
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini 350 baz puan faiz artırdı. Böylelikle TCMB haftalık repo faizini %46’ya, gecelik borç verme faizini ise %49’a revize etti.
Üst bandı da %46’dan %49’a çıkardı. Merkez Bankası kendine alan açtı diyebiliriz.
Merkez Bankası, bu adımıyla yalnızca mevcut riskleri değil, ileride oluşabilecek iç veya dış kaynaklı oynaklıklara karşı da bir politika tamponu oluşturdu.
Her şeyden önce güçlü bir karar olduğunu söylemek mümkün. Bu adım, 19 Mart sonrası bozulan finansal göstergelerin göz ardı edilmediğini ve TCMB’nin piyasaya duyarlı hareket ettiğini gösteriyor.
Bu kararla birlikte Merkez Bankası’nın piyasa tepkilerini doğru okuduğunu ve geride kalmadığını net bir şekilde gösteriyor.
Karar, sadece kısa vadeli değil, yıl sonuna dair faiz tahminlerinin de yeniden şekillenmesine neden olabilir. Özellikle enflasyonda beklenen düşüş, rezerv kazanımının hızlanması ve iç talepteki soğuma ile birlikte faiz-enflasyon makasının açılması mümkün görünüyor.
Mevcut konjonktürün izin vermesi halinde Merkez Bankasının daha güçlü bir faiz indirmesine de alan açılmış olabilir. Ancak şimdilik bu ihtimal için erken.
Nisan ayında kur yükselişinin etkisi mal fiyatlarında olduğundan Nisan ayında enflasyon yüksek gelebilir. 4. Çeyrekte iç talepteki daralma koşullarının daralma koşullarında artış olduğu ve enflasyonu düşürücü etkisinin azaldığını ima etmektedir.
Küresel piyasalarda yaşanan korumacı politikalar da karar metnine girdi. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiği denmektedir. Enflasyon konusunda daha temkinli olan bir Merkez Bankası karar metninden bahsetmek mümkün.
Karar metni sonra karışık bir piyasa tepkisi verdiğini söylemek mümkün. Bankacılık endeksinde geri çekilme olması sonrası tekrar bir toparlanma görüyoruz. İlk tepkide piyasa kararın hangi tarafını nasıl okuyacağını tam olarak kavrayamamış görünse de bankacılık endeksi öncülüğünde pozitif seyirler henüz çok güçlü değil.
Önümüzdeki dönemde enflasyon rakamının beklenti altında kalmaya devam etmesi ve rezerv dahil dinamiklerin olumluya dönmesi piyasa iyimserliğini artırabilir.
Borsa endeksi 1. Çeyrek finansal sonuçlara hazırlanırken, bu çeyreğe ilişkin güçlü kar beklentisi bulunmuyor. Bankalarda muhtemelen beklentiye paralel kar rakamlarının açıklanmasını bekliyoruz ancak çok güçlü sonuçlar gelmeyebilir.
EURUSD paritesinin yükselmesiyle bilançosunda fonksiyonel para birimi Euro olan şirket finansallarında doğal bir hedge mekanizması oluşmuş olacak. Bununla birlikte ihracatçı şirketlerde bu çeyrekte ciro büyümesi yaşayabilirler. Bunun dışında zayıf bir kar performansı yaşanabilir. Endeksin şirket kar yakıtı henüz tam işlemiyor.
