RÖPORTAJ — 1 Ekim 2019 at 20:29

AVVA YÖNETİM KURULU BAŞKANI VOLKAN ATİK: KARLILIK ODAKLI BÜYÜMEYİ TERCİH EDİYORUZ!

 

Mağazacılıkta nicelik değil, nitelik peşinde olduklarını dile getiren AVVA Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Atik, sadece mağaza sayılarını artırarak büyümenin anlamlı olmadığını, AVVA’nın karlılık odaklı büyümeyi tercih ettiğini vurguladı.

 

Erkek giyiminin trend markası AVVA, Murat Boz ile yakaladığı markalaşma ivmesini rasyonel mağazacılık anlayışıyla daha da yukarı taşımayı hedefliyor. Yurtiçi ve yurtdışı toplam 200 mağaza hedefinde olduklarını söyleyen AVVA Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Atik ile AVVA’nın gelişimini ve hedeflerini konuştuk.

 

AVVA ile Murat Boz işbirliğinin yarattığı rüzgâr 2020’de de devam edecek mi?

Devam ediyor. Murat Boz ile güzel bir işbirliğimiz oldu. Çok iyi bir uyum yakaladık. Normalde biz iki dönem için anlaşma yapmıştık; bu anlaşmamızı uzattık. 2020’de de yine Murat Boz ile devam edeceğiz. Pazarlama bizim iş alanlarımızın en önemli kısımlarından birisi. Bu manada da bu işbirliğinin sürmesi önemlidir.

 

Nasıl bir heyecan kattı Murat Boz AVVA’ya?

Murat Boz her şeyden evvel iyi bir insan ve iyi bir sanatçı. Türkiye’de her kitlenin beğenisini, sevgisini kazanmış bir sanatçı. Hem işinde hem hayatındaki dengesi itibariyle de bizi çok iyi yansıttığını düşünüyoruz. Bu da hem bilinirliğimiz hem de konumumuz itibariyle çok doğru bir işbirliği yaratıyor. Yolumuza bu şekilde devam edeceğiz.

 

Mağazalaşma süreciniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Son çeyrekte açılacak yeni mağazalarla birlikte Türkiye’deki mağaza sayısını 90’a yakın bir sayıyla tamamlayacağız diye düşünüyorum. Biz açıkçası nicelik peşinde değiliz, nitelik peşindeyiz. Nitelikli mağazacılık yapmayı daha çok hedefliyoruz. Bizim şu kadar mağazamız var demektense bizim yaptığımız operasyonda şu kadar karımız var demeyi daha çok seviyoruz. Büyümeyi, karlılık odaklı büyüme olarak tercih ediyoruz. Dolayısıyla bu da nitelikli büyüme baskısını getiriyor. Türkiye genelinde hedef mağaza sayımızı maksimum 100’de tutmayı hedefliyoruz. Bu süreçte optimizasyon mantığıyla taşımalar, kapatmalar, tekrar açmalar söz konusu olacak. Çünkü oluşturulan cirolar ve yaratılan karlılık için her iş dalında olduğu gibi bir olgunluk seviyesi var. Biz AVVA markası olarak, daha kolay idare edilebilir, daha sürdürülebilir bir yapıyı daha çok tercih ediyoruz. Hep böyle büyümeyi tercih ettik, böyle de devam edeceğiz.

 

Değişim yaptığınız mağazalarda nasıl bir karar alma süreciniz var?

Mağaza sürdürülebilirliğinde üç ana parametreyi dikkate alıyoruz. Bir; karlı mı? İki; markaya katkısı var mı? Üç; geleceği var mı? Eğer bu üç sorunun cevabı da hayırsa o mağazanın kapanma zamanı gelmiş demektir. Ama bunlardan bazıları hala evetse o mağazayı tekrar mercek altına alıyoruz, tekrar değerlendiriyoruz. Acaba kendimizde bir hata var mı diye de değerlendirme yapıyoruz. Bu süreç sonunda mağazanın sürdürülebilirliği konusunda karar veriyoruz.

 

Peki, yurt dışındaki yol haritanız nedir?

Yurt dışında şu an itibariyle 42 mağazamız var. Bu mağazalar genelde Türkçe, Rusça ve Arapça konuşan ülkelerde bulunuyor diyebilirim. Avrupa’da da birkaç mağazamız var. Yurt dışındaki hedefimiz 2020 yılının sonuna kadar mağaza sayımızı Türkiye ile paralel olarak 100’e getirmek. Tahmin ediyorum; önümüzdeki iki sene içerisinde 100 Türkiye + 100 yurtdışı olmak üzere toplam 200 mağazalık bir operasyon büyüklüğüne ulaşacağız. Bunun dışında e-ticaret ve B2B satış kanalları var.

