VIP — 8 Eylül 2020 at 14:26

HİDROMEK YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA BOZKURT: “DÜNYADA İLK 20 ARASINA GİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

HİDROMEK YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA BOZKURT

DÜNYADA İLK 20 ARASINA GİRMEYİ HEDEFLİYORUZ!

Dünyanın ilk % 100 elektrikli lastikli ekskavatörü HICON 7W’yi geliştirerek ürün tarafında önemli bir atılım gerçekleştirdiklerine dikkat çeken HİDROMEK Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bozkurt, insan kaynağına ve üretim altyapısına yaptıkları yatırımlarla birlikte dünya iş makinesi üreticileri liginde ilk 50’den ilk 20’ye çıkmayı hedeflediklerini vurguladı.

Dünyanın tanınmış iş makinesi üreticisi HİDROMEK, yeni oluşturduğu alt markası HICON’un ilk ürünü olan HICON 7W’yi, akıllı, ekonomik ve çevre dostu bir elektrikli şehir ekskavatörü olarak geliştirdi. Dünyanın ilk % 100 elektrikli lastikli ekskavatörü HICON 7W’nin sadece motoru değil, tüm sistemi standart iş makinelerinden farklılıklar gösteriyor. Elektrikli motora ve lityum-iyon bataryaya sahip olan HICON 7W, sahip olduğu elektrikli motoru sayesinde, daha sessiz, daha verimli ve çevre dostu olmasıyla öne çıkıyor. Sıfır emisyonlu olması ve kompakt boyutları ile çevresel etkiyi azaltan HICON 7W, şehrin birçok noktasında kolaylıkla kullanılabilecek. HICON 7W’nin geliştirilme sürecini ve HİDROMEK’in hedeflerini HİDROMEK Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bozkurt ile konuştuk.

Bugün gelinen noktada HİDROMEK’i ve konumunu nasıl anlatırsınız?

HİDROMEK 1978 yılında Babam Hasan Basri Bozkurt tarafından Ankara’da kurulmuş bir firma. Başlangıçta tarım traktörleri için ataşman üretiyorduk. Yıllar ilerledikçe kazıcı yükleyici, ekskavatör, motor greyder ve lastikli yükleyici üretimimiz oldu. Arkasından da toprak silindiri üretmeye başladık. Türkiye içerisinde ve dışarısında yaklaşık bin 750 kişilik bir kadromuz var. Dördü Ankara, biri İzmir ve biri Tayland’da olmak üzere 6 noktada üretim yapıyoruz. İspanya’da, Japonya’da ve Rusya’da ofislerimiz var. Tayland’da ise üretim tesisimiz mevcut. Ülkemizde yüzde 50 pazar payımız var. Türkiye’de İMDER (Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği) tarafından açıklanan verilere göre son 11 yıldır kazıcı yükleyici, son 8 yıldır hidrolik ekskavatör ve son 2 yıldır motor greyder satışlarında pazar lideriyiz. Bazı ürünlerimizde, dünya pazarında yüzde 50 pazar payımız var. Güçlü bir mühendislik kadromuz var. Türkiye’de Ar-Ge merkezini kuran 157. firmayız. 2018 yılında da ikinci AR-GE merkezimizi açtık.  AR-GE merkezlerimizde 150 çalışanımız var. Kadromuzu mühendislik ve tasarım olarak ikiye böldük. Mühendis arkadaşlarımız  ürünlerimize odaklı çalışırken diğer tarafta endüstriyel tasarım bölümümüz tasarım odaklı çalışıyor. Ayrıca destek birimlerimiz mevcut. Tasarım tarafında güçlü olduğumuza inanıyoruz.  Uluslararası prestije sahip 20 adet tasarım ödülümüz var. İSO’nun Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2019 listesinde187. sıradayız.

Dilerseniz son geliştirdiğiniz yeni nesil HICON 7W aracınızla devam edelim…

Ekskavatör grubumuzda 14 tondan başlayan ağırlıkta lastikli ve paletli makinelerimiz var. Pazarlama Departmanımız şehir içinde rahat çalışacak küçük, kompakt makinelere hem yurt içinden hem yurt dışından çok ciddi bir talep olduğunu ortaya koyunca konuya ilişkin olarak dört yıl önce geliştirme çalışmalarına başladık. Daha sonra hızlı bir şekilde mühendislik bölümü devreye girdi ve ürünün konsept tasarımını yaptılar. Arkasından aracın üretimini ve testlerini yaptık.

