaki CHP rozetine bağlıyorum ben. Sayın Orman ve Su İşleri Bakanımızı bu konuda samimi buluyorum. Kendisiyle birkaç kez görüştük. Şu anda da gerçekten takip ettiğine inanıyorum. Hat çekilene kadar alt savaktan değil de üst savaktan suyumuzu alabilmemiz için talimat verdi. Bunların çözüleceğine de inanıyoruz.

 

Bir diğer altyapı sorunumuz da hafriyat yeri konusunda yaşanıyor. Bunun için eski maden ocağında bir yer bulduk. Yaklaşık 20-25 yıllık ihtiyacımızı giderecek bir maden ocağı. İzin için çalışmaları başlattık. 1,5 yıl emek verdik ama ret cevabı geldi. Oysa biz oraya hafriyatımızı döküp üstünü de ağaçlandıracaktık. Ret gerekçesi olarak o bölgede yaşayan 11 çeşit yarasanın varlığı gösterildi. Oysa bu maden ocağında yıllarca dinamit patlatıldı. Dinamit patlayan yerde yarasanın yaşaması mümkün mü? Burada Cumhuriyet Halk Partili belediyeyi engelleme çabası söz konusu. Ama biz her şeye rağmen belediye meclisinde diğer siyasi parti üyeleriyle kenetlenmiş durumdayız. İlişkilerimiz gayet iyi. Biz burada işlerimizi yürütebiliyoruz.

 

Yerel yönetimlerde yetkilerin artırılması konusundaki düşüncelerinizi aktarır mısınız?

Yerel yönetimlerin görevlerini yerine getirilebilmesi için ekonomik kaynaklara ve bunları kullanmak için yetkiye ihtiyacı var. Ancak merkezi idare bütün yetkilerin kendinde olmasını istiyor. Ankara’da yaşayan bir bürokratın Kırklareli’nin bir mahallesindeki sorunu bilmesinin imkanı yok. Ya da sorunun çözümüne ilişkin ortaya koyacağı çözüm önerisi buradaki gerçeklerle bağdaşmayabiliyor. Öte yandan belediyenin görev alanının dışında çok talep geliyor. Örneğin; okullarımızdan çok talep geliyor. Onlar bizim çocuklarımız; elbette ki onların eğitim ihtiyacını gidermek konusunda kendimizi sorumlu hissediyoruz. Ama bu konu Milli Eğitim Bakanlığı’nın görev alanına giriyor. Kaynaklarımızın bir kısmını oraya aktardığımızda esas görev alanımıza kaynak ayırmakta sıkıntı yaşıyoruz. Dolayısıyla yerel yönetimler üzerindeki vesayet denetiminin daraltılarak onların daha özerk hale getirilmesi lazım. Böylece imkanları, yetkileri artırılmış bir yerel yönetim biriminin Başkanı olarak bu kente daha güzel hizmetler sunabilme fırsatını yakalayacağız.

 

Kırklareli’nin sosyo-ekonomik yapısına da değinecek olursak, neler söyleyebilirsiniz?

Sanayi bölgemizde ciddi firmalar var. Onlar burada istihdam yaratıyorlar, üretime katkıda bulunuyorlar. Türkiye ekonomisi iyi gitmiyor. Yeni yatırım olmayınca istihdam alanları da kalmıyor. Bu genel konjonktürden biz de etkileniyoruz. Yetişmiş bir iş gücümüz var. Burası bir tarım bölgesi. 2002 yılından bu yana kötü ekonomi politikaları yüzünden saman ithal eden ülke konumuna geldik. Trakya’nın köylerinde akşam 9’dan sonra kimseyi göremezsiniz. Şeker fabrikasına üretim için gerekli şeker pancarı Eskişehir’den getiriliyor, bu da maliyeti artırıyor. Böylece serbest piyasa koşullarında rekabet edebilme şansı ortadan kalkıyor. Böyle olunca fabrika zarar ediyor. O zaman da “Fabrikayı satalım.” diyorlar. Şeker fabrikası sadece ekonomik bir değer değildir. Cumhuriyetin çağdaşlaşma yolunda ilerlemesinde çok önemli bir kilometre taşıdır. Atatürk’ün isminin, eserlerinin, değerlerinin yok edilmek istendiği bir süreçte bu kararı anlamlı buluyorum. Ayrıca bunun ABD Dışişleri Bakanı’nın ülkemize gelmesiyle eş zamanlı olduğunu ortaya koymak lazım. Bölge halkının bir temsilcisi olarak Alpullu Şeker Fabrikası’nın kapatılmak istenmesini asla doğru bulmuyorum. Kırklareli Halkı olarak bunu sattırmayacağımızı kararlılıkla ifade etmek istiyorum.

 

Kentsel dönüşümde Kırklareli’nin durumu nedir?

Kenti büyütmemiz lazım. Kentimize daha çok cazibe yerleri kazandırmamız lazım. Mevcut imar planımızı revize ediyoruz. Kentimizde yeni imar alanları açmamız gerekiyor. Bunlar planlar dahilinde olacak. Sanayi tesisleri kentin içinde kaldı. Önümüzdeki dönemde sanayimizi taşıyacağız. Orada bir kentsel dönüşüm gerçekleştireceğiz. Otogarımızı da taşıyacağız. Şunu da eklemeliyim ki; Trakya’nın, dolayısıyla Kırklareli’nin aydın, çağdaş, demokrat bir yapısı var. Seçimle belediye yönetimine gelemeyenler bunu nüfus göçüyle yapmaya çalışıyorlar. Bu çok tehlikeli bir stratejidir. Biz yasalara saygılıyız, birbirimize hoşgörülüyüz, kimseyi ötekileştirmeyiz. Bu kentin yapısını değiştirmek için demografik yapıyla oynanmasını asla kabul etmiyorum.

 

Son mesaj olarak neler söylemek istersiniz?

Kırklareli bir sınır şehri olarak yükselen bir değerdir. Ama bu kentin büyümesi için yatırımlara ihtiyaç var. Eğer burada yatırımcı bulamıyorsak dışardan getirmemiz lazım. Önümüzdeki kısa zaman dilimi içerisinde insanların önemli bir ivmeyle kentimize geleceklerine ben inanıyorum. Mesela burada bir zincir otelin yapılması bir avantajdır, belli restoranların buraya gelmesi önemlidir. Organize sanayi bölgemizin yarısı atıl haldedir. Önemli teşvik imkanları var. Bu örnekleri artırmak mümkün. Yatırımcılarımızı kentimize yatırım yapmaya davet ediyoruz. Kendilerine imkanlarımız ölçüsünde her türlü katkıyı vermeyi taahhüt ediyoruz.