
Petrol piyasasında Ekim ayı itibariyle OPEC+ üyelerinin üretim artışıyla başlayan aşağı yönlü fiyat baskısı, azalan jeopolitik gerginlik ve artan talep endişeleriyle birlikte güç kazandı.
Petrol fiyatlarında olası yükselişlerin önüne geçebilmek amacıyla OPEC üyelerinin üretim artışlarına devam etmesi ve buna ek olarak İsrail ile Hamas arasında sağlanan ateşkes mevcut fiyatlama üzerinde etkili oldu. Son olarak Trump’ın Çin’e yönelik %100 ek gümrük vergisi kararı, fiyat baskısını artıran ana unsur oldu.
ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret anlaşmazlığı arz ve talep yönlü endişeleri beraberinde getiriyor. Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı konumunda bulunan Çin tarafında yaşanan ekonomik belirsizliğin üzerine ek gümrük vergisinin gelmesi, talep yönlü endişeleri artıyor. Bu bağlamda ABD ile Çin arasında bir uzlaşma olmaması halinde petrol fiyatları üzerinde talep yönlü baskının devam etmesini bekliyoruz.
Rusya – Ukrayna savaşının ise yaratmış olduğu etki devam ediyor ancak savaşın kritik bir aşamaya geçmemesi piyasanın bu gelişmelere karşı kısmen “bağışıklık” kazanması, petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü eğilimin sınırlı kalmasına neden oldu.
Arz yönlü endişeler devam ediyor ancak bu dönemde savaşın Rus petrol arzını daha da olumsuz etkilememesi, arz yönlü endişelerin sınırlı kalmasına neden oluyor. Özellikle Trump’ın Asya ülkelerine Rus petrolü alımını durdurma çağrısı, önümüzdeki dönemde talep yönlü beklentilerin şekillenmesinde belirleyici olabilir.
Orta Doğu’da İsrail ile Hamas arasında ateşkes sağlandı. Ateşkes sonrası ise esir takası gerçekleşti. Bu gelişmeler sonrası İsrail tarafından ateşkesin ihlal edildiğine dair bir açıklama geldi. Muhtemel ki Orta Doğu’da yaşanan gerilim bir müddet daha devam edecek. Tam anlamıyla bir barış ortamı oluştuğunu söylemek güç. Risk iştahının tekrar artması halinde, petrol piyasasında tekrar yukarı yönlü eğilimin hakim olmasını bekleriz.
Teknik açıdan gösterge olan Brent Petrol’de zayıf eğilim devam ediyor. Özellikle 60.00 seviyesi güçlü destek konumunda çalışmakta. Bu seviye üzerinde kalmaya devam ettiği müddetçe yukarı yönlü tepki hareketleri mümkün olabilir. Bu seviye destek olarak baz alınıp alım yönlü pozisyonların kısa vadede imkan sağlayabileceği görüşündeyiz.
Ancak küresel cephedeki belirsizliğin yüksek olmasından dolayı pozisyonların stop loss ile değerlendirilmesinde fayda görüyoruz. Yukarı yönlü eğilimde ise 62.00 ve 63.80 seviyeleri kritik direnç bölgeleri olacaktır.
Özetle, 2025 yılı ekim ayı itibariyle azalan risk iştahıyla birlikte zayıflayan petrol görünümü hakim. OPEC+ üretim artışı ve talep yönlü yaşanan belirsizlikte bu görünüme destek sağlamış görünüyor. Önümüzdeki günlerde Orta Doğu’da gerilimin tekrar artması ve Çin ile ABD arasında bir uzlaşmaya varılması, petrol piyasasında yukarı yönlü haraketliliğe neden olabilir. Aksi senaryoda mevcut konjonktürün devam etmesi halinde, petrol piyasasındaki zayıf görünümün devam etmesini bekliyoruz.