Çıkış noktasında hayaliniz elektrikli bir araç mıydı?

Başlangıçta hedefimiz şehir içinde, sokak arasında rahat çalışabilecek küçük bir makineydi. O noktadan hareket ettik. Ama birkaç yıl önce anladık ki dünya çok hızlı bir şekilde elektrikli araçlara yöneliyor. Biz de “HİDROMEK olarak Türkiye olarak nasıl fark yaratabiliriz?” diye kendimize sorduk. Yapılan çok iyi bir araştırma sonucunda şehir içinde çalışabilecek elektrikli, lastik tekerlekli bir makineye karar verdik. Zaten elimizde 7 tonluk bir makinemiz vardı. Bu aracın hızlı bir şekilde elektrifikasyonunu yaptık. Ve sonunda tanıtımını yaptık Güzel geri dönüşler de alıyoruz. Makinenin hareket kabiliyeti yüksek. Rakiplerimiz bu tipte genelde paletli makineleri tercih ediyor. Ama elektrikli araçların çalışmasını bitirdikten sonra kalan şarjıyla hızlıca elektrik şarj istasyonuna ulaşması gerekiyor. Bu, üzerinde durulması gereken çok ince bir noktaydı.  Birçok rakibimizden çok daha önce bunu başarabildik. Onun üzerine de kurgumuzu yaptık. Hızlıca tasarım çalışması yapıldı. Elektrifikasyonla alakalı olarak yurt içinde bir firmayla iş birliği yapmaya karar verdik. Çünkü bu iş yerlilik oranının yüksek olması gereken bir iş.

Elektrikli oluşu aracın çalışma ve şarj süresini çok önemli kılıyor.  Çalışma ve şarj süresi nedir?

Normalde iş makineleri 8 saatlik çalışma süresi üzerinden 3-4 saat aktif çalışır, kalan saatlerde operatör yapılan işe destek verir. Ama biz bu makineyi kurgularken 8 saat çalışma sonrasında ikinci vardiya için doluma gidecek şekilde planladık. Tabii 8 saat çalışmadan sonra 1-1,5 saatlik vardiya geçişleri oluyor. O geçiş arasında hızlı şarj opsiyonumuzu geliştirdik. HICON 7W araç şarj istasyonlarında kolaylıkla 3,5 saatte tam şarj olabiliyor, hızlı şarj ile 1 saat 30 dakika içinde yüzde 100 doluluğa ulaşabiliyor. Arkasından bir ikinci 8 saat daha çalışmasını sürdürebiliyor.

Peki, aracın elektronik aksamı, bataryası, motoru tamamen yerli mi?

Bu makinede en kıymetli, en can alıcı kısmın batarya grubu olduğunu düşünüyoruz. Batarya grubunda yüzde 100 yerli ürün tercih ettik. Antalya’da bir firmamızla çalıştık bununla alakalı. Arkasındaki yazılımı Ankara’da bir firmamızla, üç firma ortaklaşa çalışarak geliştirdik. Yürüyen aksam için üretime başladık. İlk birkaç makine test aşamasını geçtikten sonra hızlı bir şekilde yerleştireceğiz. Elektrik motorunda prototip için hızlı davranarak, Türkiye’de çok ciddi tecrübe sahibi bir firmanın ürününü aldık. Burada esas olan üzerindeki elektrik motorunun ve yürüyen aksamın pil ve yazılımla uyumlu olarak çalışabilirliğiydi. Onu da başardık. Bu ürünün, tam olarak ticarileştiğinde neredeyse yüzde 80 ile 90 oranında yerli kaynak kullanılarak üretileceğine inanıyoruz.

Ticarileşme takvimi nedir?

Bizim hedefimiz 2022’nin ilk günlerinde seri imalata geçmek. Bununla alakalı olarak içinde bulunduğumuz Ankara Sanayi Odası I. Organize Sanayi Bölgesinde bir yatırımımız var. Bin 500 dönüm üzerine 140 bin metrekare kapalı alanı olan bir tesis oluşturuyoruz. Bunun yaklaşık 100 binlik bölümünü bitirdik. Ekipmanların montajı yapılıyor. Pandemi dolayısıyla bu binanın bitişi ve yüzde yüz devreye alınmasını 2022’nin ilk günü olarak planladık. Özetle; fabrika bitip açıldığı gün seri üretimimizin de başlayacağını düşünüyoruz.

İlk etapta satışlarınız sadece iç piyasaya mı, yoksa dengeli bir şekilde hem iç piyasaya hem de dış piyasaya mı yönelik olacak?

