KAPAK — 3 Şubat 2021 at 16:01

İNEGÖL BELEDİYE BAŞKANI ALPER TABAN: “DİJİTAL BELEDİYECİLİKTE 1397 BELEDİYE ARASINDA LİDERİZ”

İNEGÖL BELEDİYE BAŞKANI ALPER TABAN 

DİJİTAL BELEDİYECİLİKTE 1397 BELEDİYE ARASINDA LİDERİZ!

Göreve geldiklerinden bu yana dijitalleşmede ön aldıklarına dikkat çeken İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, bugün e-Devlet platformunda 43 hizmet sunduklarını ve bu alanda 1397 belediye arasında 1’inci sırada bulunduklarını söyledi.

İnegöl hızlı sanayileşmesinin yanı sıra hızlı gelişim gösteren bir kentimiz. Bu gelişim sürecinde talep edilen hizmetler de gün geçtikçe artıyor. Bir yandan bu artışa yanıt vermeye çalışan İnegöl Belediyesi diğer yandan da dijitalleşme çalışmalarını daha da ivmelendirmiş durumda. Başta dijitalleşme olmak üzere İnegöl Belediyesi’nin hedeflerini, projelerini İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ile konuştuk.

İnegöl Belediyesi özelinde pandemi sürecini nasıl yönettiniz ve yönetmeye devam ediyorsunuz?

İnegöl Belediyesi olarak salgının başlangıcında yapabileceklerimiz konusunda değerlendirmede bulunmuştuk. Diğer taraftan konunun muhatapları olan Bilim Kurulu’nu, Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Sağlık Bakanımızı sürekli izledik. Ayrıca yerelde bu konuda kanaat bildirebilen, sağlık tarafında hizmet veren büyüklerimizi dinlemeye çalıştık. Yönetim olarak değerlendirdiğimizde, en doğru işin öncelikle bulaşmayı engelleyecek çalışmalar olduğunu düşünmüştük. Şehrin 50 ayrı noktasına dezenfektan cihazları yerleştirdik. Beraberinde toplu taşıma araçlarına ve toplu yaşadığımız tüm alanlara bu tür cihazları konuşlandırdık. Bunların sürekli takibini yaptık. Kullanılması yönünde haberleştirmeye çalıştık. Öte yandan kullanımını yaygınlaştırmaya çalıştığımız maskelerin üretimine yöneldik. Dikiş makineleriyle başlayan süreçte daha sonra kesim makinelerinin alımını gerçekleştirerek seri üretime geçtik. Günlük olarak yaklaşık 30 bin adet üretim düzeyine ulaştık. Bu maskeleri başta sağlık çalışanlarımıza, kamu çalışanlarına ve dezavantajlı insanlara ulaştırdık. Her gün düzenli olarak bu maskeleri veriyor olabildik. Toplamda yaklaşık 7 milyon maskeden bahsediyoruz. Bu üretime meslek edindirme kurslarımızdaki öğretmenlerimizin ve kursiyerlerimizin desteğiyle başladık. Sonra bir miktar dışarıdan gönüllüler katıldı. Çocuklar ve engelli bireyler için özel maskeler üretmeye çalıştık. Konuşma engelli vatandaşların dudak okuma yapabilmesi için ağız bölümü şeffaf maskeler ürettik. Bunları vatandaşımıza ulaştırdık, hatta bunlarla ilgili çevre vilayetlerden gelen taleplere cevap verebildik. Maske tedarik süreci normalleştikten sonra bir miktar özel sektör firmalarına kendi logolarını taşıyan ücreti mukabilinde maskeler vermeye başladık. Velhasıl pandemi sürecinde iyi bir mücadele verdiğimizi, iyi bir sınav verdiğimizi düşünüyorum. Tabii, vefat edenlere Allah’tan rahmet, hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Son tabloya baktığımızda tüm Türkiye’de vakalar azalırken İnegöl haritasında da kızarıklıklar artık tamamen kayboldu. Tabii bunlar basiretli, feraset sahibi yöneticilerimizin ve sağlık alanındaki insanların verdiği kararlar ve sağlık cephesinde çalışan insanların hakkı ödenmez çabaları sonucu başarıldı. Ben bu vesileyle sağlık çalışanlarımıza da çok teşekkür ediyorum.

Pandemi yaşam tarzımızı da değiştirdi. Artık dijital, hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Siz Dijital belediyecilikte ne durumdasınız İnegöl Belediyesi olarak?

