RÖPORTAJ — 2 Mart 2020 at 13:48

LİMAK ENERJİ ULUDAĞ ELEKTRİK GENEL MÜDÜRÜ ALİ ERMAN AYTAC: 2020 SIÇRAMA YILI OLACAK!

 

Ekonomideki gelişmelere paralel olarak elektrik tüketiminde ciddi bir artış öngördüklerini belirten Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, 2020’nin bir sıçrama yılı olacağını vurguladı.

 

Limak Enerji, üç milyon müşterisine sunmuş olduğu hayat kolaylaştıran hizmetler ve gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle dikkat çekiyor. Dijitalleşmeye çok önem verdiklerine dikkat çeken Limak Enerji Uludağ Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac ile 2020 hedeflerini ve hizmetlerini konuştuk.

 

Limak Enerji olarak 2019 değerlendirmesi yapacak olursanız, nasıl bir tablo çizersiniz?

Sizin de bildiğiniz gibi elektrik sektörü genel olarak ülkelerin ekonomik gidişatıyla birebir paralel bir sektör. Dolayısıyla ülkemizin durumu ne kadar iyiyse bizim gibi destekleyici sektörlerin de durumu o kadar iyi oluyor. Eğer bir durgunluk varsa biz de etkileniyoruz. Tüketim rakamlarına baktığımızda Türkiye’nin ve bizim bölgemizin bir önceki seneyle aynı seviyelerde olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda tüketim artışı yıllık yüzde 2,5-3’lere düşmüştü, son 2 senedir ise tüketim mevcut seviyesini koruyor. Tabii bu sadece ekonomik durumla ilgili değil. Verimlilik çok önemli bir konu haline geldi. Sanayinin ana girdilerinden bir tanesi enerji. Sanayiciler bu konuda artık çok hassaslar. Bazı sektörler hem yeni teknolojilere yatırım yapıyorlar hem de enerji yoğun tedariklerini artık yurt dışından yapıyorlar. Meskenlere ve ticarethanelere baktığımızda iklimlendirmede, aydınlatmada artık çok daha hassas olduklarını, yalıtıma daha fazla önem verdiklerini görüyoruz. Küçük değişiklikler yaparak da ciddi tasarruflar sağlanabiliyor. Diğer taraftan hava koşulları da tüketimi etkiliyor. Yılın sonuna geldiğimiz şu günlerde hala bahardan kalma günler yaşıyoruz. Bunların etkisini tüketimde de görüyoruz. Abone grupları bazında baktığımızda, geçen seneye göre sanayi tüketiminde küçük de olsa bir düşüş görüyoruz. Ticari ve konut abonelerinde ise bir miktar artış var.

 

Perakende elektrik sektöründe nasıl bir hareketlilik var? Siz bu rekabette nasıl bir fiyatlamayla yer alıyorsunuz?

2019 yılının ikinci yarısından itibaren tekrar bir hareket başladı ama diğer yıllara göre biraz daha sınırlı bir hareket olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü konutlar tarafındaki fiyat ulusal bazda hala düşük. O nedenle konut abonelerimize indirim olarak fazla bir şey sunamıyoruz ama diğer yandan onların hayatlarını kolaylaştırmak adına çalışmalara devam ediyoruz. Örneğin; müşterilerimiz, esnek fatura ile son ödeme tarihlerini ve fatura alt limitlerini kendileri belirliyorlar. Müşterilerimizi geçmiş ödeme alışkanlıklarına göre A’dan E’ye kadar bir puanlamaya tabi tutarak, A, B ve C grubunda bulunan ve ilk faturası ödenmemiş müşterilerimize SMS ve çağrı merkezi yolu ile ulaşarak, hatırlatmalar gerçekleştiriyor ve enerji kesmeden tahsilat yoluna gidiyoruz. Bu çalışmalar sayesinde ise elektrik kesme oranında %50’lik bir düşüş sağladık. Ticari müşterilerimize yılın ikinci yarısından itibaren tekrar indirim sunmaya başladık. Önceki senelerden farklı olarak müşterilerimize indirimli sabit fiyat avantajı sunuyoruz. Bu indirim sanayide yüzde 10 mertebesinde, ticari abonelerde yüzde 20’ler mertebesinde ve 12 ay sabit fiyat modeliyle işliyor. Son 5-6 seneye baktığımızda; bölgemizdeki müşterilerimize yaklaşık 500 milyon TL’lik bir avantaj sağlamışız. Bir iki sene öncesine kadar konutlara da indirim sağlıyorduk. Konutlarda sağladığımız indirimler sayesinde müşterilerimiz yılda 12 değil de 11 fatura ödemiş gibi oluyorlardı.

