RÖPORTAJ — 4 Aralık 2018 at 14:28

AVVA YÖNETİM KURULU BAŞKANI VOLKAN ATİK: 2019 HEDEFİMİZ, YÜZDE 40’IN ÜZERİNDE BÜYÜMEK!

 

Avva’nın 2018’de yüzde 50’nin üzerinde büyüdüğünü belirten AVVA Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Atik, aynı büyüme ivmesini sürdürerek 2019’da da yüzde 40’ın üzerinde büyümeyi hedeflediklerini dile getirdi.

 

Türk hazır giyim sektörünün yükselen markalarından birisi olan Avva, Sonbahar-Kış 2018 koleksiyonu ile çok ses getirdi. Kendilerini smart casual markası olarak konumlandırdıklarının altını çizen AVVA Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Atik ile AVVA’nın yurtiçi ve yurtdışı hedeflerini konuştuk.

 

Bugünkü ekonomik tabloyu nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye ekonomisi sağlam adımlarla yavaş yavaş ilerlemeye devam ediyor. Bu dönemde irtifa kazanır veya irtifa kaybeder ama yere düşmedikten sonra bir şekilde uçak yoluna devam eder. Türkiye güçlü bir ülkedir. Türkiye’nin ekonomisi de güçlüdür. Hedeflediği noktaya varacağına; Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde olacağına neredeyse eminim diyebilirim.

 

Türk hazır giyim sektörünün geleceği hakkındaki görüşlerinizi aktarır mısınız?

Türk hazır giyim sektörü kendi içinde üçe ayrılıyor; birincisi hazır giyim markalarımız, ikincisi imalatçılarımız, üçüncüsü de pret a porter diye adlandırılan günlük ürün üretip çevre ülkelere satan bir ticaret modeli. Ben önümüzdeki dönemde Türk hazır giyim sektöründe imalatın kademeli olarak büyüyeceğine inanıyorum. Özellikle organize perakendede önümüzdeki dönemde büyüyen firmaları görmeye devam edeceğiz. Çünkü artık bizler nitelikli perakendeyi çok iyi öğrendik. Bunu sadece Türkiye’de değil yurtdışında da yapmayı, ihraç etmeyi öğrendik. Türkiye’nin gelecek dönemde önünün açık olduğu çok net.

 

Türk firmaları küresel markalar karşısında nasıl ayrışıyorlar?

Bizi diğerlerinden ayrıştıran en önemli etken krize dayanıklılık, kısa dönem problemlere karşı pozisyon alma becerisi. Artık böyle bir yeteneği var Türkiye’nin. Bununla birlikte batı markaları artık yoruldu, yaşlandı. Bizler onlara göre daha genciz, daha dinamiğiz, daha hayat doluyuz, daha agresifiz. Dolayısıyla bu anlamda ciddi bir farkımız olduğunu düşünüyorum.

 

Özellikle Avrupa pazarında köklü markaların bizim markalarımıza pek fırsat tanımayacağı yönündeki yorumlara ne dersiniz?

Batı Avrupa ve Amerika pazarları, nispeten daha zor pazarlardır bizim gibi markalar için. Çünkü kendi bölgelerini domine etmişlerdir. Ama dünya sadece Avrupa’dan ibaret değil. Bunun dışında yaşayan milyarlarca nüfus var; çok önemli pazarlar var. Doğu Avrupa pazarları var, Asya ve Afrika pazarları var. Diğer taraftan Türkçe konuşan ülkeler diye adlandırılan Türki cumhuriyetleri var. Böyle büyük pazarlar önümüzde duruyor. Onun için batı pazarlarına çok fazla odaklanmaya gerek yok.

 

Peki, son dönemde bu pazarlardaki konumunuz ve faaliyetleriniz ne durumda?

Güncel olarak yurtdışında 40 mağazamız var. Bu 40 mağazanın tümü franchise modeliyle işletilen mağazalar. 2020 sonuna kadar da hedefimiz bu sayıyı 100’e çıkarmak. Önümüzdeki 2019 ve 2020 yıllarında 60 mağaza daha açmayı planlıyoruz. Bu ilk bakışta yüksek bir rakam gibi gözükebilir ama bizim planladığımız ve önümüzdeki dönemde de başaracağımız bir rakam.

 

Bizim Türkiye’de 80, yurtdışında 40 mağazamız var. Yurtdışındaki 40 sayısını 100’e, Türkiye’deki 80 sayısını da 100’e taşıyarak 200 mağaza hedefliyoruz. Bunda bir değişiklik yok, bu şekilde yolumuza devam ediyoruz. Türkiye’de zaten yüzde 80 oranında açılışlarımızı tamamladık, az bir işimiz kaldı. Yurtdışında daha çok işimiz var. Orayı da hızla gerekli noktaya getireceğiz inşallah.

 

İhracat-yurtiçi satış dengesi 2018’de nereye vardı?

