RÖPORTAJ — 30 Ekim 2018 at 18:35

ESBAŞ YÜRÜTME KURULU BAŞKANI DR. FARUK GÜLER: YABANCI YATIRIMCIYI ÇEKMEDE EN BAŞARILI SERBEST BÖLGE; EGE SERBEST BÖLGESİ!

 

İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye getirmenin önemine dikkat çeken ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler, Ege Serbest Bölgesinde yatırımların ve istihdamın yüzde 70’inin yabancı sermayeli şirketler tarafından yapıldığını, bunun da yabancı yatırımcıyı çekme konusunda ESBAŞ’ın başarısını ortaya koyduğunu vurguladı.

 

Zorlu ekonomik konjonktürde ülkeye döviz kazandırmanın önemi bir kez daha öne çıkıyor. Bunu yapmanın temel yollarından biri hiç kuşkusuz ihracat yapmak. Serbest bölgeler bu noktada özellikle katma değerli ürün ihracatıyla dikkatleri üzerine çekiyor. ESBAŞ bu bağlamda serbest bölgeler içinde liderliği elinde tutuyor. Ege Serbest Bölgesinin Türkiye’deki Serbest Bölgeler arasında lider bir konumda olduğunu istihdam, toplam ticaret hacmi ve ihracat rakamlarıyla da ortaya koyan ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler ile ESBAŞ’ın başarılı performansını ve hedeflerini konuştuk.

 

Serbest bölgelerin öneminin ekonomik kriz ortamlarında bir kat daha arttığı yönündeki değerlendirmeyi mevcut durum çerçevesinde nasıl yorumlarsınız?

İçinde bulunduğumuz günlerde Serbest Bölgelerin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor zira serbest bölgeler teşvikli bölgelerdir ve belirlenen hedeflere ulaşılması noktasında sonuçların karşılaştırılmasıdır. İyi uygulama yaparsanız ve belirli stratejilerle ilerlerseniz istediğiniz sonuçlara ulaşmamanız için hiçbir neden yoktur. Tabi bu süreç hiç kolay değil ve çok uzun zaman aldığını da belirtmek gerekiyor. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye olarak ihracatla büyümek istiyoruz ki, bu çok önemli bir noktadır; Türkiye’nin daha hızlı büyüyebilmesi için ihracata yönelik yatırımların artması gerekiyor. Biz de her zaman bunu ifade ediyoruz. Bu yatırımların da özellikle yabancı yatırımcılar kanalıyla olması gerekiyor. Ege Serbest Bölgesinde de yatırım için bu tür yabancı firmaları değerlendirmek istiyoruz. Bugüne kadar hep yabancı yatırımcıyı çekmeye yönelik çalışmalar yaptık. Kapımız her zaman yerli yatırımcıya da açık ve sermaye kriterini yerine getirebilecek özel sektör firmalarımızı da bölgemizde yatırım yapmaya davet ediyoruz ancak günümüzde yabancı yatırımcıyı tercih etmemizin en büyük nedeni kapitalin dışarıdan gelecek olmasıdır. Biliyoruz ki; Türkiye’nin yatırım yapmak için sermayesi oldukça kısıtlıdır. Ancak Yeni Ekonomik Programda da Türkiye’de özel sektörün daha fazla yatırım yapamayacağı belirtiliyor. Bu koşullarda yabancı sermayeyi getirmek ve bu firmalar sayesinde yatırım ya da ihracat yapmak ekonomi açısından hayati öneme sahiptir. Peki, bunu yapabiliyor muyuz? Ege Serbest Bölgesinde yatırımların ve istihdamın yüzde 70’i yabancı sermayeli şirketler tarafından gerçekleştirilmiş durumdadır.

 

Bu da sanırım sizi Türkiye’deki serbest bölgelerin içerisinde birinci sıraya yerleştiriyor…

İhracatta en büyüğüz, toplam 18 serbest bölgenin ihracatının yüzde 30’unu ESB olarak biz yapıyoruz. Serbest Bölgelerdeki toplam çalışan sayısının yüzde 30’u da Ege Serbest Bölgesinde bulunuyor. İstihdamda, yatırım miktarında ve ihracatta lider konumdayız. Serbest Bölgeler içindeki konumumuz böyleyken, Türkiye’de de ihracatı iller bazında sıraladığınızda biz 11. sıraya yerleşiyoruz. Aynı sıralamada ise ESB’nin ihracatı aşağıdan yukarıya doğru 40 ilin ihracat toplamına eşittir.

 

Bütün bu artılar kendiliğinden oluşmuyor. Bu 18 serbest bölge içerisinde sizi farklı kılan nedir?

