RÖPORTAJ — 5 Temmuz 2021 at 22:11

ESBAŞ YÜRÜTME KURULU BAŞKANI DR. FARUK GÜLER: “İZMİR’İ, KATMA DEĞER YARATAN SEKTÖRLERİN MERKEZİ YAPMAYI HEDEFLİYORUZ”

ESBAŞ YÜRÜTME KURULU BAŞKANI DR. FARUK GÜLER

İZMİR’İ, KATMA DEĞER YARATAN SEKTÖRLERİN MERKEZİ YAPMAYI HEDEFLİYORUZ! 

Türkiye’nin katma değer yaratan ve çevre dostu üretim yapan yüksek teknolojileri geliştirerek kalkınacağını söyleyen ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler; geçmişte olduğu gibi gelecekte de bu teknolojileri kullanan sektörleri hedefleyeceklerini, ESBAŞ olarak 20 yıl sonra İzmir’i bu sektörlerin geliştiği bir merkez yapmış olmak için bugünden çalıştıklarını dile getirdi.

Ege Serbest Bölgesi pandemi koşullarında dahi yüksek performans gösteren serbest bölgelerimizden birisi. Bölgedeki ticaret hacminin geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında Nisan ayında yüzde 107,9, Mayıs ayında yüzde 103 artış gösterdiğini belirten Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (ESBAŞ) Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler bu yıl 2019’un da üzerine çıkılacağını söyledi.

ESBAŞ olarak 2020 yılı sonuçlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut konjonktürde 2021 yılı ve sonrası için beklentileriniz nelerdir?

Ege Serbest Bölgesindeki firmalar, pandemi kaynaklı üretim kayıplarını kısa sürede telafi etme başarısını gösterdi ve 2020 yılının Ağustos ayından itibaren üretim ve satışlarını arttırmaya başladılar. Artış grafiği yılın devamında da aksamadan sürdü ve Ege Serbest Bölgesinin ticaret hacmi kalan 5 ay boyunca ortalama aylık yüzde 8,22 artış gösterdi. Bölgenin ticaret hacmindeki artış 2021 yılında da kesintisiz sürdü ve önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında; Nisan ayında yüzde 107.8, Mayıs ayında ise yüzde 103 artış gösterdi. Bayram ve kapanma nedeniyle Mayıs ayındaki artış Nisan ayının gerisinde kaldı. Ancak biz, sonraki aylarda da ticaret hacminde yüksek oranlı artışları göreceğiz. Çünkü, Ege Serbest Bölgesi büyük oranda global piyasalara iş yapan firmaların bulunduğu bir bölgedir.  Aşılamanın gittikçe hızlanması ve bunun sağlayacağı toparlanma paralelinde, bir yılı aşkın süredir ötelenen ihtiyaçlar karşılanmaya başlanacak ve ortaya çıkacak talep artışı fabrikalarda çarkları daha da hızlandıracaktır. Bölgemiz açısından en zor dönemi 2020’nin ilk 7 ayında atlatmayı başarmıştık. Biz Ege Serbest Bölgesinin ticaret hacminin bu yıl, pandemi öncesi olan 2019’un da üzerinde bir seviyeye çıkacağına inanıyoruz.

Bu zorlu koşullarda Great Place to Work’un (GPTW) araştırmasına göre, 250-500 Çalışan Sayısı Kategorisinde ‘Türkiye’nin En İyi İşverenleri Listesi’ne girmeyi, 2020’de olduğu gibi bu yıl da başardınız. Bu başarıyı sağlayan insan kaynakları politikanızdan bahseder misiniz?