Aslında bence geriye dönüşü olmayan bir yola girdik. Yani bu değişimler kalıcı hale gelecek bundan sonrası için. Aynı mekanda yaptığınız toplantıları artık uzaktan yapabilme imkanını gördünüz, fark ettiniz. Belki geçmişte de bu vardı ama zorunluluk yoktu. Belki kurumsal manada dağınık çalışan şirketler gerçekleştiriyordu ama özel sektör bunun tadını aldı. Bu bize zamandan ve yerden tasarruf sağlıyor. Yakın gelecekte hologram teknolojisi sayesinde aynı ortamda toplantı yapıyormuş gibi olacağız. Bunlar da şu an denemeleri yapılan bizim gördüğümüz, bildiğimiz, takip ettiğimiz süreçler.

Biz de bu gelişmelere koşut olarak dijital belediyecilikte pozisyon almaya devam ediyoruz.  ISO 10002 Müşteri Memnuniyet Yönetim Sistemi ve ISO 9001-2015 Kalite Yönetim Sistemi belgelerimizi aldık. Buradaki amacımız insan kaynağımızda zihinsel dönüşümü sağlayarak hizmet kalitemizi yükseltmektir. Planlamamız doğrultusunda iş zekası raporlamasından dijital kent haritaları kullanımına kadar birçok dijital uygulamaları ve e-Devlet hizmetlerini başlattık. Göreve başladığımızda 5 hizmetimiz varken, bugün 43 e-Devlet hizmetiyle Türkiye’nin en fazla hizmet veren belediyesiyiz. Şu anda açılmasını beklediğimiz 5-6 hizmetimiz daha var. Şu an en yakın takipçimiz olan belediye 35 hizmet sunuyor. Örnek vermek gerekirse; evrak yönetimini olabildiğince dijitale taşımaya çalıştık. Kanunen ıslak imza zorunluluğu olan halen belgeler var. Bunların kaldırılması için Bakanlığa öneriler sunduk. Ayrıca elektronik imza kullanımına geçtik. Türkiye’de 65 milyon internet kullanıcısı, 3,5 milyon elektronik imza kullanıcısı var. Belediyemizin üst yönetimi tamamen elektronik imza kullanıyor. Türkiye’de 500 bin mobil imza kullanıcısı var. Ben de bunlardan birisiyim. Sorumluluk verdiğimiz, “mobil imza atabilir” dediğimiz arkadaşlarımızda bu yetki var. Kazan-kazan anlayışıyla tüm kamu kuruluşlarımızla gerekli işbirliklerini yaparak hizmetlerimizi olabildiğince dijital ortama taşımaya çalışıyoruz.

Akıllı şehir uygulamalarında neler yapıyorsunuz?

Şu anda akıllı şehir altyapısında sensör yerleştirmek için fiber kabloları yer altına döşememiz lazım. Bunu da belirli fırsatlarla yapıyoruz. Kazı çalışmalarının olduğu bölgelerde biz fiber hatlarımızı döşüyoruz. Hususi kazılar yapacağımız alanlar da mutlaka olacaktır. Bu dönüşümü görev dönemimiz içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz. Bugünlerde EDS (Elektronik Denetim Sistemi) uygulamasıyla ilgili Büyükşehir Belediyemiz nezdinde girişimde bulunduk. Şehrimizin 4-5 noktasında denetim ağını kuracağız. Bununla hatalı parkları ve hız limiti aşımlarını önlemek istiyoruz. Diğer taraftan her yıl yaptığımız bütçenin gerçekleşmelerini anlık olarak izlemeye çalışıyoruz. Böylece bütçe kaynaklarının ne zaman, nereye harcandığını, bu harcamaların bütçe hedeflerine uygun olup olmadığını ve gelirlerimizi takip ediyoruz. Çünkü işletmenin yönetiminde söz sahibi olan insanların her an o işletmenin mali yapısını izliyor olması lazım. Bunu çok şükür iyi bir şekilde yapıyoruz. Borcu olmayan bir kurumuz. Genelde belediyelerde bu çok mümkün olan bir durum değil. Yapacağımız çok proje var. Mutlaka bizim de borcumuz olacaktır. Ama biz doğru ve verimli çalışıp tasarrufu da ortaya koyacağız. Buna güzel bir örnek; evsel atık sisteminde dijital yapı oluşturduk. Yaptığımız çalışmada dağınık bir atık toplama rotasına sahip olduğumuzu gördük. Sonrasında yeni rota optimizasyonuyla 5 tane aracımız, 15 çalışma arkadaşımız boşa çıktı. Rotalar kısalınca yakıttan, insan kaynağından ve araçtan tasarruf ettik. Çocuk oyun alanlarımızda da güvenlik kamera ve bas konuş sistemlerini hayata geçirmeye başladık.

Türkiye’nin en hızlı ulaşılan kurumu olduğunuzu söylüyorsunuz. Bunun parametreleri nedir?

