RÖPORTAJ — 1 Ekim 2018 at 20:29

İMES OSB YÖNETİM KURULU BAŞKANI İRFAN KÜÇÜKAY REKABET GÜCÜMÜZÜ ARTIRMAYA ODAKLANDIK!

 

Türkiye’nin en prestijli ve en iyi altyapıya sahip örnek OSB’lerden birisi olduğuna vurgu yapan İMES OSB Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Küçükay, sadece altyapı için değil, İMES OSB’deki firmaların rekabet güçlerini artırmak için de yola çıktıklarını, tüm çalışmalarında buna odaklandıklarını söyledi.

 

OSB’ler yıllar içinde gelişerek Türkiye sanayisinin motoru haline geldi. İMES OSB de OSB’ler içinde ayrı bir yere sahip örnek ve öncü OSB’lerden birisi. İMES OSB’nin başarılı çalışmalarını ve hedeflerini İMES OSB Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Küçükay ile konuştuk.

 

İMES OSB’nin bugüne gelişini kısaca anlatabilir misiniz?

Sanayinin ivme kazanmaya başladığı 1950’li yıllarda Anadolu’dan İstanbul’a gelen birçok kişi eski han odalarından bozma küçük atölyelerde kendi iş yerlerini kurdu.1960’lı yıllarda planlı kalkınma dönemine geçilmesiyle sanayi sitelerinin teşvik edilmeye başlamasının ardından İstanbul’un Perşembe pazarı, Kasımpaşa, Hasköy, Balat, Topçular gibi semtlerinde faaliyet gösteren atölye sahipleri İstanbul Madeni Eşya Sanatkarları (İMES) Sanayi Sitesi’ni kurdu.

 

İMES Sanayi’ye taşınan küçük işletmeler gelişen ülke ekonomisine paralel olarak hızla büyüdü ve mevcut yerleri küçük gelmeye başladı. Ardından burada faaliyet gösteren müteşebbislerimiz 1997’de daha büyük ve modern iş yerlerine sahip olma amacıyla İMES Organize Sanayi Bölgesi’ni kurma çalışmalarını başlattı.

 

Yapılan çalışmalar sonrasında Dilovası’nda bulunan tarıma elverişli olmayan 10 bin dönümlük arazi Sanayi Bakanlığı tarafından OSB alanı olarak önerildi ve bunun 3 bin dönümlük kısmı bize tahsis edildi. Burayı uzun uğraşlar sonucunda 1999’da 66 numaralı OSB olarak tescil ettirdik.

 

Yalova İMES OSB’yi geçen sene tescil ettirdik. Yalova’nın OSB numarası 331. Yani böyle de bir gelişme var. OSB sayısı artış gösterdi. Demek ki sanayiciler artık OSB’lerde yer almak istiyorlar. OSB yasası ve yönetmelikleri 2000 yılında çıktı. Zaman içinde yönetmeliklerde aksayan yerler düzeltiliyor. Hala düzeltiliyor. En son üretim reformu yasası ve yönetmelikleri çıktı. Çünkü burada sanayici kendi kendini idare ediyor. Bu çok önemli. Burada hiçbir belediye ile muhatap değilsiniz. Projenizi kendiniz yapıyorsunuz, OSB yönetimi onaylıyor. İnşaat ruhsatını, çalışma ruhsatını, binanın iskan ruhsatını biz veriyoruz.

 

Olması gereken model bu mudur?

En doğru model kamu kesiminin OSB yönetiminde olmadığı modeldir. Biz burada yasalar ve yönetmelikler çerçevesinde organize bir şekilde üretim yapıyoruz. Tabii, yasa ve yönetmelikler çıkmadan önce kurulmuş OSB’ler de var. O yüzden de problemler oluyor. İmar ruhsatını belediyeden almış; şimdiki yasalara uymuyor. Mesela burada, İMES OSB’de proje dışında bir santimetrekare inşaat yok. Her şey yasa ve yönetmeliklere uygun. Çok güzel bir OSB kurduk. Türkiye’ye model olduk diye düşünüyorum. Altyapı anlamında model olduk. Burası eğimli bir arazi, zaten Türkiye’de genelde öyle. Çok güzel bir optimizasyon projesiyle dışarıya bir kamyon hafriyat dökmedik. Dışarıdan da almadık. Bu şekilde projelendirdik. Maksimum yüzde 2 eğimle parselleri teslim ettik. Biz bu işi toptan yaptığımız için çok daha ucuz ve uygun oldu. Yollarımızı beton yaptık. En önemlisi de bütün altyapımızı 17 km uzunluğu olan galerilerden geçirdik. Galerilerin içinden elektrik, su, yağmur suyu, atık su, doğalgaz telefon, data hatları geçiyor. İçlerinde rahatlıkla yürüyebiliyorsunuz.

