RÖPORTAJ — 30 Ekim 2018 at 18:04

TERMİKEL YÖNETİM KURULU BAŞKANI AHMET KAYA: SANAYİCİNİN FİNANSMAN SORUNU ÇÖZÜLMELİ!

 

Sanayicinin finansmana erişim yönünden desteklenmesi gerektiğini dile getiren Termikel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya, yüksek maliyetli finansman sorunu çözülmediği sürece sanayicinin hızlı bir şekilde ayağa kalkmasının zor olduğunu vurguladı.

 

Artan ekonomik sıkıntılar birçok sektörde firmaları zorlamaya başladı. Bu sıkıntılardan biri de finansmana erişim sıkıntısı. Yüksek maliyetli finansman sorununa dikkat çeken Termikel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya ile sanayicinin sorunlarını ve Termikel’in hedeflerini konuştuk.

 

Bir sanayici olarak, mevcut durum içerisinde nasıl bir çıkış yolu yakalamamız lazım size göre?

Ülkemiz özellikle son bir yıldır çeşitli operasyonlarla karşı karşıya. Bu operasyon sonucunda biz trafik kazası geçirdik. Şimdi Sayın Bakanın anlatmış olduğu tedbirleri ben hastanenin acil servisinde hastaya yapılan operasyon olarak görüyorum. En azından hastayı ayağa kaldıralım yürür hale gelsin. Ama hayatın gerçeği var. Bizim son iki ayda maliyetlerimiz yüzde 46 arttı. Hammaddeden doğalgaz ve elektriğe kadar birçok maliyet kaleminde artışlar var. Bu koşullarda yüzde 10 indirim yapmak bizim yapacağımız fedakârlıktır. Biz de taahhüt verdik. Dedik ki; biz 31 Aralık’a kadar zam yapmayacağız. Bayilerimize de duyurduk bunu. Ülkemizi seviyoruz, çalışmaya devam edeceğiz. Bu manevi olarak önemli bir şeydi. Bunun arkasını getirmemiz lazım. Bunun arkası nasıl gelecek? Bugün sanayicinin en büyük problemi yüksek maliyetli finansman.. Bu yüksek maliyetli finansman sorunu çözülmediği müddetçe hızlı bir şekilde ayağa kalkmamız zor görünüyor. Maliyetlerin düşmesi enflasyonun düşmesine de çok büyük katkı yapar. Yatırım yapan sanayicimizi, ihracatçımızı finansman yönünden, sermaye yönünden desteklememiz lazım ki ayağa kalkalım, ihracatımızı daha da artıralım.

 

Bu imkânlar şu an için ülkemizde mevcut mu?

Dolar bazında yüzde 8-10 faizle Türkiye’de yatırım yapılmaz. İç kaynaklarımızı değerlendirmemiz, israfa son vermemiz lazım. Çünkü millet olarak israfın içindeyiz. Enflasyonu düşürme kampanyası başlattık; inşallah sonuç alınacak. İsrafı düşürme kampanyası da başlatmamız lazım. Çünkü en kolay kazanç tasarrufla elde edilir. Milyonların bu kampanyaya katılması ekonomik olarak ülkemize kazandırır.

 

İthalatın belli kalemlerinin kısıtlanması da söz konusu olabilir mi? Çünkü ithalatta da belli kalemler israf gibi görülüyor açıkçası…

Ara malı ya da ham maddeyi nereden en uygun fiyata buluyorsanız oradan ithal edersiniz. Çünkü rekabetçi olmamız lazım. Burada tartışılması gereken aynı malların maliyetini düşürmektir. Biz de ithal ettiğimiz mallarla üretim yapmak istemeyiz. Varsa herkes yerlisini alır. İsrafı önlemek bunu da çözecektir. Biz yüksek katma değerli üretim ve ihracat yapacaksak yüksek maliyetli finansman sorununu çözmemiz ve israfı engellememiz lazım. Onun dışında bizim insanımız, sanayicimiz akıllıdır kendi yolunu çizer.

