RÖPORTAJ — 30 Ekim 2018 at 18:00

FNSS GENEL MÜDÜRÜ VE CEO’SU K. NAİL KURT: FNSS, TÜRK SAVUNMA SANAYİİNİN GERÇEK MANADA GLOBAL MARKASIDIR!

 

FNSS’nin son 5 yıldır gelirleri içerisindeki ihracat oranının yüzde 90’lar seviyesinde olduğunu belirten FNSS Genel Müdürü ve CEO’su K. Nail Kurt, bu nedenle FNSS’nin Türk savunma sanayiinin gerçek manada global markası olduğunu vurguladı.

 

Savunma sistem ihracatında gösterdiği üstün performans ile FNSS, sadece ülkemizin değil, dünyanın da güvendiği ve saygı duyduğu bir Türk savunma şirketi. Sürekli değişen güvenlik ihtiyaçları çerçevesinde geleceğe dönük ürünler geliştiren FNSS’nin projelerini ve hedeflerini FNSS Genel Müdürü ve CEO’su K. Nail Kurt ile konuştuk.

 

FNSS’nin Türk savunma sanayindeki yeri ve önemi konusunda neler söylemek istersiniz?

FNSS Savunma Sistemleri A.Ş. (FNSS), Türk Silahlı Kuvvetleri ile dost ve müttefik ülkelerin silahlı kuvvetleri için modern, etkin ve güvenilir kara aracı çözümleri sunan, alanında dünyanın önde gelen şirketleri arasında yer alan bir savunma şirketidir. Lisans altında üretim yapmak üzere 1988 yılında kurulan FNSS, bugün, kendi özgün tasarımı araçları yüksek yerlilik oranı ile üretebilen; tasarladığı ve ürettiği araçlar, sadece Türkiye’de değil dünyanın çeşitli ülkelerinin envanterinde başarıyla görev yapan bir dünya şirketi olmayı başarmıştır.

 

FNSS, asıl kurulma amacı olan ZMA ve takiben ZMA II sözleşmeleri vasıtası ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’ne, toplamda 2.200’ün üzerinde, çeşitli konfigürasyonlarda Zırhlı Muharebe Aracı üretti ve bu üretimlerde, alt yüklenicileri ile birlikte %80’in üzerinde yerli katkı gerçekleştirdi. TSK’nın tüm önemli operasyonlarında kullanılan ve Zırhlı Piyade’nin belkemiğini teşkil eden ZMA’lar, Fırat Kalkanı Hârekatı’nın ardından, son olarak da Zeytin Dalı Harekâtı’nda büyük başarı ile görevlerini icra etti.

 

TSK’nın özel ve zorlu gereksinimlerini, yenilikçi yaklaşımlarla ve araçlarla karşılamak en önemli önceliklerimizden. Dünyanın ilk ve tek amfibi zırhlı istihkâm iş makinesi KUNDUZ’u ve Seyyar Yüzücü Hücum Köprüsü’nü bu kapsamda geliştirerek TSK’ya teslim ettik ve her iki araç da TSK envanterinde başarıyla görev yapmaya devam ediyor.

 

Biz her zaman TSK’nın çözüm ortağı olma niyetiyle hareket ettik, şu an TSK ihtiyaçları doğrultusunda üzerinde çalıştığımız projeler ise Silah Taşıyıcı Araçlar ve Zırhlı Amfibi Hücum Araçları projeleri.

 

İhracata yönelik olarak neler yapıyorsunuz?

FNSS, ilk ihracatını, 1997 yılında, Birleşik Arap Emirlikleri’ne gerçekleştirdi. Bu proje, aynı zamanda, Türkiye’nin ilk komple silah sistemi ihracatı olarak da tarihe geçti.

 

FNSS, savunma ihracatı alanında, daima öncü oldu. Özellikle Körfez Bölgesi’nde, kullanıcının Türk ürününe olan güvenini sağladı ve Türk savunma sanayisinin diğer güzide şirketlerine de bölge pazarının kapılarını açtı. Birleşik Arap Emirlikleri ihracatını, ürün, hizmet ve alt sistem kapsamında, sırasıyla; Malezya, ABD, Filipinler, Bahreyn, Belçika, Suudi Arabistan, İtalya, Endonezya ve Umman Sultanlığı takip etti.

