VIP — 2 Mayıs 2021 at 15:49

SAMSUN YURT SAVUNMA GENEL MÜDÜRÜ CAHİT UTKU ARAL: “2021’DE YÜKSEK SATIŞ RAKAMLARINA ULAŞACAĞIZ”

SAMSUN YURT SAVUNMA GENEL MÜDÜRÜ CAHİT UTKU ARAL

2021’DE YÜKSEK SATIŞ RAKAMLARINA ULAŞACAĞIZ!

Dünyanın 68 ülkesine Canik markasıyla yıllık 120 milyon dolarlık hafif silah ihraç ettiklerini söyleyen Samsun Yurt Savunma Genel Müdürü Cahit Utku Aral, “Türkiye’nin tabanca ihracatının yüzde 75’ini tek başına biz gerçekleştiriyoruz. 2020 yılı verilerine göre Samsun Yurt Savunma, kendi üretiminin yüzde 90’ını ihraç etti” dedi.   

Samsun Yurt Savunma tabanca üretimindeki yetkinliğini hem ülkemizde hem de dünyada kanıtlamış bir firma. Türkiye’nin tabanca ihracatının yüzde 75’ini tek başına yapan firma günümüzde ağır makineli silah ve uçaksavar üretimine de yönelmiş durumda. Firmanın projelerini ve hedeflerini Samsun Yurt Savunma Genel Müdürü Cahit Utku Aral ile konuştuk.

Öncelikle, Samsun Yurt Savunma’nın güncel durumunu sizden duymak isteriz…

Samsun Yurt Savunma 1998 yılında kuruldu. Çalışmalarına tamamen hafif silah üretimiyle başladı. O dönemde uzun namlulu silahlar özel sektör tarafından üretilemiyordu. Bu nedenle üretim sürecimiz tabancayla başladı. Bugün tabanca üretiminde dünyanın en büyük 7. firması konumundayız. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ithalatında 4. firmayız. Türkiye’nin tabanca ihracatının yüzde 75’ini tek başımıza yapıyoruz. Yıllık kapasitemiz 400 bin adet. Dünyada sayılı kapasitelerden bir tanesi. Polimer gövdeli silah alanında Türkiye’de ilk firmayız.

Her yaptığımız ürün kolluk kuvvetlerinin, orduların kullanımı için tasarlanmıştır. Samsun Yurt Savunma hala hiçbir ürünü sivil pazara satmak için geliştirmiyor. Sivil pazara açılmamız daha sonra gerçekleşmiştir. Son yıllarda Roketsan ile yürüttüğümüz çalışmalar devam ediyor. Havacılık konusunda da önemli işlere imza atıyoruz.

Firmanız için Ar-Ge büyük önem arz ediyor. Konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Türkiye’nin kg başı ihracat bedeli yaklaşık 2,5 dolar civarında. Bizim yaptığımız ürünlerin ortalama kg fiyatı bugün 220 dolar civarında. Yaptığımız ithalat ihracatımızın yüzde 15’i düzeyinde. Makineli tüfek üretiminde yüzde yüz yerliyiz. Hiç ithal kalem yok. Markamız Canik hafif silahta bir dünya markasıdır. Dünyanın her yerinde devletlere (B2G) ve bireylere doğrudan (B2C) satış yapabiliyoruz. Ayrıca devletlerarası satışta (G2G) biz aracılık yapıyoruz. Bunu Ar-Ge ile başardık. Bugün Nuri Killigil Ar-Ge Merkezimizde toplam 100 mühendis çalışıyor. Bunların uzmanlık alanları elektromekanik, mekanik, kimya ve malzeme. Bu kadro içinde 20 mastır, 10 doktora öğrencisi Ar-Ge mühendisimiz var.

Diğer taraftan Ar-Ge çalışmalarımız sonucu ortaya çıkan inovatif ürünlerimizin fiyatlamasını da doğru yapıyoruz. Ürünlerimiz sıradan bir emtia gibi fiyatlandırılamaz. Biz de zaten fiyat yerine değer kavramını kullanıyoruz. Bu bizim için çok önemlidir. Biz en doğru değerlemeyi yapabiliyoruz. O yüzden ürünümüzü çok doğru konumlandırabiliyoruz. Rakibimiz olan bazı yabancı markalar kaliteli mühendisliği ortaya koysalar da aşırı fiyatlandırma yaparak rekabetçi konumdan uzaklaşıyorlar. Ürün talebinde bulunanlar da bizim gibi doğru fiyatlandırma yapan markaların ürünlerine yöneliyorlar.

Sürdürülebilirlik politikanız nedir?

Dünya şartları değişiyor. Bugün sadece mekanikle yani makine mühendisliğiyle bu işlerin ileri seviyeye taşınması mümkün değil. İşler karmaşıklaşmak zorunda. Yaptığınız projede mekanik, elektronik, elektro-mekanik, yazılım, kimya, malzeme, özetle ilgili bütün bilim dalları yer alacak ki oradan çıkan ürün sizi geleceğe taşısın. Bu amaçla Kayhan Av Tüfekleri Ltd. (KhanArms) ile ortaklık yaparak savunma sanayisinde faaliyet gösteren proje yönetimi firması olan Unidef Birleşik Savunma Sanayi Anonim Şirketi’ni kurduk.