 

Bu sadece İMES’e özgü mü?

İzmir Aliağa OSB dışında başka bir OSB’de yok. Çünkü çok masraflı bir iş. Tabii, altyapı yatırımları Türkiye’de belli bölgelerde yoğunlaşmış durumda. İstanbul şu anda Türkiye’de ticaretin, ekonominin yarısını üretiyor. Bursa ve Kocaeli’ni de kattığımızda Türkiye’nin ekonomik faaliyetlerinin yüzde 60-70’i karşılayan bir bölgeden bahsediyoruz. Bu ekonomik faaliyetlerin ülke çapına yayılması lazım. OSB kurulumları da her vilayette OSB olsun mantığıyla yapılıyor. Ancak bu OSB’ler bilhassa Ankara’nın doğusuna gittikçe Konya, Kayseri, Gaziantep gibi şehirler haricinde maalesef atıl kalıyor. Oralara yatırımcı bulmakta çok zorluk çekiliyor. Mesela Kastamonu’da da OSB var ama yatırım yapan yok. Bunun düzelmesi biraz zaman alacak. Aslında OSB’ler bütün ülke çapına yayılsa çok daha güzel olur.

 

OSB’lerin yaygınlaşması kadar ihtisaslaşması da önemli değil mi?

Biz de ihtisas OSB’yiz. Zaman bize de karmaya dönün diye baskılar geliyor. Çünkü buralarda toprak çok pahalı. Mesela buralarda bir fabrika sahibi olabilmek bir KOBİ için büyük bir yatırımdır. Çünkü Türkiye’de toprak müthiş bir kazanç kapısı oluyor, yatırım enstrümanı oluyor. Geliyor buraya üye oluyor, yer alıyor kiraya veriyor. Örneğin; bir gıda firması Makine İhtisas OSB’de yer almak istiyor. Böyle bir yere sahip yatırımcı da bu gıda firmasına kiralama yapmak için bize baskı yapıyor. Bu baskılara dayanamayıp bu işi bozanlar var maalesef. Böylece ihtisaslığını bozup karma OSB’ye geçenler oluyor.

 

İMES’i diğer OSB’lerden ayrıştıran temel faktörlerini konuşalım aslında…

Tabii, Türkiye’de OSB kurulumları bayağı uzun süreçler. Kaç sene mahkemelerle, kamulaştırmayla uğraştık. Türkiye’de ilk defa kamulaştırmayı biz yaptık. OSB’lere kamulaştırma yetkisi verdikleri yıl olan 2003 yılında kamulaştırmaya ve ardından imar planlarını yapmaya başladık. Bu planları Bakanlığa 2005 yılında tasdik ettirdik ve 2006 yılında altyapıyı yapmak üzere faaliyete geçtik. 2009 yılında Dilovası’nda ilk fabrika kuruldu. Şu anda bizim 302 tane parselimiz var. Parsellerimizin aşağı yukarı 200 tanesi 4 dönüm, geri kalan 100 tanesi ise 8-12-16-20 dönüm büyüklüğünde. 60 dönümlük bir parselimiz var, 40 dönümlük bir parselde bir fabrikamız var. 32 ve 24 dönümlük parsellerimiz var. Bu 300 parselde 170 fabrikamız üretimde. Yaklaşık 100 fabrikanın inşaatı devam ediyor. Kalan 30 tanesi de proje aşamasında. 2020 sonu itibariyle tam doluluğa ulaşacağımız düşüncesindeyim. Ancak biz sadece altyapı için değil, fabrikaların rekabet güçlerini artırılması için de yola çıktık. İçinde bulunduğumuz coğrafya bizi buna mecbur ediyor. Biz güçlü olmak zorundayız.

 

İMES OSB rekabet gücünü artırmak için neler yapıyor?

Bu hedefe fabrikalarla, üniversitelerle, sanayi ve ticaret odalarıyla, kamu kurumlarıyla, KOSGEB’le, savunma sanayi ile birlikte ulaşacağız, bunun için de interaktif yönetim modeli oluşturacağız dedik. Önce firmalarımızı tanımamız lazımdı. Buradaki 300 firmayı makine imalatçıları, çelikçiler, plastik enjeksiyoncular ve otomotivciler olmak üzere 4 gruba böldük. Düşüncelerimizi anlatmak üzere burada toplantılar yaptık. Baktık ki bu böyle olmayacak; fabrikaları tek tek dolaşmaya başladık. Bugüne kadar 105 civarında firma gezdik. Ne üretiyorlar? Bize neler öneriyorlar? Hedefleri ne? Bunların yanında makine parkları, kabiliyetleri, kapasitelerini bilmemiz lazım ki ona göre bir üretim modeli yapalım. Bu çalışmaları daha profesyonel yapmak için Barem Araştırma firmasına envanter çıkarttık. Envanter raporunda İMES olarak cari fazla verdiğimiz ortaya çıktı. Çünkü bizim ürettiğimiz ürünlerin ortalama kg fiyatı 7 dolar. Burada öyle firmalar var ki kg birim fiyatları 40-50 dolar.  Bu envanter çalışmasını Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısına takdim ettik.

