RÖPORTAJ — 6 Ekim 2020 at 23:05

ALTIPARMAK GIDA YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZEN ALTIPARMAK: “BALPARMAK TÜKETİCİLERİN ÖNCELİKLİ VE GÜVENİLİR TERCİHİ OLMAYA DEVAM EDİYOR”

ALTIPARMAK GIDA YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZEN ALTIPARMAK

BALPARMAK TÜKETİCİLERİN ÖNCELİKLİ VE GÜVENİLİR TERCİHİ OLMAYA DEVAM EDİYOR!

Covid-19 döneminde bağışıklığı destekleyici doğal ürünlere, özellikle arı ürünlerine sadece ülkemizde değil pek çok ülkede de talebin arttığına dikkat çeken Altıparmak Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, bu dönemde ambalajlı gıdaya ve sektörün güvenilir markalarına talebin artmasıyla birlikte Balparmak’ın iç pazarda tüketicilerin öncelikli ve güvenilir tercihi olarak bir kez daha öne çıktığını dile getirdi.

Balparmak her dönemde ürün kalitesiyle tüketicilerin en güvendiği bal markası olmuştur. Tedarikten paketlemeye, tüm iş süreçlerinde hijyeni ve gıda güvenliğini en üst düzeyde tutan Balparmak’ın çalışmalarını ve hedeflerini Altıparmak Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak ile konuştuk. 

Pandemi süreci çalışmalarınızı nasıl etkiledi? Ne tür önlemler aldınız?

Tüm dünya koronavirüs pandemisi nedeniyle hassas bir süreçten geçiyor. Biz de Balparmak olarak bu süreçte başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkili mercilerin açıklamalarını dikkatle takip ediyor, yönlendirmelerini hassasiyetle uyguluyoruz.

Çalışan sağlığını ve güvenliğini önceliğine alan Balparmak olarak yaşanan bu süreçte Türkiye’de henüz vaka görülmemişken tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Bu kapsamda, öncelikle hijyen ve dezenfektasyon konularında bütün planlamalarımızı oluşturduk. “Sosyal mesafemizi koruyalım” çağrımızla birlikte Covid-19 ile ilgili bilgilendirme çalışmaları hazırlayarak tüm birimlerle paylaştık. Ofis, yemekhane, paketleme, tuvaletler gibi ortak alanların hijyeninin sağlanması için önlemler aldık.

Sağlık için sayısız faydası bulunan bal ve diğer arı ürünlerini tüketicilerle buluşturan bir marka olarak üzerimize düşen görevin bilinciyle, toplum için üretmeye devam ediyoruz. Özellikle bal ve diğer arı ürünlerine olan talebin artması nedeniyle arzu eden herkesin ürünlerimize rahatlıkla ulaşabilmesi için Türk Standardları Enstitüsü’nün (TSE) yayınladığı Covid-19 Hijyen, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Kılavuzu’na uygun olarak üretim yapıyor ve paketlemeden dağıtıma tüm aşamalarda gıda güvenliği ve hijyenini en üst düzeyde tutuyoruz.

Bu süreçte üretim, istihdam ve satış politikalarınız nasıl şekillendi?

Bal ve arı ürünleri, sağlığa sayısız faydası olan temel gıda ürünleri arasında yer alıyor. Covid-19 döneminde ürünlerimizi tüketicilerle buluşturmak için çalışmaya ve üretmeye devam ettik. Özellikle bağışıklık güçlendirici arı ürünlerini önceliğimize alarak, tüketicilerimizin her noktada rahatlıkla ulaşabilmesi için tüm satış noktalarında ürünlerimizi konumlandırmaya özen gösterdik. Sürecin başından bu yana tüm gelişmeleri ve uyarıları yakından takip ederek, tedarikten paketlemeye, iş süreçlerimizin her aşamasında hijyeni ve gıda güvenliğini en üst düzeyde tutmaya devam ediyoruz. Bu hassas süreçte, başta özverili bir şekilde çalışmalarını sürdüren ekip arkadaşlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımıza destekleri için teşekkür ediyoruz.

İK operasyonlarını da aynı hassasiyetle yönetmeye özen gösterdik. İçinde bulunduğumuz bu zorlu dönemde kısa çalışma ödeneğine başvurmadan çalışanlarımızın ödemelerini gerçekleştirdik.

Bu konjonktürde iç pazar-dış pazar dengeniz nasıl oluşacak?

Covid-19 döneminde bağışıklığı destekleyici ve sağlığa faydası olan doğal ürünlere talep arttı. Arı ürünleri, apiterapi olarak tanımlanan geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında takviye edici gıda olarak tüketiliyor. Bu nedenle sadece ülkemizde değil pek çok ülkede bal ve diğer arı ürünlerine olan talep çok ciddi oranda arttı. Özellikle doğal bağışıklık güçlendirici arı ürünlerinden biri olan propolis, tüketicilerin en çok tercih ettiği ürünler arasına girdi.