 

Tedarik anlamında avantajlı bir konumdasınız. Neticede arkanızda güçlü bir kuruluş var. Dolayısıyla ciddi anlamda güven telkin ediyorsunuz…

Sattığımız enerjinin tedariki çok önemli. Bünyesinde bulunduğumuz Limak Enerji grubunun doğalgaz, termik, hidrolik, jeotermal ve güneş santrali olmak üzere 3 bin MW’ı aşan bir kurulu gücü var. Diğer tarafta ise işleyen bir enerji borsası var. Sattığımız elektriğin bir kısmını kendi grubumuzdan, bir kısmını diğer üretim şirketlerinden ve bir kısmını da enerji borsası üzerinden tedarik ediyoruz. Sadece enerji borsasında oluşan spot fiyatlardan elektrik tedarik etmeye kalkarsak çok ciddi sorunlar yaşarız ve 12 ay sabit fiyattan elektrik satamayız.

 

Bu noktada biraz da müşteri memnuniyeti politikanızı konuşalım…

Müşteri memnuniyeti bizim en önem verdiğimiz konuların başında geliyor. Farklı kanallardan bunu ölçmeye çalışıyoruz. Dijital dönüşüm sürecinde müşteri memnuniyetini sağlama yönünde uygulamalar geliştiriyor ve devreye alıyoruz. Bu sene başından itibaren hem müşteri işlem merkezlerinde hem çağrı merkezinde işlem yapan tüm müşterilerimize işlem yaptıktan sonra verdiğimiz hizmeti değerlendirmesi ve puanlaması için SMS anketleri yolluyoruz. Böylece hizmet verilen yerin fiziki koşulları, hizmetin hızı ve kalitesiyle ilgili görüş almak istiyoruz. Eğer müşterimiz hizmete ortalamanın altında puan verdiyse kendisinden ek bilgi istiyoruz. Bunun yanı sıra müşterilerimizle duruma göre birebir de iletişime geçerek talep ve önerilerini dinliyoruz. Bu seneki müşteri memnuniyet seviyemiz yüzde 80’in üzerinde. Bu oran SMS anketine yanıt veren müşterilerimizden sağlanan veriden elde ediliyor. Diğer taraftan çağrı merkezimize her gün bin civarında arama geliyor. Aramaların yüzdesel çoğunluğu bilgi alma ve öneri sunma amaçlı ufak bir kısmı ise müşteri şikayetlerinden oluşuyor. Şikayetleri hızlı bir şekilde yanıtlayıp müşterilerimizin sorunlarını ortadan kaldırıyoruz. Başta da belirttiğim gibi dijital dönüşüm sürecindeyiz. Şu an 1 milyon civarında müşterimiz kağıt fatura almaksızın dijital yollardan SMS ve e-mail ile fatura almayı tercih etti. Kişisel verilerin korunması da dijitalleşme çağında ayrı bir önem arz ediyor. Bir yandan teknolojinin imkanlarını kullanırken diğer yandan geleneksel ödeme kanallarını çeşitlendirmeye çalışıyoruz.

 

Sosyal sorumluluk anlamında neler yapıyorsunuz?