 

Özellikle Malezya’da, ardı ardına imzaladığı sözleşmelerle Malezya Kara Kuvvetlerinin, hem tekerlekli hem de paletli zırhlı muharebe aracı ihtiyaçlarının tümünü temin eder konuma geldi. FNSS’nin Malezya ile imzaladığı ve 8×8 tekerlekli zırhlı araçlarını kapsayan sözleşme, yaklaşık 600 milyon dolarlık değeriyle halen, Türk savunma sanayisinin tek kalemde imzaladığı en büyük ihracat sözleşmesidir. Bu sözleşme kapsamında araç teslimatlarımız halen devam ediyor. Bununla birlikte AV-8 projesine yakın boyutlardaki ikinci bir proje ile Malezya Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan, ZMA-15 ve AKINCI ZMA araçlarının modernizasyonu projesi için de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

 

PARS ailesinin ihracatı kapsamında, Malezya 8×8 projesini, 2015 yılında Umman Kraliyet Kara Kuvvetlerinin 8×8 ve 6×6 TTZA projesi takip etti. Ailenin en yeni üyesi; PARS III TTZA’lar, Umman’a ihraç edildi ve değişik konfigürasyonlardaki 8×8 ile 6×6 araçları kapsayan bu ihracatla FNSS; Türkiye’nin, kara sistemleri ihracatında lider firması konumunu korumaya devam etti.

 

FNSS olarak, başarılarımıza bir yenisini ekleyerek, son dönemde, Endonezya Kara Kuvvetlerinin ihtiyacı kapsamında, bu ülkedeki yerli ortağımız PT Pindad ile birlikte, KAPLAN Orta Ağırlık Sınıfı Tank’ı geliştirdik ve ilk prototipi, Endonezya Kara Kuvvetlerine teslim edildi. Endonezya Ordusunun zorlu kalifikasyon testlerini başarıyla geçen aracımız seri üretime hazır hale getirildi.

 

Bugün, FNSS’nin, sadece Orta Doğu’da imzalamış olduğu sözleşmelerin toplam değeri, 1,6 milyar doları; toplam ihracat sözleşmelerinin tutarı ise 2,6 milyar doları geçmiş bulunuyor. FNSS’nin son 5 yıldır gelirleri içerisindeki ihracat oranı yüzde 90’lar seviyesinde, bu nedenlerledir ki FNSS, Türk savunma sanayiinin gerçek manada global markası olarak anılmakta.

 

Geliştirdiğiniz PARS 4X4 Silah Taşıyıcı Araç (STA) Projesi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından, FNSS ana yükleniciliğinde yürütülen Silah Taşıyıcı Araçlar projesi, KAPLAN-STA paletli ve PARS 4×4 STA tekerlekli tanksavar araçlarının geliştirilmesini, kalifikasyonunu ve toplam 260 adet aracın teslim edilmesini kapsıyor. Projenin sözleşmesi, 27 Haziran 2016 tarihinde imzalandı ve sözleşme, 14 Ekim 2016’da yürürlüğe girdi.

 

Silah Taşıyıcı Araçlar projesinin paletli tanksavar aracı KAPLAN-STA (Silah Taşıyıcı Araç)’nın Ocak ayında üretimi tamamlanan birinci prototipinin doğrulama faaliyetleri, başarıyla devam ediyor. Bir sonraki aşamada, aracın kalifikasyon testlerine başlanacak ve bunların da tamamlanmasının ardından, seri üretim aşamasına geçilecek.

 

Projenin Tekerlekli Tanksavar Sistemi PARS 4×4 STA’nın ilk prototipi ise Nisan ayında tamamlandı ve Mayıs ayında, doğrulama testlerinin startı verildi. Araçta yoğun bir yerlileştirme çalışması yürütülerek daha önceden Türkiye’de üretilemeyen pek çok alt sistem üretilebilir hale geldi.

 

KAPLAN-STA, doğrulama faaliyetlerine, projenin çok erken bir safhasında başladı. Proje planına göre, araçların detay tasarımı, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından incelenerek proje takviminin 15’inci ayında onaylandı. Bu onay, klasik proje metodolojisinde, üretim faaliyetlerinin de başlaması anlamına geliyor. FNSS, detay tasarımın yanında, ilk paletli araç prototipini de üreterek Uzaktan Komutalı Tanksavar Kulesi (UKTK) ile birlikte kullanıcının görüşlerine sundu ve fabrika testlerini gerçekleştirmeye başladı. Prototipin ortaya çıkması için geçen 15 aylık sürenin, dünya genelindeki, yakın zamanlı benzer projeler arasında, rekor olarak nitelendirilebilecek kadar kısa olduğunu söyleyebiliriz.