 

İhracat demişken, biraz da Termikel özelinde konuşalım… Termikel, kendi özelinde rotasını nasıl çizmiş durumda?

Termikel 2017 Aralık ayından itibaren benim anlattıklarımı yapmaya başladı. İsrafın önüne geçmek için çeşitli çalışmalar yaptık. Yurtdışındaki satışlarımıza daha ağırlık verdik. Yurtdışındaki vadeli satışlarımızı kaldırdık; peşin veya akreditifli olanları seçtik. İyi ki bu yolu izlemişiz; izlemeseydik bu krizde çok problem yaşardık. Problemi ufak tefek sıyrıklarla atlattık, yolumuza devam ediyoruz. Bizim açımızdan 2019, 2018’den daha iyi olacak gibi görünüyor. Sektör açısından 2019, 2018’den daha kötü olacak. Dış pazarda şu an satış sıkıntımız yok. Yalnız dış piyasadaki müşterilerimiz Türkiye’de döviz kurundaki artış dolayısıyla iskonto taleplerini artırdılar. Onlarla mücadele ediyoruz. Ama sonuçta dış piyasa gayet güzel… Dünyada beyaz eşya sektöründeki hacim Türkiye’nin kapasitesinin çok çok üstünde…

 

Nerelere ürün gönderiyorsunuz Termikel olarak?

Peşin satalım, akreditifli olsun deyince Avrupa ülkeleri, Güney Amerika, Avustralya gündeme geliyor. Senegal, Sudan, Fas gibi ülkeler biraz geri planda kaldı. Çünkü çok zor pazarlar…

 

Türki Cumhuriyetleri ve Rusya’da ne durumdasınız?

Rusya’da 2018’de bir durgunluk var. Moskova’da bir ofisimiz var. O ofisimiz sayesinde dört güçlü müşterimize ürün satıyoruz. Para hareketlerinde biraz sıkıntıları var. İdeal pazar Avrupa pazarı, özellikle de İngiltere pazarı…

 

İç pazarda ÖTV destekleri daha önce de uygulandı. Şu anda böyle bir beklenti var mı?

İç pazarda özellikle Ağustos, eylül arasında yaklaşık yüzde 20 gibi bir daralma oldu sektörde. Yüzde 20 çok büyük bir rakam. Bunun canlandırılması için ÖTV desteği yararlı olur tabii. Ama ÖTV desteği de dememek lazım. Özel tüketim vergisi özel tüketimlere uygulanır. Pırlanta yüzük gibi… Bugün fırına, bulaşık makinasına, çamaşır makinasına ÖTV uygulanıyor. Bugün buzdolabı olmayan bir ev düşünülebilir mi? Özel tüketim vergisinin beyaz eşya sektöründe kaldırılması lazım. Ve şu an tam sırası. Sektör iç piyasada küçülüyor; küçülürse ne olacak? Devlet vergi kaybedecek, işçi kaybedecek. Bunu engellemenin yolu ÖTV’yi kaldırmaktır.

 

Endüstri 4.0 ile ilgili konuşalım. Siz nasıl bakıyorsunuz endüstri 4.0’a?

Endüstri 4.0 mutlaka uygulanması gereken bir sistem. Endüstri 4.0 uygulamasıyla maliyetlerimiz aşağıya düşer. Maliyet aşağıya düşünce rekabetimiz artar, ciro da artar. Ciro artınca benim personel sayım da artar. Yani sadece işçi açısından bakmamak lazım.. Almanya’daki, Çin’deki rakiplerimiz endüstri 4.0’ geçmiş vaziyette. Biz geçmezsek geri kalırız.

 

Termikel özelinde bu konuda neler yapıyorsunuz?

Biz montaj bantlarında çalışan sayısını 45’ten 25’e düşürdük. Bunu otomasyonla düşürdük. Endüstri 4.0’ın başlangıcı bu. Diğer sistemleri de hayata geçirmemiz lazım. Her sektörün geçmesi lazım.