Pandeminin yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerinize etkisi nasıl oldu?

Pandemiyle birlikte devlet kontratlarının kabul süreçleri yavaşlamış olmasına rağmen sivil pazarlardaki satışlar ciddi oranda arttı. 2020’deki artış, 2021’in ilk çeyreğinde devam etti. İkinci çeyrekte de satış artışı aynı tempoyla devam ediyor. Pandemi sürecinde belki zorlandığımız alanlar oldu ama savunma sanayinde pandemiyle mücadele alanında ilk faaliyet raporunu açıklayan firma olduk. Hem personelimizin sağlığı, hem de satışların devamı için gerekli tedbirleri aldık. Herhangi bir kapasite kaybı yaşamadan süreci yönettik, yönetmeye devam ediyoruz.

Pandemi döneminde odağınızdaki konular neler oldu?

Pandemi döneminde hafif silahta; şahsi kullanımdan kolluk kuvvetlerine kadar farklı kullanım alanlarına yönelik birçok projemiz hayata geçti. Firmamız, 2020 yılından bu yana gizli taşımaya uygun, küçük ‘sub compact’ tabancalarını piyasaya soktu. Hem gece hem gündüz optik entegrasyonu bulunan bir sub compact silahı olan TP9 SUB ELITE CAS’ın seri imalatına başladık ve dünyada kabul gördü.

Ayrıca, firmamızın 2020 yılında en önemli projesi; 12.7 mm Ağır Makineli Tüfek Projesi oldu. Dünyadaki en başarılı M2’yi geliştirdik. Hem atım sayısı, hem performansına bakıldığında, dünyadaki en iyi M2 12.7 mm ağır makineli tüfeği geliştirdiğimizi söyleyebiliriz. Bu bizim 2021 yılı içinde seri imalatına başlayacağımız projemiz olması açısından da dikkat çekiyor.

Ar-Ge, bizim diğer odaklandığımız alanlardan biri… Firmamız Doğu Karadeniz’deki yegane Ar-Ge merkezlerinden birine sahip. Nuri Killigil Ar-Ge Merkezi’miz 24 personelle çalışmalarına devam ederken; firmamızdaki mühendis sayısı 70’e ulaştı. Bunun haricinde UNIDEF VE UNIROBOTICS firmalarımızı da dahil ettiğimizde, konusunda uzman 100 mühendisle projelerimizi hayata geçirmekteyiz.

Üretim Mühendisliği Bölümü’müz tarafından yapılan çalışmalar sonunda, 2020-2021 yıllarında yatırım yapmadan verimlilik yüzde 25 oranında artırıldı. İnovasyon; firmamızın birinci hedefleri içinde olup, kullanıcının ihtiyacına uygun ürünlerin geliştirilmesine odaklanmaktayız.

Yerli uçaksavar projesinin gelişimi hakkında bilgi verir misiniz?

2012 yılından beri uçaksavar projemizi gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Türkiye’de özel sektöre yönelik kısıtlamalardan dolayı ancak 2018 yılı başında bu projeye başlayabildik. Türkiye’nin kara, hava ve deniz araçlarında uçaksavar ihtiyacı ciddi oranda bulunuyor.

Dünyada bu silahı NATO Standartları’nda üreten kurumların sayısının sınırlı olması ve bunların ciddi kontrollere tabi olması nedeniyle Türkiye, projelerine istediği zamanda istediği miktarda silahı temin edememe durumu yaşadı. Bu nedenle firmamız 12.7 mm uçaksavarı için ciddi bir vizyon ortaya koydu. M2’nin yerlileştirilmesine ve endüstriyelleştirilmesine ek olarak firmamız ve iştiraklerimiz, silahın Hürkuş gibi sabit kanatlı uçaklar, helikopterler, kara ve deniz araçlarında kullanılmasına yönelik projelerini sürdürmekte…

Yerli uçaksavarda ihracat hedefleriniz neler?

İhracat biçim öncelikli alanımız. İhracatta başarılı olabilirsek, Türkiye’nin ihtiyacını da en doğru şekilde karşılayabileceğimize inanıyoruz. Halen ürettiğimiz yıllık 400 bin adet tabancanın yüzde 90’ını ihraç ediyoruz. Yerli uçaksavarı ilk etapta yıllık 2.000 adet üretmeyi ve bunun da yüzde 60’ını ihraç etmeyi planlıyoruz. Sonraki yıllarda üretim hacmimizi 3.000 adete çıkarmayı ve bununla birlikte ihracat oranımızı yüzde 80’e çekmeyi hedeflemekteyiz. 

İhracattaki gücünüzü ve hedef ülkelerinizi öğrenebilir miyiz?