Biz bu dengeyi çok önemsiyoruz. Bu dengenin yüzde 50-50 olmasına gayret gösteriyoruz. Önemli bir ölçüde de başardığımızı söyleyebilirim. Zaten böyle bir dönemde firmaların ticaretini bu dengede devam ettiriyor olmaları çok önemli. Biz de o konuda fazlasıyla dikkatliyiz.

 

Döviz kurundaki hareketlilik, AVM-cadde mağazacılığı ayırımına nasıl yansıdı?

Her şeyden önce perakendeci tarafına çok olumlu yansıdı. Çünkü artık bütçelerimizde ne yazacağımızı biliyoruz. Bundan daha önemli bir şey yok. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle çok önemli bir karar alındı. Bu karar da sektörün önünü açtı. Ben hem AVM tarafında hem perakendeciler tarafında olumlu bir gelişme olduğuna inanıyorum. Çünkü herkes artık hesabını daha iyi bilecek. Cadde mağazacılığı tarafında ise nedense mağaza kiraları olması gerekenden daha yüksek… Türkiye’de cadde mağazacılığının gelişmemesinin sebebi de bu. Kurumsal perakendeci genelde bu maliyetlere karşı olumsuz bir bakış açısı sergiliyor. Dolayısıyla İstanbul’daki önemli caddelerde mağazaların yarısı dolu yarısı boş. Veya nitelikli bir mağazacılık yok maalesef. Önümüzdeki dönemde bu konu da kendi mecrasında çözüme kavuşacaktır.

 

E-ticaret kanalını da konuşalım… Siz bu konuda neler yapıyorsunuz?

E-ticaret geleceğin en önemli iş modellerinden birisi. Zaten bugün itibariyle bunu fazlasıyla gösterdiğini düşünüyorum. Biz buna Türk firmaları olarak önemli ölçüde adapte olmaya başladık. Yeni oyuncular geliyor. Bu oyuncuların rekabete ve sektörün gelişimine katkıda bulunacağını düşünüyorum ve olumlu karşılıyorum. AVVA açısından değerlendirirsek; bizim 2018 yılında hacmimizin tahmini yüzde 5 civarında bir karşılığı e-ticaretten geliyor olacak. Biz bu rakamı önümüzdeki sene yüzde 10’a çıkarmak için çok ciddi bir lojistik ve dijitalleşme yatırımı yaptık. Bu manada pek çok iş geliştirme modeli söz konusu oldu. Diğerleri teknik unsurlar. Tabii, her şey daha nitelikli, verimli ve müşteri odaklı bir iş modeli oluşturmaya yönelik. Bütün yatırımlar bu manada oluşturuldu.

 

Son dönemde ses getiren sonbahar-kış koleksiyonunuzu da konuşalım biraz…

Ben tasarım konusunda çok bilgi vermeyi sevmiyorum ama bir smart casual markasıyız. Bunun altını çizerek her zaman ifade ediyoruz. Kampanyalarımızda bunu fazlasıyla dile getirdik. Erkeğin günün her saatinde rahat ve şık olabileceği bir koleksiyon oluşturuyoruz. Erkek giyiminde bu yeni bir trend. Ve biz bu trendin öncüsü olmak adına var gücümüzle çalışıyoruz.

 

Bu trendin hedef kitlesi nedir?

Eskiden erkekte birtakım kitle segmentasyonları vardı ama 25 yaşındaki birisiyle 65 yaşındaki birisi eğer vücut ölçülerinde önemli bir değişiklik yoksa çok yakın şeyler giyinebiliyorlar. Bu da bizim gücümüzü aldığımız en önemli nokta. Çok geniş bir hedef kitle bandımız var bizim. Ama core segment diye adlandırdığımız en can alıcı kısmı ise 25-45 yaş aralığındadır. Biz eskiden beri bu segmentte var olan bir markayız. Dolayısıyla bizim için farklı bir şey yok ama tasarım anlamında inovasyon anlamında her gün yeni bir şeyleri deneyen bir firmayız diyebilirim.

 

2018’i nasıl kapatıyorsunuz?

Biz yüzde 95’in üzerinde bütçe performansı gösterdik. Yani çok olumlu bir bütçeyle geçti. Şimdi bizim en önemli dönemimiz olan 4. çeyreğe girdik. Burada iyi bir şeyler olmasını bekliyoruz ki bunun iki ayını neredeyse geride bıraktık. Görünen o ki hedeflerimizi yüzde 100’e çok yakın bir oranda gerçekleştireceğiz. Tabii, böyle bir senede böyle bir performans ortaya koymak da bizi açıkçası hem sevindirdi hem de gururlandırdı.

 

2019 için nasıl bir hedefleme yaptınız?

2019 için bizim aşağı yukarı yüzde 40’ın üzerinde büyüme hedefimiz var. Biz 2018’de yüzde 50’nin üzerinde büyüdük. 2019’da da bu ölçekte büyümemizi devam ettirmek istiyoruz. Zaten size verdiğim mağaza açış bilgisi de bunu teyit ediyor. 2020 sonuna kadar inşallah firmayı hemen hemen 500 milyon liralık bir ciroya taşımayı hedefliyoruz.