 

Bunun yanında bazı firmaları devlet teşviklerinden maksimum yararlandırma hedefine odaklandık. Bunun için KOSGEB’den özel destek istedik. Bu firmaların ortalama kg birim fiyatları 25 dolar. Teknolojik ürün yapan, ihracat yapan firmalar bunlar. Gerçekten destekle dünya markası hedefine gidecek firmalar var. Bu çalışmamız Bakanlık tarafından makul karşılandı ve 6 daire başkanı buraya gönderildi. Burada 2 günlük program yaptık. Bir gün burada onları ağırladık, bu düşüncelerimizi anlattık, OSB’yi ve firmaları gezdirdik. Ertesi gün de firmaları buraya çağırdık. Salon tam doluydu ve tüm katılımcılar heyecanlıydı. Bürokratlar muazzam etkilendiler ve bu anlamda neredeyse bize diyebilceğimiz özel 5 milyon TL bütçeli tekno-yatırım desteği ve stratejik ürün desteği çıkarttılar. Bütçe onaylanır onaylanmaz yüzde 25 destek teminat mektubu karşılığında hemen hesabımıza geçecek, gerisini de alımlarda faturasını getirip alacağız. Böyle bir program yaptık. Biz ilk projemizi verdik, stratejik ürün desteğini onaylattık. Kocaeli de ilk olarak Firmamız desteğini aldı. Bunun devamı da gelecek.

 

Diğer taraftan şu anda Kocaeli’de bu tip projelere destek veren KOBİ Gelişim Programları var. Biz bu kapsamda makine sektörünün öncelikle desteklenmesi gerektiğini söyledik. Şu ana kadar bütün Kocaeli çapında onaylanmış 24 projenin 17 tanesi bize ait. Bu şekilde çalışmalara kanalize olduk.

 

Bunun dışında Savunma Sanayini tedarikçi firmalar belirledik ve firmalarımıza “Endüstriyel Yeterlilik değerlendirme Projesi kapsamında formlar hazırlayıp firmalarımızı Savunma Sanayimize entegre etmeye çalıştık ve şuan bölgemizde 9 firmamız entegre edilmiş ve sayının arttırılması için çaba gösteriyoruz bu anlamda ASELSAN gezisi düzenledik ve 80 firma ile ASELSAN’ı ziyaret ettik Savunma ve Havacılık Derneği (SAHA İSTANBUL) organizasyonu ile işbirliği protokolleri imzaladık tüm süreçleri yakından takip ediyoruz ülkemizin yerli ve milli üretim vizyonuna İMES OSB olarak katkı sağlamaya çalışıyoruz sadece Savunma Sanayimiz değil Yerli Araç vb. tüm süreçleri yakından izliyor sanayicilerimizi bu süreçlere entegre etmeye çalışıyoruz.

 

İMES OSB Türkiye için bir model oldu diyebilir miyiz?

Türkiye’nin en prestijli ve en iyi altyapıya sahip OSB’lerden birisi olduğumuzu söyleyebiliriz. Bugün OSB modeli Türkiye’de önemli bir noktaya geldi. Bunu yadsıyamayız. Tabii, çeşitli eksiklerimiz var. Türkiye’nin çoğunda olduğu gibi bizim de sanayici olarak tecrübelerimiz olduğunu düşünüyorum. Bunları kağıda döküp Türkiye’de örnek bir modelleşmeye gitmeyi de planlıyoruz. OSB’leri işletme ve geliştirme üzerine çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları anlatmak üzere Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede’yi ziyaret ettik. Toplantımız çok verimli geçti. Yaptığımız çalışmalarla ilgili rapor oluşturulması konusunda mutabakata vardık. İlerleyen dönemlerde bakanlık ile daha yakın işbirliği içerisinde bulunacağız.