Bizim hedefimiz ağırlıkla ihracat yapmak. Yurt içinde çok ciddi bir potansiyel pazar olduğuna inanıyoruz ama bu ürün için hali hazırda Batı Avrupa’da ve Kuzey Avrupa’da bir talep olduğunu otomotiv sektöründen görüyoruz. Ayrıca dünyadaki rakiplerimiz arasında bu işe bizim kadar hızlı başlayan kimse yok. Belki sektör hazır olmadığı için çok fazla dillendirilmiyor olabilir.

Bu ürünün ticarileşmiş olan benzerleri var mı dünyada?

HICON 7W türünde ilk üretilen makine dünyada. Sadece üretilen birkaç küçük iş makinesi olduğunu biliyoruz. Ama ne kadar başarılılar bilmiyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu araçla ilgili söylemi ve ilgisi nasıldı?

Sayın Cumhurbaşkanımız ile çok keyifli bir görüşme oldu. Aracımıza çok ilgi gösterdi. Yaklaşık yarım saat bu makineyi kullandı. Cumhurbaşkanı olarak, ülkenin yöneticisi olarak firmaları motive etmek açısından lansmanımıza teşrifleri çok güzel bir yaklaşım oldu. Bizi çok iyi motive etti, sektörü motive etti. Güzel bir ürün ortaya koyduğumuzda devletimizin yanımızda olacağını bir kez daha görmüş olduk. Bu moral ve motivasyon tabii ki çok önemli. Ama pratikte de yapılacak şeyler var. Kamu alımları çok önemlidir. Sektörümüzde Türkiye’de en büyük müşteri kamu kesimidir. Bu anlamda kamunun bu projenin arkasında destekleyici olmasını bekliyoruz.

Bu noktada kısaca üniversite-sanayi iş birliğine değinebilir miyiz? HİDROMEK olarak yeni projenizde üniversitelerle nasıl bir iş birliğiniz oldu?

Çok uzun bir süredir ODTÜ ile çalışmamız var. Mekanik tarafında çok ciddi destek alıyoruz hocalarımızdan. Öte yandan Çankaya Üniversitesi ve TOBB Üniversitesi ile de güzel çalışmalarımız var. Ancak bu proje özelinde mekanik dışındaki çalışmaları kendi içimizde yürüttük. Çünkü bir sırdı bu bizim açımızdan.

Sektörünüzün dünyadaki büyüklüğüne ilişkin de bilgi verebilir misiniz?

Dünyada iş makineleri sektörünün büyüklüğü 1 milyon 100 bin adetlerde. Bunun karşılığı yaklaşık 120-130 milyar dolarlar civarında. Firma sıralamasında İlk 50’ye baktığımızda, tek Türk firması olarak biz varız. 7 kez bu listede yer aldık. Rakiplerle aramızdaki farkın kapanması için doğru adımların atılması gerekiyor. İlk olarak daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor. İkinci olarak teknolojik değişimi yakalamak gerekiyor; hem elektrifikasyon tarafında hem dijital tarafında. Onunla ilgili yatırımlarımız var. Bundan sonrası ürünlerimizi satmak olacak. Türkiye’nin kolay ulaşabileceği ve adetsel olarak pazarların en büyüklerinden birisi olan Avrupa pazarı var. Dünya pazarının yüzde 20’sine yakın bir payı ifade ediyor. 180- 200 bin adetler civarında bir pazar büyüklüğü var ama kıymetli bir pazar var. Bu bölgede de faal olduğumuzu düşünüyoruz; hem ürünle hem yatırımla hem yakınlıkla hem ilişkilerle hem tecrübeyle. İspanya’daki yatırımımız başlayalı 13-14 yıl oldu. Almanya’da bir ofisimiz var, orayı kontrol edebiliyoruz. Doğru adımlarla iyi yerlere gidebileceğimizi görüyoruz.

Yeri gelmişken diğer dış pazar hedeflerinizden de bahsedelim biraz…

HİDROMEK olarak bugün 6 kıtaya ihracatımız bulunuyor.  80’nin üzerinde ülkede bayimiz var. 100’den fazla ülkede 45 binin üzerinde makinelerimiz çalışıyor. Başlıca ihracat pazarlarımız arasında ise Cezayir, Bulgaristan, Tunus, Güney Afrika, Arjantin, Filipinler, Endonezya, Şili, İspanya, İsveç, Fransa ve Avustralya ülkelerini sayabiliriz. Cezayir, Tunus, Romanya, Bulgaristan ve Arjantin en fazla ihracat yaptığımız ülkeler listesinde üst sıralarda yer alıyor. 2018 yılında girdiğimiz Çin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Filipinler pazarlarında konumumuzu güçlendirmek istiyoruz.