En önemli kural tabi ki hedef koymaktan geçiyor. Bir de bu hedeflerin uygulanması ve sürdürülebilirliği önemlidir. Uygulama yapabilirseniz, sürdürülebilir kılabilirsiniz. İzmir sanayinin geliştiği güzel bir şehir ancak, daha da gelişmesi gerekiyor. İhracat rakamları hesaplanırken ESBAŞ’ın ihracat rakamı İzmir’in ihracat rakamına dahil edilmiyor. Bölgemizden yapılan ihracat İzmir’in yaptığı ihracatın yüzde 24’üne denk geliyor. Bütün Ege Bölgesinin ihracatına baktığımızda ise yüzde 12’sine karşılık geliyor. Bizim ESBAŞ olarak bu düzeye gelmemiz belirli bir vizyon çerçevesinde 28 yıl yoğun olarak çalışmakla oldu. Bölgemiz 1990’da açıldığında buralarda ne yabancı sermaye ne teknoloji ve dolayısıyla ne de iş vardı. Sadece araziyi hazırlayıp binalar yapıp yatırımcının gelmesini beklemektense, güçlü bir pazarlama ekibi kurduk, ciddi bir strateji geliştirdik. Yıllık olarak nereye gideceğimizi, nasıl bir serbest bölge oluşması gerektiğini, hangi sektörlere pazarlama yapacağımızı uzun uzun araştırdık, tartıştık, dünyayı gezdik. Geldiğimiz noktada yüksek katma değer oluşturacak sektörlerden birisi olan havacılık ve uzay sektörünün ilgisini çekebilmek için konuda ilgili bir kümelenme gerektiğini belirledik. Türkiye’nin ilk havacılık ve uzay kümelenmesi İzmir’de ESBAŞ’ın liderliğinde kurulmuştur. Türkiye’nin en büyük kümelenmesidir. İzmir dışında Ankara ve İstanbul’dan da önemli sayıda üyemiz bulunmaktadır. Oldukça aktif bir kümelenmedir. Avrupa ve Amerika’daki kümelenme dernekleriyle aktif olarak ilişkilerimizi yürütüyoruz. Bu kümelenme dışında ayrıca teknisyen ihtiyacımızı karşılamak amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Ege Üniversitesi işbirliğinde Gaziemir’de Ege Üniversitesi Havacılık Meslek Yüksekokulunu açtık. Bu okulda öğrenim gören öğrencilerin henüz mezun olmadan işleri hazırdır. Ardından Uzay Kampını kurduk. Bugün yapılan araştırmalara göre İzmir, son yıllarda Balkanlar ve Ortadoğu’da havacılık ve uzay sektöründe en hızlı gelişen şehir olarak seçildi. Bölgemizde Amerikan Boeing firmasına ve Airbus’a parça üreten firmalar var. Odaklandığımız ikinci sektör ise otomotiv oldu. Otomotiv sektöründe de yatırım yapılan, katma değeri yüksek ürünler üreten bir Bölge yarattık. Türkiye’nin geçen sene ihraç ettiği ürünlerin ortalama kg değeri 1 dolar 28 sent, Almanya’nın 3,5-4 dolar iken bölgemizin 8,58 dolardır.

 

Peki, bugün Türkiye’de yabancı yatırımcıyı çekecek bir yatırım iklimi var mı?

Türkiye’ye yabancı yatırımcı getirebilmek için daha çok çalışmamız gerekiyor. Bunu yaparken önce Türkiye’yi pazarlamamız lazım. Çünkü yatırımcı öncelik Türkiye’ye gelecek. Türkiye’ye geldikten sonra İzmir’e gelmesi için ikna etmemiz gerekecek. Ondan sonra da yatırım yapılacak böyle bir Bölge var demek gerekiyor. Sadece “Ege Serbest Bölgesi var, buraya yatırım yapın” demek yeterli olmaz. Bu basamakları ayrı ayrı anlatmak gerekiyor.

 

Sizin amiral gemileriniz havacılık ve uzay sanayi ve otomotiv sektörleri. Bu sektörlerde bir gelişme sağladınız. Diğer serbest bölgelerin de başarılı olması için bu yolu mu izlemesi gerekiyor?

Bir serbest bölgenin belirli sektörleri hedeflemesi gerekir. Tek sektör yeterli olmaz. Bir veya iki sektöre odaklanmak, o sektörlerdeki müşteriyi destekleyici işler yapmak gerekiyor. Daha da önemlisi bizim yaptığımız gibi serbest bölge olarak gelecek planı yapmak şart. Örneğin; biz Ege’de kurulacak ikinci serbest bölgede bu planlamayı yaptık. Yeni kuracağımız Serbest Bölgede yatırımlar enerji sektörü ağırlıklı olacak. Özellikle yenilenebilir enerjide makine, teçhizat yapan tüm firmalar bizim için potansiyel yatırımcı konumunda.

 

Pazarlama stratejinizde hangi ülkelere odaklandınız?

Uzakdoğu’da son 3 yıldır Japonya odaklı çalışıyoruz. Hatta bu yıl için Osaka ve Tokyo Sanayi Odalarının üyelerini buraya çağırdık, programı birlikte geliştiriyoruz. Şu an Amerika ile çok yoğun çalışmıyoruz ancak Amerika’da bizim hedef ülkemizdir. Bunların dışında Ukrayna ve üzerinde hiç durmadan çalıştığımız Almanya ve Hollanda var. Bizim ana hedef bölgemiz Avrupa’dır.

 

ESBAŞ bir marka değeri olarak başka ülkelerde de varlık göstermeyi düşünüyor mu?

Önceliğimiz ülkemiz. Ülkemizde de yerimizi belirledik. Konsantrasyonumuzu bozmadan çalışmak istiyoruz. Öncelikli hedefimiz Bergama’daki Batı Anadolu Serbest Bölgesi Projesini hayata geçirmek. O proje de önümüzdeki 5 yılımızı dolduracak bir iştir. Bunun dışında yurtdışında aktif arayış içinde değiliz.

 

Peki, ESBAŞ’ın genişleme alanında son durum nedir?

Ege Serbest Bölgesi Gelişme Alanını bugün itibariyle artık yatırım yapacak hale getirdik. 300 dönümlük yeni bir yatırım alanımız var. Arazi hazır; görüşmelerimiz devam ediyor. Yatırım yapmaya istekli firmalar var. Her gelen yatırımcıya Ege Serbest Bölgesinde kiralama yapalım gibi bir stratejimiz yok. Türkiye’ye teknoloji getirecek, istihdam sağlayacak, sermaye getirecek yatırımcıları arıyoruz. 8.58 dolarlık averajımızı düşürmememiz gerekiyor.