 

Termikel olarak, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarınız hakkında da bilgi verir misiniz?

Normal tüketicilerin kullandığı ürünlerimizin dışında yeni geliştirdiğimiz bir ürünümüz var. Airbus, Boeing uçaklarında kullanılmak üzere fırın yaptık. Türk Hava Yolları’na bir parti verdik, eğitim merkezlerinde kullanıyorlar şimdi.

 

Dünyada bu fırını yapan sadece iki firma vardı. Bunlardan biri Hollanda, diğeri de Amerika firması.. Şimdi bu ürünü yapan dünya da üçüncü firma da biziz. Daha da geliştirmeye çalışıyoruz bu ürünümüzü. Yüksek katma değerli bir ürün bu. Üzerinde kendi yazılımı var, enerji verimli bir ürün. Bu ürünün önemli bir tercih nedeni ise ağırlığıdır. Ürün ne kadar hafif olursa o kadar çok tercih ediliyor.

 

Peki, birazda sektördeki genel rekabet durumunu konuşalım isterseniz…

Piyasada şu an üreticilerin zor durumda olmalarından dolayı çeşitli fiyatlar karşımıza çıkıyor. Ama tüketici ürünün kalitesine, servisine bakıyor. Fakat bakmayan da var tabii.

 

Siz proje bazlı da çalışıyorsunuz değil mi?

Evet. Şu an Türkiye’de 52 tane Termikel mağazası var. O mağazalar hem perakende satıyor, hem de proje bazlı çalışıyor. İstanbul’da yüklü satışlarımız var proje bazında. Ankara’da da iyiyiz mesela.

 

Satış sonrası hizmetler konusunda Termikel kendini nasıl konumlandırmış durumda?

Satış sonrası hizmet konusunda biz son 6-7 aydır yeni bir organizasyon yapıyoruz. Artık servisi kendi bünyemize aldık. Bütün arıza bildirimleri doğrudan bize geliyor. Büyük şehirlerde kendi servislerimizi kuruyoruz. Ankara’da kurduk, çok yakında İstanbul ve İzmir’de kuruyoruz. Bu yeni yapılanmayla hedefimiz; tüketici memnuniyeti sağlamak açısından ankastre fırın, ocak, davlumbaz servisinde bizim ekiplerimizin uzmanlaşması ve ihtiyaç halinde başka markalara da hizmet vermesidir. Şu anda büyük markaların dışında beyaz eşya servislerinin tamamında sıkıntı var. Müşterinin evine gönderebileceğiniz kapasitede, güvenilir, donanımlı personele ihtiyaç var. Biz bu açığı ortadan kaldıracağız.

 

İstihdam durumunuz nedir?

İstihdamı tasarruf önlemleri çerçevesinde biraz azalttık. Bizim 2016 ve 2017 yıllarında personel sayımız 700’e yakındı. Şimdi 450’ye indirdik. Biz bu azalışı hem otomasyonla hem verimlilikle dengeledik. Türkiye’de artık istihdamın maliyeti de çok yüksek.

 

Sanayicinin yeni ekonomik önlemlerden beklentileri büyük. Sizce bu önlemlerin hayat bulması ne kadar mümkün?

Ben aşağı yukarı 39 yıllık sanayiciyim. Birçok kriz gördüm. Krizin çözülmemesi söz konusu değil. Önemli olan krizden ne kadar zarar göreceğimiz, ekonomiyi ne kadar sürede kalkındıracağımız. Bu kriz biraz daha uzun sürecek gibi görünüyor. Eski krizlerden biraz daha farklı ama çözülür. Herkes acı reçeteden nasibine düşeni alır. Biz de alırız ama çözülür. Önemli olan buradan ders çıkarmak ve bir daha aynı hataya düşmemektir. Aynı hataya düşersek yazık olur ülkemize..