Çin çok büyük bir pazar dünyada. Çin’e ihracatımız oldu, orada bayilerimiz de var. Ancak Çin pazarının farklı beklentileri var iş makineleri pazarında. Bu beklentileri karşılamak için önümüzdeki yıllarda Çin pazarına daha fazla odaklanıyor olacağız. Kuzey Amerika’da Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada iki büyük pazar olarak hedeflerimiz arasında. Rusya’da zaten bir şirketimiz, bayilerimiz ve depolama alanımız var. Orada satış sonrası hizmetler veriyoruz. Rusya üzerinden Türki Cumhuriyetlere de hizmet vermeye devam ediyoruz. Afrika’da çok uzun yıllardır varız. Tunus’ta son 6 yıldır pazar lideriyiz. Cezayir’de ilk üçteyiz. Güney Afrika Cumhuriyeti’nde iki bayi ile faaliyetteyiz. Hindistan pazarına motorlu greyderle girmiş durumdayız. Toplamda 80’nin üzerinde ülkede bayimiz var… International Construction Magazine dergisi tarafından iş makineleri üreticileri için hazırlanan Yellow Table listesinde ilk 50’deyiz. Bu listede ilk 20’ye girmeyi hedefliyoruz. Bunun için ürün gamımızla birlikte ihracat pazarlarımızın sayısını da arttırmamız gerekiyor. Bu nedenle son 5 yılda bizim ihracatta büyüme hedefimiz yüzde 20 ile 25 arasında.

Mustafa Bey biraz da pandemi dönemini konuşalım isterseniz. Bu pandemi sürecinde HİDROMEK gerek hedefleri dahilinde gerek üretim yapısı itibariyle nasıl bir süreç yönetimi yaptı?

Süreçte hem iç pazarda hem dış pazarda dalgalanmalar oldu, yavaşlamalar oldu. Özellikle Nisan ve Mayıs aylarında bunu gözlemledik. Ama fabrikamız hiç durmadan çok kontrollü bir şekilde çalıştı. Çalışanlarımızın ailelerine kadar izleme yaparak işe gelişlerinden eve dönüşlerine kadar süreci yüzde 100 kontrol ederek çalışmayı sürdürdük. 60 yaşın üzerindeki arkadaşlarımızı işe getirmedik. Herhangi bir risk grubunda olan, sağlık problemi olan yahut ailesinde sağlık problemi olan çalışanlarımızı genç, yaşlı demeden evlerine gönderdik. Kimi çalışanlarımıza izin verdik, kimisi de uzaktan çalıştı. Okullar kapanınca çocuğu olanların bir kısmı evinde durmak zorunda kaldı. İş birliği yaptığımız yan sanayi işletmelerine iş vermeye devam ettik. Böylece bu zorlu dönemde motivasyonlarını yüksek tutmaya çalıştık. Şu ana kadar süreci güzel Yönettiğimizi düşünüyoruz. Hem Türkiye’de hem de özellikle Avrupa’da pandemi sürecinde ve sonrasında altyapı, üstyapı yatırımlarının devam edeceğine inanıyoruz. Hatta artarak devam edeceğini, inşaat sektörünün sürükleyici sektör olacağına inanıyoruz. Bununla ilgili çok büyük kaygımız yok.

Eklemek istediğiniz son mesajınızı da almak isteriz…

Biz firma olarak hedeflerimizi yakalamak için üç ana başlığa odaklanıyoruz. İlki; organizasyon olarak, insan kaynağı olarak bu hedefler için ne kadar hazır olduğumuzdur. Bununla ilgili olarak hem mavi yakalılara hem de beyaz yakalılara yönelik yatırımlarımız var. İkinci olarak ürün tarafında lansmanını yaptığımız HICON 7W ile önemli bir atılım yaptık. Bu doğrultuda çalışmalarımıza devam edeceğiz.  Üçüncü olarak da Türkiye’nin makine sektöründeki en büyük yatırımı olacak 1 milyar 150 milyon lira tutarında bir tesise imza atıyoruz. Bunun da önemli bir kısmını hallettik. Kriz koşulları dünyada devam etse de bunu sürdürüyoruz. Bu üç başlıktaki çalışmalarımızı tamamladığımızda, dünyada iyi bir noktada olacağımızı düşünüyoruz.