 

Bununla birlikte UKTK’nın tasarım ve prototip üretim süreçlerini, çok kısa bir sürede tamamladık. Proje takviminin 18’inci ayında, ilk güdümlü tanksavar füze atışının gerçekleştirildiği doğrulama testinde, hedef tam isabet ile vurularak projedeki kritik bir aşama başarıyla sonuçlandırıldı. Yine test kapsamında, kuleye entegre makineli tüfek ile de sabit ve hareketli araç üzerinden başarılı atışlar gerçekleştirildi. UKTK, dünyada çeşitli örnekleri olan, mevcut uzaktan komutalı silah sistemleri (UKSS)’ne sonradan entegre edilen tanksavar füzesi yaklaşımlarından farklı olarak; en başından bir tanksavar kulesi olarak tasarlandı. Bu sayede, gerek füze kullanım etkinliği gerekse beka yeteneği açısından, çok daha etkin bir çözüm ortaya çıktı.

 

Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Hızlı değişen rekabet dünyasında hayatta kalabilmek için Ar-Ge’ye büyük önem veriyoruz. Ar-Ge merkezimiz yaklaşık 300 çalışanıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Her yıl kendi bütçemizden önemli miktardaki kaynağı Ar-Ge projeleri için kullanıyoruz.

 

1990 yılından itibaren kendi öz kaynaklarıyla Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştiren FNSS, 2009 yılında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan, 5746 sayılı kanun kapsamında, Ar-Ge Merkezi Sertifikası almaya hak kazandı. FNSS Ar-Ge Merkezi, uluslararası ve askeri standartlarda yetenekleri olan, yeni teknolojileri kullanma ve sistem entegrasyonu becerileri geliştirilmiş bir organizasyonla hizmet veriyor. Ar-Ge merkezimizde yeni sistem, alt sistem, malzeme ve bileşen geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra, ürün ve üretime yönelik yeni teknoloji ve süreç geliştirme çalışmaları da yürütülüyor. Bu kapsamda, özellikle ana üretim yeteneği olarak kabul edilen kaynak teknolojileri, alüminyum malzeme teknolojileri, korozyon koruma, balistik malzeme üretim prosesleri gibi konularda yaptığımız tüm çalışmalar, Ar-Ge merkezi üzerinden yürütülüyor.

 

Ar-Ge çalışmalarımıza ürün portföyü stratejilerimiz ve teknoloji yol haritamız yön veriyor. Kullanıcının ihtiyaçlarına özgün çözümler geliştirdiğimiz gibi değişen ve sürekli evirilen tehdit ortamından doğan yeni güvenlik ihtiyaçları çerçevesinde geleceğe dönük ürünler de geliştiriyoruz. Bununla birlikte ürünlerimizin teknolojisinin daha da içine girmeyi hedefliyoruz, bu doğrultuda Ar-Ge projeleri planlıyoruz. Ar-Ge merkezimizde sürdürülmekte olan 30’dan fazla büyük ve küçük ölçekli proje sayesinde FNSS’i geleceğe hazırlayarak daha sağlam adımlarla ilerliyoruz.

 

FNSS’nin, üniversitelerle ve TÜBİTAK ile işbirliği kapsamındaki güncel projeleri nelerdir?

FNSS Ar-Ge Merkezi olarak Üniversite-Sanayi İşbirliğini önemsiyor ve bu konuda çok çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Üniversite-sanayi işbirliği konusu aynı zamanda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge Merkezleri performans endeksi çalışmasında firmalar tarafından yapılması istenen ve teşvik edilen bir konu. Bu kapsamda Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında üniversitelerden danışmanlık hizmetleri alıyoruz, üniversitelerin teknokentleri bünyesinde kurulmuş olan Teknoloji Transfer Ofisleri ile işbirliği halindeyiz. 2000 yılından bu yana 40 civarında TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) projesi yürütüldü, bunların bir kısmı halen devam ediyor. Endonezya Orta Ağırlık Sınıfı Tank geliştirme, amfibi mobilite kabiliyetlerinin geliştirilmesi, TEBER-30 mm kulenin geliştirilmesi projelerinde TEYDEB desteklerinden faydalanıyoruz. Bununla beraber Savunma ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenme olan SAN-TEZ (Sanayi Tezleri) ve TÜBİTAK ARDEB (Araştırma Destek Programları Başkanlığı)  projeleri de yürütüyoruz.