Göreve gelmemizin ardından İnegöl Belediyesi bünyesinde Çözüm Merkezimizi günün şartlarına göre dizayn ederek 7/24 hizmet veren bir birim haline dönüştürdük. Burada ana hedefimiz vatandaşımızın beklemeden bizlere ulaşabilmesiydi. Bunu da başardık. Şuanda 153 hattından İnegöl Belediyesi’ni aradığınızda, en fazla 5 saniye içerisinde uzman arkadaşlarımız telefona cevap veriyor. Ve bu 24 saat boyunca böyle. Bu rakamlara ulaşınca da Türkiye’nin en hızlı ulaşılan kurumu oluyorsunuz.

Ülkemizin büyük bir bölümü deprem kuşağında yer alıyor. Bu konuda sizler neler yapıyorsunuz? Ne tür planlar ve çalışmalar içerisindesiniz?

Şehrimiz de deprem kuşağı üzerinde yer alıyor. Depremle beraber kentsel dönüşüm daha da önem kazanan bir başlık haline geldi. İnegöl’de şu anda yapılmış herhangi bir kentsel dönüşüm çalışması yok. Biz başlangıç olarak bir stratejik master planı ortaya koymayı daha doğru bulduk. Ardından afet riskimizi ve bununla ilgili eylem planımızı ortaya koymak üzere üniversitelerimizle, konunun diğer paydaşlarıyla ve gönüllülerle bir araya geldik. Yapılan çalışmaların nihayetinde plan çıktı. Bu planımız bizim her gün başımızın ucunda. Tabii ki bunların kitapta ya da planda kalmasını arzu etmiyoruz. Biz afet deyince aklımıza hep deprem geliyor. Aslında bugün siber güvenlik de afet kapsamına alındı. Biz bu planda depremle, selle, heyelanla, kuraklıkla, hava kirliliği ile ilgili tüm başlıklarda kısa, orta, uzun vadede neler yapmamız gerektiğini kağıda döktük. Bu planlamayı hayata geçirebilmek adına adım adım plan takibini yapmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda İzmir’deydik. İzmir’de yaşanan son yıkıcı depremle ilgili olarak AFAD’dan bir toplantı talebimiz oldu. Depremle ilgili sunumlar yaptılar, yaşananları anlattılar. Bizler de notlarımızı aldık. Kendilerine teşekkür ediyorum. Şehrimizde kentsel dönüşümü istiyoruz. Şu anda öncelikli olan bölgelerimizin bir tanesinde bir öneri çalışma geldi. Öneri çalışmayı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yakında sunuyoruz. Bir taraftan riskli alanlarımızla ilgili belgeleri bakanlığa sunmamız gerekiyor. Diğer taraftan Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesini ilgili danışman firmayla yaptığımız çalışma sonrasında bakanlığa sunma aşamasındayız.

İnegöl ekonomisinde sanayi ve organize sanayi bölgeleri önemli bir yere sahip. İnegöl Belediyesi olarak sanayinin gelişimini nasıl görüyorsunuz ve bu yönde İnegöl Belediyesi’nin katkıları nelerdir?

Mobilyanın Başkenti İnegöl, cari fazla veren bir şehir. İhracat güzel ama ithalata dayalı olmayan ihracat modeli daha güzel. Bunu başardığımız anda ülkemiz dışa bağımlılığını azaltmış bir yapıya geçip kalkınmasını daha hızlı gerçekleştirecektir. İnegöl’de özellikle mobilyayı çok konuşsak da burada hemen tüm sektörlerin olduğunu söyleyebilirim. Mobilya sektörü dışında tekstil, gıda, kimya, otomotiv, ağaç orman ürünleri, metal ve cam sektörlerinde üretim yapılmaktadır. Bu bağlamda organize sanayi bölgelerini kesinlikle önemsiyorum. Şehrimizde 3 organize sanayi bölgesi bulunmakta. Şu anda doluluk oranlarını da izleyerek yeni organize sanayi bölgelerini kurmayı hedeflemeliyiz. Tüm bunların yanında İnegöl, ekonomi verileriyle dikkat çeken bir şehir. İnegöl 2019 yılında 895 firma ile 1 Milyar 150 Milyon Dolar ihracat, 37 firma ile 260 Milyon Dolar ithalat gerçekleştirmiştir. 2019 yılında toplam dış ticaret hacmini 1 Milyar 410 Milyon dolara çıkartmıştır. 2019 yılında İnegöl yaklaşık 890 Milyon dolar dış ticaret fazlası vererek ülkemiz için model ekonomi şehri olma geleneğini sürdürmüştür. Bu veriler ışığında, şehrimiz en çok dış ticaret fazlası veren iller sıralamasında 8. sırada, en çok ihracat yapan iller sıralamasında ise 19. Sırada yer alıyor. Türkiye 2019 yılında 2 Milyar 900 Milyon Dolar mobilya ihracatı yaparken, bu ihracatının %20’sini İnegöl karşılamaktadır.

