RÖPORTAJ — 3 Nisan 2019 at 23:49

TÜRKİYE PETROLLERİ GENEL MÜDÜRÜ ÇAĞDAŞ DEMİRAĞ: 2019’DA YATIRIMLARI SÜRDÜRMEYİ HEDEFLİYORUZ!

Faizler ve kurlardaki dalgalanmadan dolayı 2018’in ikinci altı ayında beklentilerinden az da olsa bir sapma yaşadıklarını belirten Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, 2018’in ikinci 6 ayındaki yatırım politikalarını 2019’un geneline yaydıklarını, 2019’da yatırımları devam ettirmek istediklerini vurguladı.

Akaryakıt dağıtım sektöründe Turkuaz markası ile faaliyet gösteren Zülfikarlar Holding 2016 yılında en büyük özelleştirmeye imza atarak Türkiye Petrolleri’ni, 400’ü aşkın akaryakıt istasyonu, 7 akaryakıt depolama tesisi, 333 bin metreküp akaryakıt depolama kapasitesi ve 2 LPG dolum tesisi ile satın almıştı. Şubat ayında Turkuaz Petrol ile birleşmesini tamamlayan Türkiye Petrolleri 700’e yakın istasyonu ve yüzde 5,2’ye ulaşan pazar payı ile sektörün en güçlü oyuncuları arasındaki yerini aldı. Bu büyük birleşmeyi başarılı bir şekilde tamamladıklarını belirten Türkiye Petrolleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ ile sektördeki gelişmeleri ve Türkiye Petrolleri’nin hedeflerini konuştuk.

Öncelikle akaryakıt dağıtım sektöründeki son durumu değerlendirmek isteriz…

2018’in ikinci yarısında döviz kurlarının yukarı yönlü hareketi ithalata dayalı sektörümüzü olumsuz yönde etkiledi. Bunun dışında artan finansal maliyetler, özellikle kredi kartı POS komisyonları, kredi komisyonları bayileri çok etkiledi. Ağustos ayından beri pazarda bir daralma var. Turizmin etkisi yanında konut kredisi faizlerinin de azalmasıyla birlikte inşaat sektöründe ve ekonominin genelinde bir toparlanma başlayacağına ve 2019 yılını olumlu bir şekilde tamamlayabileceğimize inanıyorum.

Bugünkü ekonomik konjonktüre karamsar bakarsanız sektöre yeni giriş olmaması gerekir ama tam tersine sektör genişliyor. Şu anda sektör yabancı yatırımcının biraz daha fazla ilgisini çekiyor. Ekonomide yaşanan yavaşlama dolayısıyla yatırımcının akaryakıt sektöründen biraz çekindiği bir dönemdeyiz ama bu, sektörün genişlemeyeceği anlamına gelmiyor.

Peki, bu konjonktürde siz nasıl bir büyüme stratejisi izliyorsunuz?

Biz 2016’da yola çıkarken dev milli akaryakıt şirketi olarak bir taraftan Türkiye’de güçlenme diğer taraftan da yurt dışına açılma yönünde bir vizyon ortaya koyduk. Sonra şirketin genel müdürlüğünü İstanbul’a taşıdık. Yapısal değişimler yaptık ve dengeleri oturttuk. 2018 yılına da tam atılım yılı olarak başladık. İlk 6 ayda pazar payı artışıyla güçlenerek ilerledik. İkinci 6 ayda ise yurt dışında görüşmelerimiz vardı. Yavaş yavaş yeniden yurtdışına bakmaya başladık. Birçok şirketle ilgili satın alma görüşmeleri devam ediyor. Türkiye içinde ise organik büyümeyi hedefliyoruz. İnorganik büyümeyle ilgili şu an için bir planımız yok.

Yurt dışında hangi ülkelerde görüşmeleriniz var?

Ukrayna, Bulgaristan, Gürcistan, Romanya gibi yakın ülkeler var şu anda görüşmeler yaptığımız.

Türkiye’de bayi sayısını artırma planlarınız var mı?

Maalesef Türkiye’de ihtiyaçtan çok fazla istasyon var. Biz şehir merkezlerini kendimize hedef alarak organik olarak daha verimli istasyonlara yöneliyoruz. Mevcut istasyonlarımızın potansiyellerini artırmaya çalışıyoruz. Bu, akaryakıt satışı yanında bayilerimiz için ek gelir yaratmaya anlamına geliyor. İstasyon sayısı olarak hedefimiz 800 verimli istasyondur. Bu da 2020 yılının sonunda gerçekleşecek.

İstasyonlarınızdaki hizmet politikanız nedir?

Aslında sektörde herkes bir hizmet alanını sahiplenmiş durumda. Tabii, bu bir pazarlama faaliyeti. Sunduğumuz her hizmette en iyi değiliz ama her şeyi iyi yapmaya çalışan bir şirketiz. Aynı zamanda ismimizin bize yüklediği bir milli sorumluluk var. Özellikle Anadolu’da müşteri kitlemiz Türkiye Petrolleri Dağıtım A.Ş.’den biraz daha uygun fiyatta akaryakıt satışı beklentisi içinde. Bunun yanında istasyonlarımızı geliştirmeye çalışıyoruz. Yeni açtığımız istasyonlarda ilk konseptlerimizi denemeye başladık. Market konsepti, kafe konsepti, internet hizmeti, elektrik şarj ünitesi, yıkama üniteleri ile bir istasyon içerisinde geçirilecek zamanı en keyifli hale getirmeyi hedefliyoruz.

Bu noktada sanal pazar yeri uygulamanızı da konuşalım…

Sanal pazar yerinde biz bayilerimize sektörde bir ilk olarak, elektronik ortamda hızlı bir şekilde ve uygun koşullarda ihtiyaçlarını karşılayacak bir alan yaratıyoruz. Şu anda bayilerimiz bizim toptan satın alma gücümüzün sonucu olarak indirimli fiyatlardan tüm ihtiyaçlarını hiç yorulmadan istasyonlarına kadar sipariş edebiliyorlar. İkinci adımda bu platformu milyonlarca müşterimize açma hedefi var. O yönde hazırlıklarımız devam ediyor.

Bugün sektörünüzde nasıl bir rekabet var?

Sektörümüzde 2003 yılı sonunda yürürlüğe giren Petrol Piyasası Kanunu’ndan sonrası piyasa oyuncularının artmasıyla birlikte çok yoğun bir rekabet yaşanıyor. Tüm oyuncular bu sert rekabette pozisyon almaya çalışıyor. Fiyatlara baktığımızda; pompa fiyatlarında piyasa ortalamasına göre 4-5 kuruş daha düşük ürün sunuyoruz. Geçen yılın sonunda enflasyonla topyekun mücadele kapsamında 5 kuruş daha indirim yapmıştık.

2018 sizin için nasıl bir yıl oldu? Ve 2019 yılı hedefleriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz? 2018 yılı karlılık olarak beklentimizin üzerinde gerçekleşti. Fakat son 6 aylık büyüme, planlarımızın gerisinde gerçekleşti. Faizlerdeki ve kurlardaki dalgalanma sebebiyle beklentimizden çok az da olsa bir sapma yaşadık. 2019 Ocak ayı itibariyle tekrar yatırımlarımıza başladık. 2018’in ikinci 6 ayındaki yatırım politikamızı 2019’un geneline yaymış durumdayız.  İstanbul’da 2, Gaziantep’te 3, Antalya’da 4 istasyon açtık. 2019 yılı bizim için yatırım yılı olarak devam edecek.