
Ons altın 2025 yılında göstermiş olduğu güçlü performans ile piyasa tahminlerini geride bıraktı.
Sürekli yeni rekorlara imza atan emtiada ana yön yukarı olmaya devam etse de güçlü yükseliş sonrası düzeltme hareketlerine de hazırlıklı olmakta fayda var.
Tarihsel verilere baktığımızda 2024 yılını 2623 dolar seviyesinden tamamlayan ons altın 17 Nisan 2025 tarihinde 3357 dolar seviyesini görerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmış ve yıl başından bu yana geçen üç buçuk aylık süreçte dolar bazında yüzde 28 getiri sağlamış durumda. 2024 yılının tamamında yüzde 27 getiri sağlan ons altın, yeni yılın ilk dört ayı bitmeden 2024 yılının toplam getirisinden daha yüksek bir getiri sağlamış oldu.
2025 yılının ilk aylarında ons altının yukarı yönlü eğilimini destekleyen en önemli katalizör gümrük tarifelerine yönelik gelişmeler oldu. 20 Ocak tarihinde yemin ederek ABD’deki ikinci başkanlık dönemine resmen başlayan Trump, görevi devralmasından kısa bir süre sonra küresel ticaret dengelerini önemli ölçüde değiştirecek tarife politikalarını uygulamaya başladı. İlk etapta sadece Çin, Kanada ve Meksika’yı hedef alan Trump yönetimi, ABD’nin Kanada ve Meksika’dan ithal edilen ürünlere yönelik yüzde 25, Çin’den ithal edilen ürünlere yönelik ise yüzde 10 oranında ek gümrük vergisi uygulanacağını duyurmuştu. Daha sonra ise Çin’e uygulanacak olan tarife oranı yüzde 10’dan yüzde 20 seviyesine yükseltilmişti. 2 Nisan tarihi ise piyasalar açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Piyasalarda 2 Nisan öncesindeki görece düşük oranlardaki tarife oranlarının ABD ve ticari partnerlerinin ekonomisini nasıl etkileyeceği tartışılırken, Trump’ın 2 Nisan tarihinde açıkladığı karşılıklı tarifelere baktığımızda ABD’nin diğer ülkeler ile ticaretindeki dış ticaret açığını baz alan bir formülasyon ile ülkelere göre yüzde 10 ile yüzde 50 arasında değişen ilave tarife oranları uygulayacağını gördük.
Trump’ın 2 Nisan tarihinde açıklamış olduğu karşılıklı tarifeler sonrası piyasaların tepkisi ise oldukça sert oldu. Trump’ın “ABD’nin Kurtuluş Günü” olarak nitelendirdiği bu tarihte açıklamış olduğu beklentilerin üzerindeki tarife oranları piyasalarda derin endişelere neden olurken belirsizlikleri ve riskleri artırdı. 2 Nisan haftası piyasalarda resesyon endişeleri güç kazanırken ABD borsaları başta olmak üzere birçok yatırım aracında Covid-19 pandemisi sürecinden bu yana görülmemiş büyüklükte satış dalgaları izledik. Bu satış dalgaları sonucu piyasalarda artan likidite talebi ile ons altın da ilk etapta negatif bir fiyatlama eğilimi gösterdi ve sadece üç işlem gününde 3167 dolar seviyesinden 2957 dolar seviyesine kadar geri çekildi. 9 Nisan tarihinde ise ABD Başkanı Donald Trump, Çin’e yönelik tarifeleri yüzde 125’e çıkarırken, diğer ticaret ortakları için ek tarifelerin 90 gün süreyle durdurulduğunu açıkladı. ABD’nin bu hamlesi sonrası piyasalardaki güçlü satış dalgaları yerini güçlü tepki yükselişlerine bıraktı.
9 Nisan – 17 Nisan tarihleri arasındaki süreçte sadece yedi işlem gününde yüzde 13 oranında değer kazanan ons altının Nisan ayındaki tarife geriliminden güçlenerek çıktığını ve rekorlar kırmaya devam ettiği izledik. Bu güçlü yükselişte ABD’nin diğer ticaret ortakları için ek gümrük tarifelerini 90 gün süreyle durdurmasına rağmen Çin ile tarife restleşmesine devam etmesi etkili oldu. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki tarife restleşmesinin devam etmesi ile karşılıklı tarife oranlarının ABD tarafında Çin’den ithal ürünlere yüzde 145, Çin tarafında ise ABD’den ithal ürünlere yüzde 125 seviyesine kadar yükseldiğini izledik. Son haftalarda tarife haberleri veri akışlarının ve diğer tüm haberlerin önüne geçti. Tarifeler uzunca bir süre daha gündemde kalmaya ve ons altın dahil tüm yatırım enstrümanlarının fiyatlama davranışını etkilemeye devam edecek gibi görünüyor.
İlerleyen haftalarda ABD ile Çin arasında tarife gerilimin son bulması ve tarife oranlarında iki tarafı da memnun edecek bir anlaşma sağlanması halinde ons altında zirve seviyelerinden gelebilecek sert bir düzeltme hareketi izleyebiliriz. Ancak mevcut durumda küresel piyasalarda tarife belirsizliğinin devam etmesi, Fed’den faiz indirim beklentilerinin güçlenmesi, Dolar Endeksi (DXY) tarafındaki zayıf görünüm, jeopolitik riskler ve başta Çin olmak üzere merkez bankalarının altın talebinin devam etmesi ons altındaki yükseliş eğilimini destekleyen unsurlar olmaya devam ediyor. ABD ile Çin arasında tarife geriliminin sürmesi halinde ons altında zirveden gelebilecek düzeltmelerin sınırlı kalması ve 3200 dolar seviyesinin üzerindeki seyrin devam etmesi beklenebilir. Zirveden gelebilecek düzeltmelerin derinlik kazanması halinde ise aşağı yönde Ocak ayından bu yana kırılmayan 50 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu 3000 dolar seviyesini ons altında güçlü bir destek noktası olarak takip edeceğiz.