 

TÜBİTAK işbirliklerimizin yanısıra Savunma Sanayi Başkanlığı himayesinde yürütülen SAYP (Savunma Sanayii İçin Araştırmacı Yetiştirme Programı) projeleri kapsamında 17 üniversite ile protokolümüz var, ODTÜ ve Gazi Üniversitesi ile mevcut durumda yürütülen SAYP projelerimiz var.

 

Son olarak çalışanlarımızın yüksek lisans ve doktora programlarına katılımını da desteklediğimizi vurgulamak isterim. Buna yönelik olarak insan kaynakları uygulamalarımızla çalışanlarımızı teşvik ediyoruz, Ar-Ge merkezi bünyesinde oluşturulan tez havuzu ile tez konusu seçimlerine hem destek oluyoruz, hem de şirketimizin ihtiyaç duyduğu konularda akademik çalışmaların yapılmasını sağlıyoruz. TÜBİTAK Sanayi Doktora Programı işbirliği protokolümüzü imzalamak için de çalışmalar sürdürüyoruz.  Uzun ve kısa dönem staj programları ve lisans programı bitirme projeleri de üniversitelerle yapılan işbirliklerimizin bir parçası.

 

Kısaca teknolojik yatırımlarınızı da konuşalım…

Teknoloji yatırımlarımızı stratejik hedeflerimiz, projelerimizin gereksinimleri ve Ar-Ge faaliyetlerimizdeki ihtiyaçlarımızla uyumlu olacak şekilde yürütüyoruz. Gerek cihaz ve ekipman, yazılım, donanım seviyesinde gerek altyapı olarak, FNSS sürekli kendisi geliştiren ve teknolojinin getirdiği yeniliklerden faydalanan bir şirkettir. Yatırım faaliyetlerimizi de bu bakış açısıyla gerçekleştiriyoruz, kullandığımız ekipmanlarımız; araştırma, üretim ve test altyapımız buna uygun olarak güncel teknolojileri içeriyor. Son dönemde yaptığımız önemli yatırımların arasında üretim faaliyetlerimizi kolaylaştıran robotik kaynak kolunu, özel boya proseslerinin eğitimi için kullanılan boya simülatörünü, elektromanyetik uyumluluk testleri için gereken EMI/EMC laboratuvarını sayabiliriz.  Yine son dönemde araçlarımızın hareket kabiliyeti testleri için ihtiyaç duyduğumuz yeni bir alan tahsis ettik.

 

İstihdam politikanız kapsamında ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

FNSS son 10 yılda personel sayısı açısından 5 kat büyümüş bir şirket. Mevcut ve potansiyeli yüksek projelerimizin gelmesiyle kabaca her yıl %20’ye yakın bir büyüme gerçekleştiriyoruz diyebiliriz. Bu büyümeyi planlarken nitelikli ve tecrübeli personel istihdamına çok önem veriyoruz. Amaç sadece büyümek değil, dengeli, etkin ve verimli büyümek. Son 3 yıldır  istihdamımızın %60’a yakınını Savunma Sanayi veya benzer sektörlerde tecrübeli adaylardan oluşturuyoruz. Titiz ve derin bir seçme sürecimiz var, pozisyonun durumuna göre kişilik envanterleri ve İngilizce sınavları uyguluyoruz, teknik ve yetkinlik mülakatları ayrı ayrı yapılıyor, çalışılacak bölüme göre adaylardan sunumlar yapmaları isteniyor.

 

 

FNSS Personel Devir Oranları açısından Türkiye’de hatta dünyadaki sayılı kuruluşlar arasındadır diyebiliriz. Son 5 yılın TOR Oranı ortalaması %4 seviyesinde. Bu Türkiye’deki uluslararası büyük şirketlerde dahi %10’lar seviyesindedir. Yani çalışanlarımız FNSS’de uzun yıllar çalışırlar ve ayrılmak istemezler. Bu tabii ki  tüm paydaşlarımıza olduğu gibi önce kendi çalışanımıza verdiğimiz değerle başlıyor ve  çalışanlarımızın gelişimi ve bağlılığı için yaptığımız faaliyetlerin ortak bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Maddi ve manevi olarak çalışanlarımıza en iyiyi sunmayı hedefliyoruz. Kişi başı Eğitim Saati Ortalamamız 45 saat civarında. Kıyaslama olması açısından, uluslararası en iyi şirketlerde dahi bu saat ortalaması 30’lar civarındadır. Ayrıca haftalık 40 saat çalışma, sosyal yardımlar, performans primleri master-doktora ödenekleri, esnek saat uygulaması, Özel Sağlık, Hayat Sigortaları, Personel Destek Hattı istisnasız tüm çalışanlarımıza sunduğumuz bazı hizmetler. Bunlardan daha da önemlisi Gelişim Merkezleri, 360 derece performans ve yetkinlik değerlendirmeleri, Liderlik Okulları vb. birçok uygulamayla çalışanlarımızın gelişimlerini ve kariyerlerini doğru planlamaya çalışıyoruz.

