MAKALE — 7 Ekim 2020 at 20:04

YEP, ÖNCELİĞİ “BÜYÜMEDE İSTİKRAR”A VERDİ!

Bir önceki program hedefleri için şunu söylediğimi gayet iyi hatırlıyorum: ‘Bu hedefleri tutturamazsak halimiz iyi olmaz, yani bu hedefler bir tercih değil zorunluluk.’ Bu sefer de aynı şeyi söylüyorum; bu hedeflerden birçoğu tutturulamazsa, uluslararası rekabette işimiz mucizelere kalır.

YEP’in, önceliği “büyümede istikrar”a verdiğini görüyoruz. Fiyat istikrarının 2023 yılında yakalanması hedeflenmiş durumda. Yeni Ekonomi Programı’nda hem iş dünyasına hem de siyasete moral vermek amacıyla iddialı hedefler var. Anlaşılan, stabilizasyon hareketi 3 yıla yayılmış durumda.

VERİMLİ İŞLER YAPILACAKSA BORÇLANMAK AYIP DEĞİL!

Bütçe açığındaki kırmızı çizgimiz olan yüzde 3’ten vaz geçilmiş olduğu ilk planda gözümüze çarpıyor. Demek ki, kamunun büyümeye desteği devam edecek. YEP’e göre 2020 yılında bütçe açığı/milli gelir oranı yüzde 4.9 olacak ve 2023 yılına kadar yüzde 3.5 ‘e inecek. Hükümet kamu harcamaları ve yatırımlarıyla büyümeye destek verirken, vergi gelirleri konusunda gerçekçi davranacak.

Borçlanmaya da ağırlık verecek gibi gözüküyor. Kamunun borçlanma konusundaki tabuları geride bırakmış olması da önemli bir gelişme. Zaten Maastricht kriterlerine göre kabul edilebilir seviyenin oldukça altındayız. Eğer verimli işler yapılacaksa borçlanmak ayıp değil.

Gelecek yıldan itibaren büyümenin artacağı göz önüne alınırsa, cari açık hedefleri iddialı gibi gözüküyor. İhracat odaklı bir programın bu hedeflere yaklaşmak için uğraşacağı aşikar. Yine de ithalatımızın yüzde 85’inden fazlası üretim için lazım olan girdilerden oluşurken ve ihracatın kilogram değeri bu kadar düşükken, cari açığı nasıl kapatacağız bilemiyorum.

İŞSİZLİK HEDEFİ GERÇEKÇİ!

İşsizlik hedefi, tüm hedefler arasında en gerçekçi olanı. İşsizlik platosunun yüzde 9.5’a oturması en az 5 yıl alacak diyebilirim. Dolayısıyla YEP’te işsizlik 2023’te bile yüzde 11-12 civarında bekleniyor. Enflasyonla alakalı yüzde 5 hedefi ise, ancak 2023’te tutacak gibi planlanmış.