 

B2B’de birçok ülkedesiniz herhalde…

Dünya genelinde 1000’in üzerinde noktada AVVA ürünlerini bulabilirsiniz. Bunlar birtakım butikler, birtakım shop in shoplar şeklindeki mağazalar. Türkiye’de de mesela Boyner mağazası içerisinde AVVA mağazası var. Açıkçası markamız doğru noktalarda temsil edilsin istiyoruz. Onu doğru bir şekilde yönetmeye gayret gösteriyoruz.

 

Ülkemizdeki perakende sektörü hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Ben Türk perakendecilerinin kendilerini önemli ölçüde dünya seviyesine getirdiğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye’de perakende firmaları know-how anlamında çok gelişti. Anahtar performans kriterlerini artık çok iyi yönetiyoruz. Bu da firmaya çok farklı manevra kabiliyetleri kazandırıyor. Avrupa, Amerika artık yeni marka üretmiyor. Perakendecilikte çok büyük iddialar ortaya koymuyor. Özellikle çevre ülkeleri butikçilikten organize perakendeciliğe dönüşme sürecindeler. Bu süreci de Türk markalarının domine edeceğine inanıyorum. Artık Türk perakendesi uluslararası alanda söz sahibi. Dünya ölçeğinde Türk markaları var. Bu konuda tabii, devletin de çok önemli destekleri var. Örneğin; Turquality programı var. Bu da bizi önemli ölçüde cesaretlendiriyor. Türk markalarının yurt dışında gelişmesine ciddi katkılarda bulunuyor.

 

Devletin Ar-Ge konusunda ciddi teşviki var. Siz bu konuda neler yapıyorsunuz?

Bizim en önemli Ar-Ge merkezimiz tasarım departmanımız. Tasarımda biz de birtakım teşviklerden faydalanıyoruz. Ürün geliştirme bizim en çok önemsediğimiz konu. Çünkü sürdürülebilirlik en çok yeni tasarımlarla, fonksiyonel tasarımlarla mümkün oluyor. Bizim ekibimiz de bu konuyla ilgili gerçekten çok sıkı çalışıyor ve sonuç da alıyor. Elde ettiğimiz başarıda tasarım departmanımızın çok büyük katkısı vardır ve olmaya da devam edecektir.

 

Bugün ülkemizin yaşadığı ekonomik zorlukların aşılmasında bir iş insanı, bir girişimci olarak nasıl bir çözümü uygulamaya koydunuz?

Bazı sorunlar gerçekten Türkiye’nin içinden geçtiği zor dönemle ilgili. Ama bazı şeyler de Türkiye’nin içinden geçtiği dönüşümle ilgili. Her sorunu da tek bir yere mal etmemek lazım. Bizim buna göre kendimizi adapte etmemiz lazım.

 

Biz firma olarak veya perakende sektörü olarak açıkçası en büyük etkiyi üretici fiyat endeksiyle (ÜFE) tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) arasındaki farktan aldık. Çünkü ÜFE yüzde 35-40 seviyesinde arttı, TÜFE yüzde 18-20 bandında arttı ki azalmaya devam ediyor. Doğal olarak aradaki fark perakendecinin cebinden çıktı. Perakendeci karından feragat etti. Ya kalitemizi ya da karımızı düşürecektik. Biz karımızı düşürmeyi göze aldık. Kaliteden ödün vermeyi göze alamazdık. Biz böylece bu döneme adapte olduk.

 

2019 yılı için yüzde 40 büyüme hedefiniz vardı. Bu hedeflemede hangi noktadasınız?

Yüzde 40’ın üzerindeyiz. Yılı yüzde 50’nin üzerinde bir büyüme ile kapatacağımızı öngörüyoruz. Biz bu dönemde temkinli iyimser olmayı kendimize şiar edindik. Bunun da karşılığını aldık. Bu dönemde pek çok firma el frenini çekti. Biz el frenini çekmedik ama gaza da fazla basmadık. Çok temkinli bir şekilde işimizi yürütmeye devam ettik. Yaptığımız yatırımların karşılığını almaktan dolayı çok memnunuz. 2020’yi de güzel bir büyümeyle kapatacağımızı düşünüyoruz.

 

2020 ile ilgili tablo çıkmış durumda mı?

Çıkmaya başladı. Bütçemiz üzerinde çalışıyoruz. Yakında netleşecek. 2020 yılında da yine iyimser davranarak yüzde 30 civarında bir büyüme hedefliyoruz. Ama genelde hedeflerimizin üzerinde sonuçlar alıyoruz.

 

Neden 2020 için yüzde 30?

2018 yılında çok sayıda yeni mağaza açtık. Bu da 2019 yılı büyümesine katkıda bulundu. 2019 yılında da mağazalar açtık. Bunun 2020’ye mutlaka yansıması olacak ama orada daha realist ve rasyonel olmayı tercih ediyoruz.