ESBAŞ GPTW’nin 2020 yılında ülke genelinde yaptığı değerlendirmede iki ödül aldıktan sonra, 2021 yılında da 3 ödül alarak, 2 yılda ödül sayısını 5’e çıkardı.  Bu ödülleri, tüm dünyada pandemi nedeniyle milyonlarca çalışanın işinden olduğu ve milyonlarcasının da en kötü çalışma şartlarına maruz kaldığı son iki yılda almış olmayı son derece anlamlı buluyoruz. Çünkü son derece zor şartların yaşandığı bu iki yılda ESBAŞ çalışanları, şirketlerine duydukları güven, bağlılık ve sadakat duygusuyla yüksek puanlar vererek bu ödülleri şirketimize kazandırdılar. ESBAŞ çalışanlarının verdiği puanlarla, Türkiye’nin en iyi işverenleri sıralamasında iki yılda 5 ödül almış olmamız, şirketimizin en zor şartlarda dahi çalışanına sahip çıktığının ve hep birlikte mükemmellik yolunda yeni bir adım atabilme mücadelesini bırakmadığının en güzel kanıtı olmuştur. ESBAŞ’ta, hepimiz yüksek güvene dayalı iş yeri kültürünü yaşatıyoruz. ‘Cesurluk, Kararlılık, Etik Olmak, Müşteri Odaklılık, Yenilikçilik ve İnsan Odaklılık’ olarak belirlediğimiz değerlerimiz şirketimizde bu kültürün gelişmesine katkı sağlıyor. İnsan kaynakları politikamızın temel unsurunu ‘Mutlu ESBAŞ’lılar Yaratmak’ felsefesi oluşturuyor. Bu yaklaşım tüm ESBAŞ’lıların işlerine gönülden bağlı olmalarını ve işlerini kendi işleri gibi görüp başarı odaklı çalışmalarını sağlamıştır. Pandemi döneminde Great Place to Work’tan aldığımız bu ödüller, tüm bu anlatılanların şirketimizde hayata geçmiş olduğunun kanıtı olmuştur.

Yazılım ve bilişimde kümelenme konusunda belirlediğiniz hedefler nelerdir? Bu hedefler doğrultusunda şu ana kadar yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Türkiye’nin ucuz iş gücüne dayalı sanayi ile ilerlemesinin mümkün olmadığını artık herkes kabul ediyor. Türkiye’nin hızlı bir şekilde gelişmesi, orta gelir tuzağından kurtulması, refah seviyesinin artması katma değeri yüksek ürünler ihraç etmesine bağlı. Bunun için de yüksek teknoloji kullanarak, katma değer yaratan ve çevreye zarar vermeden üretim yapan, aynı zamanda çevreyi koruyan teknolojiler üreten firmalar hedefimiz.

Bizler İzmir’de, önde gelen kamu ve sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere, özel sektör ile üniversiteler bu konuda sorumluluk alarak, Yazılım ve Bilişim Sanayicileri Kümelenme Derneği’ni (YABİSAK) kurduk.

Yazılım ve bilişim sektörü dediğimizde aslında bu sektörün diğer tüm sektörlere katkı sağladığını görüyoruz. Bugün otomotiv, makine, elektrik-elektronik, havacılık ve savunma sanayi, tekstil, gıda, tarım vb. hangi sektöre bakarsanız içerisinde yazılım ve bilişimi görebilirsiniz. Dolayısıyla yazılım ve bilişim sektörü kendi üretimi dışında bölgedeki tüm sektörleri geliştirmek için olmazsa olmazdır. O zaman Türkiye’de bunu kaçırmamamız, bir fırsata dönüştürmemiz, yazılım ve bilişim sektörünü mutlak surette geliştirerek çok daha yüksek seviyeye çıkarmamız lazım.

Bu sektör yaşanacak yer, şehir, bölge arıyor. Dünyada bu sektörün geliştiği bölgelere baktığımızda hepsi yaşanacak şehirlerdir. Sektördekiler işgücünün yaşamayı sevdiği yerde kümelenmek istiyor. İzmir bu sektörde çalışan insanların yaşayacağı, üreteceği, hayatını geçireceği, mutlu olacağı, dünyanın en önemli şehirlerinden biridir.  Kümelenerek odaklanırsak bunu başarabilir, İzmir’i dünyanın en önemli merkezlerinden biri haline getirebiliriz.

Türkiye’nin bir ekolojik krizin eşiğinde olduğu bugünlerde temiz enerji ve doğayı koruma politikanız hakkında kamuoyuna mesajınız ne olacaktır?