 

Türkiye’nin en önemli problemlerinden biri de nitelikli ara eleman. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin işsizlik var ama çalıştıracak nitelikli insanı bulamıyorsunuz…

İMES OSB olarak bunun için ne yapabiliriz diye düşündük. Bu nedenle biz nitelikli eleman yetiştirmeye odaklandık. Birçok yerde kurulan mükemmeliyet merkezlerinin bir benzerini İleri Uygulamalı Mühendislik Mükemmeliyet Merkezi adıyla burada kurma kararı aldık. Burada hedefimiz mümkün olduğu kadar çok meslek lisesi ve yüksekokul mezunlarını 1-3 ay gibi bir zaman içinde yetiştirmektir. Başta en çok aranan CNC operatörlüğü olmak üzere kaynakçı, tornacı, frezeci, montajcı, ustabaşı yetiştirmek için bölümler açacağız. Yasada da belirtildiği üzere bu bizim görevimiz. Yeni üretim reform paketinde OSB’lerde teknik kolej kurulması yasaya kondu. Ancak bakanlık teknik kolejin açıklamasını yapmadı. Şimdi biz mükemmeliyet merkezi kurmayı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı ile görüşmeye başladık. Projemiz gerçekten ilgilerini çekti. Başta sundukları bütçe süreçte yükseldi. Görüşmeler sürerken Avrupa Birliği’nin IPA hibe programı kapsamında proje hazırladık. Birinci elemeyi geçtik ama ikinci elemede takıldık. Çünkü her vilayetten bir tek proje destek görüyormuş. O da kalkınma ajansının başka bir yere yaptığı bir projeymiş. Çok mükemmel bir proje yaptığımızı düşünüyorum. Türkiye’de olmayan, inovasyona yol açabilecek çok özel makineler seçtik. Mutabakat imzalayalı yaklaşık iki ay oldu. İki üniversitemizi de paydaş yaptık. Onlardan da yararlanacağız. Biz üniversite-sanayi işbirliğini mümkün olduğu kadar geliştirelim diye de çalışıyoruz. Maalesef ülke genelinde lafta kalan bir söylem bu. Ama biz bunu da realize edeceğiz. İmzalanmış bütçemiz 12.5 milyon lira. Binayı biz yapacağız, içine çeşitli CNC makineler, çeşitli ölçüm cihazları, test cihazları, yazılımlar koyacağız. Merkezimizi KOBİ’lerimizin kullanımına açacağız. Kalkınma ajansı son olarak, Kalkınma Bankasından fizibilite yaptırmamızı istedi. Fizibilitesini de hazırlatıyoruz.

 

Bu halkalar artacak mı?

Talep oldukça bu işler sürer. Bizden sonra gelecek arkadaşlarımız da devam ettirir. Belki bizler de yenilerine başlayabiliriz. Biz bu görevleri sanayicimizin mutluluğu için devam ettiriyoruz ve memleket meselesi olarak bakıyoruz. Bu memleketin geleceği burada. Ekonomik hedeflere ulaşmak istiyorsak OSB’lerin yaygınlaşması lazım. Artık kaliteli, katma değerli üretime, Ar-Ge ve inovasyona odaklanmamız lazım. Önce insan, mükemmeliyet merkezi, sonra devlet destekleri ve savunma sanayi. Savunma sanayi KOBİ’leri geliştirecek bir sektör. Savunma sanayi teknolojinin zirvesi. Çünkü her şartta çalışabilecek parçalar yapılıyor. Mükemmeliyet merkezini bu şekilde adapte etmeye çalışıyoruz. Türkiye’de işe hazır eleman yetiştirmenin birinci öncelik olduğunu düşünüyoruz. İnsan en önemli üretim faktörü. Bu modelle diğer OSB’lere model oluruz diye düşünüyorum.

 

İMES OSB’de istihdamın durumu nedir?

2017’nin sonunda 7 bin 500 istihdama ulaşmıştık 2018 Ağustos ayı itibarıyla 8080 istihdam edilen kişi sayısına ulaştık Bunu daha da artıracağız. 2018 sonunda buradaki istihdamı 10 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Yaptığımız hesaplamalara göre, yüzde 100 doluluğa ulaştığımız 2020’de de 15 bin kişinin istihdam edilmesini öngördük ama Envanter çalışmamızda gördük ki firmaların büyüme iştahı çok fazla bu rakamın 20.000 kişileri aşması mümkün olacak.

 

Peki, son reform paketi açıklandı, bu sanayicileri ne kadar memnun eder?

En önemlisi; KDV muafiyeti getirildi. Altyapı yaparken KDV ödemeyeceksiniz. İkincisi, buradaki fabrikalara emlak vergisi muafiyeti geldi. İdaremizi kolaylaştıracak birtakım yeni yetkiler verildi. Diğer taraftan OSB yönetimi olarak fabrika arsasını en fazla yüzde 25 karla satma sınırlaması geldi. Bu OSB kurulurken altyapı yatırımlarını biz yaptık. Bu OSB yatırımlarını caydırıcı etki yapar. Bu yöndeki eleştirimizi bakanlık düzeyinde yaptık. Bunun da düzeltilmesi lazım.