RÖPORTAJ — 11 Ağustos 2020 at 00:03

TAILWIND HAVAYOLLARI GENEL MÜDÜRÜ MEHMET BOSTAN: 2021’DE DAHA GENÇ BİR FİLOYLA DAHA BÜYÜK HEDEFLERE YÖNELECEĞİZ!

TAILWIND HAVAYOLLARI GENEL MÜDÜRÜ MEHMET BOSTAN:

2021’DE DAHA GENÇ BİR FİLOYLA DAHA BÜYÜK HEDEFLERE YÖNELECEĞİZ!

Bu yılı hedefler açısından kayıp bir yıl olarak gördüklerini söyleyen Tailwind Havayolları Genel Müdürü Mehmet Bostan, 2021’de daha genç bir filoyla geçmiş yıllardaki gibi daha büyük hedeflere yöneleceklerini vurguladı.

Havacılık sektörü pandeminin yarattığı kriz ortamında en büyük zorluk yaşayan sektörlerin başında geliyor. Türk havayolu şirketleri de elbette bundan olumsuz etkilendi. Biz de Tailwind Havayolları Genel Müdürü Mehmet Bostan bu süreci hangi önlemlerle aşmaya çalıştıklarını ve sektördeki gelişmeleri konuştuk.

Tailwind olarak pandemi sürecini nasıl yönetiyorsunuz? İş modelinizde ne tür değişimler oldu?

Bu pandemi başlar başlamaz top yekün birtakım fedakarlıklar yaptık. Kendim dahil personel ücretlerinde indirime gittik. Ancak görece düşük ücret alan çalışanlarımızı daha fazla koruyacak şekilde bazı tedbirler aldık. Bir miktar da sürecin başında sunulan kredilerden ve desteklerden istifade ettik. Bizim iş modelimizde charter ağırlıklı bir havayolu şirketi için Mart en kötü aydır. Kış sezonu bizim açımızdan iyi geçti ama yine de bizim giderimizi karşılayacak bir gelir oluşmadı. Dolayısıyla kışın bir miktar borç yükümüz arttı. Bu borcu da Mart ayından itibaren ödemeye başlıyorsunuz. Fakat mart başında pandemi başlayınca Mart sonu başlayacak uçuşlar bir anda durdu. Onlar durunca biz o borç yüküyle kaldık. Nisan ayında 11 uçuş yaptık; çok yüksek bir sayıydı Türkiye’de. Muhtemel Türk Hava Yolları’ndan sonra en çok uçuş yapan ikinci havayolu şirketiyiz. Ekiplerimiz inanılmaz bir performans sergilediler. Birçok bakanlıkla, diğer ülkelerin dışişleri bakanlıklarıyla, diplomatik temsilciliklerle iletişim kurarak büyük bir belirsizlik ortamında adeta cımbızla 11 tane uçuş çektiler. Bu büyük başarıydı, arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum. Mayıs’ta uçuş sayımız yediye düştü. Bunun üzerine kısa çalışma ödeneğine başvuruldu. Hemen akabinde ücretsiz izin müracaatlarımız oldu. Personel çıkarmadık ama bundan sonraki sürecin ne şekilde devam edeceği henüz belirsiz. Kısa çalışma ödeneği Temmuz sonuna kadar uzatıldı. Ondan da istifade ediyoruz. İşsizlik ödeneği de 17 Ağustos’a kadar uzatıldı. Haziran’da önemli bir sıçrama yaptık. Haziran ayında 27 uçuş yaptık. Bu arada borç yükümüzü azalttık bu uçuşlarla. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü sektörü destekliyor. Ancak adil bir pazar ortamında iş yapmıyoruz, maalesef. Kayırılan birtakım taraflar oluyor. Elimizin altından birtakım işlerimiz alındı. Böyle bazı kayıplarımız oldu. Bu bizim için üzücü bir konu. Çünkü biz küçük ölçekli mazbut bir şirketiz. Agresif planlarımız yoktur. Bizim müşteri portföyümüz bellidir. Bu müşterilerle genellikle uzun yıllardır çalışırız. Fırsatçılığımız yapmayız. Olağanüstü durumlarda uçuk fiyatlar sunmayız.

Türkiye’de fırsatçılık mı var sivil havacılık sektöründe?

Serbest piyasadayız. Yapan da vardır yapmayan da vardır. Elimizden müşteri çalmaya gayret eden var, bizim kontratımızı görüp onun daha altında fiyat verip kontratımızı iptal ettirip kendine kontrat yaptıranlar var. Yani olabiliyor bunlar. Ama biz anlayışta değiliz.

Peki, normal dönemde de böyle sorunlar oluyor muydu?

O kadar belirgin değil, çünkü herkese yetecek yolcu var normal dönemde. Özellikle yoğun sezonda uçak yetmiyor zaten Türkiye’de. Ama bir anda talep düşünce tabii ki arz fazlasından dolayı herkes bir şeye saldırıyor. Doğaldır ama etik değil. Bu da bizi biraz üzüyor ama yapacak bir şey yok. Buradayız, bu şekilde d3vam edeceğiz.

Bu yılki hedefleriniz rafa mı kalkmış durumda?

Yılın başındaki hedeflerimiz kalktı. Yenilenmiş hedeflerimiz asıl hedeflerin oldukça gerisinde kalıyor tabi ki. Yeni hedeflerimizi realize etmek için elimizden geleni yapacağız ama biz bu seneyi kaybedilmiş olarak kabul ediyoruz.

Dünyada havacılık sektöründe büyük şirketler iflasın eşiğine geldi. ABD 50 milyar dolarlık bir destek paketi açıkladı. Avrupa’da Lufthansa ve KLM için kurtarma paketleri onaylandı. Siz bu gelişmeleri nasıl yorumluyorsunuz?