İnegöl’de sanayinin yanında tarım da önemli bir yere sahip. İnegöl tarımından da bahsedebilir miyiz?

Şehrimiz sanayi ve tarımın birbirine paralel şekilde ilerlediği nadir şehirlerden biri. Normalde tarımın olduğu şehirde sanayi, sanayinin olduğu şehirde tarımdan bahsetmek zor. Ancak İnegöl hem sanayisi hem de tarım değerleriyle adından söz ettiren bir şehir. Tarım konusunda önemli markalara sahibiz. Ayçekirdeği üretimi başta olmak üzere meyvecilik, İnegöl’ün tarımsal değerleri arasında yer alıyor. Örneğin; Bursa şeftalisinin yüzde 50’sini İnegöl üretiyor. Çöğürcülük alanında da şehrimiz ülke ihtiyacının yüzde 70’ini karşılıyor. Son yıllarda yaban mersini ekilişiyle ilgili de ciddi bir ivme yakaladık şehrimizde. Katma değeri de yüksek bir ürün. Ayrıca Aralık ayına kadar hasadın devam ettiği Kurşunlu Mahallemiz için çileğin başkenti diyebiliriz. Bu tarımsal değerleri daha da geliştirebilmek adına İnegöl Belediyesi olarak Türkiye’de bir ilke imza atarak İnegöl Tarım Modelini geliştirdik. Üreten Çiftçiler Kooperatifi adı altında bir kooperatif kurarak şehrimizdeki tüm çiftçileri aynı çatı altında topladık. Kooperatifimizin ilk icraatı da yeni bir soğuk hava deposu kurmak oldu. Orta ve uzun vadede şehrimizde üretilen ürünlerin paketlenmesi, kurutulması ve aracı olmadan doğrudan pazarlanması adına adımlarımız olacak. Bu da İnegöl tarımına ciddi bir ivme kazandıracak.

Son olarak İnegöl’de turizmi konuşalım… Turizmle ilgili projeleriniz ve hedefleriniz nelerdir?

Turizm bizim olmazsa olmazlarımızdan. Sanayi ve tarımın yanında eşdeğer şekilde turizmi de önemsiyor ve geliştirmek adına gayret sarf ediyoruz. Turizm açısından da İnegöl yeterli tarihi ve doğal güzelliklere sahip. Örneğin Şifalı İncimiz Oylat Kaplıcaları başta olmak üzere, yaylalarımız, şelalelerimiz, mağaralarımız, ormanlarımız ve diğer doğal güzelliklerimiz bizler için önemli değerlerdir. Yine bünyemizde bulunan Doğa Sporları ve Turizm Merkezimiz (DOSTUM) ile hem doğanın tadını çıkarabilir hem de doğa sporlarının keyfine varabilirsiniz. Bu tesisimizde ok atma, balıkçılık, kamp, bungalov evlerde konaklama, ATV turları, bisiklet, paratrike, yamaç paraşütü vb. gibi birçok aktivite yer alıyor. Bunun yanında bir de Osmanlı Devletinin kuruluşuna şahitlik etmiş bir şehir olmamız hasebiyle, tarih turizmi de bir o kadar önemli. İnegöl’ün Fatihi Turgutalp’in türbesi, Osmanlı hanedanının ilk şehidi Baykoca’nın türbesi, Samsa Çavuş, Sungurpaşa, İnegöl’ün manevi liderlerinden İshakpaşa’nın türbesi bu anlamda ilk aklımıza gelenler. Kentimizdeki tarihi mekanların yüzey araştırmalarını Selçuk Üniversitesi’ne yaptırmaya başladık. Üç yıl sürecek çalışmanın birinci yılını geçen sene tamamladık. Toplamda 39 nokta gezildi. Kale, kervansaray, han, hamam, kilise vb. hepsinin kayıtlara geçmesini sağladık. Tarama aşamasından sonraki aşamada hangilerini önceleyip restorasyon yapmak gerektiğini ortaya koyacağız. Ancak önce iki yıl daha yüzey araştırmaları devam edecek şehrimizde. Bu çalışmalarla şehrimizin kaybolmuş tarihini de ayağa kaldırmış olacağız ve tarih turizmi adına önemli değerler gün yüzüne çıkacak.

Son olarak okuyucularımıza söylemek istediğiniz, iletmek istediğiniz bir mesaj var mıdır?

Buradan ben bir kez daha tüm yurttaşlarımızı köftemizin tadına bakmaya, mobilya almaya, başta Şifalı İncimiz Oylat Kaplıcaları olmak üzere şehrimizi yerinde görmeye ve gezmeye davet ediyorum. Gelin bu doğal güzellikleri, şifalı sularımızı, tarihi değerlerimizi, adrenalin dolu aktivitelerimizi birlikte yaşayıp güzel anılar biriktirelim.