Birçok sosyal sorumluluk projemiz var ama en önem verdiğimiz konulardan birisi eğitim. Bursa Bilim Teknoloji Merkezi’nin düzenlediği Türkiye’nin en büyük bilim fuarı olan Science Expo Bilim Festivali’ne 3 yıldır katılım sağlıyoruz. Burada çocuklara enerji verimliliği, enerji üretimi ve dağıtımı, enerjinin tasarruflu kullanımı ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilgili bilgiler aktarıyoruz. Bugüne kadar; LEDLİ Gece Lambası, Güneş Pilli Mini Robot, Rüzgar Santrali, LEDLİ Yeşil Dönüşüm Ağacı ve Güneş Pilli Mini Radyo atölyelerimizde 5000 çocuğu ağırladık. Science Expo’ya katılımımız önümüzdeki yıl da devam edecek. Bunun dışında şirket olarak enerjinin verimli kullanılması konusunda bilinç oluşturmayı amaçlıyoruz. 5-9 yaş grubu için planladığımız Enerjik Tatil Boyama ve Aktivite Kitabımız çocuklara, enerji tasarrufunu eğlenceli bir şekilde öğretiyor. “Enerjik Tatil Boyama ve Aktive Kitabı” Projesi ile bugüne kadar 18 bin çocuğa ulaştık. Bir diğer önemli projemiz sosyal faturalar projesi. Bu kapsamda elektrik faturalarında sosyal mesaj devrini başlattık. İlk olarak Kızılay ile birlikte farkındalık oluşturmak için iş birliği yaptık ve kan vermenin önemine değindik. Ekim ayında Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKO-DAY) ile birlikte farkındalık oluşturmak için faturaların altında “Meme kanserinden korkma! Kendi kendine muayeneyle erken tanı hayat kurtarır.” mesajını yayınladık ve ilgi çekmesi amacıyla faturalarımızı pembe olarak bastık. Hem kamu kurumlarıyla hem sivil toplum kuruluşlarıyla diyalog halindeyiz. Artık her ay bir tema işlenecek şekilde sosyal fatura projemizi 12 ay boyunca sürdüreceğiz. Sevgimiz, Enerjimiz Sizinle Projemiz, sokak hayvanlarına can suyu oluyor. Bu projemiz ile müşteri işlem merkezlerimizin önüne mama ve su kapları konumlandırarak, sokak hayvanlarının temel ihtiyaçlarını gidermeyi amaçlıyoruz. Bisiklet parkları projemiz sayesinde artık bisikleti ile gelen müşterilerimiz, bisikletlerini park edebilecekleri bir alana sahipler. Paylaşmanın Enerjisi Projemizle, Bursa’nın belirli metro durakları ve metro içindeki oturaklara bıraktığımız Dünya ve Türk Klasikleri içerisinden seçtiğimiz kitaplar ile okumanın önemine dikkat çekmeyi amaçlıyoruz. Bu kitaplar ile “oku ve bırak” diyerek bir paylaşım zinciri oluşturmayı ve tüm Bursalılara ulaşmayı hedefliyoruz. Çevre Timimiz, doğal alanların eski görünümüne kavuşması için hizmet verdiğimiz bölgede çevre çalışmalarına devam ediyor. 2020 yılında da sosyal sorumluluk projelerimize yenilerini ekleyerek, topluma katkı sağlamaya devam edeceğiz.

 

Yetişmiş insan gücü konusunda kendi ihtiyacınıza bağlı olarak bir çalışmanız oluyor mu?

Müşteri memnuniyeti çalışan memnuniyetiyle başlıyor zaten. Dolayısıyla şirket içi eğitimlerde teknik eğitimlere ağırlık verdiğimiz kadar müşteriyle iletişim, ikna, zorlu koşullarla başa çıkma gibi konulardaki eğitimlere de çok önem veriyoruz. Diğer yandan Limak Enerji’nin Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi ile birlikte hayata geçirdiği “Türkiye’nin Enerji Akademisi” (TEA) hem mühendislik öğrencilerine enerji sektöründe iş fırsatları sunarak genç işsizliğine karşı bir çözüm üretti hem de enerji sektörünün üretim, dağıtım ve pazarlama ihtiyacına uygun kalifiye iş gücünün yetiştirilmesi konusunda örnek bir sanayi- üniversite iş birliği yarattı. Mülakat aşamalarını geçerek seçilen 100 başarılı 3. ve 4. sınıf üniversite öğrencisi, Türkiye’nin Enerji Akademisi’nde uluslararası geçerliliği olan sertifikalı online eğitim programına katıldı. Programda başarılı olan 3. sınıf öğrencilerini staja, 4. sınıf öğrencilerinin de işe başlamasını sağladık. Yine TEA kapsamında Türkiye’nin enerji sektörüne odaklanmış ilk girişimcilik hızlandırma programı olan “TEA Limak Enerji Girişimcilik Hızlandırma Programı”nı hayata geçirdik. 100’e yakın başvuru içerisinde ön değerlendirme ve elemelerin ardından projelerini sunan 31 takımdan 10’unun seçildiği programda projeler, 9 ay boyunca hızlandırma kamplarına ve mentörlük sürecine dahil edildi.

 

Limak Enerji özelinde 2020 hedef ve öngörüleriniz nelerdir?

Hizmet verdiğimiz bölge gelişen bir bölge. Bursa sanayinin kalbi. Her sene nüfusu ciddi miktarda artıyor. Çanakkale de köprünün bitmesiyle beraber çok önemli bir güzergah haline gelecek. Balıkesir, Bandırma’dan Edremit’e çok geniş bir coğrafyaya yayılmış, hem kırsalı hem de merkeziyle büyük bir ilimiz. Yalova zaten İstanbul’la birleşti. Dolayısıyla bölgemizde ciddi bir potansiyel var. Bir taraftan hizmet merkezlerimizin sayısını artırırken diğer taraftan dijitalleşmeye, teknolojiye yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Umarız ki, 2020 durgun geçen bu dönemden sonra bir sıçrama yılı olarak gerçekleşecek. Ekonomideki yeni gelişmelere paralel olarak tüketimde ciddi bir artış öngörüyoruz. Bütçelerimizi buna göre yapıyoruz. Umarız, sektör için de ülkemiz için de hayırlı bir yıl olur.