 

Personel istihdamında son yıllarda ağırlıklı olarak tecrübeli personele öncelik vermiş olsak da elbette yeni mezun taze kanlara da ihtiyacımız var. Bu konuda hedef üniversitelerimiz başta olmak üzere konuya ilgi duyan pek çok üniversiteyle iş birliği halindeyiz. Aday mühendis uygulamamız, staj programlarımız, çeşitli sponsorluklar, kariyer günleri, seminer ve konferanslar aracılığı ile mezun adaylarına ulaşıyoruz. Amacımız ülkemizdeki öğrencilere ilham olabilmek, onları geliştirmek, hedef koymalarına yardımcı olmak ve bizimle aynı heyecanı taşıyan yetenekleri de aramıza katmak diyebilirim.

 

İnsan Kaynakları uygulamalarımız, dünyanın en prestijli şirketlerinden birisi olan Amerikan Brandon Hall tarafından 3 kategoride Altın Madalya’ya layık görülerek uluslararası arenada da tescillenmiş oldu. Yarıştığımız şirketler arasında Google, Microsoft, McKinsey gibi şirketler vardı. Ödül almak elbetteki herkesi mutlu eder ama buradaki esas mutluluğumuz bir Türk Savunma Sanayii şirketinin tamamen kendi insan kalitesiyle kimlerle yarışabileceğini hatta onların önüne geçebileceğini göstermek. İşte bu örnekler personel bağlılığını daha da arttıracaktır.

 

Son olarak 2018 yılı hedeflerinizi ve orta ve uzun vadeli stratejilerinizi de soralım…

FNSS, kullanıcılarını ve paydaşlarını korumaya ve yaratıcı çözümler sunarak onlara değer katmaya odaklanarak faaliyetlerini yürütüyor. Savunma sistem ihracatında gösterdiği üstün performans ile FNSS, sadece ülkemizin değil, dünyanın güvendiği ve saygı duyduğu bir Türk savunma şirketi olarak yoluna devam edecektir.

 

Öncelikli hedefimiz hali hazırda yürüttüğümüz projelerde müşterilerimizin beklentilerini en iyi şekilde karşılayarak yükümlülüklerimizi yerine getirmek. Hali hazırda yurtiçinde yürütmekte olduğumuz STA ve ZAHA gibi önemli projelerimiz var, bunun dışında Malezya, Umman ve Endonezya’da projelerimiz devam ediyor. Önümüzdeki dönemde ÖMTTZA ve Yeni Nesil Hafif Zırhlı Araç projelerinde yer almayı hedefliyoruz. Yine yurtdışında takip ettiğimiz çok önemli iş fırsatları var. Son beş yılın verilerine baktığımızda, gelirlerimiz %90 seviyesinde ihracat kaynaklı. İhracat şampiyonu olarak anılmak bizlere gurur da veriyor. Ancak, sürdürülebilirlik açısından yurtiçi ve yurtdışı işlerimizin dengeli bir yapıda seyretmesini arzu ediyoruz. Burada %40-60 bandını hedefliyoruz.

 

FNSS’nin tarihçesi ve kaydettiği gelişim, bir anlamda Türk savunma sanayisinin tarihçesini ve geldiği noktayı ortaya koyuyor. Birinci önceliğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını, en etkin sistemlerle karşılarken, artık yerlisi olduğumuz ülkelerde de kullanıcılarımıza en iyisini sunmaya devam ediyoruz. Tüm bunları FNSS’nin en değerli varlığı, yetkin insan gücüyle ve alt yüklenicilerimiz ve üniversitelerimizin desteği ile başarıyoruz. Hedeflerimiz çok büyük; bu büyük hedeflere, geçmişte olduğu gibi doğru stratejilerle adım adım yaklaşıyoruz. Bu yolda devletimizin desteğini her zaman arkamızda hissettik ve gelecekte de hissetmeye devam edeceğimize inancımız tam.