
Petrol piyasasında kasım ayı itibariyle dalgalı ve yatay seyir devam ediyor. Piyasayı aşağı ve yukarı yönlü etkileyen unsurlar canlı kalmayı sürdürüyor. Arz tarafında ABD’nin Rus petrol şirketlerine uygulamış olduğu yaptırım fiyatları yukarı yönlü etkilerken, OPEC+ tarafından yapılan üretim artışlarının devam etmesi, Orta Doğuda gerilimin azalması ve Çin ile ABD arasında süregelen ticaret savaşı piyasayı aşağı yönlü baskılayan unsurlar olarak öne çıkıyor.
Bu dönemde ana gündem maddesi ABD’nin Rus petrol şirketlerine uygulamış olduğu yaptırım olarak öne çıkıyor. ABD, 23 Ekim’de Ukrayna’daki savaşın sona erdirilmesine yönelik barış sürecinde “ciddi taahhüt eksikliği” gösterdiği gerekçesiyle Rusya’nın en büyük ikinci petrol üreticisi Lukoil ve iştiraklerini yaptırım listesine dahil etmişti. Bu gelişmelerden sonra özellikle ABD’nin Çin ve Hindistan gibi en büyük Rus petrol alıcılılarına yönelik yaptığı çağrı kritik önem taşıyor. ABD, Çin ve Hindistan’ın Rus petrol alımının durdurulmasını talep ediyor. Bu bağlamda yaşanacak gelişmeler petrol piyasasının seyrini belirleyecektir. Çin’in bu talebi reddetmesi ve alımlara devam etmesi halinde yeni bir Çin-ABD gerginliği oluşabilir. Bu durum petrol talebine yönelik belirsizliği arttıracaktır.
Çin–ABD arasında yaşanabilecek yeni bir tarife krizinin petrol piyasasında belirsizlik yaratması muhtemel. Çin’in Rus petrolü alımına devam etmesi halinde talep yönlü belirsizliğin bir miktar hafifleyeceğini söyleyebiliriz. Genel konjonktüre baktığımızda, petrol piyasasında sağlıklı fiyatlama açısından ortaya çıkabilecek yeni krizlerin risk oluşturduğu görülüyor. Petrol talebinin azalması piyasada aşağı yönlü baskı yaratacağından, Çin’in Rus petrolü alımını durdurması aşağı yönlü riskleri artırabilir. Aksi senaryoda ise ABD–Çin gerginliğinin yeniden yükseldiği bir dönem görebiliriz.
Yaşanan son gelişmelere istinaden Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, yaptırım sürecine alışkın olduklarını vurgulayarak, “Rus petrolünde indirimlere ilişkin 1–2 ay içerisinde durumun istikrar kazanacağını umuyorum. İndirimler azalacak.” açıklamasında bulundu. Bu süreçte alınacak kararlar Rus petrol arzının seyrini belirleyecektir. Uygulanan indirimler talebi destekliyordu; bu nedenle hem ABD’nin baskısı hem de yüksek petrol fiyatları talebi olumsuz etkileyebilir.
Teknik açıdan gösterge olan Brent Petrol’de dalgalı seyir sürüyor. 63.75 bandı kritik rol oynamaya devam ediyor. Son bir aylık fiyatlamaya baktığımızda 64.00 seviyesinde konsolidasyon çabasının olduğunu söylemek mümkün. Özellikle yukarıda 50 günlük ortalamanın aşılamaması, teknik göstergelerin zayıf seyretmesine neden oluyor. Kısa vadede 65.75 seviyesi direnç bölgesi olarak izlenebilir. Aşağıda ise 62.00 seviyesi ana destek bölgesi olarak karşımıza çıkıyor. 62.00 – 65.75 bandı arasındaki dalgalı fiyat hareketliliğin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyoruz. Ancak olağandışı bir haber akışı olması durumunda, piyasanın hassas olmasından kaynaklı ciddi etki yaratacağını söyleyebiliriz. Bundan dolayı pozisyon girişlerinde temkinli olmakta fayda var.
Özetle, 2025 yılı kasım ayı belirsizliğin ve yön arayışının öne çıktığı bir dönem oldu. Bu süreçte ana gündem Rusya–ABD arasında yaşanan yaptırımlar olarak karşımıza çıkıyor. ABD Başkanı Trump’ın atacağı adımlar, Rus petrolüne olan talep ve Çin ile Hindistan’ın ABD’nin çağrısına vereceği yanıt kritik öneme sahip olacaktır.
Tüm bu unsurlar arasında hem aşağı hem de yukarı yönlü risklerin varlığını koruyacağını düşünüyoruz. Küresel enflasyonist baskılar açısından değerlendirdiğimizde ise petrol fiyatlarının şimdilik makul seviyelerde seyrettiğini söylemek mümkün.