Bu dönemde, ambalajlı gıdaya ve sektörün güvenilir markalarına talebin artmasıyla, 40 yıldır doğal, sağlıklı ve katkısız balları sofralara taşıyan Balparmak olarak, iç pazarda tüketicilerin öncelikli ve güvenilir tercihi olarak bir kez daha öne çıkmamızı sağladı. Pandemi nedeniyle tüm sektörlerin ihracat rakamlarında belirli bir düşüş yaşandı. Ancak bağışıklık güçlendirici doğal ürünlere talep arttı, buna paralel olarak ihracatta da artış yaşandı. Özellikle propolis, yurtdışında yoğun talep edilen ürünler arasına girdi.

İnovasyon ve yeni ürün geliştirme süreçlerinizden bu yıl ne tür sonuçlar aldınız?

Ar-Ge ve inovasyon her zaman çalışmalarımızın odağında yer alıyor. Çünkü farklılaşmanın ancak inovasyon, Ar-Ge ve yatırımın birleştiği koşullarda mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede hem tüketicilerin beğenisine sunduğumuz hem de geliştirme aşamasında olduğumuz yeni ürünlerimizle, sektördeki yenilikçi vizyonumuzu da gözler önüne seriyoruz. Balparmak Propolis Plus, Apitera ve BallıMix bu çerçevede geliştirdiğimiz ürünler arasında yer alıyor.

Bu yıl ise %100 yerli propolis ve çam balıyla tatlandırdığımız Apitera Propolis’i tüketicilerle buluşturduk. Etken maddesi yüksek Balparmak Apitera Propolis, çam balıyla lezzetlendirildiği için çok daha kolay tüketilebiliyor.

2020 yılında Türkiye’nin toplam bal üretimi ve Balparmak’ın bal alımı ve üretimi konusundaki hedefleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bal üretimi yıl içinde yaşanan mevsim koşulları ile doğrudan ilgili… Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2018 verilerine göre, tarımda kullanılan çeşitli ilaçlar ve başta kuraklık olmak üzere iklim değişiklikleri arıları tehdit ediyor. Her yıl kovan sayısına bağlı olarak oransal bir artış ile ifade edilen bal üretim verileri de bu olağandışı durumdan olumsuz etkilenecek. Ancak tabii olarak mevsimsel değişimler dünya için de olağanüstü haller… Biz bu süreçte tüketicilerimizin en az etkileneceği önlemleri almak için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.

Bal tedariği ve lojistiği ile ilgili olarak bölgelerde yeniden yapılanma, arıcıların iyi tarım alanındaki çabalarına katkı sağlayacak bilgilendirmeler ve eğitimlerle, verim ve kalitenin sürdürülebilirliği yönündeki çalışmalarımızı da kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı ile sürdürüyoruz.

Yakın zamanda aldığınız Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi, Balparmak için ne ifade ediyor? Size ve sektöre katkıları nedir?

Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi, TSE yetkilileri tarafından üretim, idari ve sosyal alanları içeren tüm tesiste, enfeksiyon önleme ve kontrol eylem planları dahilindeki önlemlere uyulup uyulmadığı, temizlik ve dezenfeksiyon planlarının hazırlanıp hazırlanmadığı gibi birçok konuda yapılan çok ciddi denetimlerin ardından veriliyor. Bu çerçeveden bakıldığında bu belgeyi almamız bir tesadüf değil. Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi, uluslararası geçerliliğe sahip bir belge. Bu anlamda bu belgenin ihracata da büyük katkı sağlayacağını öngörüyoruz.

Balparmak Arıcılık Akademisi’nin 2020 çalışmaları ve bundan sonraki hedefleri hakkında neler söylemek istersiniz?

2018 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) katkılarıyla hayata geçirdiğimiz Balparmak Arıcılık Akademisi mezunlarını verdi. Uzaktan eğitimin yanı sıra akademide üçer hafta süren teorik ve uygulamalı eğitimleri başarıyla tamamlayan 52’si kadın olmak üzere 104 arıcı adayı, Bal-Der (Arı Ürünleri ile Sağlıklı Yaşam Platformu) sertifikasını almaya hak kazandı. Mezunlarımıza iki adet arılı kovan hediye ettik ve böylece mesleğe ilk adımlarını atmış oldular.

Arıcılık mesleğinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak için kırsal kalkınma bölgelerindeki kadınları ve gençleri sektöre kazandırmak ve doğal balın yanı sıra arısütü, polen, propolis gibi katma değerli arı ürünleri üretiminin artırılmasına destek olmak hedefiyle, Muğla Ula’daki yerleşkemizde eğitimleri sürdürmeye devam edeceğiz. Ayrıca Türkiye’de arıcılık sektöründe bir ilk olan uzaktan eğitimlere de devam edeceğiz. Uzaktan eğitime isteyen herkes, Balparmak web sitesinde yer alan “Balparmak Arıcılık Akademisi” sayfasına kayıt olarak katılabiliyor.