Dünyanın 68 ülkesine Canik markasıyla yıllık 120 milyon dolarlık hafif silah ihraç eden firmamız,  Türkiye’nin tabanca ihracatının yüzde 75’ini tek başına gerçekleştiriyor. 2020 yılı verilerine göre ise SYS, kendi üretiminin yüzde 90’ını ihracat etti. 2020 yılında dünyadan Amerika’ya en çok tabanca ihraç eden dördüncü firma olduk. Halen ihracat yaptığımız ülkelere baktığımızda; Doğu Avrupa’da ciddi pazarımız var. Polonya Polis Teşkilatı’na, Ukrayna Sınır Teşkilatı’na ciddi satışlarımız var. Afrika ve Arap pazarı bizim için önemli. Afrika’da; Güney Afrika, Burkina Faso, Zambiya, Asya’da; Filipinler, önemli müşterilerimiz. Örneğin Filipinler’e bugüne kadar 100 bine yakın silah satışımız gerçekleşti. Yine Endonezya, Malezya ve Tayland’da da satışlarımızı devam ettiriyoruz. Amerika Birleşik Devletleri bizim en büyük pazarımız ama Kanada’da da en çok silah satışı gerçekleştiren firmalardan biriyiz. Güney Amerika’da; Brezilya, Arjantin ve Peru öncelikli pazarlarımız. Orta Amerika’da Guatemala, Ekvador, El Salvador ve Panama uzun yıllardır satış gerçekleştirdiğimiz ülkeler. Avustralya pazarında faaliyetlerimiz var. Avrupa Birliği üyesi olup da bizim ürünümüzün olmadığı bir ülke bulunmuyor. Avrupa Birliği’nde en güçlü olduğumuz pazar; Fransa, Hollanda, Almanya’dır.

Yerlilik oranı en büyük firmalardan biriyiz. Yerlilik oranımız yüzde 80 ama 12.7 mm ağır makineli tüfekte yerlilik oranımız yüzde 100. Bizim firmamızın yerlilik oranı Türkiye ortalamasının çok üstünde… Umarız diğer sanayilerde de yerlilik oranı artar.

Türkiye’nin genel ihracatında katma değeri kilogram başına 2-3 dolarken, bizim yaptığımız ihracatta katma değerimiz kilogram başına 220 doların civarında…

Çalışan sayınız hakkında bilgi alabilir miyiz?

Türkiye’de toplam 3 fabrikada, yüksek teknoloji ile donatılmış 45 bin metrekare kapalı alana sahip bir kuruluşa dönüştük. ABD’de ise 5 bin metrekarelik üretim tesisimiz var. Sadece SYS çatısı altında, toplam 750 kişi istihdam ediyoruz; iştiraklerimiz ve alt yüklenicilerimizden oluşan ekosistem ile birlikte, yaklaşık 1.500 kişilik bir kadroyuz.

Savunma sanayi sektörüne yönelik değerlendirmeleriniz, öngörüleriniz neler?

2021 yılı tüm dünyada bilinmez bir yıl. Bahsettiğimiz gibi, 2019-2020 yılında çok ciddi büyümeler gösterdik. Dünyada yaşanan sınır krizleri, çatışmalar ve gerginliğin pandeminin de etkisiyle arttığını gözlemliyoruz. Bu da savunma alanında bizim ürettiğimiz ürünlere ihtiyacı artırıyor. Kolluk kuvvetleri ve orduların ihtiyaçları artarken, insanların da ailelerini korumak için arayışları artıyor. Bunun bize olumlu yansımaları oluyor. 2021 yılının, 2020 yılında olduğu gibi firmamızda yüksek adetli satışların gerçekleşeceği bir yıl olacağını öngörüyoruz.

Sosyal sorumlulukla ilgili çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Üniversite-sanayi iş birliği öncelik verdiğimiz bir alan. Uzay-havacılık alanında, alt sistemler, prosesler alanında faaliyet gösteren İTÜ, ODTÜ, 19 Mayıs Üniversitesi gibi bütün güçlü üniversitelerle iş birliğimiz var.

Sosyal sorumluluk alanına baktığımızda; Samsun merkezli bir firma olmamızdan ötürü, Samsun şehrine destek vermeye çalışıyoruz. Ayrıca, 19 Mayıs Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ile roket takımı, insansız araçlar gibi alanlarda yaptığımız iş birliği projeleriyle üniversite öğrencilerinin faaliyetlerine katkı sağlamaya çalışıyoruz.

Samsun şehrine valilikler ve belediyeler kanalıyla ciddi yardımlarımız bulunuyor. Meslek yüksekokulları, öğretim üyeleri ve öğrencilerine tesislerimizi açıyor, teorik gördükleri dersleri pratikte görmelerini sağlıyoruz. Kendi eğitmenlerimiz ve profesyonellerimizle öğrencilere sunum yaparak, öğrencileri sektörümüze yönlendirmek için görüşlerimizi onlarla paylaşıyoruz. Valilik ve belediyelerin açtığı iş kurslarına eğitmenlerimizi tahsis ediyor, destek veriyoruz.

Kadın girişimci ve istihdamına ciddi hassasiyet gösteriyoruz. Yönetim kurulunda kadın üyemiz bulunurken, mühendislikten finansa, üretim sahasından satış pazarlamaya kadar birçok alanda çalışan kadın personelimiz bulunuyor.