Devletimiz sektörümüzü genel olarak destekliyor ancak bu tabii ki yeterli değil. Bizim farkımız burada ortaya çıkıyor. Havayolu şirketleri için iki büyük gider kalemi uçak kirası ve personel gideridir. Uçaklar kendi malımız olduğu ve daha az personelle operasyonlarımızı yürüttüğümüz için nispeten avantajlıyız. Şu anda bütün havayolları şirketleri uçaklarının kira anlaşmalarını öteledi. Bizim bu konuda üzerimizde bir baskı yok.

O zaman diğer firmalara nazaran daha iyi konumdasınız…

Çok daha iyi bir konumdayız. Şu anda yeni uçak araştırması yapıyoruz. Filomuzu gençleştirmemiz gerekiyor. Filomuzda beş adet Boeing 737-400 bulunuyor. Filomuzu Boeing 737-800’ler ile yenileyeceğiz. Dönüşümle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki sene Mart ayında ya yeni uçaklarla filomuz büyümüş olacak ya da aynı sayıda ama genç uçaklarla operasyonlarımızı başlatacağız.

Pandemi sürecinde nerelere uçuşlarınız oldu?

Avrupa’dan neredeyse kimseyi getirmiyoruz. İngiltere açılımımız oldu. Normalde İngiltere uçuşlarımız yoktu. Süreçte 9-10 tane İngiltere uçuşu yaptık. Oradaki bazı Türk vatandaşlarını getirdik. Geçen haftalarda Kahramanmaraş’a bir grup yolcu getirdik. Kahramanmaraş’a yurt dışından doğrudan yapılan ilk uçuş bize kısmet oldu. Ama bu iş için çalışanlarımız çok büyük bir emek harcadı. Bunun dışında Kazakistan uçuşlarımız oldu. Ondan sonra Gana, Sri Lanka, Somali, Irak uçuşlarımız oldu. Geçtiğimiz kıştan bu yana Irak’ın en büyük operatörüyle birlikte çalışıyoruz. İran uçuşlarımız oldu. Kuzey Kıbrıs’tan birçok tahliye uçuşumuz oldu. Kuzey Kıbrıs’ta da en güçlü operatörle çalışıyoruz. Özetle çeşitli ülkelerde o ülkelerin vatandaşlarını ulaştırmak adına birçok ortak çalışma yapıldı. Ancak normal bir yılda yaptığımız tüm uçuşlar şu anda durmuş vaziyette.

Pandemi öncesi peş peşe uçak kazaları oldu. Personelin aşırı iş yükü, eğitim ve deneyim eksikliği ve bir de filoların eski olması kazaların nedenleri olarak sıralandı. Sizce bunlar doğru mu?

Bunlar medyatik cümleler. Biz o tip yorumlara katılmıyoruz. Sonuçta bizde de yeni personel var, her şirkette olduğu gibi. Personel dediğimiz esasen pilotlar. Dünyada pilot sıkıntısı var. Çünkü uçak üretimine, filolara katılmasına pilotlar yetişemiyor. Bir de tabii, belli bir yaşa geldikten sonra mutlaka emekliye ayrılıyorlar. Son 10 senede Türkiye’de uçak sayısı yaklaşık iki misline çıktı. Şimdi bu 10 sene içerisinde de her yıl 65 yaşına gelip emekli olan bir kadro var. Dolayısıyla hem uçak artıyor hem ekip eksiliyor. Bunun için devamlı yeni insanlar yetiştireceksiniz. Bugün mesela Türk Hava Yolları’nın kendi uçuş akademisi var. Onun dışında yurt dışında Litvanya’da vs. birtakım ülkelerde anlaşmalı uçuş okulları var ve onlarda da ekip yetiştiriyorlar. Dolayısıyla sektörün tamamında yeni personel var. Ama bu personelde aranan asgari nitelikler vardır. Asgari niteliklere sahip olmayan kişiye lisans verilmez. Şu anda sektörde etik dışı yapılan herhangi bir uygulama yok.

Sizin şu anda farklı pazar arayışlarınız var mı?

Ana iş modelimizde yeni bir pazara şu an bakmıyoruz. Turistik charterda yeni pazar olarak bir tek İngiltere’yi istisna tutabiliriz. Öte yandan kurtarma operasyonları bize yeni bir iş modeli imkanı sağladı. Daha çok firma çalışanlarını taşıma yönünde çalışmalarımız var. Süreçte birkaç kargo operasyonu yaptık. Yolcu koltuklarına kutuları oturttuk. Bunu da sevdik. Onun dışında deniz taşımacılığı yapan şirketler, inşaat şirketleri ve Birleşmiş Milletler vb. birtakım uluslararası organizasyonlarla temaslarımız arttı. Bunu ileriye dönük olarak kullanmayı düşünüyoruz.

Son mesaj olarak neler söylersiniz?

Önümüzdeki yılı, daha önceki yılları nasıl hedeflemişsek aynı şekilde devam ettirmek istiyoruz açıkçası. Biz önümüzdeki seneye güçlü gireceğimize inanıyoruz. Bunun için bizim altyapımız da gayet müsait. Ama seyir nasıl devam edecek onu şu anda görmek mümkün değil. Netice itibariyle dünya bu salgınla bir şekilde yaşamaya alışacak. Ben mevcudun üzerine daha fazla tedbir alınacağını zannetmiyorum. Yavaş yavaş bu tedbirlerde de gerileme olacağını düşünüyorum. Dileğimiz; yolcuların havayoluna olan güveninin tekrar yerine gelmesi ve tercih edilirliğimizin artmasıdır.