Covid-19 virüsü tüm dünyayı etkileyen ciddi bir uyarıydı. Bir virüsün hayatı durdurabildiğini anlamamızı sağladı. Gelecekte çok daha tehlikeli ve ölümcül virüsler de insanlığı tehdit edebilir. Doğal denge bozuldukça dünya üzerinde canlılar açısından tehditler de artıyor. İklim açısından denge bozuldu ve olumsuz etkisini tüm dünya yaşıyor. Bugünden önlem alınması gibi bir zorunluluk var. Ancak, ülkelerin henüz bunun bilincinde olmaması, gidişatı son derece tehlikeli kılıyor. Bu konuda ülkelere olduğu kadar tüm ekonomik ve sosyal kuruluşlara, hatta bireylere de görevler düşüyor. Biz ESBAŞ olarak çevrenin korunması noktasında ciddi sorumluluk alan bir şirketiz. Yıllık 4 milyar dolarlık ticaret hacminin gerçekleştiği ve 20 bin kişinin çalıştığı Ege Serbest Bölgesinde sıfır atık oluşturma hedefi ile çalışıyor ve yıllık yaklaşık 20 bin ton atığı ekonomiye geri kazandırıyoruz. Çevrenin korunması konusunda gerçekleştirdiği yatırımlarla dikkat çeken ESBAŞ, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek, elektrik tüketiminden kaynaklı, karbon ayak izini sıfırlama yolunda ilk adımını tamamladı. İlk aşamada yıllık elektrik tüketiminin yüzde 33’ünün yenilenebilir kaynaklardan sağlanması konusunda Borusan EnBW Enerji ile sözleşme imzalayan şirketimiz,  tükettiği elektriğin yenilenebilir kaynaklardan geldiğini kanıtlayan I-REC Yeşil Elektrik Sertifikasını aldı. ESBAŞ, bu anlaşma ile yılın kalanında elektrik tüketiminden kaynaklı karbon ayak izini sıfırlamış oldu. Şirketin hedefinde, 2021 yılında yıllık 3,2 milyon kWh olan elektrik tüketiminin tamamını yenilenebilir santrallerden sağlamak var. 

Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nin kuruluş çalışmalarındaki gelişmeleri aktarabilir misiniz?

İzmir ili Bergama ilçesi Aşağıkırıklar Mahallesinde Batı Anadolu Serbest Bölgesinin kurulması ve işletilmesi projesine yönelik olarak Ekonomi Bakanlığı ile ESBAŞ Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş arasında 03.10.2017 tarihinde ön protokol imzalanmıştır.

Ağırlıklı olarak yabancı yatırımların yer alacağı, ihraç amaçlı üretime yönelik istihdam yaratan işletmelerin faaliyet göstermesi planlanan Batı Anadolu Serbest Bölgesinde, toplam 1 milyar USD yatırım yapılacak olup yıllık 2 milyar USD ticaret hacmi gerçekleşeceği öngörülmektedir. Yatırımlar peyderpey tamamlandığında toplamda 7.500 kişinin doğrudan istihdam edileceği, dolaylı istihdam ile birlikte yaklaşık 40.000 kişiye geçim kaynağı yaratabilecek bir proje olarak gerçekleştirilecektir.

Önümüzdeki 20-30 yıllık dönem için Ege Serbest Bölgesinin küresel hedefleri ve vizyonu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye’nin yüksek teknoloji kullanarak, katma değer yaratan ve çevreye zarar vermeden üretim yapan aynı zamanda çevreyi koruyan teknolojileri geliştirerek kalkınacağını düşünen bir firma olarak biz de geçmişten bu yana hep bu sektörleri hedefleyerek çalıştık. Yazılım ve bilişim sektörünü getirebileceğimiz en uygun yer İzmir. ESBAŞ olarak, 20 yıl sonra İzmir’i bu sektörlerin geliştiği bir merkez yapmış olmak için bugünden çalışıyoruz. İlk yıllarda yavaş ilerleyebiliriz ama biz ülkemiz için yararlı olacağını düşündüğümüz bu sektörleri İzmir’de ve Ege Serbest Bölgesinde büyütmeyi hedefliyoruz.